Charlie Chaplin ile Modern Zamanlar

Geçenlerde Charlie amcanın 1936 yapımı Modern Zamanlar (Asri Zamanlar – Modern Times) isimli ünlü filmini izleme imkanım oldu (yukarıdaki video bu filme ait değil, çeşitli filmlerden derlenmiş çekim hatalarından oluşuyor). Açıkcası şöyle yakın bir geçmişe kadar bu amca hakkında kulaktan dolma bilgilerden fazlasına sahip değildim. Oluşturduğu Charlot (Şarlo) karakterinin palyaço misali komedi üretmekten fazla bir amaca hizmet etmediğini düşünürdüm. Oysakim olay öyle değilmiş, Charlie Chaplin bu karakter ile baya baya felsefesini, dünya görüşünü komedi ile birleştirip insanlara ulaştırıyormuş. Tıpkı bizim rahmetli Kemal Sunal gibi. O da İnek Şaban karakterilye bir yandan komedi üretirken, bir yandan içerisinde bulunduğu dönemin, siyasi, politik, ekonomik olumsuzluklarını eleştiriyor, ideolojisini şartlar elverdiğince beyaz perde aracılığıyla insanlarla buluşturuyordu.

charlie-chaplinBugün Amerikan Kültürünün kült fenomenlerinden biri olan Charlie Chaplin’in vakti zamanında vatan hainliği gibi suçlamalar yüzünden ABD’den bir nevi kovulması ve yaşlanana kadar bu memlekete küs kalması da ilginç bir ironi. Özellikle işçilerin, daha doğrusu dar gelirli insanların ABD’nin gelişen sanayi ve ekonomi “çarkları arasında” sıkışıp kalmalarını, düşük yaşam standartlarını eleştirdiği Modern Zamanlar bunda çok etkin bir rol oynamış. 1936 yılında 10 aylık bir hazırlık süresinin ardından çekilen ve gerçekten çağının ötesinde kabul edilebilecek niteliklere sahip olan bu filmden sonra Charlie amca komünistlik ile suçlanmaya başlanmış.

Zaten ABD’nin “Halkı korkutarak yönetme” kitapçığında komünizmin hep ayrı bir yeri olmuştur. Bizim sağcı-solcu dönemlerinde devlet babanın sahip olduğu, insanları ansızın yok edebilme potansiyeline ABD’de zamanında bu kelimeye yüklediği korkutucu anlam ile sahip olmuş. Bir insanın komünist olması bir kenara, öyle olduğu dedikodusunun yayılması bile vatan haini kabul edilip ipinin çekilmesi için yeterliymiş. Bizim Charlie amca da defalarca aksini söylemesine rağmen bu suçlamadan kurtulamamış ve kariyerinin belki de doruk noktasındayken tası tarağı toplayıp İsviçre’ye yerleşmek zorunda kalmış. Bu bilgi bana gerçekten çok enteresan gelmişti. Bir memleketin kültürü ile kökten özdeşleşen insanların bir vesile o memleketten kopmuş olmaları ve ömürlerinin sonuna kadar başka yerlerde yaşamak zorunda kalmaları (ki tarihte bir çok örneği var) bana nasıl desem, dramatik geliyor.

Eğer vakit bulabilirseniz Modern Zamanlar filmini izlemenizi tavsiye ederim. Ben de kısmet olursa Charlie amcamızı daha yakından tanımak ve dünya görüşü hakkında biraz daha bilgi almak üzere uzun süredir izlemeyi ertelediğim, 2. Dünya Savaşından sadece birkaç sene önce çekilen, Hitler’in ve Nazizm’in eleştirildiği The Great Dictator (Büyük Diktatör) filmine bakacağım.

Facebook Yorumları

6 Yorum

  1. murtazaaa

    The Great Dictator çok daha güzel 🙂 hemen izle derim.almancasıda süper çaplinin 😀 kahkaha attırabiliyosa 45 yapımı bir film başarılıdır 🙂

Uyarı: Yorumlarda link kullanmayınız. Link içeren yorumlar otomatik olarak spam kabul edilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir