Şerefsiz ışık hızı


Öğrenmek her zaman iyi bir şey değildir sevgili dostlar, bazı durumlarda cehalet hakikatten mutluluktur. Mesela evinizde oturup kodunuzu yazıyor, ara sıra kalkıp bir bardak çay alıp dinleniyorsunuzdur. O an ne güzel cahil vede mutlusunuzdur çünkü bir web tasarımcı olarak aklınızı ışık hızının göreceliliği gibi hayatınızın hiç bir kademesinde karşınıza çıkmayacak olan kavramlar meşgul etmiyordur, ta ki TV başına geçip Neyşınıl Coğrafik’i açana kadar…

Çocukluğumuzdan beri hepimiz ışık hızı ile ilgili öğretmenlerimizin öğretebildiği kadarıyla çeşitli bilgilere sahibizdir. Biraz daha meraklı olanlarımız Aynştayn’ın konuyla ilgili kelamlarını araştırıp yüzeysel bir “vayanassını” demiştir. Şahsen benim de çocukken yolum, zaman yolculuğuna olan aşırı ilgim vesilesiyle dahi amcamızın kuyuya attığı taşlar ile (bkz: izafiyet teorisi) şöyle bir kesişmişti. Bir kaç sene bilim kurgu temalı rüyalar görmeme sebep olup baya bir kafamı kurcalamış olsa da zamanla (büyüdükçe) taşları yerine oturtmuştum. Yani en azından bugüne kadar öyle olduğunu düşünüyordum.

Saniyede 299.792,458 metre hızla hareket eden ışığın sahip olduğu akıl almaz hız kavramı, meğer bilinen evrendeki diğer tüm varlıkların sahip oldukları/olabilecekleri hız kavramlarından çok farklıymış. Yani Neyşınıl’da ağzım açık izlediğim örnekle anlatmaya çalışacak olursam: 80 KM hızla hareket eden bir araçta giderken, sizinle aynı istikamete doğru saatte 100 KM hızla hareket eden bir diğer aracın hızı size göre saatte 20 KM’dir. Aynı şekilde size doğru saatte 80 KM hızla gelen bir aracın hızı size göre saatte 160 KM’dir. Fakat bu şerefsiz ışığın öyle bir hız anlayışı varmış ki akıllara zarar, buna göre sizin saatte kaç KM hızla hareket ettiğinizin bir önemi yok, her durumda ışığın hızı size göre saatte 300.000 KM oluyormuş.

İşte bu anlatımın aklımda canlandırdığı tablo (yanlışım varsa düzeltin lütfen):

Yani ben durakta Kadıköy otobüsünün gelmesini bekleyen şu eleman olsam, x noktasından y noktasına hareket etmekte olan ışık, önümdeki yoldan arabayla Bağdat caddesine doğru saatte 100 KM hızla (ve apaçi müziği eşliğinde) topuklayan şu zengin züppelerine de bana da ve hatta yerdeki böceğe de aynı muameleyi yapacak öyle mi? Buyur işte, işin yoksa al başına belayı.

Otobüs bekleyen elemana göre ışık hızı sabitken; arabaya göre “ışık hızı – arabanın hızı“, böceğe göre “ışık hızı – böceğin hızı” olması gerekmiyor mu? Yani ben gün gelip ışık hızında hareket edecek olsam ışığı dururken değil yine saatte 300.000 KM hızla hareket ediyor olarak algılayacağım öyle mi? Burda işler karışıyor işte, kavramlar da karışıyor olabilir bilmiyorum ama; eğer ışıktan daha hızlı hareket ettiğimde ışığın hızı bana göre yine sabit kalacaksa, bulunduğum andan önceki anlarda cisimlerden yansıyan ışıkları yakalayıp onları “geçmişten gelen görüntüler” olarak izleyebilmem pek mümkün görünmüyor çünkü ben hangi hızda gidersem gideyim ışık yine bana göre saatte 300.000 KM hızla hareket ediyor, bu durumda Stephan Hawking amcanın teorisini çürütmüş oluyorum. E bunu sesli olarak söylemem alay konusu olmama sebep olacağına göre demekki ışığı gene aynı hızda algılayacağım ancak ben ondan daha hızlı hareket ettiğim için önüne geçmem ve yakalamam mümkün olacak…

Yok baba yok kafam basmıyor işte, Allah rızası için birileri çıksın da plastik fasülyelerle, ne bileyim sayma çubuklarıyla falan örnek verip izah etsin yoksa kafayı yiyeceğim.

Facebook Yorumları

17 Yorum

  1. Kamuran

    Caner bi git ya sabah sabah beynimi allak bullak ettin. Sana bundan sonra neyşınıl coğrafik izlemeyi yasaklıyorum bu ne ya 🙂

  2. O şöyle oluyor sanırsam: 100 km/h , 250 km/h , 500 km/h fark etmez. Burada önemli olan, saniyede 300000 metre yol alan bir hız için, bağıl hız algılanamayacak derecede oluyor. Yani şöyle diyebiliriz: ” 300000 m/s’nin yanında 100 km/h’in lafı mı olur canım :)” 

  3. Bu bence şu mantıkla söylenmiş olabilir. 300.000 km hızla giden bir ışık için 80 km hız ile giden arabanında 1 km hızla giden insanın da bir önemi yoktur. Ha tabiki sende ışık hızına çıkarsan o zaman farklı bir belgesel çekerler =)

  4. Bu sistemin kafanı karıştırması gayet doğal çünkü biz her şeyi indirgenmiş klasik mekanikle ifadeediyoruz günlük hayatta. Işıksa kuantum mekaniğine yani daha geniş bir sisteme göre hareket eder. (kuantum mekaniği ve klasik mekaniği kümeler olarak ele alırsan klasik mk. kuantumun alt kümesi diyebiliriz 🙂 )
    Kuntum mekaniksel harekette de hiç bir cisim ışık hızını geçemez şeklinde ispatlanmış bir ifade vardır. Dolayısıyla ışıktan hızlı gitme işi otomatikman yalan oluyor 🙂
     
    Ama yine de matematiksel olarak ispatlanmış bir olay olan tünelleme ile zamanda yolculuk, duvardan geçme vs. gibi olaylar kağıt üstünde mümükün oluyor.
    Işığın hareket mantığını ve izafiyet teorisini daha somut şekilde anlamak istersen ikizler paradoksunu incleyebilirsin. buraya yazmaya kalksam inan iş iyice karışacak çünkü çok geniş bir konu 🙂 ama şunu söyleyebilirim formüllere eklenen gama çarpanı ışık hızını hiç bir zaman geçmeyeceğini garanti ediyor matematiksel olarak.
    Bir de şöyle bir durum var bunların hepsi teori yani ipatlanmamış daha 😀

  5. Bende o dediğin “Neyşınıl Coğrafik” kanalında öyle birşeyler izlemiştim lakin şu şekilde 2 örnekleme vardı..

    izafiyet teorisine göre ışık hızıyla hareket edebilen bir araç olsaydı.

    ve bu arada bir insan binebilseydi ve uzay boşluğunda 20 yıl boyunca seyahat etseydi 20 yıl sonraya dünyaya döndüğünde dünyadaki yaşıtlarının 20 sene daha ilerde olduğunu görecekti yani eğerki o kişi 20 yaşında uzaya gitseydi ve 40 yaşında geri dönseydi 20 yaşındaki sevgilisi ozaman 60 yaşında yaşında olacaktı. ne bileyim böle bişeydi işte.  

    birde şöyle birşey vardı bu ne teorisi hatırlamıyorum. Işık yılı denilen olay vardı. Örneğin 20 ışık yılı uzaklıktaki bir gezegene 2011 yılında bakarsak o gezeginin 1991 yılındaki halini görürmüşüz. Yani şöyle başka bir örnek verdiler Eğerki 2011 yılında Bizden 558 ışık yılı uzakltıktaki bir gezegende hayat olsaydı. Ve o gezengen çok büyük bir teleskopları olup yönünü dünyaya ve istanbulun merkezine çevirselerdi İstanbul’un 1453 yılını görürlerdi ve istanbulun fethini ve fatih sultan mehmeti görmeleri olasıydı… eahh çok karışık harbiden.. bunların hepsini “Neyşınıl Coğrafik” izledim yemin ederim :D:D
     

  6. kadir

    Bir ara benimde kafam karışır gibi oldu sonradan toparladım 😀 Neyşınıl cografikten sanane kardeş sen kodunu yaz bırak bunlar boş işler ekmeğini kazan sen 😀

  7. kadir

    Caner kardeş aklıma takıldı bu ışık denen nalet yaz mevsiminde ve kış mevsiminde aynı hızdamı ilerliyomuş 😀 Mesela sıcaktan heryerimizden ter aktığı şu günlerde çok hızlı olması lazım diye düşünüyorum 😀 

  8. Caner
    Yazar

    Valla sıcaklıkla ilgili herhangi bir olayı var mı bilmiyorum ama ortamın yoğunluğuna göre farklı hızda hareket ettiğini biliyorum 🙂

  9. Mustafa

    Caner durup dururken insanların kafasını ne diye karıştırıyorsun ki. Bilim adamı olmadığına göre boşver. Yok ben daha kafa yoracam diyorsan. Sayfanın sağına gel benim yerime sana Cüneyt abimiz cevap verecek. 😀

  10. O.o Caner, sen en son ne zaman uyudun? Yok yane ben de Neyşınılı izliyorum da bu kadar grafiksel bazda psişik düşüncelerim olmamıştı hiç. Acaba ben mi uykusuz kaldım :/

    (Ayrıca o çizdiğin böcük dışında her şeye benziyor. Örn: Bukalemun, Kaplumbağa, Kertenkele hatta bir yengeç bile olabilir ama böcük olamaz O.o

  11. Muhammet

    Konuyu hortlatayım ya, burada fizik konusu var. 
    Ben fizik okuyorum, mezun olunca sana detaylıca açıklarım. 🙂 (Aşağıda yazdıklarımdan sonra bütün fizikçiler bana laf atacaklar, nasıl fizik okuyorsun diye. :D)

    * Işık için zaman kavramı, bizim zaman kavramızdan tamamiyle farklı. Şöyle ki; Eğer sen ışık hızında hareket edebiliyor olsaydın, senin için 1 saniye demek bir ömür demekti. Bu hızdayken senin kütlen sonsuza yaklaşacak ve enerjiye dönüşecektin. Bu enerji sayesinde önüne ne çıkarsa çıksın senin için hiçbir anlam ifade etmeyecekti. Deler geçerdin. Madde – Enerji kıyaslaması yani. Bu yukardaki apaçi müzik çalan araba madde ise, ışık bir enerji. Mesela B. Ersoy da divadır, Bèyonce de. Yani ikisi de (hızlı) divadır. Bu durumda sen Beyonce`nin yanında B.Ersoydan bahseder misin? 😀

    Neyse saçmalamaya başladım susayım. 😀 Yoksa yazılanlardan daha beter rezil olucam.

  12. Ahmet Oğuz YILDIRIM

    Arkadaşlar benim bir teorim var açıklıyım ışıktan hızlı bişi buldum;

    E=m’1./82.L.2.3.1=Işık hızından Büyük Bir enerji olan Sinirsel Taşınım Enerjisi

    BUNU BEN BULDUM YEMİN EDERİM

    İQ UM :165

Uyarı: Yorumlarda link kullanmayınız. Link içeren yorumlar otomatik olarak spam kabul edilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir