Göksel – Allı Pullu ve Victoria’s Secret çıkmazı


GökselAllı Pullu
[audio:http://www.egonomik.com/mp3/Goksel-Alli_Pullu.mp3]
Göksel’i pek severim. Göksel’in hem şarkılarını hem de kendisini pek severim. Keşke farklı koşullar altında tanışsaydık… Farklı koşullar altında “tanışsaydık“, yani farklı koşullar altında olması şart değildi sadece tanışsaydık da kafiydi.

Zaten hep imkansızın peşinde olmuşumdur, millet Adriana Lima’ya ne bileyim diğer herhangi bir Victoria’s Secret mankenine gönül vermişken ben Hülya Koçyiğit’in gençliğine (altını çiziyorum: gençliğine) sevdalanmış, Göksel’in şehlal bakışlarına, iç gıcıklayıcı oryantal sesine abayı yakmışımdır. Tabi bu iki imkansıza istinaden Adriana ve saz arkadaşlarının “imkanlı” olduklarını söylemiyorum ama ne bileyim onlar pek benim kulvarıma girmiyorlar, ben tercihimi daha çok insanlardan yana kullanıyorum.

Hazır sözü açılmışken birileri şu Victoria’s Secret markasının esasında ne pazarladığına ve gerçekte hangi cinsiyete hitap ettiğine açıklık getirebilir mi? Yani eğer uzaydan gelmiş olsaydım ve bana “bak marka bu ürün bu, şimdi sence bunlar ne satıyor?” diye sorulsaydı cevabım malum “dişi” olurdu. Hani uzaydan gelenler konuşma dilinden çok bilimsel jargonları tercih ederler ya o açıdan “dişi” derdim. Neyse konuyu dağıtmayalım, şimdi bu vatandaşlar özünde kadınlara hitap ediyor olmalarına rağmen markayla daha çok erkeklerin ilgilendiği ortada. Dünya çapında dilden dile dolaşan bir tek ürünleri olmamasına rağmen yoldan geçen herhangi bir er kişiyi çevirsen kullandıkları mankenlerden 3 tanesinin adını tek solukta sayar (evet hani o Eminönü’nde dolaşırken Star TV’nin tuzağına düşüp 3 tane bakan adı sayamayanlar).

O zaman bu heriflerin amacı ne kardeşim? Ben mi yanlış düşünüyorum yoksa ortada ciddi bir ticari hamle hatası mı var? Yani mevzu bir yerde tüpçünün İpragaz markasının önüne geçmesiyle aynı, tek fark kimse eve tüp getiren amcaya “tüpü boşver sen gel bakalım şöyle” demez. Öte yandan bir de Türklerin bir yolunu bulup Victoria’s Secret defilesine ön sıralardan yer kapmaları ve Kanal D muhabirinin kendileriyle röportaj yapma ihtimali var.


– Modelleri nasıl buldunuz efendim?
– Yani Maşallah hepsi ceylan gibi hepsi birbirinden güzel…
– Ürün modellerinden bahsediyorum beyefendi
– Hangi ürün modelleri?!..
– İç çamaşırı defilesindesiniz, iç çamaşırlarından bahsediyorum
– Hııı… Yani evet ne kadar şık, ne kadar güzeller…
– Peki yaklaşık 2 saattir defileyi izliyorsunuz, bize gördükleriniz arasından üç modelin rengini sayabilir misiniz?
– Bronz, pamuk tenli bi de Brezilyalı rengi galiba…
– Ben hala ürün modellerinden bahsediyorum beyefendi… Her neyse, eşinize bu iç çamaşırlarından hangisini hediye etmeyi düşünürdünüz?
– Nasıl yani? Bu kadınların giydiklerinden mi?
– Evet efendim
– Onun ağzına sıçarım…
– … Peki bu çamaşırlardan satın almayı düşünmüyorsanız defilede ne yapıyorsunuz?
– Ne bileyim Adriana Lima var dediler geldik, sen de tuttun abuk subuk sorular sorup duruyorsun…

Facebook Yorumları

1 Yorum

Uyarı: Yorumlarda link kullanmayınız. Link içeren yorumlar otomatik olarak spam kabul edilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir