“O değil de…”


Sizin hiç “o değil de” ci bir arkadaşınız oldu mu? Hani bunlar siz bambaşka bir olaydan bahsederken lafın tam ortasında araya girip “o değil de ortak bizim köyün muhtarı ölmüş…” gibi bir cümleyle muhabbeti bambaşka boyutlara taşırlar. Katlanılması zor, beyinlerinin sohbet ile ilgili kısmı gelişimini tamamlayamamış kimselerdir bunlar. Hele ki uzay-zaman ilişkisinden bahsedilen bir sohbet ortamında “ya o değil de yeni bi cep telefonu aldım ka beşyüz i çözünürlük felan süper…” cümlesiyle araya girerler ve siz isteseniz de istemeseniz de bir sonraki “o değil de…” söylemine kadar mevzunuz artık cep telefonlarıyla ilgilidir, bu kişinin sizin anlattıklarınızı zerre kadar iplememiş olduğunu anlamanız da yanınıza kâr kalan ayrı bir can sıkıntısı mevzusudur.

O değil de…” cilere benzer bir de “onu bırakta” cılar vardır ki sohbeti değiştirme yönündeki bu eylemleri daha cesur girişimler olarak nitelendirilebileceğinden bu şahısların özgüven duygularının nisbeten daha fazla geliştiği söylenebilir. Bu durum onları her türlü sohbet ortamı için çok daha tehlikeli kimseler yapar çünkü bünyede barındırdıkları o gereksiz özgüven her sohbet gidişatını değiştirme eylemi esnasında sohbet katılımcıları tarafından “ya senin muhabbet pek boktanmış kanki, bak benimkini dinle bi de ehe ehe…” şeklinde algılanabilir, işin kötü tarafı bu algı “onu bırakta” cı tarafından zerre kadar iplenmez.

Son olarak bir de “lafını balla kestim” ciler vardır ki bu kimseler diğer 2 modele göre biraz daha riyakar bir duruş sergilerler ve sohbet katledicilerin en tehlikelilerindendirler, hem sanki sizin sözünüzün kesilmesi neticesinde neler hissedeceğinizi önemsiyormuş gibi bir mesaj verirler hem de bu bilgiye sahip olmalarına rağmen yine de bildiklerini okumaktan ve lafınızı ağzınıza tepmekten geri kalmazlar. Güleryüzlü ve muhtemelen kafası daha çok çalışan kimseler oldukları için sohbet ortamlarının en tehlikelileri “lafını balla kestim” cilerdir.

Şimdi o değil de ben gecenin bir yarısı gözlerimden uyku akıyor ve sırtım ağrıyorken ne diye hala yazı yazacam diye kasıyorum ki, yatayım bari…

Facebook Yorumları

7 Yorum

  1. HOTCHE

    Biz O değilde… olma haline, Anadolunun OXFORD’u Demirci Cumhuriyetinde GABLO olmak diyoruz..Aslen Kabuller soyu olan, Ama yoğun ege şivesiyle Gabulo diye bilinen.. GabLoo Nurullah hayatında görüp görebileceğin en gablo insanıdır..!

    ÖRN; Kur’an da içkinin neden yasaklandığıyla alakalı ciddi bi muhabeette yarı hafız olan Gabloya, Gablo sen ne düşünüyon? dediğimde,
    – Odeğil de gızlar pempeyi çok sevyo demee..? Niyeki ? diyen..

    Bir başka muhabbettede ; 30 Ağustos şenliklerinde Demirciye gelen Azerilerin müziklerinin bile TÜrklere ne kadar çok benzediğinden bahsedilirkende;
    -O değilde.. Sen emesenden titreşim gönderyon demee..? diyebilen başka bi insan evladı tanımam..!

    Bide Annem var.. Oda zaten hem anne hem baba tarafı Gabulo soyundan geldiği için, onunda saçmalama potansiyeli yüksek bi insan olması kabullenilebilir diye düşünüyorum..
    Bir gabloyla yaşamak gerçekten zordur..! Çünkü onlaR Gerçekten ruhen bu gezegende yaşamazlar,, Onlar başka gezegenin insanıdırlar..

    O değilde… Senin feysbukta arkadaşlaan ne kadar çok demee..!

  2. Caner
    Yazar

    Anam Gabulo neyapyaki acebe 😀 Yeminle tam da bi “o değil de…” kimsesi “o değil de sen emesenden titreşim gönderyon demee” heheh niye aklıma gelmedi ki kendisinden ket vururdum yazıda 😀

     

    Ama sakın yanlış anlaşılmasın gabulo kat’i surette beyin gelişiminden nasibini almamış bi kimse deeldir o daha çok senin de söylediğin gibi Hatcecan bambaşka alemlerde yaşayan yarı ermiş bi kimsedir 🙂

  3. HOTCHE

    Kesinlikle ermiş bi kişidir..! 🙂 Kendisi şuan Ordu da Türkçe öğretmenliği yapıyo.. Lazlara Demirci şiveli Türkçe öğretiyor.. Öğrencilerinin dil gelişimi nasıl bi şekil alıcak gerçekten çok merak ediyum 🙂

    Ahahahaa bu arada inanmazsın ama Gablo baba olmak üzere küçük gablo yolda.. Tek dileğim çocuğun annesine çekmesi.. :))

Uyarı: Yorumlarda link kullanmayınız. Link içeren yorumlar otomatik olarak spam kabul edilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir