Mutsuzluklar…


[audio:http://www.egonomik.com/mp3/rap/Silahsiz_Kuvvet-Cenneti_Sordum_Yitirdiklerime.mp3]
Aslında o kadar küçük şeylerle mutlu olurum ki, beni tanıyan, hayatımda yer edinen kimseler inanıyorum ki “Caner’i mutlu etmek zor” gibi bir cümleyi akıllarından geçirmemişlerdir. Aslında 26 olacağım şu günlerde “Caner’i mutlu etmek” gibi bir eyleme girişme zahmetinde bulunacak bu kişilerin sayısı da bir elin parmaklarını geçmez.

Geride bıraktığım 26 basamağa şöyle bir bakıyorum da; bugün geriye dönüp o basamakları tekrar tırmanacak olsam aynı hataları yapmaktan çekinmezdim sanırım. Çünkü beni ben yapan şeylerin en başında hatalarım geliyor ve belki de hayata karşı elde ettiğim ufacık bir direnç varsa yine hatalarım ve onlarla yüzleşmek zorunda kaldığım anlar sayesinde.

Aslında mutsuzluğu veya üzüntüyü hiç bir zaman sonuç olarak görmedim, bu ve bunun gibi pesimist durumlar hayatıma yön verirken, yani amaca doğru yürürken ayağıma takılan çakıl taşlarından başka bir şey değil. Eğer amaca odaklanmayı unutup çakıl taşlarına takılırsam işte o zaman gerçekten kaybetmeye başlamışım demektir.

Bir akrebin etrafına ateşten bir çember çizerseniz akrep bir süre kurtulmak için uğraşır, kaçacak bir yer olmadığını anlayınca en son kendi iğnesiyle hayatına son verir. Hayatıma şekil verirken yardım aldığım bir çok ufak hikayeden biri de bu, eh işin güzel tarafı benim bir akrepten çok daha fazlasına sahip olmam.

Facebook Yorumları

1 Yorum

  1. umt

    sessizliğin içinde, en hissedilebilir hüzünlü duygularımı içimde saklayabilmek adına susuyorum…

Uyarı: Yorumlarda link kullanmayınız. Link içeren yorumlar otomatik olarak spam kabul edilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir