Hayınsın laptop, zalımsın laptop


Başlarda her şey çok iyiydi, huyu huyuma, suyu suyuma uygun, keyfimiz yerinde yaşayıp gidiyorduk. Ne olduysa RAM’ini update etmek istediğim zaman oldu. Bana 2GB’den fazlasını desteklemediğini söyleyince tepem atmıştı, kızdım, söylendim. Sinirim geçtikten sonra tam “neyse 2GB’da iyidir, idare ederim” diye düşünmeye başlamıştım ki bana inat wireless adaptörünü bozdu. O gün ethernet kablosuna bağımlı bir laptop kullanıcısı olmanın ne demek olduğunu öğrendim, işlerin daha da kötüye gideceğini nasıl tahmin edebilirdim ki?..

Bir süre sorun çıkarmadı, arada ufak tefek sürtüşmeler yaşıyorduk ama her çiftin hayatında olduğu kadar. Derken durduk yere DVD yazıcısının artık iş görmez olduğunu ilan etti. Ortada fiziksel bir sorun yoktu, hatta lazer okuyucusunu pamukla felan zirilyar kere sildim ama bana mısın demedi. İşte moloz desktop DVD Rom’unun USB aracılığıyla laptopa monte edilebileceğini bu sayede öğrenmiştim.

İşin kötü tarafı moloz desktop harddiskinin de USB ile laptopa adapte edilebileceğini öğrenmiştim. Ben “yok canım o kadarını da yapmaz herhalde” derken bilmem kaç senelik veri dolu harddiskimi dumanlar tüttüre tüttüre saniyeler içerisinde yakmakta herhangi bir sakınca görmedi. Ona göre her zaman en gözde harddisk kendininki olmalıydı…

İşte bu savaş demekti. Artık aramız hepten bozulmuştu. O günden sonra ne sıklıkla tozunu alıyor, ne tuşlarının arasında biriken bilimum çubuk kraker, cips artıklarını temizliyor ne de resmi desteği kesen üretici firmaya inat resmi olmayan güncel sürücüleri bulup yüklemek için vakit ayırıyordum. Bu sırada fazla gelişmiş hesap makinam (kimileri laptop demeyi tercih ediyor ama ben bu vasfı hakettiğini düşünmüyorum) naz yapmaya devam ediyordu. Adaptör arızaları, batarya sorunları derken hepsini görmezden geliyor, çıkardığı tüm ufak tefek sorunlar için hep kalıcı olmayan ivedi çözümler üretiyordum. Bir süre daha böyle idare ettik ancak kaprisli hayvan kendisini ve sorunlarını görmezden gelmeme daha fazla seyirci kalmaya niyetli değildi.

Ben “kör topal idare ediyoruz işte” diye düşünürken meğer o çaktırmadan hayın ve alçakca planlar kuruyormuş. Dün bu planlarından birini yürürlüğe koydu ve klavyesinin artık benim hizmetimde olmadığını büyük bir nefretle haykırdı… Ama hesaba katmadığı bir şey vardı; benim böyle adi numaralara papuç bırakmayacak biri olduğum gerçeği. Hemen bir klavye kaptım ve yine USB aracılığıyla kendisine monte ettim. Böylelikle gerizekalı bir laptopa USB aracılığıyla bağlanabilecek her türlü aleti bağlamış oldum. Hiç bir boş girişi kalmamış olması zerre umrumda değil çünkü onu böyle kablolara bağlı bir hayat sürerken izlemek bana ürkünç derecede zevk veriyor…

Şimdi “fişini çekeceğim” gün için ondan gelecek hamleyi bekliyorum. Yine ansızın ve yine olmadık bir zamanda harekete geçeceğinden adım gibi eminim. Ama hesaba katmadığı başka bir şey daha var: Yeni bir laptop almayı düşünüyorum! Hıhahaha vede haha hoy hoy hoy! (Ve hatta aldım: Benim güzel leptopum (HP Pavillion DV7-4100ST))

Facebook Yorumları

18 Yorum

  1. Emre

    Bi zamanlar aynısı banada oldu, packard bell hain laptopum evde kameralar önünde dahi dvd rom çalışmaz iken ne hikmetse koyuncu elektronikte sevgili ali beyin dizleri üstünde çalışıyor karşılıklı servis formları arasında iddialarım yalan oluyordu, evde inatla kart okuyucusu dvd rom u çalışmaz ama serviste çalışan laptopumla yollarımı ayırdığım gün nasıl sevindiğimi anlatamam.

  2. Sana Bir Laptop Tavsiye Ediyim Ben O Zaman Aynı Zaman Bende Kullanıyorum Tasarımlar İçin Ekran Boyutunu Her 10 Numara =)

    SONY – VPCF12S1E

    Bana Bu VAIO larla İlgili Aklınca Gelebilecek Her Şeyi Sorabilirsin Janer Abi.

  3. Muhammet

    valla vestel’in onyx serisi notebooklarından almanı tavsiye ederim… söylentilere kulak asma… 4 yıldır kullanıyorum maşallahı var tek arızasını görmedim… bir de 8 yıllık masaüstü var o da vestel, o sadece 1 kere arıza yaptı servise yolladık 1 haftada geldi…
     
    millet de (sanki kullanmış gibi) kötüdür şöyledir böyledir diyor… ben ev eşyaları fırınım hariç hepsi vestel olan bir insanım. 13 yıllık buzdolabım, 13 yıllık çamaşır makinem var… onlar bile hiç arıza yapmadı…
     
    velhasıl ben reklamcı değilim öncelikle bunu bilesin, istersen markayı silip yerine ****** koyabilirsin 😀

  4. Gökhan

    Mail adresimide yazdım madem kimse görmeyecek sen kimse değil misin? 🙂
    Diyerek söyleyeceğimi yazayım klavyeyi fazla yormamak lazımmış..
    Bende hp pavyon kullanıyorum çok eğlenceli bir bilgisayar

  5. Caner
    Yazar

    Driverını bulamazsın derim 😀 Ben bizzat kıreativden istemiştim “bu ürüne virdiğimi desteği kestik” demişlerdi, acaip sinir olmuştum. Sen git o kadar para ver üç sene sonra çöp olsun. Hayır muadili de yok yani.

Uyarı: Yorumlarda link kullanmayınız. Link içeren yorumlar otomatik olarak spam kabul edilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir