Şerrefsiz martılar


Geçen sabah yine her zamanki gibi işe gitmek üzere evden çıkmıştım. Sahil yolunda efendi efendi otobüsüme doğru yürüyordum. Her sabah aynı yolda çok çeşitli insanlarla karşılaşıyorum ve çoğunlukla “Sizler… Ah zavallı insan kümeleri… Hepiniz küçük dünyalarınızda işinize-okulunuza doğru sürüklenirken, ben seçilmiş kişi olarak insanlığı kurtarmak adına ulvi bir göreve doğru azim ve kararlılıkla yürüyorum…” mesajı veren bir surat ifadesine sahip oluyorum. O gün de aynı surat ifadesini -büyük bir talihsizlik eseri- 20 kişilik bir öğrenci grubuna karşı takınmış, yanlarında yürüyordum.

Açıklık bir alana çıktığımızda kümülonimbus bulutlarını andıran kalabalık bir martı topluluğunun alçaktan alçaktan üzerimize doğru geldiğini gördük. Tabi liseli elemanlar hemen aşırı abartılı “o ne laaağn!” nidalarıyla tırstıklarını ifade ettiler ve durdular. Ben ise bu ergenlerin bir kaç dakikadır zorunlu olarak maruz kaldığım muhabbetlerinden zehirlenmiş choosen one bir kişilik olarak, hiç istifimi bozmadan devam ettim. 1.200 martının yarım metre üzerimden uçacak olması beni durduramazdı, yoluma devam etmeli ve bu küçük topluluğa ne kadar cesur olduğumu göstermeliydim. Durumu zerre iplemedim ve gökyüzünü karartan martı sürüsünün altına bir cengaver edasıyla daldım…

İnsanın hayatında bazı anlar vardır dostlar, hani ömür boyu hatırlanacak derin izler bırakır. İşte o gün başıma gelen (gerçek anlamda başıma gelen) olay da tam olarak bunlardan biriydi. Hangi akla hizmetle bilmiyorum ama, geride bıraktığım 27 sene boyunca tek gün yoktur ki canlıların dışkılamak için sabit durmaları gerektiğine inanmamış olayım. Yani kedisi olsun köpeği olsun ayağı karaya basan hiç bir hayvanın koşa koşa kaka yaptığını görmedim. Martı hayvanlarının kitabında ise böyle bir kural yokmuş, onlar için mobil halde bulunmak insanların suratına 45 derecelik açıyla dışkılamak için engel teşkil etmiyormuş, bunu çok acı bir biçimde öğrendim. İyiki o an elimde yüksek yıkım gücüne sahip bir lav silahı yoktu, aksi halde 20 kişilik sırıtkan bir öğrenci grubunu küle çevirmek ve “başıma” gelen olayın acısını o şerefsiz martıların ağaçlara konuşlandırılmış çocuklarından çıkarmak için beş dakika tereddüt etmezdim. Alçak martılar

Düzeltme: Sadece tek bir martı tarafından vuruldum.

Ayrıca bkz: “Martılardan nefret etmek için 10 sebep

Facebook Yorumları

12 Yorum

  1. Darbeyi Yedikten Sonraki İlk 5 Saniyedeki Yüz Halin ve 5 Saniye Geçtikten Sonraki Hay Senin Taaa Ebe……….. vs.vs.vs ( Tahminen 50 Saniye Sürmüştür Sövmen ) Gibi Kelime Öbekllerini Duymak ve Görmek İsterdim Azizim.

  2. Cihan Aziz

    abi bu güne kadar senın kafana hiç kuş sıçmadımı yada omzuna ne bileyim , ben bile daha ilk okula giderken bu deneyimi yaşamştm :Ç 27yıl hiç sıçmamışlar ha 🙂 tecrübe… 🙂

  3. Umut Benzer

    Geçmiş olsun Caner, metin ol, hiç istifini bozma ve git hemen bir piyango bileti al bir de sayısal oyna. 😀

  4. dezzolu

    Allah’tan düşmanının silahıyla karşılık verme ilkesini benimsemiyorsun.. yoksa 45 derecelik açı falan zor iş şimdi..

Uyarı: Yorumlarda link kullanmayınız. Link içeren yorumlar otomatik olarak spam kabul edilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir