Mazoşist Türk Filmleri Kuşağı: “Hicran Gecesi”

hicran-gecesi-afis“- Arabayı kullanabilir misin? Direksiyonu tut… Direksiyonu tut!! Direksiyonu Tut!!!
– Hayıır, ne yapacaksın?
– Çıldırmış bu, ikimizi de öldürecek! Kendimi arabanın altına atacağım!
– Nnnhaaayırr ölürüm de bırakmam, sensiz yaşayamam ben!
– Şimdi seni ne kadar sevdiğimi anladın mı?
– Evet, çok anladım…
– Canım sevgilim..
– Nıhıh, bir tanecik aşkım…”

Aslında bütün bu dialog ziyanının önüne geçmek ve Ediz Hun’un kendilerini taciz eden sol şeritteki arabadan kurtulmak için kendini arabanın altına atmaya kalkışmasından daha kolay bir çözüm vardı: Frene basmak.   

Serin bir yaz akşamında tv başında ailecek azap çekmek ve ikide bir kendinize “yahu eski sinema seyircisi gerçekten bu kadar mal mıymış?” diye sorarak yer yer saçınızı başınızı yolmak ve en önemlisi Çolpan İlhan’dan nefret etmek istiyorsanız size çok iyi bir önerim var; hemen şimdi size en yakın Media Markt’a gidip 2.5 TL’ye satılan Yeşil Çam Klasiklerinden Hicran Gecesi‘nin DVD’sini alın. Ben arşiv yapayım diye 10 tane Türk Filmi aldım (çoğu Hülya Koç Yiğit’in) süper ızdırap çekiyorum.

Bakın, yeryüzünde çekilebilecek çeşitli acı biçimleri vardır; kimileri basit bir arı sokması gibi hemen gelip geçerken kimileri kolunuza sıvı nitrojen dökülüp akabinde demir bir çubukla vurulması conucu tuzla buz edilmesi gibi (lan ruhumun derinliklerinde neler yatıyormuş) sizi ömür boyu sürecek manevi işkencelere gark edebilir, o an belki fiziksel olarak bir şey hissetmezsiniz fakat kalan ömrünüzü bozuk bir psikolojiyle ve televizyondaki insanların sizinle konuştuğunu zannederek geçirirsiniz. İşte eski Yeşil Çam filmlerinin çoğunun insan bünyesinde bıraktığı etki de buna benzer.

Evin beslemesi olan Hülya Koçyiğit’in filmin onda birinde geçen “Öyle ya, sığıntıların hiç bir şeye hakları yoktur, ne sevmeye ne sevilmeye… Üvey annem benden her şeyi esirgedi, sevgi nedir bilmem haliyle birini sevmemi nasıl bekleyebilirsiniz ki?..” tadındaki dialogları kahrınıza, mahfınıza, yok oluşunuza zemin hazırlar. Tam zavallı kız için en umutsuz anların yaşandığını düşünmeye başlarsınız ki platonik olarak geberesiye sevdiği yahşi yakışıklı Ediz Hun’a sihirli bir değnek dokunur ve “Meğer ne kör müşüm, seni seviyormuşum ben yavrucum, ömür boyu kulun kölen oliciim artık hep seni seviciim…” der! “Evleniciim seninle!” der! O ne haz verici bir andır öyle! Tam “İşte bu be, çözüldü film akıyo” dersiniz ve gerizekalı besleme beklenmedik bir şekilde ortamın içine z*çar: “Hayır evlenmiciim seninle, benim bir genç kızlık gururum var, emirle evlenmem kimseyle… Ne zamanki kendi içinden gelerek evlenmek istediğini, beni sevdiğini söylersin o vakıt olur ama bu şartlarda asla…”

Filmin en bayıldığım noktası da “şu an ekranda gördüğünüz oyuncu fena halde acılar içerisindedir” anlarında çalınan eski klasik bir müzik. Erinmedim araştırdım buldum şarkıyı.

Buyrunuz Hicran Gecesi “Soundtrack”: Werner Muller – Gypsy Love
[audio:http://egonomik.com/mp3/Werner_Muller-Gypsy_Love.mp3]

Sonuç:
1- Artık Çolpan İlhan’dan nefret ediyorum.

2- Ediz Hun’u Allah kahretmesin. Ne kadar mal bi herifi oynamış, o kızcağızın sevgisini farketmedi ya film sonuna kadar alacağı olsun…

3- Hülya Koçyiğit’e tekrardan aşık oldum… Ah Hülya Koçyiğit… Zaten şu gençlik zamanlarındaki beybifeys ifaden çocukluğumdan beri rüyalarımı süslüyorken şimdi siyah beyaz haline aşık oldum (altını çiziyorum: gençlik haline). Biri çıkıp dese ki “Caner şu düğmeye basınca 30-40 yıl geriye gideceksin…” sırf  Hülya Koçyiğit uğruna beş dakka durmam bas derim, gidince de “evleniciiim seninle” derim tutup genç kızlık gururlarından felan bahsederse de ağzımı bozarım abondone olur.

Facebook Yorumları

5 Yorum

  1. şeyda

    ama ama caner kızceyiz haklı ama hünk hünk fırk. o pis küçük bey kızceyize önceleri acıyo onun için kız inanamıyo sevdiğine,haklıı napsın ?eferin kıza gururlu olcek tabii naapçek başka 🙁

  2. Caner
    Yazar

    Yok be hocam ya ilk başlarda anlamıyo küçük bey ama sonradan anlıyo fekat bu seferde kız dingillik yapıyo “ben amcanın emir vermesiyle gelmeni istyemiyorum” diye o da şimdi yapılacak iş mi 🙂

  3. şeyda

    bak ama kıs amcası emir verdi sanmış .ortada tamamen yanlış bi anlaşılma var. ama türk filmlerinde asla açıklayacak vakit olmaz :Dyine de boşver sen onurlu kız iyidir yalakadan fayda gelmez .D

Uyarı: Yorumlarda link kullanmayınız. Link içeren yorumlar otomatik olarak spam kabul edilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir