İstanbul’dayım.

pesimist-ruh-hali
Yukardaki resmi biriyle telefonda konuşurken karalamışım, şu dönem de içinde bulunduğum ruhsal hali tam olarak yansıttığını söyleyebilirim. Neyse ki iki gün önce teyzeoğlu Emre geldi de beni stress dolu deryalardan söküp aldı, icra avukatlarını, işleri, yapmam gerekenleri ve yapacaklarımı Yalova’da bırakıp İstanbul’a geldim. Hiç hesapta olmayan bir hareketti ve bu eylemle bir çok kişiyi zor durumda bıraktım, ne var ki ruh sağlığım açısından gerçekten yerinde bir hareket olduğunu şu an anlıyorum ve bu vesileyle zor durumda bıraktığım kimselerden de (özellikle Umut‘dan) özür diliyorum, anlayışla karşılanacağımı “umut” ediyorum.

Tüm işlerini internetten yürüten biri olarak burda her an elimin altında internet bağlantısı olmadığından zor anlar yaşamıyor değilim ancak biraz olsun huzur bulduğumdan bu eksikliği huzurun bedeli veya fedakarlık olarak yorumlamak istiyorum.

Avcılar’da geçirdiğim bu soğuk sonbahar gününde önümde kocaman bir teras ve o terastan 180 derece görülebilen kasvetli bir deniz manzarası var. Demir atmış 5-10 tanker ve bir sahil güvenlik botu, üstlerinden Yeşilköy taraflarına doğru sessiz sakin alçalan uçaklar… Gökyüzü normalde içimi bunaltacak ağır bir renk tonuna sahip olsa da şu an garip şekilde rahatlattığını söyleyebilirim (aptal telefonum usb bağlantısını tanımamazlık etmeseydi gördüğüm manzarayı buraya aktarmayı umut ediyordum).

Plan yapmayı, düşünmeyi hele hele kaygı duymayı hiç mi hiç istemiyorum, içimde sadece tek bir kişinin anlayabileceği, çok eski fakat yeni idrak edilmiş bir kalp kırıklığı var, onu da diğer tüm pesimist duygularla birlikte Avcılar sahilinden denize akıtmayı umuyorum.

Facebook Yorumları

1 Yorum

Uyarı: Yorumlarda link kullanmayınız. Link içeren yorumlar otomatik olarak spam kabul edilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir