Film önerisi: John Carter: İki Dünya Arasında (2012)


Profesyonel bir sinema izleyicisiyim. O kadar çok film izledim ve öyle büyük bir doyuma ulaştım ki artık tam anlamıyla süper olmadığı sürece kolay kolay hiçbir filmden etkilenemiyorum. Farkında olmadan senaryo matematiğini mi çözdüm ne yaptıysam çoğu filmde daha ilk çeyrekte bütün gidişatı ve sonu tahmin edebiliyorum. Yani şu dünyadaki en büyük tutkusundan keyif alamamakla lanetlenmiş biriyim, düşman başına zor bir durum.

Dün akşam yine umutsuzca film siteleri arasında dolaşıp, yemek esnasında bana 20 dakikalığına da olsa eşlik edebilecek “hareketli resimler” ararken John Carter ile karşılaştım. Bizim Türk siteleri filmi o kadar dandik anlatmışlar ki özellikle film izlemek için hazırlanmış olsanız bu filmin yüzüne bile bakmak istemezsiniz. Yine de ortalamanın üstündeki IMDB puanı ilgimi çekti ve şöylecenek bir bakmak istedim.

Sonuç olarak uzun zamandır izlemediğim kadar keyifli bir filmle karşılaştım. Özellikle beklentilerim düşük olduğu için mi bilmiyorum bir solukta izledim. Adamlar sanki başarısı kanıtlanmış filmlerin en güzel kısımlarını almışlar, hemen herkesin seveceği türden, ortaya karışık bir film yapmışlar. Filmi izlerken; Avatar, Star Wars, Cowboys & Aliens, Prince of Persia, Marvel filmleri ve hatta Kurtlarla Dans’ı bile hatırlamanız mümkün.

Beni rahatsız eden tek tarafı rock yıldızı gibi görünen esas oğlanın (Taylor Kitsch) birazcık Johnny Depp’e benziyor olmasıydı. Çünkü sürekli Johnny amcaya ait o jestleri, mimikleri görmek istiyorsunuz fakat bu açıdan bir türlü tatmin olamıyorsunuz. Görsel efektlerin de biraz sallapati olması haricinde başka herhangi bir noktaya takılmadım.

Keyifli bir hafta sonu için sizlere John Carter’ı gönül rahatlığıyla önerebilirim. Mısır, cips ve kola eşliğine izlenebilecek gayet eğlenceli bir film. Sizlerin de gerçekten güzel olduğuna inandığınız filmler varsa (mümkünse Cannes’da falan ödül almamış) her türlü öneriye açık olduğumu bilmenizi isterim.

Facebook Yorumları

16 Yorum

  1. il.ya

    Güzel film, yanlız bazı yerleri eccük abartılı olmuş 🙂

    Film önerisi; Patlak sokaklar Gerzomat,
    Konusuysa, kısaca amerikan polisiye filmlerini tiye almışlar (bana sorarsanız başarmışlarda) 😀

  2. il.ya

    Zevkler ve renkler meselesi 🙂
    Ben en çokda, o çok ciddi amerikan filmleriyle alay etmelerine gülmüştüm 😀
    Filmde 20. dakikadan sonra başlıyor desem yeridir 😉

  3. Fatih

    komedi filmlerinden birazcıkta haz edersen bu kategori içerisinde biraz farklı türden bir film öneririm.
    Felekten Bir Gece – The Hangover
    ayrıca bunun ikinci filmi de çekildi…

    iyi seyirler…

  4. ahmettatar

    Caner sana tavsiye edebileceğim onlarca film var ama hepsini muhakkak izlemişsindir sen.. Yeni diyebileceğimiz filmlerden tavsiye edecek olursam ki bunu da izlemiş olman muhtemel ama Safe House filmi Ryan Reynolds (Yeşil Fener, Teklif, Blade filmlerinden hatırladığımız aktör) ve usta aktör Denzel Washington’un başrolleri paylaştığı filmi tavsiye edebilirim.. Paycheck filmi de fena sayılmaz güzel vakit geçirmeni sağlayabilir ama aklımdan uzun süre çıkmayan bir film var ki sen muhtemelen onu da izlemişsindir Hint filmlerini seversin sen Agent Vinod çok başarılı sürükleyici bir film bazı sahnelerde kopukluklar olsa da çok lezzetli bir film olmuş bence.. Ra One filminide tavsiye edeceğim ama sen onu da kesin izlemişsindir..

  5. Caner
    Yazar

    Bak Safe House’u hatırlattığın süper oldu Ahmet, Denzel babanın bu filmini merakla bekliyordum. Baktım DVD si çıkmış en kısa sürede izleyeceğim 🙂

    Hint, Avrupa ve Uzak Doğu filmleriyle pek aram yok aslında. Yine de tavsiyeler için teşekkürler.

  6. ahmettatar

    Mesela ne tür filmlerden daha fazla keyif alıyorsun Caner ?? Savaş sahneleri mi, aksiyon mu, dramatik sahneler mi, bilimkurgu teması mı seni en çok hangisi etkiliyor?? Duygusal filmlerden mi hoşlanıyorsun yoksa hareketli filmlerden mi..?? Mesela Esaretin Bedeli, Koku, Zor Ölüm, Kartal Göz filmleri var hangisini seçerdin??

  7. Caner
    Yazar

    Hepsini izledim Ahmet, bir tek Koku’yu tercih etmezdim. Valla bana herhangi bir festivalden ödül almadığı sürece her film gider, yeter ki kaliteli olsun. Bir tek festival filmlerine tahammül edemiyorum.

  8. ahmettatar

    Caner içlerinden bir tanesini izlememiş olma ihtimalin var muhakkak başlıyorum : 1- SINIRLARIN ÖTESİNDE – BEYOND BORDERS (Angelina Jolie – Clive Owen) 2- KADIN AKLI ERKEK AKLI – THE UGLY TRUTH (Gerard Butler – Katherine Heigl) 3- HANNA (Eric Bana – Cate Blanchett) 4-ORTADAKİ ADAM – MIDDLE MEN (Luke Wilson ve acayip hatunlar) 5- BÜYÜK TAKİP – SO CLOSE (Shu Qi – Zhao Wei – Karen Mok) 6- KUNGFU SOKAĞI- KUNGFU HUSTLE (Stephen Chow) 7- ADALET PEŞİNDE (Gerard Butler – Low Abiding Citizen) 8- ADA – THE ISLAND (Ewan Mcgregor- Scarlett Johanson) 9- İPEK YOLU ÇOCUKLARI – THE CHILDREN OF HUANGSHI (Jonathan Rhys Meyers – Chow Yun Fat – Michelle Yeoh )

  9. ahmettatar

    Caner önyargılı olma yemin ederim her hint filmi böyle güzel olsa amerikan sinemasına çizgi çekerim.. Taken 96 saat kadar var nerdeyse ya muhakkak izlemelisin.. Bu filmin başrolünde Shahrukh Khan adlı adam inanılmaz filmleri var Ra one diye film demiştim ya onda da bu adam oynuyor sonra benim adım Khan diye filmi var o da inanılmaz toplamda 70 civarı film adamın oynadığı çok yetenekli adam birde çok sempatik.. Hem sen sevdirmedinmi Caner bize hint filmlerini Endirhan dedin Slumdog Millionare dedin Daler Mehndi dedin bizim gözler Bollywooda çevrildi ya senin yüzünden şimdi niye böyle yapıyosun..:)

Uyarı: Yorumlarda link kullanmayınız. Link içeren yorumlar otomatik olarak spam kabul edilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir