osmanli-istanbul-ayisigi

Şu anda olmak istediğim yer: Osmanlı İstanbul’u

osmanli-istanbul-ayisigi Tam şu anda zaman makinasını icat ettiğini söyleyen çılgın bir bilim adamı kapımı çalıp “Caner nereye gitmek istersin?” diye sorsa hiç düşünmeden İstanbul’a derdim. Büyük bir özlem duyuyorum, Osmanlı’ya, eski İstanbul’a çok büyük bir özlem duyuyorum. İlkokuldan beri bana son Osmanlıların vatan haini olduğunu, memleketi satıp yurt dışına kaçtıklarını söylediler fakat bu yalanlara kalben hiçbir zaman inanmadım. Onlar ecdad ile aramı açmak, gözümden düşürmek için ellerinden geleni yaptıkça benim sevgim ve bağlılığım daha da bir arttı.

Dinine, örfüne, adetine, hoşgörüye ve hepsinden önemlisi adalete dünya üzerinde görülmemiş bir bağlılıkla sahip çıkan insanların kurduğu, denizleri göl haline getirmiş, yüzyıllarca kıtalara hüküm sürmüş dev bir imparatorluktan bahsediyoruz. Hatırladıkça kalbim titriyor, gözlerim doluyor.

İstanbul sevgim ise bambaşka. Gökdelenlerin, çarpık kentleşmenin ve bilimum çirkinliğin altındaki tarihi doku ile maneviyat beni benden alıyor. Fethedildiği günden bugüne kadar geçirdiği süreçleri izlemek için neler vermezdim neler. Cennet mekan Fatih’in atı üzerinde tüm heybetiyle kale kapısından içeri girişini, Ayosofya’ya teşrif edişini, şehrin Bizans kimliğinden sıyrılıp Osmanlı Hanedanı’nın incisi olurken geçirdiği evreleri tek tek incelerdim.

Nara atan, fesli, delikanlı mahalle kabadayılarını, Ramazan eğlencelerini, şerbetleri, macunları, fakir insanlara ve hatta aç hayvanlara yardım etmek için devlet eliyle oluşturulan kuruluşları gözlemlerdim. Pierre Loti ile o en sevdiği mekanda kahve içip sohbet eder, “Bana İstanbul’u neden bu kadar çok sevdiğini anlat azizim” derdim. Mimar Sinan’a “En büyük hedefin nedir ustam?” diye sorardım. Ay ışığı ve kandillerin aydınlattığı yaz gecelerinde mehtabı izler, yanımdan geçerken mendilini düşüren hanımefendinin arkasından koşup “Bir saniye bakar mısın güzel bağyan!” derdim…

Vay arkadaş ya, Haliç’i düşünüyorum, boğazı, küçük tekneleri, sokaklarda dolaşan pala bıyıklı askerleri, konakları, birbirlerine saygısı olan, edep, ahlak sahibi bey ve hanımefendileri, camileri… Ben gerçekten bu zamanın insanı değilim be, dünyaya nerden baksan 200 yıl önce gelecekmişim. Hiçbir şeyi kafaya takmaz, divane olur, derviş olur gezerdim İstanbul sokaklarında.

Bitirirken:

8 Yorum

  1. Hamdi Kalaycı

    Osmanlı bende her zaman müthiş bir hayranlık uyandırmıştır. Bende Fatih yada Kanuni döneminde yaşamak isterdim :)

    Thumb up 3 Thumb down 0

  2. Pilot Binbaşı Rıza KÜÇÜKDURMAZ

    Vay be Caner damardan girdin şimdi kim istemez ki senin istediğini 1700 lerde şöyle şaşalı bir Osmanlı komutanı olmak isterdim bende :)

    Thumb up 3 Thumb down 0

  3. benten

    bende merak ediyorum ama tabi bu meraktan fazla öteye gidemiyor çünkü imkanlar kısıtlı. benten gibi olmak lazımki gidebilmek için

    Thumb up 2 Thumb down 0

Uyarı: Yorumlarda link kullanmayınız. Link içeren yorumlar otomatik olarak spam kabul edilmektedir

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>