Anne ben Google’a ortak oldum!

google-adsense-logoGoogle’ı seviyorum ya, dünya çapında kocaman bir firma olmalarına rağmen bireysel boyutta yaşattıkları ilgililik deneyimi bir kazanç ortağı olarak çok hoşuma gidiyor. Yaklaşık 3 senedir Adsense yayıncısıyım ve kişisel sorun çözme açısından gözünü sevdiğim Google’ını tek geçerim. Genel merkezlerinde her dilden anlayan elemanlar çalıştırdıklarını biliyor muydunuz? Örneğin Google’a bir yayıncı olarak sorununuzu ifade eden Türkçe bir e-mail gönderdiğinizde yanıtınız genel merkezde bulunan ve Türkçe bilen elemanlardan geliyor, Google Türkiye şubesinden değil. Cevap mesajındaki o mahçup dil, efendime söyliyim o utangaç ifadeler “ciğerini yidiğim…” dedirtecek nitelikte.

Arada bir mektup yoluyla yayıncılarını yoklar, hal hatır sorarlar. Bazen kimi jestlerle sizi utandırır bazende sadece hal hatır sorup varlıklarını hatırlatırlar. Birgün eve girerken posta kutunuza bakarsınız ve kredi kartı ekstreleri veya fatura bildirimleri haricinde hiç beklemediğiniz uzun ince beyaz (ama beyazlardan daha beyaz, kar beyazı) bir zarf etrafına soft ve dünya dışı bir ışık saçmaktadır, üzerinde gökkuşağı renklerinde bir Google logosu ve altında “Adsense yayıncıları için önemli mesaj” ibaresi… Allahım o nasıl bir andır; “Google’ım bana yine teey gevuristanlardan, hemide full Türkçe mektup göndermiş, gıdısını yidiğiim gurban olduum…” dersiniz. Gelen mektupların sayısı arttıkça kendinizi normal bireylerden soyutlamaya başlarsınız “Bana Google’dan mektup geliyor bre zındık!” triplerine girersiniz, zamanla çevrenizdeki insanları iki kategoriye ayırmaya başlarsınız; Google’dan mektup alanlar ve almayanlar. Yeni biriyle tanıştığınızda ilk olarak o kişinin mektup alıp almadığını düşünürsünüz, eğer almıyorsa artık “normal” ve sıradan bir insandır size göre. O kişiyle aynı kategoride olmayı bırakın, soluduğunuz havayı bile paylaşamazsınız, bi kere sizin adınız taa Amerikalardan bir mektup üzerinde onca yol kat edip posta kutunuza ulaşmıştır, sizi bu mertebeye eriştiren de Google’ın kendisidir!

Bugün yine o alışılagelmiş, benim için yıllar içerisinde artık sıradanlaşmış o mektup olaylarından birini yaşadım, bu sonuncuyla birlikte 3 yıl içerisinde Google’dan toplam 4 mektup almış bulundum, düşünebiliyormusunuz 4! Saolsun Googlem yine yapmış yapacağını ve bana, şahsıma 100 TL değerinde Adwords kuponu göndermiş, hemde birinci sınıf kalite kağıda basılı, içeriğinde bir sürü şeyler yazan mektubun kupon kısmı üzerinde “Buradan kesiniz” ibaresi bulunan.

Diyor ki;
Canerim merhaba nasılsın, bizleri sual edecek olursan iyiyiz … (felan filan) … Son olarak arkadaşlar aramızda konuştuk ettik bunca yıllık yayıncımızsın e artık hakkın, al bu 100 TL’yi kendi siten için mi istersin müşterilerinin sitesi için mi nasıl istersen reklam yapmak için kullan, yalnız unutma 7 TL bi aktivasyon ücreti var e o kadarda olsun demi? … Küçüklerin gözlerinden, büyüklerin ellerinden …

Şu letafete, şu inceliğe bir bakarmısınız? Mektup içeriğini çerçeveletip an itibariyle odamın en güzide köşesine asmış bulunmaktayım, kullanamam kuponu bikaus kıyamam…

Benimse tek söylemek istediğim; Ayın 16’sı oldu ulan! Vereceksen ver şu 115,60$’ı sıkıverecem gırtlağını, ne salak bi ödeme biçimin var yaa hep böyle zamansız zamansız ödeme yapıyosun, paşa gönlün ne zaman uygun görürse o zaman ödüyosun, çirkefleştirme insanı tükürürüm yapacağın işe! Ama işte yayıncı gönlü bu, elvermiyor, diyemiyorum…

(Hepsiburada ortaklık sistemi uyarıyorum bak sıra sanada gelecek, öyle üç kuruş ödeme yaptıktan sonra yok dekontu bize önce fakslayın ondan sonra ıslak nüshayı muhasebe birimimize posta yoluyla gönderin, bin dereden su getirin bilmem ne olayları çok sıkıcı olmaya başladı. Çaktırmıyorum ama şu 180 küsür lirayı hele bi tahsil edebileyimde ondan sonra ben biliyorum yapacağımı…)

Facebook Yorumları

Uyarı: Yorumlarda link kullanmayınız. Link içeren yorumlar otomatik olarak spam kabul edilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir