Saçmalı yorum


[Bu yazı şu müzik eşliğinde okunur: Sam BrownStop]
[audio:http://c.wrzuta.pl/wa6445/d7e7913f002729ef4a794e50/0/sam%20brown%20-%20stop!.mp3]

Domuz kurşunlu yorum” da olabilirdi ama olmadı, başka bahara kısmetse…

2010’a da merhaba dedik sayın seyirciler, dün bir arkadaşımla telefonda konuşurken daha dün girdiğimiz milenyumdan ve beraberinde getirdiği çılgınlıklardan bahsediyorduk (bilgisayarlar çökecek, dünya batacak vs.) sonra farkettik ki o milenyum, hakkında “daha dün” diye bahsedilemeyecek kadar geçmişte kalmış, yani “milenyum market, milenyum cafe, milenyum ot fok…” akımlarının üstünden tam 10 sene geçmiş. Tam bu noktada ufak çaplı bir panik yapmak ve bu paniği Hakkari Beytuşşabap yöresinde yaşayıp mini etekli kız arkadaşı olmayan, Hanbeli mezhebine mensup 14-20 yaş arası gençlere ithaf etmek istiyorum: yaşlanıyoruz lan, korkun! Misal ben tey 10 sene öncesinden “daha dün” diye bahsedeceğimi hayal bile edemezdim. O sürede dünya hakkında kendi fikirleri olan bireyler yetişir ve hatta aynı bireyler okul bitirir mastır yapar, sefere çıkıp fetih yapar ve hatta döner, 4 bölümlük uzun metrajlı sinema filmi serisi çeker ve hatta eskitir, 3.650 gün, 520 hafta yaşar ve bedenleri deforme olur…

Siz hiç 26 yaşına merdiven dayamış, Selçuk Üniversitesi Muhasebe bölümünü 2. senesinde “çok sıkıldım” benzeri bir bahaneyle terketmiş, tescilsiz freelancer bir webmaster olarak gırtlağa kadar borç içindeyken 10 yıl yaşlandığı gerçeğini bir anda kabullenmek zorunda kalmak ne demektir bilir misiniz? Hemide hayattaki en büyük zevki film izlemek ile öylecenek bi blogla uğraşmak olan?.. Blogla uğraşmak dedim de hazır borçlardan bahsediyorken satsam ben bu blogu para eder mi acaba? Şöyle kelepir diye ilan versem felan? Aslında ne güzel egomu tatmin ediyorum, canımın istediği yorumu onaylıyorum sevmezsem onaylamıyorum, mailleri geçtim artık rica minnet içeren telefonlar alıyorum koca firmalardan, hem İstanbul Host sağolsun hosting parası da ödemiyorum… Aa manyak mıyım harbiden ne satacam len fıstık gibi platform, elalem arıyo da bulamıyo. Neyse kendi kendimi an itibariyle motive etmişken şu sinir bozucu efemine duruşlu “yaşlandım ben ölcem çok yakında, kırışıklıklar, ya beyaz saç tellerim olursa?..” tavırlarını bir kenara bırakayım da “en iyisi olmak için çok yol katetmen gereken durumlarda başarılı sayılabilmen, harcadığın sürede senden iyi olanların sayısının azalıp azalmadığına bağlıdır” cümlesini literatüre armağan edeyim ve konuyu saptıran, mattah gibi görünüp içi boş olan yeni bir cümlemiz olsun.

Hayır olayın 10 senesinde değilim de mükemmele doğru ilerlerken nirvanama tahmin ettiğimden daha kısa bir sürede ulaşacam ve dünyevi zevklerden genç yaşta mahrum kalacam ondan korkuyorum…

Facebook Yorumları

2 Yorum

Uyarı: Yorumlarda link kullanmayınız. Link içeren yorumlar otomatik olarak spam kabul edilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir