İstanbul’da geçen süper bir film: Taken 2

Anlaşılan o ki “Yabancı filmde Türk dediler lan!” olayını bundan sonra daha sık yaşayacağız. Kültür Bakanlığımız yabancı film yapımcılarına “Gelin filmlerinizi bizim buralarda çekin biz de size bir çok konuda kolaylık sağlayalım” demek gibi süper bir girişimde bulunmuş.

Bu teklifi cazip bulan James Bond ve Ghost Rider 2’den sonra öğrendim ki Taken 2‘de güzel memleketimde çekilme şerefine nail olan filmler kervanına katılmış. Henüz izlemeden “süper” diyorum çünkü fragmanda “Welcome to İstanbul. Woow look at this, it’s beautiifuuul” diyorlar. Hem yabancı film hem de Türkiyeyi övücü şeyler söylüyorlar lan daha ne olsun.

Kompleksli Türk şakası bir yana ilk film gerçekten çok güzeldi, ikincisi de fena değilmiş gibi duruyor. İnşallah Ghost Rider 2’deki gibi büyük bir hayal kırıklığı yaşatmaz. O çok kötüydü, tam bir fragman filmiymiş. Keşke Pazar akşamımı onunla değilde ne bileyim Peru usulü domates yetiştirme teknikleri gibi bir belgeselle heba etseydim.

Facebook Yorumları

13 Yorum

  1. Bir dost

    Caner şundan artık kesinlikle emin oldum ki sen normal değilsin.
    “Peru usulü domates yetiştirme teknikleri” nedir ya? 😀

  2. ahmettatar

    Caner ilk film neydi ya öyle Amanda vardı ya ben en çok ona acımıştım bir de olayların Fransa da gerçekleşmesi Fransız güvenlik güçlerinin o çeteye göz yumuyor olması Fransız düşmanı kesilmiştim ilk seyrettiğim de.. Liam Neeson her zaman ki gibi muhteşem bir performans sergilemiş anlaşılan.. Ne zaman vizyona giriyor Türkiye’de biliyormusun Caner..??

  3. ketalar

    conan the barbarian dada hırsızlar şehri olarak İstanbul u gösteriyordu,bende o an lan dedim ayasofya dedim 

  4. ahmettatar

    Caner o değil de Expandables 2 de çıkmış ya hacı gördünmü tralieri Arnold da, Bruce willis te aksiyona dahil olmuşlar bu defa üstüne Chuck norris ile Van Damme da katılmış oyunculara.. Şükür ya yakında aksiyona doyarız artık..

  5. erkan

    bu tür filmlerden hoşlananlar olabilir ama benim için fazla bi değeri yok bu tür filmlerin. insanlar her konuda her sekilde film yapabilir ama nedense ben bu tarz filmleri sevmiyorum. bi kere işin içine bi şeyleri veya bi yerleri tanıtmak girince benim için o filmin değeri kalmaz. ayrıca amerikalıların klasik huyu ne zaman filmin kahramanları başka bi ülkeye onların dillerini konusmayan insanların olduğu yere gitse yabancı korkusu teması işin içine girer. filmi izlemeden konuşuyorum ama az çok tahmin ediyorum, bu tür filmlerden çok var hatırladığım kadarıyla. oyuncular değişiyor senaryo biraz değisiyor 2-3 patlama çatlama sonra sür piyasaya 

  6. Muhammet

    Yeni izledim ve İstanbul’u kötülediğini düşünüyorum. Nerede b*ktan mahalle varsa onlar gösterilmiş. Berbat kısacası. 

Uyarı: Yorumlarda link kullanmayınız. Link içeren yorumlar otomatik olarak spam kabul edilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir