Şehirlerarası yolculuklar


Bazen “beni anam şehirlerarası yolculuklar için doğurmuş” diyesim geliyor, hatta diyorum da. Bindiğim otobüsün koltuklarında kullanılan malzemelerin hammaddelerini sayabilmem için bir kere oturmam yeterli, o derece vakıfım konuya yani.

Bir defasında bomboş otobüste en arkanın bir önünde otururken iki tane kız ön kapıdan binip gele gele önümdeki koltuğa oturuverdiler. Yani ta en önden yürüye yürüye benim önümdeki koltuklara oturabilmek için baya özel çaba sarfettiler. Tam “Lan var ya çok yakışıklıyım he, kesin az sonra bi tanesi dönüp ‘biz senden çok etkilendik, bi imza verir misin’ diycek…” türü fantazilere dalmak üzereydim ki hemen önümde oturan koltuğunu zoorç diye böğrüme yaslayıp aklımı aldı. Zaten normal koşullarda otobüs koltuklarına sığmayan bir bünyeye sahipken bir de önümdeki vatandaşların böyle hiç hesapsız koltuklarını arkaya yaslamalarından nefret ediyorum, yaşam alanıma tecavüz edilmiş gibi hissediyorum. Neyse bizimki laptopunu çıkardı sonra yanındaki kıvırcık saçlıya dönüp hararetle bir şeyler anlatmaya başladı. O yolculuk bana şunu öğretti: Elinizin mikrodalga fırına sokulması suretiyle işkenceye maruz kalmanız felan hikaye, esas acı, bomboş bir otobüste böğrünüze dayanmış bir koltuk ve 2 tane çenesi düşük kızla 1,5 saat yol gitmekmiş. Yeminle söylüyorum kafasını ağzımın içine sokan kızın ensesine bir tane patlatıp “sıs len azcık!” dememek için kendimi zor tutmuştum. Bir insan yol sırasında konuşacak o kadar çok şeyi nerden bulur ya, hem de Ceza gibi saydıra saydıra…

İşini sevmediği her halinden belli olan muavinlerden de tiksiniyorum. Herifin verdiği vereceği plastik bardakta iki yudum su onda da bin türlü afra tafra yapıyor. Sanki mahkeme tarafından 6 ay süreyle zorunlu kamu hizmetine mahkum edilmiş gibi. At üstünde doğduğum günden beri bir tane reklam muavinine rastlamadım ki şöyle güleryüzle yanaşıp “ne alırdınız efem?” desin (var olduklarına dair çeşitli şehir efsaneleri duyduğum güleryüzlü muavinleri tenzih ederim).

Otobüslerin de huyları atlar gibi bir yerde, dışardan baktığınızda ikisi de Mercedes, ikisi de O403 amma ve lakin birinde cep telefonuyla konuşabiliyorsunuz fakat diğerinde “yassah“. Hele ki yassah olanda cep telefonu aracılığıyla müzik dinliyorsanız ve hasbelkader kulaklık jakı çıkıp müzik sesi dışarı verilirse yandınız. Saniyenin onda birinde müdahale edip sesi kapatsanız da kar etmez, yine de bir otobüs yolcudan “cık cık cık” seslerinin yükselmesine mani olamazsınız. İşin enteresan tarafı da yolculara yasak olmasına rağmen muavinlerin çatır çatıır “kule” ile görüşebiliyor olmaları. Hani onların telefonları elektronik aksamlara zarar vermiyormuş, onlar okunup üflenmiş hat kullanıyorlarmış gibi.

Bir çok kere otobüste kavga çıkaracak gibi oldum, aslında çoğu yine önümdeki herifin koltuğu arkaya yaslamasıyla alakalıydı. Yaradılış bu ne yapabilirim, uzun bacaklara sahibim ve çoğunlukla otobüs daha çok yolcu alsın diye sıkıştırılan koltuk mesafeleri yüzünden bacaklarım öndeki koltuğa yaslı şekilde oturmak zorunda kalıyorum. Öndeki yolcular da genelde şerefsiz oluyor, hemen hepsi benim hafif mayışıp uyuyacak gibi olduğum anı kolluyor ve tam o an saatte 100km hızla koltuğu geri yaslıyorlar. Böyle durumlarda çok fena canım yanıyor ve genellikle “topla gel abi daha çok yer var burda” diyorum. Bir keresinde aşırı sinirlenip “senin goltuuna daa…” gibisinden küfür etmiştim, herif arkaya dönüp bakınca da şirretlik yapıp “neee?!” demiştim, beyin felan gitmişti yani…

Aklınızda bulunsun; otobüste arkanızda uzun boylu biri oturuyorsa koltuğunuzu arkaya yaslamadan önce en azından dönüp “bakın ben böyle bir b*k yiyip kıçımın rahatını arttırmak üzere koltuğu arkaya yaslayacağım hem de sizin şu ankinden daha sıkıntılı bir yolculuk geçirmeniz pahasına, sizin için bir mahsuru var mı?” mahiyetinde bir şeyler söyleyin. Arkadaki adam içten içe sövse de nezaketen “estafurullah ne mahsuru…” diyecektir. En azından gönüller şen olur.

Facebook Yorumları

5 Yorum

  1. CihanAziz

    auhauhauhuah aynı benim durum abi , tercüman olmuşşsun bana (1.94ümha ) 😀 1m bacak var xD

  2. OuS

    Otobüslerden nefret ediyorum hacı! Benzer durumları, her defasında yaşadım. En pahalı firmasına kadar hepsinide denedim. Afedersin ama Hepsi aynı b*k..

Uyarı: Yorumlarda link kullanmayınız. Link içeren yorumlar otomatik olarak spam kabul edilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir