Başörtülü yobaz öğrencileri okullarından kovan ODTÜ’lüler

Özgürlüklerin ve çağdaş yaşamın yılmaz savunucuları, bilgili, görgülü, ahlak sahibi ODTÜ’lü öğrenciler gerçekten de kendilerine çok yakışan bir performans sergilemişler. Ellerindeki dövizlerle rahatsız ettikleri, yaşam alanlarına tecavüz ettikleri başörtülü yobazları okullarından kovarak, özgürlük mertebesinde, çağdaş yaşam kademesinde bir basamak daha yükselmişler.

Cemaatlere müsade edilmemesi hususu özellikle önem teşkil ediyor zira cemaat denilen mefhumun Cumhuriyetin ezeli düşmanı olan, karanlığın, gericiliğin timsali İslam’ı(!) kullanarak ceplerini dolduran, paraya para demeyen, başörtülü kızların BMW jiplerle gezmelerini sağlayan korkunç güçleri ifade ettiği herkes tarafından bilinen bir gerçek(!).

Bu aydın geçinen İslamafobik (İslamofobi, kelime anlamı olarak “İslam korkusu” demektir. Müslümanlara ve İslam dinine karşı yapılan önyargı ve ayrımcılıktan kaynaklanmaktadır. Müslümanlara karşı duyulan irrasyonel nefret, ayrımcılık, düşmanlık ve kin besleme anlamına gelir. Vikipedi) gençleri aslında suçlamıyorum. Çünkü her biri beyin yerine Ezine Peyniri taşıyan bu arkadaşlar aslında sadece ebeveynlerinden öğrendikleri küçük tiyatro oyunlarını sergiliyorlar. Esasen hiçbiri içi dolu bir dünya görüşüne veya fikre sahip değil. Suç onlara İslam’ın, sakalın, cübbenin kötü olduğunu ezberleten kokuşmuş zihniyette. Bakın “öğreten” demiyorum çünkü öğrenmek beyin gibi data kaydedebilme kabiliyetine sahip özel organlara has bir eylemdir. Ezine Peyniri’nin kapasitesi ise en iyi ihtimalle gördüğünü, duyduğunu ezberlemeye ve tekrar etmeye yardımcı olabilir. Bu nedenledir ki buldukları her fırsatta kişisel özgürlüklerinin öneminden dem vuran, yeri geldiğinde çığırtkanlık yaparak ortalığı velveleye veren bu arkadaşlar, sosyal toplumda bireylerin sahip oldukları “Kişisel yaşam alanı” kavramından habersiz ot gibi yaşarlar. Yukarıdaki video bu duruma çok güzel bir örnek oluşturuyor.

Günümüzde üniversitelerin bir çok bölümünde öğrencilere Temel Hukuk dersi verilir. Bu ders, kendilerine ve içerisinde yaşadıkları topluma faydalı birer birey olarak yetişmeleri planlanan gençlere “Toplumlar yazılı bulunan hukuk kurallarının yanısıra; ahlak, gelenek, örf ve adet gibi sözlü kurallar bütünüyle birlikte yaşarlar. Toplum, huzur içinde yaşamak için fertlerinden bu kurallara uymalarını bekler” mesajını vermeye çalışır. Yani sadece hukuk kuralları baz alınarak sürdürülmeye çalışılan bir yaşam, kişiyi toplumun sağlıklı bir bireyi haline getirmez. Bunu bir kenara bırakacak olursak; bu videodaki şuursuz insan güruhu, bir insanın başörtüsü takıyor olmasının veya “cemaate kayıtlı” bulunmasının, kendilerine o kişiye hukuk dışı biçimde davranma hakkı verdiğini düşünüyor. Oysa yazımın başından beri anlatmaya çalıştığım üzere, kendileri esasen ne özgürlükler, ne hak hukuk ne de ağızlarına sakız ettikleri çağdaş yaşam hakkında en ufak bir fikir zerresine sahip değiller. Aralarından birini yakalayıp, şu sorgularda kullanılan gerçeklik ilaçlarından verecek olursanız büyük bir ihtimalle “Biz içkimizi rahat rahat içelim, halka açık yerlerde, otobüslerde, kampüslerde yeri gelince sevişebilelim, canımızın, zevkimizin istediği şey her ne ise onu yapmamızı engelleyecek herhangi bir kural veya kaideye tabi olmayalım ancak inançlı insanlar başlarına örtü takamasınlar, kamu dairelerinde çalışamasınlar, canlarının istediği okula gidemesinler, inançları gereği kestikleri kurbanların derilerini bizim istediğimiz yerlerden başka yerlere bağışlayamasınlar. İşte bizim özgürlük anlayışımız bu.” dediğine şahit olursunuz.

Ben de bu ohulun öğrencisiyim ne var?” diyerek karşısındakinin yaşam alanını taciz edebileceğine, kendi özgürlük sınırlarının dışına çıkıp aymazlık yapabileceğine inanan, yaptıklarının hukuk dışı olduğu gerçeğini idrak etmekten bile aciz, faşist eğilimler gösteren birinin savunduğu görüşü asla ve katta benimsemem, yakınlarında bile bulunmam. O görüşün adı ister çağdaşlık olsun ister özgürlükçülük. Bu derecede kör cahil insanlarla herhangi bir ortak paydada buluşuyor olmayı kesinlikle istemem.

Facebook Yorumları

34 Yorum

  1. Kerim Potuk

    Hocam yazın harika olmuş Bu yazıyı kaynak göstererek blogumda yayımlamak istiyorum müsadeniz varsa. Yada dilerseniz misafir yazar olarak yazınızı kendinizde aktarabilirsiniz bloguma..

  2. kralizasyon

    Düşüncelerime tercüman olmuşsun abi. Çaldım bu yazını. Yarın veya hemen şimdi blogumda alıntı yaptığımı ve linki beliterkl yayınlıyorum. “İnsanlar okusun” diye!

  3. ezine

    Caner Bey,
    Lütfen, Ezine Peyniri ‘ni küçültücü ve aşağılayıcı ifadeler kullandığınız için başta Ezine halkından ve peynir üreticilerimizden özür dileyiniz. 🙂

  4. kaiser

    Bunlar isine gelene özgürlük gelmeyene diktatörülük diyen…
    Her zora geldiklerinde Atatürkü öne süren..
    Avrupayi kollayan savunan kendi vatanini asagilayan beyinler..,,

  5. Bilgehan

    Malesef memleketimiz, bu ve benzeri zihniyetlerden kaybediyor ne kaybediyorsa. Hiç bir iş yapamayınca siyasetçi olunan bir memlekette öğrencilerin de siyasetten anladığı, bu düzey oluyor. Hangi siyasi partinin teşkilatlarına giderseniz gidin bunların değişik versiyonlarını görürsünüz. Hababamcılık yaparak siyaset yaptıklarını, memleketi düşman işgalinden kurtardıklarını sanan tiplerle dolu.

    Sorsan bu olaydan sonra “Ne yaptınız biraz önce?” diye
    “Emperyalizmin uşağı olmuuuuş… Cemaatlerin kölesi olmuuuuş… Cart olmuuuş… Curt olmuuuş… insanları “okulumuz”dan kovduk.” derler.
    “Yani?” diye sorunca. Size yapıştırmaya başlarlar. Kayıkçı kavkasından başka bir olay dağil bu. Hangi düşünceye sahip olursa olsun, ister sağcı olsun, ister solcu memleketi bir milim bir yere taşıyamaz bu zihniyetteki insanlar. Varsa bir derdin karşı zihniyetle, sen onun yaptığının daha iyisini daha güzelini yaparsın. O iş öyle olmaz böyle olur dersin. Ortaya birşey koyarsın kısacası. Yok arkadaş ben ortaya birşey koy(a)mam ama başkasına da koydurmam dersen, temelde doğruları savunan bir fikri yapıya sahip olsan bile başarıya ulaşamazsınız. Malesef 80 öncesi olaylardan hiçbir ders alınmadığının bir ispatıdır bu olay. Sağcıların çoğunlukta oldukları bir okulda da aynı senaryoyu tersinden izleyebilirsiniz. Yazık. Çok yazık.

    Ben, hadisenin özünde bu olaydaki zihniyet yoksunluğuyla çok ilintili olduğunu düşünüyorum. Gruplar kendilerini güçlü hissettikleri vakit adaletten uzaklaşıyorlar. Sağcı olsun, solcu olsun durum bu.

    ….
    Resûl-i Kibriyâ, Kâbe`nin anahtarını elinde tutuyordu. Bir çok Müslüman bu şerefli vazifeyi üzerine almak arzusunu taşıyordu. Fakat Efendimiz, Osman bin Talhâ`yı huzuruna çağırdı ve “Muhakkak ki Allah size emânetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adâletle hükmetmenizi emreder.” (Nisâ Sûresi, 58) âyet-i kerimesini okuduktan sonra, “Ey Osman! İşte anahtarın al! Bugün iyilik ve ahde vefâ günüdür!” dedi ve Kâbe`nin anahtarını yine ona teslim etti.* Osman bin Talhâ anahtarı alıp giderken Resûl-i Ekrem, “Sana zamanında söylemiş olduğum şey, vuku bulmadı mı?” diye sordu.
    Hz. Osman bin Talhâ aralarında geçen hâdiseyi hatırlayarak Resûlullahı tasdik etti.”Evet, şehâdet ederim ki, sen, şüphesiz Allah`ın Resûlüsün.”
    Peygamber Efendimizin, Osman bin Talhâ`ya hatırlatmak istediği hâdise şuydu:
    Hicretten önceydi. Osman bin Talhâ henüz Müslüman olmamıştı. Peygamberimiz bir gün Kâbe`ye girmek istemiş, fakat Osman bin Talhâ buna mâni olmuştu. Mâni olmakla kalmamış, Efendimize kaba, katı ve nâhoş davranmıştı. Resûl-i Ekrem ise, bundan dolayı asla hiddete kapılmamış ve istikbâl semâlarına İslâmın gür sedasının pek yakında hâkim olacağını görür gibi sükûnet ve mülayim bir edâ ile, “Ey Osman” demişti. “Ümit ederim ki, bir gün gelecek sen, beni bu anahtarı elde etmiş ve istediğim yere koymakta, arzu ettiğim kimseye vermekte serbest olacağım bir mevkiide bulursun.”
    Osman bin Talhâ, “O zaman Kureyş müşrikleri kuvvetten düşmüş, yok olmuş demektir” cevabını verince de, Peygamberimiz, “Hayır, ey Osman! Asıl o gün Kureyş hakiki kuvvet ve şerefe kavuşacaktır!” buyurmuştu.

  6. Mehmet

    Adamlar o kadar sene calısıp odtüyü kazanmıs sonucta sana ne ? Madem herkes esit, özgür isteyen istedigini yapabilir. Erkek arkadasıyla aynı evde karıkoca gibi yasayan kıza lafın yoksa basını örten kızada laf demiceksin.Bence o kızlara o adaletsizligi yapanlar kadar, ona alkıs tutanlar onları o seviyeye getirenler ve onları yetistiren anne babada suclu. Tek Hayalim Odtüde okumaktı. Ama o adaletsizlige alkıs tutanları gördükce ancak tiksiniyorum.

    • ahmettatar

      Ben uzun zamandır bekliyorum ne zaman bitecek bu özgürlükçüyüm diyenlerin bir başkasının özgürlüğünü kısıtlamaya yönelik çığırtkanlıkları diye.. Lakin anladım ki bunlar karşılık olarak saldırı görmeden durmayacaklar.. Artık bizim onara sormamız lazım niye açık başlarınız kapat saçlarını yoksa giremezsin sınıfa, okula, kamu kuruluşuna.. Bunu söyleyemediğimiz sürece bunlar durmayacak anlaşılan..

  7. verikontrol

    Sabah bu haberi ilk okuduğumda, bende aynı şekilde tepki verdim.. Zira, özgürlük kısıtlayıcı olan kimse onun karşısında olan bir görüşüm düşüncem var.. Ancak, haber kanallarının gazetelerin iyiden iyiye ahlak sorunu yaşadığı memleketimde, her haber kanalı bambaşka yorumla bu haberi vermektedir.. Şöyle ki : http://onedio.com/haber/odtu-de-basortulu-ogrencilere-taciz-161070
    Bu karmaşıklığa istinaden, Odtü de okuyan çok sevdiğim bir kardeşimi aradım.. Aslını astarını sordum.. O da aynen, bahsi geçen türbanlı -baş örtülü değil- kardeşlerimizin, orada odtü yurtlarını kötüleyip, cemaat propagandası yaptıklarını, aslında kayıt falan yaptırmakla ilgisi olmayan insanlar olduğunu , odtü yü kazanmış ve o okulda okumayı isteyen öğrenci kardeşlerimizin de zaten rahatça orada öğrenim gördüklerini öğrendim.. Velhasıl, her okuduğumuz habere artık malesef inanamayacağız.. Bu yüzden, ilk düşüncemden zerre uzaklaşmasam da, o okulda okumakla alakası olmayan şahısların orada provokasyon dışında ne işleri olduğu sorusunu sordum kendime.. Bu durumda, iş özgürlük kısıtlamasından çıkıp başka boyutlara taşınıyor ki zaten şu sıralar her türlü berbat halde olan ülkemde, böyle şeylerle karşılaşmakta çok şaşırtmadı beni..
    Biz genç nesillerin önünde yürüyen kişiler olarak, onlara doğru neyse göstermek isterken yanlışlara sürüklememeliyiz.. Bu sebeple, bahsettiğin ezine peyniri beyinli arkadaşların yaptığını da kınadığım gibi, orada farklı amaçlarla bulunan kişileri de aynı şekilde kınıyorum.. Allah , tüm gönüllere dogruluk versin diyorum.. Zira, yok cemaatmiş yok geziciymiş yok çapulcuymuş derken, güzelim memleketimizde senelerce sürüp duran oyunların bir yenisini yaşıyor olmaktan ve yine heba olacak günlere,gençlere ve yarınlara müthiş üzülüyorum..
    Lütfen, bırakın birilerinin maşası olmayı.. Birilerinin peşinde köpek olmaktansa, kendinizin efendisi olun da, şu memlekete bir faydanız olsun.. Bıktık zararlardan zira..
    Sevgiler..

  8. Hakan

    Çoluk çocuk nasıl şu yazıya kanıp yorum yapmış, gülerek okudum.

    “Mesele türban değil cemaat”.

    onedio.com/haber/odtu-de-aslinda-ne-oldu–161353

    Şimdi anladınız mı dinimiz üzerinden sömürü yapanlar?

    • Caner
      Yazar

      Biliyoruz meselenin türban veya üç beş ağaç olmadığını. Mesele sizin Ezine Peynirlerindeki yağ oranının düşüklüğü.

      • verikontrol

        Caner, cemaati savunayım derken yorum yapan okuyucularına da hakaret ettiğinin farkında mısın dostum? Şu ezine peyniri ve yağı muhabbeti hiç yakışmamış..

        • Hakan

          hakaret etmesi normaldir, bu tarz kör zihniyet, hep aynı kafada maalesef. alıştık… sadece kendi dünyaları etrafında dönerler.

          • Merve

            Hakaret demişken tek savunma aracınız bu değil mi sizin gibilerin? Soruyorum size niye karşısınız cemaate? Eğer cemaate karşıysan niye karşısınız yazın anlatın mantıklı tek açıklamanız ben istemiyorum böyle bir şey olabilir mi ya? Nasıl bir bilinç köylülüğü bu anlamış değilim.. Traji komik! Cemaat nedir? Aynı fikir ve inançla toplanan kişiler değil mi? Öyleyse size de islam cemaatine karşı kör cemaat diyebilirler.

        • Caner
          Yazar

          Benim cemaati savunduğumu düşünüyorsan gerçekten konuyu çok yanlış anlamışsın. Ben çifte standartları eleştiriyorum, inançlı insanlara karşı takınılan baskıcı tutumu ve o tutumun sahiplerini eleştiriyorum. Adam çıkıp “Çoluk çocuk nasıl şu yazıya kanıp yorum yapmış, gülerek okudum.” diyor, ben bu yazıda kimi hangi nedenle kandırmaya çalışıyorum da çoluk çocuk dediği okurlarımı kandırdığımı iddia ediyor?

          Şu yazıdan yola çıkarak dini sömürdüğümü, insanları kandırmaya çalıştığımı düşünen bir adamda beyin namına bir organ olduğuna beni kimse inandıramaz kusura bakma.

          • verikontrol

            İşte öyle bir düşüncen olmadığına inandığım icin EZİNE lafına takıldım ya zaten.. Cünkü, bende bu konuya takıldım çokça.. Ancak, oradaki olay islamafobi degil Caner.. O şahısların, orada bulunma amacı okumak yahut ilim değil! Provokasyon dan başka bir şey değil.. Hiç derdimiz yok gibi gidip bu işleri yapanlar zaten baştan kaybediyorlar da farkında değiller.. İşin acı kısmı, memlekette onlara kanarak çok şey kaybediyor.. Ezine beyini birine yakıştırmak istersen, körü körüne cemaat muhabbeti yapan bu hanımlara ve onlarla oradan ayrılan beyefendiye çok yakışacaktır.. Kimsenin uşağı olmamak mesele.. Cemaat yahut başka şeye değil yani..
            Ne cemaatmiş arkadaş ayrıca, bütün memleketi geçirdi ele hala doymadı!

      • Alper

        Takım tutar gibi siyasi görüşün olursa böyle yorum yaparsın. Adam sana işin aslını anlatmış, oradaki bayanların ODTU öğrencisi olmadığını söylemiş, hala ezine peyniri diyosun. Senin gibi trakya koyunları olmasa ezine peyniri de olmazdı

        • verikontrol

          Koyunluk senin gibi yazılan yorumu hiç okumayan birine yakışır Alper! Siyasi hiç bir görüşüm olmadığını, memleketin bu abuk tartışmalar içinde olmasından büyük üzüntü duyduğumu anlaman için, yorumu gözlerinle okuman ve beyninle algılaman gerekirdi.. Ama nerenle okudunsa artık! Hakaret edip, insanı hasta etmeseniz ölmezsiniz! ADAM gibi tartışmayı bile beceremiyorsunuz, bir de çıkıp koyunluğu başkasına yakıştırabiliyorsunuz.. Çok ironik çook!

  9. Mustafa

    Belki çoğu kişi bana laf sölücek ama etrafımda bende bos beyin istemem şayet bos beyin lafını eylem yapana söylemiş olsanda başörtü takıpda islam sunu yapıyor siz günah işliyorsunuz diyen boşbeyinlerde var herşeyi islamla okadar alakalastırmışki gören kuranı kerimi o yaratmış sanacak ama böyle birşey yok.Bunun yanı sıra etrafımdakı sakallıları ve başörtü takanlara bakınca niyeyse çoğu hep zengin , giydikleri hep marka oluyor bende bunu anlamıyorum siz burada bu eylemcilere laf atıyorsunuz ama gittikçe türkiye cemaatleşiyor bunu görmüyorsunuz.Makaleyi baştan sona okudum katılmadığım noktalar var eylemcilere o hakkı kimse vermiyor onlarda zaten ayık kafayla yaptıklarını düşünmüyorumki yaptıkları çok malca ve saçma ama gel gelelim bir icraat bir tepki göstermeyi becerebiliyorlar , konuyu başka yerlere çekmek istemem ama rabiayı savunup şehidi savunmayan kişileri sevip böle yüceltmenize anlam veremiyorum 🙂

    • Merve

      Bu zenginlik mevzusunu herkes kullanıyor oysa ki malı mülkü veren Allah. Bunu bir ayırt edin. Adam çalışıp karşılığını alıyordur neden zengin olamasın? Onun dışında cemaatleri saptıranlar elbette var lakin düzgünce İslam’ın emirlerini yerine getirenlerde çok.. Malı mülküne göre hayır yapması gerekir insanların ve bunu yapıyorsa veya yapmıyorsa bu onun öldükten sonraki vereceği hesaptır. Ama bildiklerini de aktarmaktan sorumludur her insan.. Ha bide bilmeden bilen insana inanmayan boş beyinliler de var onları da unutmamak lazım..

  10. Bilgehan

    Aklıma takılmadı değil. G20 zirvesi yapılırken ve ülkemiz için neticeleri çok ciddi ve bağlayıcı görüşmeler olurken, gündeme sakız olacak bu olay, acaba bir tesadüf müdür? Arkadaşlar bu gibi olaylara mahal vermemek gerekir ancak pirim de vermemek gerekir. Verikontrol rumuzlu arkadaşımıza katılıyorum. Odur budur derken yıllar geçiyor. Memlekete hayırlı bir iş yapmaktır asıl olan. Yorumlara bakıyorum da hemen cepheler alınıyor. Karşılıklı sıkmalar başlıyor. Kimi başörtüsünü öne çıkarır, kimi Atatürk’ü vs… Atatürkçü “görünen”in yanlışı, Atatürk’ü yanlış yapmaz. Başörtülü veya sakallı “görünenin” yanlışı, dini yanlış yapmaz. Arkadaşlar bu milletin milli ve manevi değerleri birbirine rakip unsurlar değildir. Birinin varlığı diğerinin yokluğunu gerektirmez. Aksine bunların bir arada bulunmasıdır bizi biz yapan. Bırakın kendi görüşünüzde zannettiğiniz insanların ne yaptıklarını veya yaptıklarından dolayı onları savunmayı. Birey olarak ben, bizzat laftan başka, doğru bildiğim yolda ne yaptım? Yukarıdaki olay memleket için birşey yapmak değildir. Aksine memleketin elektriğinden, insanların moralinden, zamanından çalmaktan başka birşey değildir.

  11. nurkan

    sizin bu tutumunuz yiğit bulutun saçma sapan tespitlerine benziyor. oyunmuş, provokatörmüş, cemaatmiş, dış mihrakmış…
    eğer gerçekten bir davanız varsa bu çapsızlar sizin davanıza zarar veriyorlar. ve ortada savunulacak bir durum yok rezillik. bu çapsızları kucaklamanız sizin davanızın sadece ötekileştirmekten ibaret olduğunu gösteriyor.

  12. bir demet tiyatro

    odtü içinde aklı selim insanların var olduğu düşüncesinyedim.
    bu insanlar, kışkırtma amaçlı oraya gelmiş.
    ve bence tezgahlanmış bir oyun.
    kim tarafınfan yapıldığı er geç ortaya elbet çıkar.

  13. Emre

    Üniversite okuyan arkadaşlarım muhakkak hatırlayacaktır, tabi başınıza geldiyse.
    Her kayıt zamanı çeşitli görüşteki özellikle islami kesim cemaatlere yakın üst sınıf öğrenciler yeni kayıt yaptıran öğrencilere kayıtları esnasında yardımcı olurlar, aslında çokta iyi olur. daha sonra kaldıkları evlere yada yurtlara götürürler ve ortamlarını anlatıp sizden kendilerine yakın bir ışık alırlar ise kendilerine katılmalarını yani evlerinde kalmalarını isterler. Şahsen benim başıma gelmişti, ha siz kibarca reddedebilirsinizde, ben öyle yaptım ve bir daha da aramadılar bile.
    Bu olayda da, yeni kayıt olan öğrencilere abla denen bu kızlar kalacak yer konusunda yardımcı olmak ve fikren kendilerine yakın kişileri kendilerine katmak için faaliyet yapıyorlar.
    Yasak mı? değil. yasak sa zaten bu engellenir. Oradaki diğer kızların kendi görüşlerine göre buna karşı çıkmaları da normal zaten.
    Bu sadece ODTÜ de mi oluyor, yooo, hemen hemen tüm ünv. oluyor. Oluyor da biz bunu böyle ilk defa gördük yada basında ilk defa böyle ortaya çıktı.
    Bence çokta gerilecek veya tartışılacak bir durum değil. Sorun cemaat sorunu olmamalı, cemaat yararlıdır zararlıdır tartışması da olmamalı, yeride burası olmamalı.
    Nur cemaatine gelene kadar ben size en az 20 farklı cemaat sayabilirim bu gibi faaliyette bulunan, Süleymancılar, yazıcılar, ışıkçılar, nakşiler, nurcular, menzil, ismail ağa (cübeli 🙂 ) bunlar en genişleri.
    Hayırlı geceler.

  14. Harun

    Bu konuya değindiğin için çok teşekkürler caner. Çok güzel bir yazı olmuş. Ellerine sağlık. Bizim bir çok başörtülü arkadaşımız Avusturyaya gitti okumak için. Sınıfa başörtülü girdiler. afrikadan gelip fesiyle okula gelenlerle aynı sıralarda oturdular. Şimdi onlarmı çağdaş bizmi… Çağdaşlık nedir. ne demektir. Allah mutlaka bir gün bunların hesabını hepimizden soracak….

  15. ismail

    Yazınızı çok beğendim düşüncelerimize tercüman oldun. Yazıyı kaynak göstererek sitemizde yayınladık umarım sakıncası yoktur.

  16. pesimist

    sanırım ,”çoluk çocuk” derken hakaret etmediğini düşünen arkadaş için ezine peyniri lafı ve onun gibi düşünenlere.
    sizde bizdensiniz kardeşim, buyrun sinemiz size de açık, kimseyi dışlamaya razı değiliz.
    ama inancımıza veya cemaatimize veya tarikatımıza veya kabilemize sataşmayın kardeşim
    herkes bireysel özgürlükleri dahilinde buyursun isterse öküze tapsın bize ne? biz en fazla hidayet diler geçeriz
    biz hiç cemaatçilerin -veya ne diyorsanız işte-, toplanıp kaldırım taşı söküp sağa sola zarar verdiğini, yakıp yıktığını görmedik.
    e hadi buyrun madem o kadar Haksınız niye hakkınızı şiddet ve aşağılamayla arıyorsunuz? veya hakkı bu şekilde dağıttığınızı sanıyorsunuz?

    http://gencdergisi.com/1607-sen-de-gel-sana-da-bagrimi-aciyorum.html

  17. Serap

    zapkoliğin videosuna atılan başlıkta ve bunun diğer türevleri konuyu tahrik edici boyuta taşımıştır. Zira oradakilerin derdi başörtüsü değil cemaattir. başörtülü arkadaşlarımız bunu kendilerine hakaret olarak algılayacakları gibi haklı tepkileri de doğuracaktır ki istenen de budur.
    Cemaatten öte cemaatin diğer yurtları kötülemesine yönelik bir tepkidir (diğer yurtlarda fuhuş yapıyorlar, içki içiyorlar giriş çıkış saatleri belli vs gibi söylemler yüzünden) ki ben de nur cemaatinin yurdunda ve evinde 1 yılımı geçirdim diğer yıllarda gidip geldim bu söylemleri çokça iyi biliyorum olanakları yurt yemek vs konusunda gayet düzenli oluyor bir tek giriş çıkış saatleri ve okul hayatıma karışmalarında sorun yaşıyordum ve bir de okulun yaptığı gezilere göndermiyorlardı ailen izin verse dahi izin vermedikleri gibi bir de ailemi arayıp fikrinden vazgeçirmeye çalışıyorlardı neymiş içki içiliyormuş neymiş kızlı erkekli gidiliyormuş, he bir de etkinlikler yapılırdı okulda kulupler falan onlara da izin vermiyorlardı… yurdun önünden sınıftan erkek arkadaşımla geçtim diye kenara çekip bir daha olmasın yoksa ailene söyleriz diye konuştuklarını bilirim ki sadece yolu bizim yurdun önünden geçen bir arkadaştı… bu arada buradaki durumu savunmuyorum hiçbir zaman tepki böyle olmamalıydı yaptıkları büyük terbiyesizlik. Aileler çocuklarını farklı şehirlere gözden uzak yerlere götürdüğü için güvenilir bir yer arıyorlar haliyle üniversitelerin durumu malum iyi insanlar da var kötü insanlar da… fakat cemaatin bu tutumu çok yanlış, haftada bir toplanır bize efsaneler anlatırlardı kur’an da geçen ayetlerden neyin yanlış neyin doğru olduğunu anlatırlardı oturup dinler kimi zaman karşı görüşlerimi belirtirdim. namaz kılmayı öğretirlerdi, dini eğitim verirlerdi kısacası, bu güzel bir şey tabi ki ama tutumları yanlış zorlayıcı tehdit edici iftiraya yönelik tavırlardan uzaklaşırlarsa gerçek amaçlarına ulaşabileceklerini düşünüyorum yoksa böyle ters tepkiler yaratabiliyor. bu videoda birkaç genç kız arkadaşımız tepkilerini göstermiş evet yaptıkları gerçekten terbiyesizce fakat yine her zamanki gibi önyargıyla yaklaşıp yok fahişeymiş içkiciymiş çapulcuymuş bunların hepsi böyleymiş gibi ithamlarda bulunanların da yaptıkları büyük terbiyesizlik ve boş zihniyetten öte bir şey olmadığını düşünüyorum, keşke karşılıklı(sağcısı,solcusu) olarak bu zihniyetteki insanları değiştirebilsek… Karşılıklı konuşmayı bilmediğimiz gibi malesef insanları aşağılamayı da çok seviyoruz…

Uyarı: Yorumlarda link kullanmayınız. Link içeren yorumlar otomatik olarak spam kabul edilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir