Semih’in Sinema Günlükleri – Avatar [2009]


Her sinemaya gitmem ayrı bir olay, ayrı bir tecrübe oluyor bana, yine ne çıkacak bakalım diyerek gidiyorum artık. Ondan “Semih’in Sinema Günlükleri” dedim yanlış anlaşılma olmasın, bir de Caner’e moral olsun. Hani böyle diyorum ya başka filmlere de mutlaka bir şeyler yazarım dert etme hesabı 🙂 Geçelim Avatar izlenimlerime.

Nereden başlayacağını bilemiyor insan; ne demeli, ne anlatmalı ki hissettiklerimi anlayıp gidesiniz filme. Hani güzel özel filmler seyrettim ama uzun zamandır böyle etkilendiğim bir film çıkmamıştır karşıma. Matrix’ten sonra evet işte bu dediğim bir film benim için. Çok fazla ayrıntıya, teknik detaya inmeden film hakkındaki düşüncelerimi paylaşayım sizlerlerle.

Cuma akşamı saat 23:00. Herkese lazım olan bir adet Kamuran abi aranır ve hanımından izin alması sağlanarak saat 00:45 seansına sinemaya gitmeye ikna edilir. Giderken şu sözü söylediğini belirteyim: “Oğlum uyurum ben o sinemada“. Hassas cümle tekrar döneceğiz buraya. Neyse devam edelim, saat geç olmasına rağmen salonun yarısının dolu olması beni şaşırttı. Tenha bir salonda film seyretmek her zaman tercihim olmuştur ama ne yapalım elden gelen bir şey yok. Kaba saba Xpand 3D gözlüklerimizi alıp oturduk yerimize. Hemen yanımdada velet diye tabir edebileceğim 2 çocuk anne-babasıyla gelmiş, kabus korkusuyla içimden İnşallah uyur sıpalar diye geçiriyorum ve yine İnşallah ile başlayan bir sürü büyük beklenti cümleleri geçiyor aklımdan.

İnşallah çakma 3D değildir…
Gözlük bozuk değildir inşallah…
İnşallah kredi kartımın başına bir şey gelmemiştir
Kamuran abi uyumaz inşallah..

geçtik.

Film başladı ve şükür adam akıllı 3 boyutlu görüntüler başlangıç animasyonlarıyla perdede görünmeye başladı ve o an eminim herkes gözlüklerini aşağı yukarı kaldırıp olan biteni algılamaya çalışıyordu. Yine eminim film boyunca bir çok kişi gördüklerine inanamadığından buna film boyunca devam etti, komik bir durum 🙂 Daha önce IMAX deneyimini yaşamıştım gerçekten süper bir keyif, ama onlar ya belgesel ya animasyon tadında şeylerdi baya da bi zaman oldu. Şöyle adam akıllı bir sinema filmi seyretme isteği hep içimde vardı ve sonunda istediğim şey olmuştu; gerçek bir 3 boyutlu sinema keyfi!

Filmin senaryosunda aman aman bir şey yok, sakın öyle bir şaşkınlık yaratacak boyutta değişik bir şey beklemeyin. Senaryo vasat ve hatta klasik olarak nitelendirilebilir, çünkü öyle. Yabancılar yerli halkla çatışır, yabancılardan birisi yerli kıza aşık olur kavga gürültü kopar, aşk kazanır. “Eeee o zaman filmin güzelliği nerde?” deyiniz lütfen! Hemen cevaplayayım; filmin güzelliği yepyeni bir dünyayı 3D farkıyla size keşfetme imkanını sağlamasında. Olayı koparan, farklılaştıran kesinlikle 3D. İnanılmaz bir yaratıcılık, inanılmaz bir doğa, inanılmaz yaratıklar, ağaçlar, kuşlar, böcekler… Ne bileyim her şey inanılmaz. Boşuna yıllarca uğraşmamış yani adamlar, e bu kadar inanılmaz şey önünüzde gerçek gibi durunca, elinizi uzatsanız sanki dokunabilecekmişsiniz gibi durunca beğenmemek mümkün mü? Mümkün, imdb de filme 1 puan veren 3500 tane vatandaş ve filme gündüz vakti gidipte tüm film boyunca uyuyan sevgili ev arkadaşım da bunun kanıtı 🙂 Neyse siz onları değil beni dinleyin ve filme gidin, koşa koşa gidin, işinizi gücünüzü bırakın gidin ama adam akıllı bi salonda seyredin. Gerçek 3D olsun söylediklerimi ancak o şekilde anlayabilirsiniz.

Tahminen filmin 10. dakikası falan Kamuran abiyi heyecandan dürtüyorum ama o uyumasın diye dürttüğümü sanıyor ve şu güzel cümleyi sarfediyor bana: “Manyak mısın oğlum adam bu filmde uyur mu?

Son olarak bir kaç tavsiye vereyim; film uzun ve arayı çok geç veriyolar filme girmeden önce mutlaka hacet giderin, benim gibi ara verilince salondan ilk çıkan kişi siz olmayın. Birde filmi AFM de seyrederseniz gözlükler canınızı yakabilir, burnunuzun üstü baya bir kızarıp kulaklarınız falan acıyor. Bir de gözlüğü silecek bir şeyler bulundurun yanınızda. Gerçi temizleyip veriyolar ama aptal salak bir sürü vatandaş iğrenç, yağlı, jöleli kafasına koyuyor gözlüğü hatta siz dezenfekte edecek bir şeyler bile götürün bence. Son olarak ben şahsen bir kaç kere daha gitmeyi düşünüyorum filme, bence sağlam bir sinemaseverseniz ilk gidişinizden sonra siz de düşüneceksiniz.

Facebook Yorumları

Uyarı: Yorumlarda link kullanmayınız. Link içeren yorumlar otomatik olarak spam kabul edilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir