Cem Adrian ile düz mantığın sınırlarını zorlamak


Eskiden ne güzel içimden geçenleri olduğu gibi dile getirirdim. Cahillere cahil, denyolara denyo derdim. Ama artık işler eskisi gibi yürümüyor. Yok efendim sen memleketin en büyük internet sağlayıcısı hakkında nasıl ileri geri konuşusun, aman efendim bizim medyumumuz senin söylediğin gibi dolandırıcı değil, vay efendim biz sanatçımıza hırsız dedirtmeyiz gibi sudan sebeplerle önüne gelen avukatını gönderir oldu. Çok şükür henüz ciddi ciddi mahkemeye verilmişliğim yok ama çenemi tutmazsam onun da başıma gelmesi yakındır.

Neyse konumuzla alakası olmayan bu giriş paragrafını bir kenara bırakalım ve Cem Adrian’a gelelim. Kliplerine, posterlerine ve albüm kapaklarına bakınca kendisinin çıplaklık, cinsellik ve eşcinsellik gibi konulara özel bir ilgisinin olduğunu hissediyorum. Tabi tamamen fevri bir his bu, bana öyle geliyor olabilir, ayrıca isteyen paşa gönlünün istediği konuya yatkınlık gösterebilir beni ilgilendirmez. Benim merakımı cezbeden kısa bir süre önce yayınladığı son derece marjinal klibi ve o klip hakkında yaptığı aynı ilginçlikteki yorumlar.

Bilenler zaten biliyor bilmeyenler için özet geçecek (ve istemeyerek amacına ulaşmasına katkı sağlayacak) olursak, klipte bildiğimiz o anlamsız geçişler ve süper sanatsal karelerin yanında bir de kendini cinsel olarak tatmin eden bir erkeğin görüntülerine yer veriliyor. Bir çok insanın rahatsız edici bulduğu ve tepki gösterdiği bu olaya Sevgili Cem Adrian “Ben hiçbir eserimi radyo ve televizyon için üretmedim” şeklinde bir sanatçı yorumu yapmış ve “Siz hiç yapmıyor musunuz? değil… ‘Haftada kaç kere’” diye de eklemiş.

Neresinden tutsam elimde kalıyor… Biraz fesat biri olsaydım “İşte bunlar hep reklam” derdim. Bence sanatçı adaylarınının içerisinde yaşadıkları sosyal topluma hitap edebilecek, ahlaki değerlerini idrak edebilecek yeterlilikte olup olmadıklarını denetleyen, çeşitli testler ve eğitimler sonucu “Tamam, sen şarkı söyleyip klip çekebilirsin” diye ruhsat veren bir kurum olmalı. Eğer Cem Adrian böyle bir kurumun denetiminden geçmiş olsaydı belki de bugün karşımıza insanların evlerinde yaptıkları doğal şeylerin toplum karşısında yapıldığında tepki toplayacağını bilen biri olarak çıkardı.

Sevgili Cem, insanlar kapalı kapılar ardında hâcet gideriyorlar (daha anlaşılır olması açısından: kaka yapıyorlar) ve inanır mısın bunu her gün tekrar edenler var. Çok merak ediyorum, klibinde bu eylemi gerçekleştiren birini oynatsaydın yine aynı şekilde tepki gösterenlere “Nedir yani siz hiç s*çmıyor musunuz?” der miydin?

Facebook Yorumları

13 Yorum

  1. TahsinSUNGUR

    Gayet de haklı olduğun bi yazı abi. Adamın klibinin konusu resmen şu; “güzelim kızı kaçırırsan elinden ya eline ya da laz travestiye muhtaçsın”

  2. Can Berk

    Öncelikle kimsenin avukatlığını yapmadığımı belirteyim. Cem adrianın sesini beğenirim sadece ama yorumumda kesinlikle buna dayanan bir tutum yok.
    Söz konusu eylem bir sanat işi olduğu için, sanatı eleştirebilirsiniz. Fakat bunun da çeşitli kalıpları vardır. Ha bu sanat değil kardeşim bu porno derseniz de karışmam o sizin anlayışınız. Fakat, sanat olarak kabul ediliyorsa bu, neden kadın oynatmadın da erkek oynattın neden tuvalette çektin de oturma odasında çekmedin gibi sorular sanata yönelik veya eleştirmeye yönelik değildir.
    Sanatın filtrelenmesini istiyorsanız, sanatın ne olduğunu anlayamamışsınızdır diye düşünürüm. 
    Avrupada aydınlanma çağı sanat ve bilim sayesinde olmuştur. Çünkü engellenmeye, kalıplanmaya çalışılmış ve otoritelerin elinde patlamıştır. 
    İsteyen istediği şekilde klip çeker ve şarkı söyler resim çizer.
    Ha bunu yayınlayıp yayınlamamak zaten medya kuruluşlarına kalmış. Eğer televizyonda yayınlanacaksa zaten müstehcen olduğu durumlarda sansürlenir. Ki doğaldır çünkü halka açık bir şekilde başkalarının ahlakını zedeleyici şeyler sergilemek sanata da yakışmaz.
    Bunu “şitli testler ve eğitimler sonucu ?Tamam, sen şarkı söyleyip klip çekebilirsin? diye ruhsat veren bir kurum olmalı.”
    .sözünüze ithafen söylüyorum.

    Örneğin, Salvador Dali’nin eriyen saatler tablosuna da tutup “yav kardeşim saat erirmiymiş hiç sen git bunu at”
     diyemezsiniz. daha doğrusu dersiniz, ama haklılığınızı tartışırım.

    Neyse, sadece eleştirmek amacıyla yazdım. Yazdığınız şeyi ve üslubunuzu beğenmediğim için. Yine yukarıda savunduğuma pararlel olarak, bu yorumumu beğenip beğenmemek size kalmış. Ayrıca, malesef ki belirtmek zorunda hissediyorum: Cem Adrian hayranı değilim.

  3. Korhan

    Aslında bazı insanlar özgürlük adı altında, kendi kurallarını topluma dayatmaya çalışıyorlar ya işte bütün problem oradan çıkıyor. Sen kendini bilmezsen?

  4. bymfy

    Cem’in ne işi var kliple şarkını söyle geç, hem yalnızlıkla bunu bağlayan bir klip yapmak kadınları sadece tatmin edici bir araç olarak görmektir. cem adrian çok yanlış yapmış.

  5. ahmettatar

    Caner sansür uygulanmış mı izlediğim klipte bilmiyorum ama öyle açık açık mastürbasyon sahnesi yoktu.. Yalnızlık gibi ağır bir konudan bahsediyor ki kelimelerle ifade etmek ne kadar mümkün olabilir yalnızlığı.. İçinde kendinde başka birini yani o kızı aradığını sırf onu hatırlamak için o kız gibi giyindiğini anlatıyor ilk defa izledim ilk defa dinledim bu adamın bir şarkısını ama açıkçası ben etkileyici buldum daha cesur şeyler de yapılabilirdi sen ki marjinal geçinirsin tüm sistemlere yerleşik düzenlere çomak sokmaya çalışırsın anarşiğin önde gidenisin sen de bu klibi olumusuz yönde eleştirirsen Caner yapma bunları dikkat et.. Zaten birileri tabular koymuş heryerde önümüze sen de yapma bunu.. Hiçbirşey yapmasın mı adamlar hep yapılmış olanı mı yapsınlar nedir yani..?? Geçen Harold ve Kumar diye film izledim altsızlar partisi vardı filmin bir sahnesinde ya üstsüzlüğün çok abartıldığını altsızlığın daha orjinal olduğunu söylüyorlardı adamlar neler yapıyor ya yadırgama herşeyi kanıksa biraz Caner..

  6. remre

    tüküreyim böyle sanatın içine…
    neden bizim ülkemizdeki sanatçılar kısır fikirlerle, sapık düşüncelerle zeka pırıltısından yoksun bir şekilde çıkardıkları eserleri sanki çok matah bir bokmuş gibi utanmadan milletin gözüne sokmaya çalışıyorlar..? yukarıda bir arkadaş demiş sanat manat falan.. yok kardeşim, yapamıyorsan yapma bu işi.. kendileri gibi sözde “aydın” olmayan nice yaratıcı insanlar malesef harcanıyor bu ülkede.. çıkıyor bunun gibi iki zibidi, biz sanat yapıyoruz diyorlar millet de ne yapsın, başka alternatifler bulamadığından AYDINLANIYOR işte.. yazık valla yazık.. 

  7. merhaba dunyali

    özgürlük basitliktir, hicbir sorumluluk yüklenmezsin, hicbir i$e yaramazsın, kimseyi dü$ünmene gerek kalmaz. özgürsün istediğini söyleyebilirsin, söylemeyebilirsin, hicbirşey yapmadan öylece durabilirsin yada marjinallik adına her$eyi kanıksayıp ahmettatar gibi sacmalayabilirsin de.

    • ahmettatar

      Ben marjinal olsun yeter ki biz kabulleniriz falan demedim ancak üstünde uğraşılan emek harcanan sen ben dinlemesek bile bir insanın duygularını anlatmaya çalıştığı bir eseri karalamamalıyız diyorum beğenmeyebiliriz ancak eleştirilerimiz yıpratıcı boyutta olmamalı.. Toplumsal değerlere aykırı şeyler de içerebilir bir sanat eseri toplumun benimsediği o değerler sanat eserini oluşturan için birşey ifade etmediğinden o değerlere ters düşecek eserler meydana getirebilir.. Sanatçının tek derdi içindeki duygusal patlamaya vücut kazandırmak onu gözle görülür elle tutulur bir hale getirmektir.. Ticari amaçla hazırlanan zirilyarlarca sanat eseri adı verilen şeylerin arasında Cem Adrian’ın bu eseri gerçekten sanat eseri olabilecek normlara sahip.. Yani oluşturulma biçimi ve oluşmadan önceki besleyici sürecin etkileri hissediliyor.. Oynama şıkıdım şıkıdım dan iyidir ayıktın mı DÜNYALI..???

  8. merhaba dunyali

    Ayıktım da dostum, senin bahsettiğin patlamaların sonu yok yeri gelir canileri, katilleride ödüllendiririz. Toplumsal değerlere saygı duymamaya neden saygı duyuyoruz¿

    • ahmettatar

      Güzel kardeşim alelacele okumuşsun belli ki Duygusal patlamasını dışa yansıtmaktan bahsederken bir eser oluşturmayı duygularına vücut kazandırmayı işaret ediyorum.. Cani yahut katil dediğin adam birşey mi üretiyor..? Sadece bir eylem yapmış oluyor duygusal patlamasını değil akıl tutulmasını yansıtıyor bu eyleminde.. Belli ki yaşın henüz genç o yüzden birşeyleri kavramakta zorlanıyorsun.. Ben ödüllendirmekten de bahsetmedim sadece yıpratıcı olmamalıyız önüne set çekmemeliyiz diyorum.. Azıcık liberal olmayı öğrenmemiz lazım ki yerimizde saymayalım.. Toplumsal değerlere saygı duymamaya saygı duymuyoruz karşımızdaki insana saygı duyuyoruz ona duyduğumuz saygıdan ötürü sevmesek bile kınasak bile seviyeli bir şekilde, kucaklamadan da olsa dışlamadan eleştirmeliyiz diyorum..

Uyarı: Yorumlarda link kullanmayınız. Link içeren yorumlar otomatik olarak spam kabul edilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir