Bugün tüm dünyaya uçak satıyor olabilirdik

2012 yılında kendi otomobilini üretmekten aciz memleketimin teey geçen yüzyılın başlarında uçak fabrikasına sahip olduğunu, birfiil uçak ürettiğini ve hatta ürettiği uçakları yurt dışına satmaya başladığını bilmeyenler var. Canları sağolsun. Onların feysbukta daha fazla vakit geçirip; beyin, ahlak, hoşgörü, merak, inanç, saygı, milli duygular gibi tüm kavramlardan arınmak ve bu vesileyle hiçbir şeyi dert etmeyen nesiller yetiştirmek gibi bir misyonları var. Bin yıllardır gördük ki her şeyi merak edip sorgulayan basiretli insanlarla bu devran dönmüyor, belki dünya barışı denen ütopya onların yetiştirecekleri çocuklar sayesinde gerçek olur.

Tüm bu laf sokmaların konuyla ne alakası var diye soracak olursanız hemen izah edeyim efenim: Memlekette henüz adam akıllı bir ekonomi bile yokken ileri görüşlü bazı insanlar çıkmış ve “İstikbal Göklerdedir” sözünü de arkalarına alarak uçak üretmeye başlamışlar. Bunu devlet kademesinde resmi kisveyle yapanlar olduğu gibi farklı zamanlarda tamamen şahsi kaynaklarını kullanarak yapmaya çalışanlar da olmuş. Şöyle düşünün, günümüzde Başbakan memleketin girişimcilerine “Otomobil üretin, biz de destek olalım” deyince, hemen hepimizin evlerine gerek beyaz eşya gerekse başka teknolojik cihazlarla girmeyi başarmış olan, bir günlük televizyon reklamı harcamaları sokaktaki girişimcinin bütün sermayesinden daha büyük olan firmalar “Hadi canım kolay bir iş mi o?” diyorlar. Adamlar ise daha Cumhuriyetin ilk yıllarında uçak fabrikası kurmuşlar, hem de birden fazla.

Zamanla birileri bu durumdan rahatsız olmaya başlamış zaar, gavuru olsun ecnebisi olsun resmi ve gayri resmi ziyaretlerle bu uçak fabrikalarını incelemişler. Evlerine döndükten sonra da “Ya hacılar siz bu uçak işleriyle falan çok uğraşmayın, zaten adam gibi bir sanayi altyapınız yok elinize yüzünüze bulaştırırsınız. Gelin siz bu işten vazgeçin biz de size kendi kullanmadığımız külüstür uçakları verelim” demişler.

ABD’nin 50’li yıllarda Türkiye’yi anlatmak için hazırladığı bir video. Kimileri için modernlik ve çağdaşlık adına Türkiye’yi özellikle ABD’nin ağzından bu şekilde duymak gurur verici, bana göre ise yüzyıllarca dünyaya kök söktürmüş bir medeniyetin torunlarından “yeni yeni emeklemeye başlayan küçük çocuk” edasıyla küçümseyerek bahsettiği için rahatsız edici. Konuyu dağıtmayalım, videoyu özellikle 3:10’dan itibaren daha dikkatli izlemenizi rica ediyorum.

Şu anda düşününce akıl dışı gibi görünen bu teklif o dönem bizim baştakilere pek mantıklı gelmiş olacak ki tereddütsüz kabul etmişler. Aralarından “S*ktir et zaten uçak üretip ne yapacaz uzaya mı çıkacaz sanki” diyenler olmuş mudur bilmiyorum ama (tarihimizde “asmayalım da besleyelim mi?” diyenler olduğuna göre bu da pek tabi olabilir) şu veya bu şekilde bütün fabrikaları kapatıp, bütün şahsi girişimlerin de önüne taş koymak için beş dakika beklememişler. İşlerini bitirdikten sonra teklifin sahibi dış mihraklarla kol kola girip memleketi teknolojik açıdan en az 60 yıl geride bırakmanın tarifsiz sevinciyle halaya durmuşlar mıdır bilmiyorum.

İşte sabahtan akşama kadar feysbukta dolaşmaktan başka bir işe yaramayan insanlar çocuk yetiştirdiklerinde ve o çocuklar bir vesile devlet kademelerinde çeşitli mevkilere geldiklerinde bunlar oluyor, ondandır laf sokmalarım. O kadar özendim bezendim Türk Havacılık ve Uzay Sanayiini yükseltmek sizin elinizde diye yazı yazdım bir taneniz iplemediniz anasını satayım, onu geçtim tek bir kişi bile çıkıp “bu uçakları biz mi yapmışız?” diye sormadı. Oysa o yazının başlığı “feysbukta profilinize kimlerin baktığını görün” olsaydı adım gibi eminim bugün sitenin en popüler yazısı o olurdu.

Meraklısına:
Bir başarı öyküsünün hüzne dönüşü: Cumhuriyet’in uçak sanayisi
İlk Türk uçak fabrikası neden kapandı?
Türkiye’nin İlk Uçak Fabrikası
Türkiye Cumhuriyeti tarihine vurulan en keskin neşter
Uçak Sanayisinde Nasıl Aldatıldık?
Kayseri uçak fabrikasını kim kapattı?

Facebook Yorumları

10 Yorum

  1. Esat Tanören

    Ya Caner Facebook lafların bana çok koydu, bari bu yazın boş kalmasın diye yazdım, yoksa bize ne uçak yapmaktan be abi. 🙂 Yok hani belki haklı olabilirdin, bugün en azından belki kendi uçağımızı üretiyor olabilirdik ama aynı teknolojik gelişmeyi göstermiş olabilirmiydik bilmiyorum. Aranızda hiç patent işi ile uğraşan oldumu, yani sıfırdan bir şey geliştirdiniz ve buna canım ülkemde faydalı model patenti almak istiyorsunuz, sanırım dünyanın en zor işlerinden birisi hele kobi falan olarak bunu üretmek için üniversiteden destek almak, daha doğrusu maddi yardım için üniden onay almak, zor diye biliyorum. Amarigada bu işler nasıl, hep filmlerde gördüğümüz gibiyse adamlarda patent olayı sebil, üret diyor, üret, bok üret ama üret göreyim. İşte bizde senin bahsettiğin yıllardır beridir mi yoksa daha evvelden beridirmi kanımızda olan, ya gerenk yok bırak bu işleri hacı mantığı nedeni ile bu uçaklar yapılamamış, fabrika kapanmış. Bugün ne yapabiliriz? O gün belki mümkündü ama bugün bence daha zor, ya tüm ipleri koparıp sallamıyom lan hiçbirinizi ahanda kopyaladım uçağını diyeceksiniz ya da mecburen verdikleri ile mutlu olacaksınız, ya da birileri ile antlaşmalar yapıp gazetelere %100 yerli diye oy avcılığı beyanları vereceksiniz, maalesef durum budur.

  2. topuktopuk

    HELAL OLSUN!
    Sunay AKIN ın ay hırsızı ki tabını tavsiye ederim.O da bu konuyu işliyor.Okumayan pişman.Reklam amacında değilim. Ama gerçekleri anlatan süper bi kitap okuyun. Fikriniz olsun.

  3. Exodrum

    Vecihi Hürkuş ismini bi araştırsın herkes. O Şener Şen ‘in canlandırdığı, “Pilot Vecihi” karakterinin nereden esinlenildiğini görün.

  4. Hasan

    Caner, yazılarını arada bir fırsat buldukça inceliyorum. Çok özgür ve geniş yelpazeli konu başlıkların sayende vaktim olduğunda en az 10 dakika sitene takılıyorum. Bakayım bu neler yazmış diye. Bugünde yine bir göz atayım dedim ve yine çok hoşuma giden yazıların vardı. Ellerine sağlık.

    Bu yazına gelince, yalnızca uçak için değil diğer sektörlerde de girişimcilerin önüne taş koyan, Türk mühendislerini tırpanlayıp, önünü kesen bizim ödlek idarecilerimiz olmuş zamanında. Devrim arabaları filmi en somut örneği. Bu tür makaleleri okuduğumda içimde bir burukluk hissediyorum, bizim el kadar toprağa ve insana sahip bir çok avrupa ülkesinden kat kat üstün meziyetlerimiz, tarihimiz, insanımız, aklımız, kültürümüz varken, aydınlığa gitmek yerine karanlığa çekmeyi daima başarmışlar. Allah büyüktür elbet, bir gün gelip bizimde asil, soylui aklı hüri vicdanı hür insanlarımız neler oluyor arkadaş burada diye sesini yükseltme cesaretinde bulunurlar.

    sağlıkla kal ….

Uyarı: Yorumlarda link kullanmayınız. Link içeren yorumlar otomatik olarak spam kabul edilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir