İnsan neden karides yer?

Yıllardır profesyonel olarak yemek yerim, bazen bu eylemi günde 2-3 kez tekrarladığım olur. 29 yıldır böyle devam ediyor, bir yerde alışkanlık haline geldi artık. Öyle aman aman yemek seçen biri de değilimdir, pırasa, karnıbahar ve hardal gibi birkaç istisna dışında “Ağzıma koymam” dediğim gıda veya gıda çeşnisi yoktur. Yalan olmasın bir de soya sosu var tabi ama haram olmadıktan, mide bulandırıcı bir görünüme sahip olmadıktan sonra her türlü yeni şeyi denemeye açığımdır.

Bu karides hayvanatından da malum görüntüsünün iç bulandırıcılığı vesilesiyle uzun yıllar uzak durmaya çalıştım. Herkesin karides söylediği ortamlarda ben marjinalliğimi daha az mide bulandırıcı bulduğum kalamar ile yaşadım. Yeri geldi bu ihtiyacı midye tava ile giderdim ama o iğrençliğin hiçbir zaman tam anlamıyla çekim alanına girmedim, hep böyle çevresinde dolaşıp durdum. Ama ben uzak durmaya çalıştıkça etrafım karides övücülerle dolup taştı. Selam verdiğim herkes ısrarla “Sen İzzet Usta’dan yememişsindir ondan şey yapıyorsun. Gel gidelim de bir dene” türü söylemlerle bana bu hayvanatı yedirmeye çalıştı, yıllarca ama. Yemedim arkadaş… “Ben deniz böcüğü yemem” dedim ve yemedim.

Durum zamanla öyle bir hal almaya başladı ki artık bende bir anormallik olduğunu düşünmeye başladım zira otlu peynirden bile tiksinen kızların karides söz konusu olunca gözlerinin içinin güldüğüne bir çok kez şahit oldum. Derken, markette alışveriş yaptığım bir gün kainatın baskısına daha fazla direnmenin anlamsız olduğuna kanaat getirdim ve Iglo’mudur nedir, onun şu soğan halkaları gibi etrafı iyice unlanmış tüketime hazır karideslerden pir paket aldım. Çok da pahalı bir şeydi yani, onu alana kadar insan iki üç kilo balık alır. Neyse malum temizlenmiş ve unla kaplanmış olunca antenleri, Alien-vari eklemleri gözümün önüne gelmez, en azından midem bulanmadan tadına bakabilirim diye düşündüm. Kızarttım ettim hazırladım sonra bir tanesini ağzıma attım. Çok hafif bir deniz aroması aldım, hani sadece denizden çıkan bir şeyi yemekte olduğumu anlayacak kadar fazla değil. “Tabi” dedim, “Bu hazır gıda olduğu için pek bir şeye benzemiyor. İzzet Usta’nın ordan yemek lazım bu mereti” diye düşündüm ve o an için karides mevzusunu kapattım.

Mesai arkadaşlarım bilir, Yemeksepeti komun kurucu ortaklarındanım. Yani kendilerinin belki bu durumdan haberleri yok ama ofislerindeki en az bir toplantı odasının mobilya kurulumları benim cebimden çıkan paralarla yapılmıştır. Gurbette yaşayan bekar ve biraz da üşengeç bir herif olduğunuzda bu gibi durumlar haliyle kaçınılmaz oluyor. Geçenlerde yine siteden yemek siparişi verirken kalitesine ve lezzetine güvendiğim, deniz mahsülleri ağırlıklı bir restoranın menüsünde “Karides söğüş” isimli bir ürüne denk geldim. İşin aslı bu yaşıma kadar isminde “söğüş” kelimesi geçip de lezzetsiz olan bir gıdaya rastlamış değilim. Söğüş ise güzeldir neticede, söğüş candır. Uzunca bir zaman sonra, hele ki işin İzzet Ustası konumundaki bir yerde karidese denk gelince aha dedim fırsat, verdim siparişi.

Üç vakit sonra önümdeki tabakta bulunan, yer yer kırmızılıklara sahip beyaz et parçalarıyla birbirimize bakıyorduk. Bir tanesini attım ağzıma, bir şeye benzetemedim. Herhalde ağzımın tadı yok diye düşündüm. Sonra bir iki tane daha denedim ve fakat olmadı, o ölümüne karides övenlerin bahsettikleri lezzetle tanışma şerefine nail olamadım. Önümdeki tabağın yarısını tüketip yarısını çöpe döktükten sonra farkettim ki karides yemek deniz aromalı sıkoç bırayt süngeri yemekten farklı bir şey değil, hatta sıkoç bırayt süngerinin, bilimum mide bulandırıcı antenlere, kımıl kımıl eklemlere sahip olmadığı için karidesten bir adım önde olduğunu bile söyleyebiliriz.

Buradan bana yıllarca baskı yapan karides övücülere sesleniyorum: Manyak mısınız lan? Onca zaman nesini anlata anlata bitiremediniz bu meretin? Hayır insan böyle bir şeyi neden yer? Hadi yer diyelim de neden yemeyenlere ölümüne övme ihtiyacı hisseder? Yahu ben karides yiyene kadar hamsi yerim, uskumru yerim veya ne bileyim ille de kafasından uzuvlar çıkan bir şey yemem gerekiyorsa inek yerim, koç yerim. “Şu anda bir deniz böceği yiyorum, evet yapıyorum bunu” düşüncesine katlanmaya değecek kadar ne buluyorsunuz bu hayvanda?

Facebook Yorumları

20 Yorum

  1. Bilgehan

    Şu an bu yazdığın yazıyla kral çıplak diyorsun Caner. 🙂 Bence bir çok restoranın, kafaladıkları gurmelerle insnalara yedirdikleri abidik gubidik canlılar bunlar. Kargadan başka kuş hamsiden başka paluk tanımam.:)

  2. Pınar

    Canercim bireysel kaanatim şudur ki ben karidesi ana yemekten saymam lakin kendisi meze olarak gerçekten güzel. Tarator soslu kızarmış karides ya da güveç tavsiyemdir.

  3. cem

    Burnunu tika, gozlerini kapat, elma ile patates arasindaki farki dilin algilayamaz…
    Tadina baktigin yiyecek, koku ve gorselle desteklenmelidir, “bu lezzetli” demelidir bilincaltin…
    Bence karidesi degil, onyargini yermissin dostum, ben ayiklarim da yerim de, guzel bir deniz canlisidir,
    limonlu suda haslayacaksin, sonra da tereyaginda kizartacaksin, lokum gibi olur, begenmezsen de saygi duyarim 🙂

    • kemal

      Patates ile elmayı ayıramıyorsan lokumu da ayıramazsın sen şimdi 🙂 Damak tadı diye bir şey var.

  4. Hakan Bulut

    koyum izzet ustaya kanka sana bişi olmasın, sen gınışı yap yıyelim beraber lezzet görelim =)

  5. Çağrı Mustafa Alkan

    Caner bence bu işin sırrı pişirilme türü ve soslarda. Ben de hiç yemedim ama bir ara denemek istyorum 🙂

  6. Zekai

    daha lezzetli ve doyurucu gıdalar alınır ona o kadar verene kadar. insanların bilinçaltını böle tüketim zırvalarıyla doldurdular yıllarca. karidesi geçtim ahtapot yenir mi ya asıl? tarkanın filmi geliyo gözümün önüne

    • mustafa

      Abi tam olarak benimde aklıma tarkanın filmi + (ne diyim o tam katı olmayan biçimsiz sıvış sıvış ) kolları geliyor aklıma.Hayır yani insanlar nasıl bir yokluğa düşüp de “abi bak denizin dibinde bi böcük buldum antenlerini ve alienlerini çıkarırsak bundan olur ”
      demiş ?

    • Caner
      Yazar

      Evet, yazımda da bahsettiğim gibi “Herkesin karides söylediği ortamlarda ben marjinalliğimi daha az mide bulandırıcı bulduğum kalamar ile yaşadım.” 🙂

  7. Sedat

    Caner Kardeş,
    Midye de pek masum bir yiyecek değil dikkatli ol.
    Denizlerin Çöpçüsü olarak bilinir kendisi.
    Ağır derecede ağır metal içerir.

    Not: Captcha yerine sorduğun soruda “Süperstar lakaplı bayan sanatçımız Ajda …….. ‘dır” aralığına tek bir “r” harfi koyasım geldi nedense.

Uyarı: Yorumlarda link kullanmayınız. Link içeren yorumlar otomatik olarak spam kabul edilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir