Uykusuz kalmak


Uykusuz kalmak mala bağlamaktır, bitmek tükenmek bilmeyen şehir içi yolculuklarda. Metrobüsteki tüm kızların kendini kestiğini sanmak, “şindi çıkıp şurda ‘salyangozlara özgürlük!’ diye bağırsam kimse bişey demez ha” diye düşünüp tüm sosyal çekingelerinden arınmaktır.

Evinizde çocuklar, çikolatalar püskevitler. Bizde niye yok diyor!” repliğinin dur durak bilmeden beyinde yankılanması neticesinde Devet Bahçeli’ye yersiz bir sempati duymaktır (the bundan bahsediyor şair).

Uykusuz kalmak yatağına isim takmak, ona yerli yersiz tonlarca manalar yüklemektir. Telefonda web sitesinde ne tür özellikler istediğini anlatan müşteriye fütursuzca “onu çok özledim…” demek ve oluşan sessizlik esnasında bile “yatağımdan bahsediyorum” şeklinde bir açıklama yapmaya derman bulamamaktır.

Zordur uykusuz kalmak… “Çok fazla kola içtim, şimdi biraz da soda içip midemin pehaş seviyesini dengeleyeyim” düşüncesiyle kendine zulmetmektir. “Haha, yok canım!” diyen birine “nassı yok ya, neyi yok?” diye cevap vermek, karşılık alamayınca üstelemek ve bir an kendine gelip ortamda yalnız olduğunu anlayarak feci halde tırsmaktır.

Uykusuz kalmak Elm Sokağı Kabusu’nu hatırlamak, Firedi’ye rağmen uyumayı göze alan angut Amerikan gençlerine sonuna kadar hak vermektir, Picasso’nun çizdiği abuk subuk şekillere sanat eleştirmenlerinin yüklediği insan ötesi derin manaları çözümlemeye çalışmaktan vazgeçmişken…

Doğuda lahmacun, batıda portakallı ördektir uykusuz kalmak, “hey barmen bana bir bira / yanımdaki fıstığa bir tekila / sonunda geldim ben aşka / bu barda geceler bir başka” şarkısını hatırlayıp aynı acılara bir kere daha gark olmak, Tarkan’ın gayliğini isbat eden resimlerinin medyaya sızması üzerine yaptığı “tedavi oluyorum ben, çok pişmanım” açıklamasını “Son bir sigara içelim öyle git gideceksen” şarkısı eşliğinde yad etmektir.

Peki ya ‘pantolonunu çok sevdim / çıkar onu bebeğim / hadi gel bize gidelim’ şarkısı? O da gerçek miydi?” şeklinde aynı garip düşüncelere devam etmek ve bu konuyu bir şekilde çelik kapıların aslında çok da güvenli olmadıklarına bağlamaktır.

Dedim ya mala bağlamaktır uykusuz kalmak, günlerce süren bir katalog tasarımı maratonundan çok şükür kazasız belasız çıkmışken…

Facebook Yorumları

3 Yorum

  1. bizi de mala bağladın Caner, okurken uykum kaçtı, şiirsel yazında ki Canerimsi betimlemelerine aşık oldum. Yazının başında yer alan resimde ki ifadeye bakıp bakıp kendi ruh halimi hatırladım, Uykusuz geçen son 37 saatimi anımsadım, sonra dedim ki “Adam haklı beyler…” sonra benden başka adam olmadığı fark edip “amaan, nolcak, beyin bedaffa!” nidalarıyla BTK’nın sansürlediği 138 kelimeyi içimden saydım… Sonra 22 Ağustos trajikomikliğini hatırlayıp Türkiyede yaşadığımı fark ettim…
     
    Ne diyeyim yani ne diyeceğine diyip diyeceğine, hiç bi şeyine ne ki ? ne kimse kimseyi dinleer, ne bişey anlatabilirsin? ne dinleyen olur, ne bileyim Egonomik’im…

Uyarı: Yorumlarda link kullanmayınız. Link içeren yorumlar otomatik olarak spam kabul edilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir