Kaynar beyin


Hayvanların toplu taşıma araçlarına kabul edilmediğini sanıyordum, en azından kendilerine ayrılmış özel yerlerde seyahat etmedikleri sürece. Oysa daha bu akşam İzmit-Yalova arasında otobüs vasıtasıyla seyretmeye çalışan sayın yolculardan biri olarak, arka koltuklarda oturan üç mahluğun insan kisvesine bürünmüş hayvanlar olduğundan adım gibi emindim. Hatta hayvanlık kurumu puan sistemiyle ölçülseydi bu üç oksijen israfı 10 üzerinden 10 tam puanla He-Man’deki şu Hayvan Adamı bile kıskandırırdı. Dua etsinlerdi yanımda yeni aldığım çok pahalı laptopum vardı yoksa şehirlerarası bir otobüs yolculuğunda üç azmandan dayak yemek pahasına kavga çıkarmayı göze almıştım. Gerçi dayak yeme kısmı belli de olmazdı, zira bütün otobüs böğüre böğüre gülüp yorgun argın seyahat eden insanlara zulmeden bu ipnelere iyice bilenmişti. Hatta sağ çaprazımda oturan iki eleman sessiz küfürler sayıklamaya başlamıştı bile, hani tutup “la bi susun laaa, hüooov” şeklinde fitili ateşlesem otobüsteki bilimum gençler patlayabilir ve hayvanlar bir güzel dövülebilirdi ama riske girmedim, işin içinde leptop vardı.

Ortopedik olarak anılan her türlü icattan tiksiniyorum. Fark ettiniz mi bilmem; bir şey ne kadar ortopedikse o kadar sert ve rahatsız edicidir. Otobüs koltukları mesela; eski Mercedes 0 302’ninkiler ne güzel yumuşacıktı, yolculuklarımızı rahat rahat eyliyorduk şimdiki modern otübüslerde öyle mi? 2 saatlik yol gideceksin resmen belin kırılıyor. Ne yani 90’lı yıllara kadar kara yoluyla seyahat eden insanların hepsi iskelet problemleriyle mi uğraşıyordu? Mis gibi yumuşak koltuklar olsa, ne güzel yaylı yaylı süngerler üzerinde yolculuk yapsak ah ah…

Bu sözüm de Wikipedia’nın sahibi Jimmy amcaya: Değdi mi iki gözüm? Üç kuruş para için cümle alemin ağzına “dilenci” diye sakız oldun. Bu saatten sonra adının anıldığı her ortamda herkes seni “hadi be abi, nolur be abi bi sakal at” edalı şu fotoğrafınla hatırlayacak:

Bana mı öyle geliyor yoksa bu fotoğrafta bir “basınç” havası mı hakim? Hani fotoğrafı nasıl bir ortamda çekmişlerse herif nefesini tutmak zorundaymış gibi, iki dakika daha dursa basınçtan gözleri yuvalarından fırlayacakmış gibi. Bilginin kutsallığını savunan bir vakfın başkanı olarak “daha samimi, daha içten görükürsün hacı” türü bir kelama kulak asarak oksijensiz ortamda fotoğraf çektirmek gibi bir eyleme girişmişse ben bu adama hiç bir şey demiyorum “hacı”.

İtiraf ediyorum: 27 yaşıma girmek üzereyim ve Skörtıl (Squirtle) isimli Pokemon yaratığını bir türlü aklımdan çıkaramıyorum. Aslında aklımdan çıkaramadığım şey yaratığın cismi değil ismi. Skörtıl başka bir şey, bir Çermendır’ın, bir Pikaçu’nun telaffuzunun sahip olmadığı farklı bir nüansa sahip. Nasıl anlatayım bilmem, mesela dolmuşta para uzatırken şöföre “skörtıll” deseniz o an nereye gitmek istediğinizi anlayıp size ona göre para üstü uzatacakmış gibi. Veya çocuksanız, elinizdeki demir bir lirayla girdiğiniz bakkala direkt “skörrtıll” demeniz kafiymiş gibi, bu söylem bakkal tarafından “bakkal amca bi liraya ne olur?” şeklinde yorumlanıp bir adet Albeni ve iki sakız evinize uğurlanacakmışsınız gibi. Hatta isterseniz kavgada kullanın, “la bağa bah skörtılı” demeniz yeterli gibi, o an ağzınız burnunuz levyeyle dağıtılırmış gibi. Seni seçtim skörtılll!

Canımın iç böceği“. Bu söylem güzel Türkçemize farkında olmayarak armağan ettiğimi geçen gün öğrendiğim, tüm hakları hastalıklı beynimde saklı olan güzide bir söylemdir. Ulan ben eşime dostuma söylerken siz ne ara özelime girip aldınız da hiç vakit kaybetmeden otobüs duraklarında telefonla konuştuğunuz sevgilinize orijinallik taslamak adına kullanır oldunuz? Maymun herif, söylüyorsun da şöyle bir dakika durup ne söylediğine bak “canımın iç böceği” ne demektir? Kesin karşıdaki kız da kikir kikir hoşlaşıp “birrr dahaa söylee” felan diyordur. Demek Ahmet Emmi’nin olayı da böyle bir şeydi, yeğenine “sakla samanı gelir zamanı” diye nasihat ederken yıllar içerisinde bu söyleminin TDK’nın Atasözleri kitapçığında yer alacağını nerden bilsindi?

Facebook Yorumları

1 Yorum

Uyarı: Yorumlarda link kullanmayınız. Link içeren yorumlar otomatik olarak spam kabul edilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir