RSS Aboneliği
Friendfeed
Youtube
E-posta

Bazen düşünüyorum da…

Yazar: | 27 Ocak 2012 Cuma 0:45


Son zamanlarda televizyon izleyebilmek gerçekten büyük sabır isteyen bir olay haline gelmiş. Bazen işten eve geldiğimde yemeğimi televizyon karşısında yiyorum (zaten televizyon ile yollarımız bir tek o zaman kesişiyor) ve inanın henüz bu eylemlerimin tek birinde bile haberler dahil herhangi bir programı başından sonuna kadar izleyebilmiş değilim. Reklam olayının resmen bokunu çıkartmışlar, o kadar ki normal bir insanın o bunaltıcı reklamlara rağmen bir programı sonuna kadar izleyebilmesinin bence mantıklı hiçbir açıklaması olamaz.

Tanıtıcı reklam” nedir ulan? Tanıtmayan reklam mı olur sanki?

Caprice Gold… Otel odası mıdır apartman dairesi midir nedir anlayamadım ama yeminle söylüyorum bir gün ellerimi parayla kurulayacak kadar çok zengin olsam ve dünyadaki son satıcı bu adamlar olsa yine de sattıkları o şeyi almam şerefsizim, o kadar nefret ettim kendilerinden. Sanki TRT başta olmak üzere tüm kanallar bunların reklamlarını bedava yayınlıyor, dakka başı o tiksinç müzik (şu siteden duyulabilir) dakka başı o tiksinç reklam.

***

Twitter’ın Türkiye’de popülerleşmesiyle birlikte cümleten gördük ki bizim insanımız resmen “şöyle 140 karakter yazabileceğimiz bir yer olsa da bu zamana kadar duvarlara yazdığımız manilerimizi, tesbitlerimizi umuma haykırsak” diye bekliyormuş.

Aşk üzüm çekirdeğidir, bırakıp gidersen dişinin arasına kaçar” gibi bir kaç tane daha Türkler tarafından yazılmış tuvalet kapısı tivitini Twitter’ı yapan adamlara göndereceksin, transleyt edip anlamak için uğraşsın dingiller. Başımıza bu belayı onlar sardı ne de olsa. Yazinin devami »

Az önce evimin önünde çifte kaza oldu

Yazar: | 26 Ocak 2012 Perşembe 23:04
Kategori: Yaşam


Çok enteresan bir muhitte yaşıyorum, gece nara atarak dolaşanlar, kavga edenler, kazalar gırla. Az önce yine bir kaza oldu, kardeşimle birlikte “o ne la” diye balkona çıktık, tam o esnada kazayı görüp panikleyen iki dolmuş birbirine girdi. Allah’tan kimseye bir şey olmadı. İzmit/Bekirpaşa’dan aktaracaklarım bu kadar, söz sizde sayın Birand. Yazinin devami »

Web geliştiriciler ikiye ayrılır

Yazar: | 26 Ocak 2012 Perşembe 22:21

Ace Of Base – All That She Wants

Yazar: | 26 Ocak 2012 Perşembe 21:36
Kategori: Müzik

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

Evet sayın dinleyenler, şimdi de 1993 senesine dönüyor ve dönemin listeleri kasıp kavuran grubu Ace Of Base’e kulak veriyoruz: All That She Wants. Nostalji hoştur, nostalji candır.

Online alışveriş her geçen gün yaygınlaşıyor

Yazar: | 24 Ocak 2012 Salı 10:21
Kategori: İnternet


İnternetin hayatımıza daha çok girmesiyle birlikte alışveriş alışkanlığımız da değişti. Almak istediğimiz ürünlere ulaşmak eskiye oranla çok daha kolay oldu.

İnternetten alışveriş son 10 yıl içinde hızla popülerleşti. Hizmet alınan mala göre kapıda ödeme ve kredi kartıyla güvenli şekilde ödeme fırsatı sunan online alışveriş, müşteriler için kolay ve uygun alışverişin kapısını açıyor. Çoğu internet sitesinde mağaza fiyatlarından daha avantajlı şekilde satışların gerçekleşmesi online alışverişe duyulan ilginin en büyük nedeni.

Aynı zamanda internetin olduğu her ortamda alışveriş yapabilmek, farklı seçenekleri bir arada görmek ve fiyat karşılaştırmasında bulunmak, yurtdışındaki mağazalardan ürün alabilmek ve eve teslimat seçenekleri online mağazaları avantajlı kılıyor.

İnternetin ilk yıllarında online alışverişte kredi kartı numarasının verilmesine duyulan şüphe, teknolojinin gelişmesi ve bankaların ekstra önlemler almasıyla tamamen çözülmüş gibi görünüyor. Yazinin devami »

Hepimiz Ermeni miyiz?

Yazar: | 23 Ocak 2012 Pazartesi 15:00
Kategori: Tarih, Yaşam


Bir de Kurtuluş Savaşı gazisi Kazım Karabekir Paşa’nın kızı Timsal Karabekir’i dinleyelim. Ne olduğunu, neyin nerden geldiğimizi bilelim ve “sevgi, barış, kardeşlik” eylemlerine tüm iyi niyetimizle şuursuzca atılmadan önce durup bir düşünelim.

Geleceğin kişisel helikopter tasarımı: Zero

Yazar: | 22 Ocak 2012 Pazar 11:02
Kategori: Bilim, Teknoloji


İşte yıllardır beklediğim alet bu. Piyasaya çıkar çıkmaz ilk satın alanlardan biri ben olacağım. İnsanlar otomobil kredisine girerler, ben Zero-kopter kredisi çekeceğim.

Kapınızın önünde bundan bir tane olduğunu düşünsenize, herkes arabasına binerken siz uzaktan kumandasıyla “cuvvk cuvvk” diye öttürüp gökyüzüne doğru basıp gideceksiniz, trafik derdi yok bir şey yok. Benim gibi ruh hastası insanlarla aynı hissiyatlara sahip olduğu için Hector del Amo isimli tasarımcıyı kutluyorum. Yazinin devami »

Ölü ünlülerin son anlarını anlatan maskeler

Yazar: | 22 Ocak 2012 Pazar 10:39


I see dead people” (Ölü insanlar görüyorum) Yazinin devami »

Türk girişimcilerden ücretsiz blog hizmeti: Lettoblog.com

Yazar: | 21 Ocak 2012 Cumartesi 5:38


Lettoblog Türk girişimciler tarafından hayata geçirilen, gelişimini bir süredir yakından takip ettiğim istikrar örneği bir blog servisi. Blogspot.com ve WordPress.com gibi ücretsiz blog hizmeti sağlayan sitelere alternatif olarak düşünülen Lettoblog, henüz çok yeni olmasına rağmen şimdiden onlarca yerli ve yabancı kullanıcının blguna ev sahipliği yapıyor.

Kendi profesyonel blogunuza dakikalar içerisinde ücretsiz olarak oluşturmanızı sağlayan Lettoblog’un benzerlerinden ayrılmasını sağlayan gelişmiş özelliklerini aşağıdaki karşılaştırma tablosundan inceleyebilir, “Neden Lettoblogu’u tercih etmeliyim?” sorusuna cevap bulabilirsiniz:

Ayrıca CSS, XHTML ve Photoshop gibi konularda bilgi sahibiyseniz Lettoblog ekibine katılarak bu güzide oluşumun bir parçası olabilir ve kendinizi tasarım konusunda daha profesyonel bir platformda geliştirme şansı bulabilirsiniz. Yazinin devami »

35 yılda tamamlanan kürdandan San Francisco heykeli

Yazar: | 21 Ocak 2012 Cumartesi 4:41
Kategori: Sanat, Yaşam


Scott Weaver isimli sanatçı bu heykeli dünyanın dört bir ucundan gelen 100.000 kürdanı kullanarak tam 35 yılda tamamlamış. Eski dönemlerde yaşıyor olsaydık ve bu herif padişahın karşısına çıksaydı kendisine söylenecek söz belliydi: “40 kese altın verile, 40 kırbaç vurula!” hani bu kadar yetenekli olduğu fakat bu yeteneğini incir çekirdeğini doldurmayacak uğraşlara harcadığı için. Harbiden ama, bu titizlikle 35 yıl biyolojiyle uğraşsaydı belki de kanserin tedavisini bulacaktı lavuk. Yazinin devami »