Bergama Polisi ben görmeyeli çok değişmiş


Lise 3. sınıftaydım. Yarıyıl tatiline girmiştik. Dört arkadaş elimizde karneler, üzerimizde okul kıyafetleriyle tüm liselilerin yaptığı gibi amaçsızca sürtmek üzere çarşıya gidiyorduk. Tam Bergama İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün önünden geçiyorduk ki (fotoğrafta soldaki tarihi bina) kapıdaki bir polis bizi yanına çağırdı. “Gençler karneleri görelim” dedi, şaşırdık, birbirimize baktık sonra birbirinden beter, döküntü karnelerimizi uzattık. Hepsini tek tek inceledi, en son “Ohoo bu karneler ne böyle ya? Üç zayıf, dört zayıf, beş zayıf… Resmen suç işlemişsiniz siz. Gelin bakalım şöyle içeri” dedi. Neye uğradığımızı şaşırdık, inceden inceden tırstık ama eli mahkum içeri girdik.

Bekleme salonu gibi bir yere geçtik, bu sırada bizi içeri alan memur “Şunlara bakar mısın ya” diye bizim karneleri masada oturan diğer memura uzattı. Adam karneleri aldı, “cık cık cık, vay vay vay” diye diye inceledi. Sonra bize dönüp “Siz bu karnelerle suç işlemişsiniz yahu, nüfus cüzdanlarınızı çıkarın kaydınızı alacağız” dedi.

İşin içinde başka bir şey olduğunu anlamıştık ama tırstığımız için sesimizi çıkaramıyorduk. Nüfus cüzdanlarını uzattık ciddi ciddi kaydımızı aldılar. Sonra “Gelin bakalım ifadenizi alalım hele” deyip, bizi kapısında “İfade Odası” yazan bir odaya götürdüler. Odanın ortasına geçtik, dördümüzü yanyana dizdiler, sonra hiç tanımadığımız başka bir çocuk daha getirip aramıza karıştırdılar. “Şimdi odaya birini getireceğiz sakın onunla konuşmayın, soru sorarsa cevap vermeyin” diye sıkı sıkı tembihlediler.

Kapı açıldı, içeri yaşlıca bir teyze getirdiler. Hemen yanındaki memur teyzeye dönüp “Teyze senin eşyaları bunlardan hangisi çaldı?” diye sordu. Teyze bize iyice yaklaştı, hepimizi tek tek inceledi, aramıza karıştırdıkları çocuğu gösterip “bu çaldı” dedi.

Herşey bittikten sonra bizi yine bekleme odasına aldılar. İfade odasına girmeden önce bizimle konuşan iki memur aralarında “Gençler çok korktular yaau eheh, korkmayın gençler korkmayın” diye gülüşüp şen oldular. Sonra “Bakın bizim de sizin yaşınızda evlatlarımız var ne bu karneler böyle? Annenize babanıza yazık değil mi. Bu notları düzeltin, bir gün siz de baba olacaksınız…” gibi bir araba nasihat ettiler. Çay içip içmeyeceğimizi sorduktan sonra “Hakkınızı helal edin. Başınıza bir iş gelirse de mutlaka gelip bizi bulun, biz sizin abileriniz sayılırız” deyip uğurladılar.

Ben hala Bergama’daki o karakolu başıma bir iş gelirse gidip yardım isteyebileceğim, çay ikram etmeyi seven abilerin olduğu bir yer olarak hatırlıyordum. Ne varki geçenlerde o abilerden bazılarının kelepçeli insanlara işkence yapan, akrabalarının kalp krizi geçirip ölmesine neden olan canavarlara dönüştüğünü öğrenip, çocukluğuma dair en güzel anılardan birinin kirlenmesine dehşet içinde şahit oldum:

Karakolda tekme tokat dayak
http://www.sabah.com.tr/Yasam/2012/10/10/karakolda-tekme-tokat-dayak

Fotoğraf: Metin Erinc
Kaynak: http://www.panoramio.com/photo/17168219

Facebook Yorumları

3 Yorum

  1. kralizasyon

    Ne macera ama! 🙂

    Ülkemizde ki polislerde Amerikan polislerine özendi galiba. Hep şiddet, hep dayak.

  2. Deniz

    Ben doğuma büyüme Bergama’lıyım. Halada Bergama’da yaşıyorum. Bu olay beni de çok şaşırttı. Bunu Bergama polislerinden hiç beklemezdim.

  3. Mert

    Ya işkenceyi de tadında yapacaksın, birşeyi abarttı mı cılıkı çıkıyor, herşey kararında güzel. Yani ben istemez miyim bir gaspçıya işkence yapılsın? Tabii ki isterim, ama öldürsünler demiyorum? Ölü bir suçluya işkence yapılmaz değil mi?

Uyarı: Yorumlarda link kullanmayınız. Link içeren yorumlar otomatik olarak spam kabul edilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir