Baba Vanga (Vanga Dimitrova) ve kehanetleri


Baba Vanga (Kadın, 1911-1996) Nostradamus gibi derdini dörtlüklerle anlatan kahinlerden biraz farklı, onu farklı kılan bu özellikler gerçekleşeceğini ileri sürdüğü olayları açık bir dille ifade etmesi (hatta bazen televizyonda) ve devlet tarafından “kahin” olarak tanınıp kendisine sıklıkla fikir danışılmasıyla alakalı.

Baba Vanga ismiyle tanınan Vangelia Pandeva Dimitrova, Osmanlı himayesindeki Bulgaristan’da (bugünkü Makedonya) doğmuş ve geçirdiği bir kaza sonucu iki gözünü birden tedavi edilemez şekilde kaybetmiş, işte ne olmuşsa o saatten sonra olmuş ve insanların gelecekleri hakkında tutarlı kehanetlerde bulunmaya başlayarak yakın geçmişimizin en popüler kahini ünvanını kazanmış. İkinci dünya savaşı yıllarına denk gelen bu zamanlarda halk ve devlet büyükleri her türlü gaip bilgisi için Baba Vanga’nın kapısını çalar olmuş.

Kör olmasına rağmen dokunduğu eşyaların sahipleri hakkında da türlü bilgiler verme özelliğine sahip olan Vanga, dikkatimi en çok “İki çelik kuş kulelere çarpacak, gökyüzü aydınlanacak (11 Eylül)… Kursk* su altında kalacak ve bütün dünya arkasından ağlayacak” ve “Amerika Birleşik Devletleri’nin 44’üncü başkanı (George Bush’tan sonraki başkan; Obama) siyahi olacak. Bu Amerika’nın göreceği son lider olacak, çünkü siyahi liderin göreve gelmesinden kısa bir süre sonra ülke büyük bir ekonomik krize girecek” türü söylemleriyle çekmeyi başardı (*Kursk 2000 yılında eğitim sırasında batan ve Rusya’nın diğer devletlerden son dakikaya kadar yardım istememesi üzerine 120 personele mezar olan Rus nükleer denizaltı).

Tırsmam ise, devlet tarafından memur olarak atanıp maaşa bağlanan ve sonrasında içerisinde bulunduğu tüm parapsikolojik durumlar ince ince gözlemlenip kehanetleri kayıt altına alınan bu kadının “Kasım 2010’da 3. Dünya Savaşı başlayacak ve Ekim 2014 yılına kadar sürecek…kehanetiyle başladı. Yani salladığı olayların %80 oranında tuttuğu söylenen 96’lık kör bir nineden tırsmak için gerekli tüm şartlar sağlanmış, kim tırsmaz?..

Şimdi tüm bunları bir yana bırakıp Baba Vanga’nın “2043 yılında Avrupa’nın tek hakimi “yeniden” bir Müslüman devlet olacakkehanetinden bahsedelim. Bir çok otoriteye ve bana göre eğer söz konusu 3. Dünya Savaşı kazasız belasız atlatılır da (yeni nesil nükleer bombaları ve kullanılabilecek olası biyolojik silahları düşünmek bile istemiyorum, yerkürede yaşayan tek bir canlı organizma bile kalmaz kanımca) 2043 yılında güneş insanlık tarafından tekrar görülebilirse, Avrupa’ya “yeniden” hakim olacağını söylediği o Müslüman ülke güzel yurdum olacak.

İşte konu bu noktada gerçekten enteresanlaşmaya başlıyor; hemen şimdi 29 Ağustos 2009 tarihinde yayınladığımız “Bütün dünya müslüman mı olacak?” başlıklı yazıdaki videoya göz atmanızı öneririm. Bu videonun Vatikan tarafından Hristiyan alemini uyarmak için hazırlandığı öne sürülüyor, fakat asıl önemli olan kim tarafından hazırlandığından çok dünya nüfusundaki dengelerin hızla değişmekte olduğunun ve çok yakında Müslüman nüfusun diğer toplumlara göre abartılı bir şekilde artacağının bilimsel kanıtlarla ve istatistiksel verilere dayanılarak anlatıyor olması. Yani bilim şu anki Avrupa’nın doğurganlık oranlarını göz önünde bulundurarak 2026 yılında işgücü konusunda çok büyük sıkıntılar yaşanabileceğinden ve daha da kötüsü bugün bilinen Avrupa nüfusunun tamamen yok olabileceğinden bahsediyor, işin konumuzla alakalı ve yine bir o kadar enteresan yanı ise bizim 96’lık ninenin “2025 yılında Avrupa’nın nüfusu daha da azalacak…” kehanetinde bulunup, 2043 yılı için Müslüman bir ülkenin Avrupa’ya yeniden hakim olacağını öngörüyor olması.

Eğer yukarıda yazılanları dikkatle okuduysanız olası bir 3. Dünya Savaşı neticesinde nükleer silahlar yüzünden canlılığın kökten yok olabileceğinden bahsettimi hatırlarsınız, yine eğer yazıyı buraya kadar okuma zahmetinde bulunduysanız ve aklınızda “salak kadın bunu akıl edememiş” gibi bir düşünce varsa tekrar düşünün derim, çünkü Baba Vanga bu konuya da “2011 yılında radyoaktif dalgaların yoğunlaşması yüzünden hayvanlar ve bitkiler yok olma aşamasına gelecek” ve “2084 yılında tabiat kendini yenileyecek” türü kehanetlerle değinmiş.

Okuduklarınız sizi birazcık olsun şaşırttı mı bilmem fakat radyoaktif serpintilerin tabiatta kaç yıl etkili olabileceğinden istatistiksel nüfus bilgilerine dayalı öngörülerde bulunmaya kadar bir çok bilgi birikimi gerektiren konuda fikir beyan eden 11 yaşında kör kalmış tahsilsiz bir köylü kadın beni bu gibi söylemlerle istediği zaman şaşırtabilir.

Meraklısına:
Baba Vanga’nın son kehaneti; “????? ?????” yani dünyanın sonu: 3797

Facebook Yorumları

11 Yorum

  1. Sahih hadislerde zaten geçen Müslümanların tekrar hakimiyet kurması, büyük bir bolluğun ve akabinde yokluğun olacağı, moğolistanın erkek istemesi bunun evvelinde yurtdışından gelen kadınların Türk’lerden çocuk yapıp memleketlerine geri kaçması. Ve şu anki devletin izlediği politika eleştirilmeden iyi niyetle bakıldığında ülkenin gerçekten ileriye taşınması adına yaptığı çalışmalar göz önünde. Vergiler biraz az olursa iyi olur 🙂

    Ha bu arada zaten istatistiklere bakarsanız bizim hristiyan memleketi dediğimiz ülkelerde, devletin başındakiler ne kadar biz hristiyanız ya da başka yahudiyiz gibi şeyler söylesede araştırmalar bu insanların çok büyük oranı ateist bu da Müslüman nüfüsunun sahihliği ve çokluğunu gösteriyor.

  2. Canerim açıkça söylüyorum, bende tırstım.

    Niye böyle kehanette falan bulunup milletin keyfini kaçırırlar ki onuda hiç anlamış değilim. Geçenlerde 2012 mevzundada böyle hissetmiştim. Unuturuz elbet 🙂

  3. zac_i_e

    saol Caner kendin tırstın beni de tırstırdın ama yüz yıl içinde kıyamet kopacak. orda yanılmış nine

  4. gercege yakın

    11 temmuz pazartesı 2011  bu tarıhı lutfen unutmayın  asıl bu tarııh cok onemlı
    kıyamet kadar kotu felaket bu tarıhte belırıcek.

  5. Mohikan ( Odecca )

    Baba Vanga ( Vanga Nine ) Bulgaristan doğumlu kehanetleri ile Bulgar hükümetinin çok özel kararlar alma aşamasında danışman gibi kullanılmış devlet maaşi bağlanmış bir kahin diye adlandıracağımız değerli bir insan.

    Son 10 yıldır Ukraynada ikamet ediyorum. Rusya ve Ukrayna devlet ve yerel televizyonlarında Baba Vagna ile ilgili çeşitli belgeseller izledim.

    2010-2011 yılları arasında bahsi geçen kehanetlerin gerçekleşmeyeceğini bulunduğumuz ortamda sözlemek çok zor. Son Iran ile ilgili gelişmeleri göz önünde bulundurarak sonuca ulaşmak hayli kolay. Nükleer çalışmalar Iran da son hızıyla devam ederken nükleer savaşların başlaması tek bir düğmeye basmak kadar kolay. 3.Dünya savaşlarının başlamayacağını kimse garanti edemez.

    Amerikanın dünya yı yönetme hayalleri, diğer müslüman ve geri kalmış ülkelerde anti Amerikan karşıtlığı yaratmıştır. Dünyanın yarısı açlık ve sefalet içerisinde yaşarken diğer yarısı lüks ve israfın son noktasında yaşamaktadır. Geri kalmış ve fakir ülkelerin kaybedecekleri çok fazla birşeyleri olmadığınıda söylemek çok kolay, İnsanların Allaha tek bir can borcu kalmış. Nükleer savaştan kurtulsa bile sefalet ve açlık yinede yakasını bırakmayacaktır.

    Dünyaya barışı getirmek çok zor olmasa gerek. Osmanlının yeniden doğuşu yine türk milletinin elinde. dünya ya barışı getirebilecek hoşgörüyü aşılayacak tek millet Türk milletidir. Osmanlının torunlarıdır.

    Amerika ile Avrupanın olduğu bir dünyada barıştan söz etmek inanın ki çoooook zor.

    Mutlu ve huzurlu günler diliyorum.

  6. ertan

    Yakında Amerika ve İsrail işbirliği yaparak İran?ı vuracak. İran, kimyasal silah üretmeyi başarabilecek. Bunu İsrail üzerinde kulanamayacağının bilinciyle Avrupa?daki Yahudi lobisini hedef göstererek Avrupa?ya bombasını atacak. Türkiye?nin kafasının en çok karışacağı yıl 2011?dir. Türkiye, bölgesinde yenemeyeceği tek iki ülke olan Rusya ve İran ile ilgili siyasi ve önemli bir karar almak zorunda kalacak. Rusya, kesinlikle İran?a yardımda bulunmayacak ve silah satışı yapmaya bakacaktır. Türkiye, İran?ın karşısında yer almayacak ama eğer yapabilirse, PKK bahanesini kullanarak İran karşısında tarafsızlığını ilan edecektir. Başaramaz ise İranla aynı cephede bulunacaktır. Bütün bu gelişmeler esnasında Mısır hariç Arap camiası bölge siyasetinden adeta ?Bana dokunmayan yılan bin yaşasın? diyerek sıvışacaktır. Mısır, 1950?lerde Nasır yönetimi ile İsrail ile arasında oluşturduğu tampon bölgesini korumak için gayret gösterecek ve Türkiye?nin de tarafsız olması ile ilgili çalışmalar yapacak. Amerika ile ilgili bilgi vermeyeceğim fakat şöyle bahsedeyim. Amerika ile ilgili sürpriz bir gelişme yaşanacak. Türkiye?nin ABD ile ilişkilerini gözden geçirmesi gereksinimi diye birşey söz konusu bile olmayacak. Rusya ekonomisinde iyileşmeler olurken Çin ekonomik gücüne güç katacak. Bu dönemde(3. Dünya Savaşı) Amerika iç çalkantılar yaşarken silah satışlarında da Rusya kadar başarılı olamayacak. İsrail ve Amerikan yapımı uçaklarda kilitlenmeler meydana gelecek. Hindistan Türkiye?ye askeri jet uçağı satmayı teklif edecek. Genel olarak şöyle birşey söylememiz de mümkündür: Batı Avrupa?da siyasi, ekonomik, toplumsal sorunlar boy gösterirken; Doğu Avrupa yeni demokrasilerinin ulusal devletlerinde güçlenmeler olacak. Bulgaristan, Romanya, Moldova, Ukrayna gibi ülkeler ulusal bağlarını sağlamlaştıracak. Tüm Avrupa?da hastalıklar nedeni ile en az ölüm yaşanacak ülke Belarus olarak görünüyor. Bu ülkenin de yönetim sistemi sağlamlaşacak ve bu ülke aynı zamanda Vanga?nın komünizmin tekrar gelmesiyle ilgili olarak söyledikleriyle ilgili olarak daha ileriki yıllarda örnek alınacak sistem olarak ön plana çıkacak. Kıbrıs ile ilgili bir bilgi verelim. İlgilenenler olabilir diye. Kıbrıs birleşiyor. İsrail?e yardım için Yunanistan?ı kullanmayı düşünen Amerika yanında, bundan en çok Güney Kıbrıs?taki Rum yönetimi korkacak ve Yunanistan?a kafa tutacak. Akabinde Kuzey Kıbrıs ile müzakerelere başlayacak.
    Not: Yukarıdaki yazdıklarım tümüyle bir hayal ürünüdür. Sadece kehanet yapma duygusunu tatmak amacı ile yazdım. O yüzden hiç panik yapmayın.

  7. Nazo

    Biz insanlar ancak başka insanlarla olan bağlantılarımız içinde yaşayabilir ve gelişebiliriz . Hiçbir insan tek başına değildir. Biz ; ailemiz , dostlarımız arkadaşlarımız , komşularımız ve  akrabalarımızla olan sevgi ve saygılarımızla biz oluruz . . .                                            

    İletişim ; iki ya da daha çok insan arasında anlaşmaya , düşünce ve duygu değiş tokuşuna , paylaşmaya , karşılıklı konuşmaya ve ayrı ayrı ya da birlikte davranmaya dayalı dır.

    İletiim aynı zamanda kendini ifade etme ve öteki insanların sözlerine ve davranışlarına yanıt verme sürecidir . İletişim aracılığıyla karşımızdaki kişi yada kişilerle anlam alış verişi yapar ve buna göre davranırız.

    Kişi kişiye iletişim , insanlık kapasitemizin en temel özelliklerinden biridir . Hergün hepimiz , ailemizle , akrabalarımızla , dostlarımızla , iş ve okul arkadaşlarımızla üstlerimizle ve aslarımızla alış veriş mekanlarındaki ya da ulaşımdaki insanlarla iletişim içindeyiz . Bütün duygusal , sosyal ve biyolojik ihtiyaçlarımızı iletişim sayesinde tatmin ederiz . İletişim sorunları nedeniyle bu ihtiyaçlarımız tatmin olmazsa , hayat kalitemiz azalmaya , hatta yok olmaya başlar . Sosyal becerileri olmayan , böylelikle tatmin edici iletişimden yoksun olan kişiler ; Kendilerini başarısız , sıkılmış , yalnız , gergin ve bunalmış hissederler . . .                                                              

  8. Caner
    Yazar

    @Nazo: iyi söylemiş, hoş söylemişsiniz de bununla nereye varmaya çalıştığınızı anlayamadım. Kendinizi daha açık ifade edebilirseniz daha verimli bir “iletişim” sağlayabiliriz diye düşünüyorum.

  9. Nazo

    İletişim konusunda sorunları olan bir insanın hayatta başarılı olması genellikle çok zordur . Anne ya da babaysanız çocuklarınızı eğitmede , ustabaşıysanız elemanlarınızı yönlendirmede  , okulda arkadaşlarınızla ilişkilerinizde  , eşinizle hayatı paşlaşmada ya da işverenseniz iş hayatının karmaşık ortamında sürekli zorlanırsınız  .     BOŞANMALARDA  , HATTA İŞTEN ÇIKARILMALARDA DA İLETİŞİM SORUNLARI ÇOK ÖNEMLİ BİR ROL  OYNAR . İletişim becerileri , sosyal başarı için bilinmesi  , öğrenilmesi gereken yararlı mekanizmalar olarak da tanımlanabilir . Eğer bir insan kendisini tanıyor ve ifade edebiliyor ve diğer insanlar üzerinde olumlu etkide bulunabiliyorsa sosyal açıdan başarılıdır . . . Bu , insanı mutlu eden bir hayat KALİTESİNİN KAZANILMASI ANLAMINA GELİR . . .

    Dünyamız , tarihimiz , içinde yaşadığımız toplum ve kendi hayatımız , son tahlilde , her zaman insanlar arasında çok çeşitli iletişim ve etkileşimlerin bir ürünü olmuştur … Bu iletişim ve etkişeşimleri olumlu ve yapıcı kılmakla hemen her şeyin çok daha iyiye gitmesine katkıda bulunabiliriz . . .

  10. Nazo


    Caner arkadaşım   OKU ANLARSIN . BEN BÖYLE ŞEYLERE İNANIYORUM . Konuşmadan sen ona o sana bişey demeden kim nereden bilecek ki böyle mucizelerin olduğunu  . Çünkü hayat bu kadar tesedüflerle dolu olamaz . Hepsi mucize  . . . İnanıyorum  . . .

  11. gerceğe yakın nickli arkadaş verdiğin tarih te 11 temmuz 2011 demişsin felaket demişssin haber sitelerinde ararken bu linke rastgeldim bu tarihi neye göre söyledin ve sence neyi yanlış yorumladın??

Uyarı: Yorumlarda link kullanmayınız. Link içeren yorumlar otomatik olarak spam kabul edilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir