Bütün gün bu gürültüye katlanmak zorunda mıyım?

Yemin ediyorum bir gün İzmit’i terk edersem bunun başlıca nedeni buradaki gürültüye daha fazla tahammül edememem olacak. İşyerinin bulunduğu muhitte 7/24 çalışma var, sanki bilişim firması ofisinde değil de şantiyenin ortasında kod yazıyor gibiyiz. Hızar, kepçe, kazı sesleri bitmek bilmiyor. Evin bulunduğu yerde de asker uğurlamalarının, maç kutlamalarının, abartılı egzoz seslerinin ardı arkası kesilmiyor. Bir yandan kornalara basıp bir yandan havaya ateş ederek akşamları zehir ediyorlar. Davullu zurnalı açık hava düğünlerinden bahsetmiyorum bile.

Tüm bunlar yetmiyormuş gibi bir de mağazaların Pazar günleri tanıtım gürültülerine tahammül etmek zorunda kalıyorum. Bir olur iki olur üç olur ama her Pazar olmaz ki be kardeşim. Dinlenebildiğim tek gün bağıra çağıra beni yataktan fırlatma hakkını sana kim veriyor? Tamam ekmeğinin peşindesin ama her Pazar şu caddedeki mağazalar sırayla hoparlörü kapının önüne koyup bağırıp çağırsa buradaki vatandaşın hali ne olur? (ki zaten durum bu).

Senin satış yapabilme özgürlüğün benim evimde dinlenme özgürlüğümü taciz ediyor, ağzımın tadını, huzurumu kaçırıyor. Yahu hastası olan vardır, migreni olan vardır diye insan hiç mi düşünmez be arkadaş?

Evet biliyorum sizin orada da durum aynı. Hele bir İstanbul’a geleyim, hele bir X memlekete gideyim bunun alasını görürüm biliyorum. Ama olay o değil arkadaş, eğer toplumların kültür ve gelişmişlik seviyeleri diğer bireylere gösterilen saygı ile ölçülüyorsa, biz son derece cahil ve az gelişmiş bir toplumuz, olay bu.

Bir gün tepem atacak, “Atom fiziği de profesörlük de yerin dibine batsındeyip basıp gideceğim Karadeniz yaylalarına. Tek göz ahşap bir kulübeye yerleşip tezek yakacağım. Sonra mesleği bırakıp “itlik, kumarbazlık ve ahlaksızlık mesleğiöğrenirim, kafam rahat eder.

Facebook Yorumları

14 Yorum

  1. aerakman

    Her pazar böyle ise ben bu kadar sabırlı olamazdım. Muhakkak olay çıkardı ya da ev-il değiştirirdim. Allah sabır versin.

  2. Umut

    Antalya’ya taşın. 🙂 Zabıtayı arıyorsun ve yarım saat içinde gelip cezayı yazıp geçiyorlar. Üç dört defa ceza yiyen bir daha yapmıyor.

  3. Hakan

    canerciğim biriciğin sorun sende biraz uzak bi yere taşın sende merkezin göbeğindesin, her pazar çocukalr oyun oynuyo bahçede bağıra çağıra onlarla uyanıyorum, şimdi cocuktur haktır oynayacak dedim, pazar günleri arabalarıda çiziyorlar bende nasibimi aldım, çözüm ne? 30 katlı bi towerin 30 katına yerleşicem sıkıysa ses gelsin, kapalı otoparkınada kapatırım arabayı çizilmez. Sinirlenmek yerine bu tur cozumler uret 😛 yada gel izmire gidek kenarlara bi yerlere dünya zikine minare dötüne olarak yaşayalım 😀

  4. nurkan bilmis

    Osmanlıda evin penceresine kırmızı çiçek koyulduğu zaman anlaşılırmış ki o evde hasta var. O mahallede çocuklar başka sokakta oyun oynar, seyyar satıcılar geçerken bağırmazmış. medeniyet bina dikmekten çok farklı demek ki..

  5. Hasan

    @Caner bu gibi durumlarda yasal haklarımızı kullanmamız gerekiyor. Kültürümüzün bize kazandırdığı değerlerden ötürü bunu pek yapmıyoruz. Yazık, günah diyoruz, ekmeğiyle oynamayalım diyoruz fakat kültürel değerlerimizi bir çok insanın kaybettiği şartlarda tek çözüm bu. Israrla şikayet edip yola gelmeleri için mücadele etmek gerek. Aksi halde iyi niyetle, alttan alarak bu işler çözülmüyor. Olan da iyi niyetli insanlara oluyor.

    • Caner
      Yazar

      Hasan şikayet etmiyorum artık çünkü hiçbir şeyin düzeldiği yok. Telefonda muhattap olduğum kişi ilgileneceklerini söylüyor fakat hiçbir şey değişmiyor. En fazla görevli geliyor, şikayet edilen kimseye “Abi bak şu karşı binadan biri seni şikayet etmiş haberin olsun” diyor ve gidiyor.

      Bu olayın şikayetle değil bilinçle çözülmesi lazım ki o günleri malesef biz göremeyeceğiz. O hoparlörde böğüren elemanın ninesi yatak döşek yatıyor olsaydı veya kendisi sınava falan hazırlanıyor olsaydı ve bir başkası onun yaptığını yapsaydı muhtemelen saldırırdı, kavga çıkardı.

  6. Muhammet A.

    Valla abi “hele bir istanbula gel, gürültünün alasını görürsün” demeyeceğim. Aksine İstanbulda bizim yaşadığımız kesimde gürültüden eser yok. Sanki adamlar bu bölgeyi karantinaya almışlar. Yalnız komşun iyi olacak. Bir üst kat komşumuz var, onları karantinaya almayı unutmuşlar galiba. Yahu arkadaş cumartesi gecesi 4. katta bulunan evde kına gecesi yapıp topuklu ayakkabılarla sabaha kadar halay çekmek nedir ya ? Onun dışında İstanbul’un Beylikdüzü tarafları gerçekten sessiz. Gürültülüdür diyen kişi büyük ihtimal inşaatta yaşıyordur.

Uyarı: Yorumlarda link kullanmayınız. Link içeren yorumlar otomatik olarak spam kabul edilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir