Böcekler sardı dört bir yanımı


Noluyoruz ya? Bahardı yaz geliyordu derken bu sene daha önce hiç görmediğim icatlarla uğraşmaya başladım. Şu duvardaki soba bacası deliklerini kapatan kapaklar olur ya, heh işte geçen seslendiler “Caner gel bak burdan tıkır tıkır sesler geliyor fare midir nedir” diye (üçüncü katta oturuyoruz bu arada) ben de tabi böyle çekingen, ufak tefek bir fare görme beklentisiyle gittim kapağı açtım, açtım ama nasıl bir korku filmi sahnesi yaşadım anlatamam ya. Baca deliğini hayal edin; ışık yukarıdan vurduğu için derinlere doğru bir karanlık var, işte o karanlıktan ışık huzmesine doğru öyle bir yaratık kafasını uzattı ki aklım çıktı yeminle. Böcek möcek demezsin mübarek uçan at ya! Kafa kısmı bildiğin at, vücudu eşşoğlu eşşek arısıyla alien karışımı, neyşınıl coğrafikte bile böyle böcek görmedim ben. Yemin ediyorum az bir tırsmasaydım yakalayıp kavanoza koyardım, zooloji uzmanlarına da “yeni bir tür keşfettim, alın inceleyin” diye gönderirdim, o derece.

Zerre ilişmedim tabi, kapağı açtığım gibi aynen kapattım. Salyasında, tükürüğünde felç eden bakteriler vardır neyin tükürür tıksırır bişey yapar sonra işin yoksa canlı canlı yenmeyi bekle…

Efenim yeni tanıştığım bu türün bünyemde yarattığı yıkıcı etkileri henüz atlatamamışken bir kaç gün sonra banyoda bir adet hamamböceğiyle gözgöze gelip ikinci şoku yaşadım. Hiç istifimi bozmadım tabi, ölü taklidi yaparsan ilişmezlermiş diye duymuştum, öyle hareketsiz bekledim. Neyse bir müddet sonra gözden kayboldu ben de o hızla çıkıp odama geldim, “lan noluyoz ya…” demeye kalmadan yerde bir adet örümcek görüp artık ciddi ciddi ilahi bir kudret tarafından çocukluk korkumla yüzleştirilip sınandığıma kanaat getirdim…

Neyse insanoğlu ile eklembacaklının yaşam alanı savaşı benim adıma o örümceği görmemle birlikte sona ermişti, bayadır trake solunumu yapan bir canlıya en azından ev sınırları içerisinde rastlamıyordum. Gördüklerimin hepsini de “tesadüftür, yağmur yağıyor ya neme geliyorlar tabi…” şeklinde değerlendirip kendi kendimi telkin ediyordum – ki az önce mutfak tezgahında, kahve suyu almak üzere uzandığım ketılın arkasında iki adet örümceğin fütursuzca keşif gezisine çıktıklarına tanıklık ederek yıkıldım. Beni görünce de hiç istiflerini bozmadılar, sanki örümcek Şükrü, emlakçı Hüseyin eskortluğunda benim mutfağımda emlak bakıyor, Hüseyin’de müşterisine “abi bu insandan tırsmana gerek yok. Bu, çocukluğunda böcek milletinin basınca maruz kalınca ani biçimde yeşil bir sıvıya dönüştüğünü öğrenmiş, öyle bir iğrenmiş ki o gün bugündür böcek öldürmez…” şeklinde telkinde bulunuyor, herifler mutfağıma konuşlanacaklar ya…

Küresel ısınma mevzusu neyin diyorlar ya, eğer bu olay Marmara ikliminin tropik moda bürünmesi ve akabinde envai çeşit kafadanbacaklının evlerimize konuk olmasıysa ben bu işi ciddi ciddi hiç sevmedim söyleyeyim.

Şimdi önümde iki seçenek var; ya çok aç bir Çinli bulup 2 gün evimde misafir edip “buyur müdür, açık büfe sana” diyecem, ya da evin dört bir yanını bilimum böcek ilaçlarıyla donatıp sessiz ve derinden bir katliamın baş mimarı olacam… Nedir bu seneki böcek enflasyonu ya…

Facebook Yorumları

6 Yorum

  1. Aykut Taşkın

    Canerim Senin evde allahtan üçüncü katta, kotta yada 1. katta olsa ne olurdu Allah bilir 😀 Bu arada o soba bacası deliğindeki hayvanatı çok merak ettim keşke yakalasaydın , bence duruyodur orda onu yakalada inceleyip fotoğraflarını bizimle paylaş 🙂

  2. Aykut Taşkın

    Ciddi anlamda tohafmış , şimdi benim gülmekten kendimi alamadığım şey kızkardeşiniz kadar cesaretli olamayışınız 😀 😀 yinede haşereden kurtulmanıza sevindim

  3. bence ailenide toparla 😀 yakın bi akrabanıza gidin ve o eve böcek bombası atın :D:D en kökten çözüm budur bence 😀 gaz bombasına benciyor 😀

  4. Pınar

    Ya bu ne inanıp inanmama arasında giderken baca deliğinizdekinin böcek deilde bi ufo olduğu kanısına vardım caner acele taşının ordan :S

Uyarı: Yorumlarda link kullanmayınız. Link içeren yorumlar otomatik olarak spam kabul edilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir