Sinema – The International (Uluslararası) [2009]

Yazar: Caner | 16 Ekim 2009 Cuma 3:07
Kategori: Sinema, Video







İşte son zamanlarda izlemekten en çok keyif aldığım filmlerden biri; The International (Uluslararası – 2009). Uluslararası düzeyde pis iÅŸler çeviren, dünyayı yönetmeye aday, devletler/hukuk sistemleri tarafından korunan devasa bankaları ve bu bankaların peÅŸine düşen Don KiÅŸotvari bir Interpol ajanını (Clive Owen) konu alan film, herkesin bildiÄŸi veya bildiÄŸini sandığı “dünyayı bankalar yönetiyor” düşüncesiyle yola çıktığı için daha baÅŸlangıçta kendi ipini çeken yapımlardan biri olmuÅŸ.

the-international-movie-3

Film henüz hazırlanma aÅŸamasındayken bizim anahaber bültenlerimize de konu olmuÅŸtu, sahip olduÄŸu potansiyel o zamanlar ilgili çevreler tarafından tam kavranamamış olacak ki “Türkiye’de çekilecek bir Hollywood filmi! Clive Owen oynuyor!” türü söylemlerle reklam edilmiÅŸ fakat film vizyona girer girmez hakkındaki tüm bu tanıtımlar ve dedikodular bıçak gibi kesilmiÅŸti. Öyle ki ülkemiz için sanki tüm film İstanbul’da geçiyormuÅŸ gibi hazırlanan posterleri veya final sahnesinde Haluk Bilginer‘in rol almış olması bile filmi kurtarmaya yetmemiÅŸti. İşin ironik yanı da senaryonun durumun zaten böyle olduÄŸunu/olacağını kendi içinde önceden anlatıyor olması. 

the-international-movie-2

Zaman ayırıp izleyecek olursanız (ki ÅŸiddetle tavsiye ederim) mesajını vermeye çalışan bir Hollywood yapımının izleyiciyi sıkmadan, aksine sürükleyici bir çizgiyle bu iÅŸi ne kadar güzel yapabildiÄŸine tanık olursunuz. Filmin çekimleri, kullanılan filtreler, renk tonları çok hoÅŸuma gitti, ayrıca böyle bir filmden beklenmeyecek aksiyon sahneleri var. Bana göre tek eksiÄŸi çok güçlü bir Türk silah tüccarı var olduÄŸunu varsaymaları ve İstanbul’da geçen final sahnesi.

the-international-movie

Ahmet Seyhan isimli güçlü silah tüccarı karakteri (Haluk Bilginer) kamuoyu bilinçaltına “Türkler aslında çok güçlü silahlar üretiyor” gibi bir mesaj veriyor ve haliyle gerçek hayatta ilerisi için zemin hazırlamaya çalışıyor gibi geldi. Ayrıca yabancı yapımcılar Türkiye’yi Hindistan gibi göstermeye çalıştıkları Kapalıçarşı gibi mekanlardan ne zaman vazgeçecekler veya Levent’de, Bebek’te geçen final sahnelerini acaba ne zaman izleyebileceÄŸiz çok merak ediyorum. Adamlar bizi tanıtma konusunda o kadar kompleksliler ki (sorunca izin alamadık diyeceklerdir) geniÅŸ açılı İstanbul manzarası için bile BoÄŸaz Köprüsü yerine Galata Köprüsü’nü tercih edip ülkeyi daha “az geliÅŸmiÅŸ” göstermek için ellerinden geleni yapıyorlar, bu yapımcılar sayesinde de kendi aptal halkları bizim hala feslerle felan dolaÅŸtığımızı sanıyor.

Sonuç olarak siz onlar kadar kompleksli davranmayın ve hem nalına hem mıhına vuran bu filmi objektif bir bakış açısıyla izleyin derim, sıkı bir sinema izleyicisiyseniz emin olun pişman olmazsınız.

http://www.sonypictures.com/movies/theinternational/site/


Benzer Yazılar

  1. Sinema – District 9 [2009]
  2. Semih’in Sinema Günlükleri – Avatar [2009]
  3. Sinema – Push (Darbe) [2009]
  4. Sinema – (500) Days of Summer (2009)
  5. Sinema – The Boys Are Back [2009]

Yorum Bırakın

(Anonim yorumları kabul etmiyoruz)


Yorum yazarken güvenlik kodu girmek istemiyorsanız siteye üye olabilirsiniz.