İnsanlığın geçmişteki çılgınlıkları


Siz de fark ettiniz mi bilmem yakın geçmişte bir dönem tüm insanlar iyice sapıtmış. Abuk subuk deneyler, garip cesaret sınavları, uç noktada eğlence anlayışları derken hepsini resmen Allah korumuş. Mesela 1948 yılına ait olan şu üç resimde Bob Geesey isimli bir polis insanların (ve kendi karısının) ağızlarındaki sigaralara, vücutlarına bağlanmış ampüllere ateş ederek ne kadar süper bir nişancı olduğunu kanıtlamaya çalışıyor.


Resim analiz eden kimseler motoru kullanan kişinin Hitler olduğunu söylüyor, tarihçiler de boş zamanlarını genelde bu tür aktivitelere ayırdığını belirterek onaylıyor.


Bu resim de 1923 yılında çekilmiş. Kahramanımızın adı Harold Lloyd ve kendisi bir “aktör”. Tabi o zamanlar henüz dublör mublör yok. Sette yok… E görsel efektte yok…


Efenim bu vatandaşın adı bile yok. Kendileri bir bisikletin arkasına 12 adet roket bağlayıp “bakalım ne olacak?” gibi bir meraka kapıldığı için tahmin ediyoruz ki geride bıraktığı son resim de bu.


İp cambazlığı öyle ipe bisiklet çıkarmakla olmaz, buyrunuz amcamız Renault marka bir otomobille sektörün nirvanasını daha o dönemlerde yaşamış.


1920 yılında çekilen bu resimdeki vatandaşların amacı halen tartışma konusudur.


Bir motor klübünün 20 adet üyesi BSA A50 model motorun ne kadar şahane olduğunu göstermek için böyle bir girişimde bulunmuşlar. Yalnız fizik kurallarının bu fotoğraf çekildikten sonra ne tür bir manzaraya sebep olduğu merak edilmektedir, zira uçuşun bitmesine hala bir kaç “insan” kalmışken motor inişe geçmiştir bile.


Bu fotoğrafta da ampül, şişe ve plak gibi bilimum alakasız nesneyi gıda eden bir vatandaş görülüyor.


Evet, o dönemler ip cambazlığı ve abartının doruklarında dolaşmak gerçekten çok seviliyormuş.


Ben Fox isimli bu vatandaş da “bakın ben bunu yapabiliyorum” diyebilmek adına böyle bir olaya girişmiş. Dediğim gibi insanların iyice sapıtıp zıvanadan çıktığı dönemler.


Richard Schindler isimli akrobat uçak üstünde maharetlerini sergiliyor.


1930 yılında New York’ta çekilen bu fotoğraf da bizlere o dönem insanların “manzaralı bir mekanda yemek yemek” olayına ne kadar önem verdiğini gösteriyor.


O zamanki insanlar harbiden çok şanslıymış çünkü Eyfel Kulesinde bu tür şeyler yapılmasına izin veriliyormuş.

Facebook Yorumları

2 Yorum

Uyarı: Yorumlarda link kullanmayınız. Link içeren yorumlar otomatik olarak spam kabul edilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir