Bekar hayatı yaşamak
Yazar: Caner | 4 Şubat 2012 Cumartesi 23:45
Mutfakta iki tane domatesi doğramaya ve tüketmeye yetecek temiz tabak çanak bulamazsınız. Bulaşık yıkamaktan ölümüne kaçarsınız, hiçbir şey yapmadan öylece oturmak, sadece oksijen alıp karbondioksit vermek bile her daim daha cazip gelir. Çözümü plastik kap-kaçaklarda bulursunuz. Plastik tabakta, plastik çatal yardımıyla gıda ettiğiniz besinlerin üzerine plastik bardağınızdaki kolanızdan bir yudum alırken aklınızdan hep şu cümle geçer “Ne akıllı adamım lan, o kadar yiyip içecem tek bir bulaşık bile yıkamayacam ama yarın yine temiz kap-kaçağım olacak. Eheh…“.
Çamaşır konusuna girmiyorum bile. Bekar hayatı yaşıyor olup da muntazaman çamaşır yıkayan birinin varlığına inanmak bile istemezsiniz. Bu durumun bazı artıları da olur tabi, mesela saatlerce “bugün ne giysem?” diye düşünmek zorunda kalmazsınız. Çünkü zaten hem erkeksinizdir hem de çoğunlukla en fazla 2 tane temiz giysiniz kalmıştır, alelade birini seçer ve giyersiniz.
Patates kızartması, ton balığı konservesi, doğala özdeş salam-sucuk aromalı ürünler ve mübarek hayvan tavuktan elde edilen bilimum gıdalar başlıca besin kaynaklarınızdır. “Dolma” kelimesini duyduğunuzda çok eski bir ahbabınızdan bahsedilmiş gibi hissedersiniz ve kalbiniz hızla çarpmaya başlar. “Onu gördüğümde sımsıkı sarılacak ve bir daha asla bırakmayacağım” türü düşüncelere kapılırsınız. Geçmişte ara ara tüketmekten zevk duyduğunuz fest futlardan ölümüne tiksinir, tabelasında “meşhur ev yemekleri” yazan mekanların %90 yalancı olduğunu öğrenir, “ev mantısı” tabirini gördüğünüz yerden koşarak uzaklaşırsınız.
Evinizi temizlersiniz. Yani koltuğun üzerindeki elbiselerinizi kaldırır dolaba koyarsınız, masadaki kıvır zıvırı toplar çöpe atarsınız “oh mis” deyip arkanıza yaslanırsınız. Sonra anneniz, kızkardeşiniz veya herhangi bir hanım tanıdığınız gelir ve evi gerçekten temizler. Ortaya çıkan sonucu görünce şaşırıp “Bi dakka ya ben yaptığımda zaten temiz olmuştu… E o zaman şimdi ne oldu?!” der, bu vesileyle olaylara bakışınızı sorgular ve genellikle düz, yüzeysel bir adam olduğunuz kanaatine varırsınız. Ardından mutfak tezgahından bir soda kapıp, televizyonun karşısına geçip ayaklarınızı uzatarak içmeye başlarsınız.
Perdelerinizin modeli, kesimi, dökümü şöyle dursun, hasbelkader biri renklerini sorsa cevap veremezsiniz. Onlar sizin için sadece camlarınızı örten, mahremiyetinizi koruyan kumaşlardır. Görselliklerinden çok işlevleriyle ilgilenirsiniz ve gerisi de zerre umrunuzda değildir. Aynı şey halılarınız, nevresimleriniz ve ıdınızın dıdısı için de geçerlidir. Tüm bunlar sadece çeşitli ihtiyaçlarınızı en yalın halleriyle karşılamak üzere orada bulunan nesnelerdir.
Akşam yorgun argın eve geldiğinizde hiç kimse sizden herhangi bir konuyla ilgili hesap sormaz. Gelirken marketten bilmem neyi almayı unutmuş olmanız zerre problem değildir, o şey eğer sigara veya kola gibi temel tüketim malzemeleri arasında yer alıyorsa zaten gecenin üçünde bile 200 metre ötedeki benzinlikten temin edebileceğinizi bilir, koltuğunuza huzurla kurulursunuz.
Özetle: Yedek eyir vik oda spreyiniz bulunduğu sürece bekar hayatı yaşamak candır, gerisi koy fötrüne rahvan gitsindir.
Benzer Yazılar
-
Hindistan’da yaşamak
Gerçi adamlar ne yapsın dünya nüfusunun nerdeyse yarısı Hintli, tren mi yetişir ray mı yetişir. Aslında belki de hükümetin böyle devamı»
-
Müzikseverin başına gelebilecek en kötü olay
Aklınızda sadece melodisinin bir kısmı kalan, ne sözlerine ne de söyleyenine ait hiç bir detayı net olarak hatırlamadığınız “o şarkıyı” devamı»
-
Hamurlaşmış un, balık suyu ve tepsi
Elinde market poşetiyle mutfağa girdi. Tezgaha baktı, iç geçirdi. Poşeti usulca yere bırakırken bir şey unutmuş gibi arkasına baktı, önüne devamı»
-
Mantar tabancası
Böyle bir şeyi nasıl unutabilirim ki? Unutmuşum. Çocukluğumu unutmaya başladım, cam bilyelerimi, “haftayım” tabirini, kızlarla ilk iletişim kurma yöntemlerimizden olan devamı»
-
Genç baraja işedi baraj boşaltıldı
Adama bak ya, sen tut 30 milyon litrelik koca baraja işe boşalttır. Olacak iş mi? Gerçi üstü açık koca baraj devamı»































Sülo
5 Şubat 2012 [00:17]
Hacı sen stand-up yapsan ilk izlemeye geleceklerden biriyim bilgin olsun
Hakan
5 Şubat 2012 [00:59]
Gerçekten bekar hayatını mı seviyorsun yoksa bi çeşit pilava kaşık saplama yöntemi mi bu yazı tam çözemedim.
Bence de iyi yapmışsın … Adını duymak bile korkunç
Ama gülerek okuduğumu ve yazılarını okumaktan keyif aldığımı biliyorum.
Bu arada ütü olayına girmemişsin bile
Son olarak spam engellemek için geliştirdiğin boşluk doldurma yöntemini sevdim, geliştirirsin inş
Caner
5 Şubat 2012 [01:08]
Ne bekar hayatını severim ne de pilava kaşık saplamaktır derdim /
Olanı anlatır biçare dervişim, hoşuna giden varsa buyursun gelsin
Oldu mu ki?
bektas
5 Şubat 2012 [01:10]
evli olmanın da avantajları çok hocam
o ayrı sadece zamanı geldiğinde birini bulmak gerekir …
hele sevdiğin ve seni seven biri ise perdeyi de seçersin markete de uğrarsın,
bekar bekar nereye kadar , ama yalnız yaşamak süper bişey , müthiş özgür bir insan oluyosun
Caner
5 Şubat 2012 [04:10]
Benim zamanım gelmemiş demek henüz Bektaş
kadir
5 Şubat 2012 [21:35]
Caner ne plastik çatal, pıçağı
Ekmeği alıp tencereye daldıracan, müsrüflük o kolayıda kafaya dikecen nasıl olsa senden başka içen yok 
Bu arada ütü konusu basit üstüne bişeyi giydikten sonra orasını burasını çekiştir iyice bide elinle sıvazşa düzgün oluyo ütü gereksiz, doğalgaz yoksa yemek için alabilirsin ama
asie
6 Şubat 2012 [01:04]
iç sesin biraz isyan etmişte onu bastırmaya çalışmış olmamış belgesi olsun kabilinden bu yazı mı çıkmış bişey olmuş ? haa diyeceksin ne demiş ki iç sesim ben yalnızım ben yalnızım yalnızımmm hı?