Hangi partiye oy vereceğime bir türlü karar veremedim

Bu sabah evden çıkarken, her zaman olduğu gibi yine “Seçimler yaklaşıyor, hangi partiye oy versem acaba?” diye düşünüyordum. Tabi, sizin de bildiğiniz üzere bu şartlarda tercih yapmak gerçekten çok zor. Partilerin seçim propagandası yapan araçlarının o karşı konulamaz cazibeleri insanı her seferinde siyasi görüş değiştirmek zorunda bırakıyor. Örneğin ofiste çalışırken, son derece kötü ses sistemleriyle bangır bangır bağırıp kulak tırmalayan seçim otobüslerinin “Ooooylaaar Mehepeye oooylaar Mehepeyee!..” türü çağrılarına kayıtsız kalmayı başaramıyor, “Bu iyi bağırdı en iyisi buna oy vereyim ben” demekten kendimi alamıyorum. Evet, belki konsantrasyonum sürekli tacize uğruyor, verimim düşüyor, yaptığım işin ağzının orta yerine sıçılıyor ancak bu otobüsler de olmazsa insanlar hangi partiye oy vereceklerine nasıl karar verecekler, değil mi?

Oğlum bu nedir lan? Allah, peygamber aşkına Nazi Almanyasında mı yaşıyoruz ya? Arabalarla dolaşıp insanları huzursuz etmekle, asla razı olmamalarına rağmen onların ceplerinden para alıp araba giydirmekle, o arabaları günün her saati patatiz soğan satan seyyar satıcılar gibi çığırtmakla oy toplamanın mantıklı bir fikir olduğuna bu siyasileri kim inandırdı? Hitler mi?

Ben bu tutumu insan zekasına hakaret sayıyorum arkadaş. Yani insanlara “Malsınız lan siz, kafanıza çaka çaka iyi parti olduğumuzu söylemezsek siz kime oy vereceğinizi bilemezsiniz” demenin bir yolu bu. “Cehepe bu seçimde çok süper propaganda arabası giydirmişti, dikkat ettim Akepe’den daha güzel türküler okudu ve mahallede en az 4 tur fazla attı…” diye düşünüp Cehepe’ye oy vermeye karar veren bir insan evladı olabilir mi?

Öyle deme Caner ne mallar var” falan demeyin, hele hele makarna kömür türü demagojik olaylara hiç girmeyin aramız bozulur. Esas mallar bu siyasiler, insanların hayat görüşlerini kıçı kırık bir minibüs ve iki ucuz hoparlör ile değiştirebileceklerine inanıyorlar.

Şu seçimler bir an önce bitse de kurtulsak.

Facebook Yorumları

45 Yorum

  1. kralizasyon

    Aynen o partilerin araçları ile ben de çok dalga geçerim. Müzik çalıyor ama ne ritmi anlaşılıyor ne de sözleri hoparlör yüzünden. Anlasak ne olacak? “Bunun türküsü daha güzelmiş buna mı oy vereceğiz” diyorum her seferinde 😀

  2. Oğuzhan Uçan

    Ben Anlamıyorum adamlar 25 kişi ile bir cihana hükmettiler,meclisteki 550 milletvekili ne yapıyor anlamıyorum

  3. ahmettatar

    Caner acaba Amerika da İngiltere de falan nasıl yapılıyor bu tür seçim propagandaları..? Amerika neyse de İngiltere de bu tür arabalı seçim propagandalarına izin verilmiyordur herhalde.. @Oğuzhan; 25 kişi demişsinde o zaman ki yönetim şekli monarşi yani halk padişahın tebası yani, padişahın izinden gitmekle mesul.. Oysa demokratik cumhuriyet rejiminde halk kendi seçtiği temsilcileri gönderiyor halk daha fazla temsilci yollamak istediği için sayı bu kadar artmış her ile belli sayıda temsilci standartları falan belirlenmiş e dolayısıyla nüfus ve iller arttıkça temsilci sayısıda zamanla artmış ama asıl karar mekanizması olan Osmanlı daki Divanı hümayun ile Bakanlar kurulu üyeleri arasında çok fark yok yani Osmanlı zamanında Divanı hümayun aynı şimdi bizdeki Bakanlar kurulu gibiymiş.. Birde o zaman padişaha açıkça meydan okuma yok rekabet yok e dolayısıyla azıcık adamla da iş yürüyebiliyor oysa şimdi herkesin birtane yedeği alternatifi de olmak zorunda ki olası bir aksilikte B planı uygulamaya konulabilsin her halükarda diye..

  4. Çağrı Mustafa ALKAN

    Aslına bakılırsa kabahatler kanununda bunun bir yeri olması lazım. Neticede rahatsızlık verici bir eylem değil midir bu? Seçim arabalarını ve anonslarını duyarak mutlu olan var mıdır acaba?

  5. Malik

    Öncelikle Herkese Merhabalar, Caner’in değindiği konuyu gerçekten takdir ederek yazıyorum.
    İlk olarak o araçların gürültüsü ve sesleri gerçekten hangi parti olursa olsun çok rahatsız edici ve insanları bunaltıcı bir duruma sokuyor, bu bir gerçek.
    İkinci olarak hepimiz insanız ve elbetteki oy verirken düşünmemiz gerekir ancak düşünemiyorsak belli kesimlerden ya bir menfaitimiz var ya da Takım(Parti) tutuyoruz demektir.
    Ancak düşüne biliyorsak eğer kafamızı iki elimizin arasına alıp bi şöyle gezintiye çıkalım bundan tam 13 yıl önce o kadar sıkıntılı günler yaşıyorduk ki kriz mi dersin karışıklıklar mı dersin yok yok ne ararsanız var. Yanlış anlamayın kesinlikle benim amacım propaganda felan yapmak değil. Bugüne baktığımız zaman büyüyen ve her alanda gelişen bir ülkemiz var; Eğitim’den Sağlığa, Teknoloji’ye her adımda her gün çalışmalar devam etmekte. İMF Denilen illete borcumuzu sıfırladık. Merkez Bankamız’da paramız var. Kitapları ücretsiz dağıtıyorlar. Kosgeb denilen kurum’da hibe olarak Kobi’lere para dağıtılıyor. Zannetmiyorum ama eğer bu yapılan çalışmalara rağmen bu ülkenin Başbakanı hırsız yanındakiler hırsız’sa gerçekten ne götürmüşlerse Helal’i Hoş Olsun demek geliyor içimden. Birde şu durum var, “Hangimiz bırakın küçük paraları 1 Trilyon 5 Trilyon 10 Trilyon gibi büyük rakamlar için” Nicesi açıklanmayan 34’e yakın suikast girişimine maruz kalmak isteriz çocuklarımızın hangisine bu paralar için zarar gelmesini isteriz.
    Çok uzun bir yazı oldu ama gerçekten sadece ve sadece kalbimden geçenleri yazdım.
    Yaklaşık 6 dönemdir oy kullanıyorum daha önceleri 4 dönem MHP’ye oyverdim ancak 2 dönemdir Ak Parti’ye oy veriyorum.

  6. Muhammet

    Şahsen bir siyasi görüşe sahip olmasam da lafa değil icraatlere bakmanı öneririm! 🙂 Aslında bu bir yerel seçim olduğu için bulunduğunuz bölgede ki hizmetlere bakarak oy vermelisiniz. Bulunduğunuz bölgede ki belediye başkanının hizmetlerinden memnunsan yine ona ver ama yok farklı bir adayın daha iyi hizmet edebileceğini düşünüyorsan o başka… Unutma Caner abi dili olan konuşur aklı olan çalışır.

  7. Mustafa

    Yahu adam burada herkesin ortak derdini paylaşmış, kimisi olmayan hırsızlıktan bahsediyor kimisi oy peşinde. Herşeyi bir kenara bırakın kimin nereye oy vereceği kimseyi ilgilendirmez. Biz (Tüm Türkiye, Tüm Partililer) bu propaganda tarzından rahatsızız, bari bunun gibi basit bir konuda birlik olalım bukadarmı düşmanız anlamadım gitti. 20 sene yurt dışında yaşadım, her türlü seçim gördüm bir tek bayrak asıldığını, miting yapıldığını görmedim arkadaş.

      • abdullah e

        hakaret etmek neden, neden söz konusu başbakan veya akpye karşı duyula sempati olduğunda bazı kesimler tarafından tahammül edilemeyerek hemen hakaretvari sözlere başvuruluyor . nedeni nedir ? siz nasıl biri yada birilerine karşı duygu besliyorsanız bunun herkesin hakkı olduğuna neden saygı duyup izlemiyorsunuzda hakaret ediyorsunuz.

  8. Recep Tayyip Erdoğan

    Montaj, dublaj sizin işiniz. Burada Başbakan var, burada onu bağrına basan millet var. Bir eseriniz yok. Dikili ağacınız yok. Milleti aldattınız. Millet aldatanlara değil, dürüstlere oy veriyor. Türkiye artık gündemi belirlenen bir ülke değil, gündem belirleyen bir ülke. Böyle bir farkımız var.Millet lafa değil icraata bakıyor.

  9. mustafa

    “AKP den önce sıkıntı yoktu , o zamanın koşulları şimdi olsaydı öncekilerde yol vs. yapardı , AKP çalıp çırptı”.Bu cümle nekadar boktan geliyorsa sizin AKP den nefret etme düşüncenizin temelinde de bu boktan düşünce var.Unutmayın ki şuandaki konumumuzu , koşullarımızı , hükümete rahatça sövmenizi , başörtüsüyle okula gidebilmeyi , uydunuzu vb.AKP hükümetine borçlusunuz . yediğiniz içtiğiniz kapa sıçıyorsunuz farkında değilsiniz.

    • Garip

      bu yorumu onaylayan admine tebrikler. bok – sıçma gibi kelimeleri diğer mesajlarda da sık sık görmeyi isteriz. çok nezih çizgisinden şaşmayan seviyeli demokratik(!) bi blog yolunda durmak yok yola devam..

  10. Burak

    Kimin neye, hangisine oy vereceğine kimse laf edemez de gelip burada birçok kişinin AKP sempatizanlığı yapması çok komik olmuş. O kadar tape çıktı, o kadar belge çıktı, hadi bunları geçtim AKP’nin kurucularından olan A. Şener bile ‘ses başbakana ait’ dedi ama bazılarının ağzında hala ‘dublaj’, ‘montaj’ var. Başbakan ise bir açıklamasında ‘montaj’ derken başka açıklamasına ‘evet bunu dedim neresi kötü ?’ diyor. Eee biri montaj iken diğeri doğru mu oluyor ?

    İlginç şeyler, hakkımızda hayırlısı…

  11. Berhan

    Ne zaman ve nasıl böyle düşünür oldu insanlar anlaması zor. Yani bir matematik öğretmeni sınıfa girip matematik dersi anlattığında “Ulan helal olsun adama matematik anlattı hee!” demiyorsak, ülkenin yönetimine talip olmuş bir hükümetin de yapması gereken şey ülkeye hizmet vermek değil midir? Yolları tabii ki hükümet yapacak. ulaşımı tabii ki hükümet yapacak. Yani bir babanın görevi nasıl ki evine ekmek götürmek, çoluğuna çocuğuna sahip çıkmaksa hükümetin de yapması gereken şey ülkeye hizmet etmektir. Yani bu adamlar kendi işlerini güçlerini bırakıp ülke aşkına vatan aşkına mı yapıyorlar bu işleri? Çalışıyorlarsa senin benim bizim verdiğimiz vergilerle Türkiye ortalamasının çok üzerinde olan maaşlarını her ay banka hesaplarında görüyorlar. Olması gereken şeylerin adını değiştirip allayıp pullayıp dramatize etmenin manasını çözebilmiş değilim. Kaldı ki (şahsi düşüncemdir) bu insanların bu hizmetleri yaparken halka yol,su,elektrik olarak yansıyan icraatler, iktidar sahiplerine ayakkabı kutuları şeklinde paketlenmiş balyalar halinde yansıması kabul edilir midir? Siyaset ticarete mi dökülmüştür? Oy vereceğiz, vergi ödeyeceğiz, aldıkları oylar, vergiler ve devletin hazinesi, arazisi, eti, sütü ile bizim olan şeyi bize bahşedecekler, aldıkları maaşın yanında hizmetleri yaptırdıkları taşeronlardan komisyon alacaklar? Prim usulü mü başbakan seçiyoruz? Burada bir yolsuzluk yok mu? Var ama çalışıyorlar diyenler için soruyorum “Yolsuzluk yapanlara bu kadar mı muhtacız? Bu kadar mı körükörüne duacıyız?” Sürç-i lisan eylediysem affola.

    • Usluer

      Ben de bunu anlamıyorum. Tamam, haklısınız. Yapılanlar bizim paralarımızla yapılıyor, eyvallah. Ama Berhan hocam, bu hükümetten önce gelen partiler de bizim vergilerimizle yapmıyorlar mıydı? Onlar yaptıkları icraatleri kendi cebinden mi karşılıyorlardı? Ben bundan önceki partilerin zamanına pek yetişemedim ama araştırıyorum. Ülkede bir kriz bir kaos ortamı. Bunlar hiç eksik olmamış. Şimdi soruyorum size bunlara vergi verilmiyor muydu? Diyeceksiniz ki o zamanın şartlarıyla bu zamanın şartları bir mi? O zamanın şartlarına göre yapan ne yapmış beni de bilgilendirirseniz en azından bu gibi tartışmalarda bilgi sahibi olurum. Bundan öncekiler eğer kayda değer şeyler yapmamış ise ben şuan kayda değer işler yapanlara da yapmadı diyemem.

      Sakın yanlış anlamayın beni. Medeni bir şekilde soruyorum size. Amacım kavga ortamı yaratmak değil. Sadece bilgilenmek amaçlı soruyorum.

  12. mustafa

    devlet devlet bahçeli ve kılıçadaroğlu videolarında da montaj var ve kendilerinin söylediği şeylerden derlenmiş.demek istediğim kendi kurdukları cümleleri çarpıtmaya montaj denir . bahsettiklerini çarpıtmaya montaj denir

  13. Caner
    Yazar

    30 yaşındayım. Biri bana bugün “Caner 30 koca seneden çıkardığın ders nedir?” diye sorsa muhtemelen “Cahil insandan daha tehlikelisi cahil olduğunun farkında olmayan insanmış” derim.

    Karşımızdakini dinliyor gibi görünmemizin tek sebebi ağzından çıkardığı anlamsız seslere vereceği arayı bekliyor olmamız. Tartışıyoruz ancak hiçbirimizin niyeti bu vesileyle doğru olanı bulmak değil, zaten bizimkisi fikir alışverişi de değil sadece fikir verişi. Her zaman en doğruyu kendisinin bildiğini düşünen, sabit fikirli insanlara ne verebilirsin, onlardan ne alabilirsin ki?

    Az gelişmiş tüm ülkelerde olduğu gibi bizim de ana gündem maddemizi her zaman siyaset oluşturuyor. Kahvelerde, berberlerde, taksilerde sürekli siyaset konuşuyoruz. Bu konuda sahip olduğumuz tüm donanımı da televizyonlara ve gazetelere borçluyuz. Bu esasen komik bir durum. Yani ekonomi, iktisat ve borsa gibi terimleri dilimizden düşürmüyoruz ancak çoğumuz bu terimlerin kelime anlamlarını dahi bilmiyoruz. “Siyaset” kelimesinin ne demek olduğunu oturup düşünenlerin bile çoğunlukta olduğunu sanmıyorum.

    Hani nasıl derler “Söylesem tesiri yok sussam gönül razı değil” diye, öyle valla…

  14. Muhammet

    Oğuzhan Uçan kardeşim belki bilmiyorsun veya unuttun ama bunda 14-15 yıl önce Türkiye ekonomisi batacak gözüyle bakılan bir üçüncü sınıf devletti.
    Berhan kardeşim, önceki dönemlerde insanların yürüyecek kaldırım, arabasını sürecek düzgün bir yol, okuyucak bir kitap bulamadığı günler yaşadı.Üstelik insanlar açlıktan ölecek duruma geldiğinde dönemin yöneticisi “Cebinizde para vardı da biz mi aldık?” diye adeta milleti salak yerine koyma cürreti gösterdi. Bir sınıf düşünün ki Lise yılına kadar toplama çıkarma işlemini anlatan bir matematik öğretmeni görmemiş, lisede bir matematik öğretmeni gelipte işte bu “hipotenüs” derse öğrenciler öğretmen matematik anlatıyor demeleri normal değil mi?
    Hiç mi merak edipte geçmişimizi araştırmadınız? 90 küsür Türkiye tarihinde yerli uçak üretip tam İngiltere’den sipariş bile almışken dönemin yönetimi tarafından uçak üretiminden vazgeçildiğini hiç mi bilmiyordunuz?

    • Berhan

      İsmi güzel kardeşim. Yani senin kısaca anlatmak istediğin “Adamlar açlıktan öldürmüyorlar, kitapları bedava dağıtıyorlar, yürüyecek kaldırımımız var, çalmalarında bir mahsur görmüyorum, bunda sorgulanacak birşey yok.” mudur? Öyle ise eyvallah.

      • Usluer

        İlla ki sorgulanacak hocam. Mesela şöyle bir örnek vereyim. Ortada dolaşan kasetleri AKP’li bir arkadaşıma söyledim. Bak başbakan hakkında böyle böyle ses kayıtları çıkmış dedim. Bana dediği şey direk inanmam oldu. Ama Kemal Kılıçdaroğlu veya bir başkası için aynı şeyi söylesem vay şerefsizler diyeceğine adım gibi eminim. Ben bu zihniyette hiç olmadım. Ortada bir iddia varsa araştırılmalı, kanıtlanmalı.

        AKP’den önceki hükümetlere bakıyorum da hiçbiri ülkenin gelişmesi için zerre çaba sarfetmemiş.

  15. Şenol Şengül

    Ne yazık’ki bizi temsil edecek bir parti yok malesef 🙁 akşam saat 21:30 civarlarında sitenin önünden geçen seçim arabasından ne hayır gelir’ki,belki’de şöför gaza geldi onu da bilemiyoruz? işte o zaman en kral küfürü etmek kaçınılmaz oluyor… Adres belli aslında oda “AOP” belki bizi bu parti temsil eder (Aç Ortaklar Partisi)…

  16. ahmettatar

    O değil de bu seferki seçim şarkıları hiç hoşuma gitmedi geçen seçimdeki bi daha bi daha adlı şarkıyla illa akparti adlı şarkı o kadar güzeldi ki benim bilgisayarımda kayıtlı durur her müzik listemde eklidir dinler dururum.. Gerçekten bir ruha sahip şarkılar ikisi de.. Müzikal anlamda değerliler yani bence..

  17. Ahmet

    Caner Allah’tan kork . Sen haram yiyen zina eden iran’a ülkeyi peşkeş çekenlerin arkasından mı şakşakçılık yapıyorsun ? Yarın huzur-i mahşer’de o oyun hesabıda sorulacak . İçiniz siniyorsa kardeşler verin akp ‘ye. kusura bakmayın ben hırsıza,bölücüye ülkeyi teslim edenlere oy vermiyorum.Vesselam

  18. Garip

    Kayıtlara montaj diyen zat neden tüm resmi kurumlar elindeyken ispat ettirmiyor? Neden maaile trilyonluk insanlarken zulüm görmüş gariban muamelesi yapılıyor? Bu ülkeyi akp kurmadı, bu ülke müslümanlığı akp yle öğrenmedi. Adam çalıyor ama hizmette yapıyor diyor vatandaş hırsızlık bu kadar savunulmaz Ayıptır.. Aynı vatandaşın cebinden 50lirası çalınsa adam öldürür ama devlet vergi eliyle 100lirasını alsa sesi çıkmaz. Ayıptır.

  19. ahmettatar

    @Ahmet zina yapan demişsin başını mı tuttun yavrum sen haram yiyen demişsin yanındamıydın çalarken?? İran’a ülkeyi peşkeş çeken demişsin sen Türkiye de mi yaşıyorsun emin olamadım sanırım yabancı bir ülkede yaşıyorsun ki burda olup bitenden haberin yok.!! Kimsenin illegal birşey yaptığı yok Allah’tan kork demişsin mahşer demişsin Allah’tan korkulmaz Allah sevilir hem de çok sevilir.. Allah’ın gazabından korkulur günah işlersen gazabından korkarsın.. @Ahmet ve @Garip bu sözlerim her ikinize……: Sen kulaktan dolma bilgilerle günahkar olduğuna emin olmadığın insanların günah işlediğini iddiaa edersin iftira etmiş olmaktan korkmazsın birde bizi de bu yoldan çıkmışlığa çağırırsın sen müslüman mısın..? Müslüman adam bunu yapar mı ? Birinin günahkar olduğundan emin olsa bile bunu dile getirmez..!! Kendine gel canım benim kendine gel..!!

  20. GapGarip

    @tartar İftira ve yoldan çıkmışlık dediklerin eğer doğruysa? Sen nasıl hesap vereceksin hırsızlarla yaptığın bu ortaklığa?? Kulaklarım,zekam, teknik bilgim ve vicdanım beni yanıltıyorsa ben bu günaha razıyım. Peki ya doğruysa sen yedirdiğin kul haklarının hesabını nasıl vereceksin? Ben iftirayla arza çıkacakken sen kul hakkını göze almışsın KENDİNE GEL KENDİNE…

  21. ahmettatar

    Bu devir öyle bir devir ki günah işlemenin çok çok basit ibadet etmenin çok zor olduğu bir devir.. Hâşâ, ben sana iftira ediyorsun demedim ama iftira etmiş olabilirsin dedim bu riski almaya değmez çünkü iftira etmiş olursan da kul hakkı yemiş olursun.. Ben söylenen anlatılan tüm iddiaların doğru olmadığına inanıyorum çünkü nerde olduğunu ne yaptığını önemsemeden ibadet etmeye vakit ayırabilen ibadet etmeyi canı gönülden isteyen bir başbakanımız var hamdolsun.. Ben ibadet etmiyorum içimden gelmediği için etmiyorum niye içimden gelmediğini sorguluyorum ama bulamıyorum.. İbadet etmenin ne meşakkatli olduğunu bir o kadar da güzel birşey olduğunu biliyorum.. Düşünsene günde 5 defa aslında üstün başın temiz olmasına rağmen sırf ALLAH’ın huzuruna çıkacağın için abdest alıyorlar.. Hava soğuktu, su soğuktu, yorgundum, çok işim var, misafirlerim var, amaaan kim uğraşacak şimdi demeden hergün günde 5 defa yaratıcının huzuruna çıkması , O’na hesap vermesi kolay birşey mi sence..? Hiçbir zorunluluğun yokken mazeretler bulabilecekken ibadet etmekten o huzura çıkmaktan vazgeçmeyen biri hergün günde 5 defa hesaba çekilen biri sence günah işlemeyi bu kadar hafife alabilir mi? Hadi ben ibadet etmiyorum işlediğim günahların haddi hesabı yok bunların hesabını mahşerde vereceğimi düşünüp daha çok zaman olduğunu düşünüp kendimi kandırıyorum peki ibadet eden biri sence bu rahatlığı taşıyabilir mi..? Günah işlemek bana , sana kolay peki ya kocaman bir ülkeyi yönetiyor olduğunun, ne kadar büyük bir sorumluluk taşıdığının , Hazreti Ömer’in adaletini taşıması gerektiğinin , üstlendiği görevi ifa ederken yaptığı yanlışları inandığı Tanrı tarafından nasıl cezalandıralacağının bilincinde olan bir devlet adamı sence senin benim kadar kolayca , rahatlıkla günah işleyebilir mi..? Bunun olabileceğini benim havsalam almıyor.. Eğer söylenenler konuşulanlar doğruysa bunun hesabını verecek olan yine kendi olacaktır sen ya da ben onun işlediği günahlardan sorumlu değiliz ki biz kul hakkı yemiş olalım.. Eğer işlediği günahta birine ortaklık ediyorsak yanındaysak günah işlediğinden yüzde yüz eminsek hakkında konuşabiliriz o zaman eğer bildiğimiz halde susarsak günahına ortak olmuş olabiliriz ama yanında olmadığımıza göre hakkında kötü konuşmamız doğru sayılmaz.. Gıybete girer ve bunun hesabını veremeyiz.. Git bir fıkıh uzmanına bir ilahiyatçıya sor bakalım emin olmadan bir devlet adamı hakkında kötü düşünceler yaymanın nasıl bir günah olduğunu anlatsın sana.. Ben gayet kendimdeyim bilmem anlatabildim mi..??

  22. Bak Hala

    adam dün okyanus ötesine teşekkür ediyordu sizde teşekkür ediyordunuz, şimdi küfrediyor sizde küfrediyorsunuz. Tabi adam ne derse inanacaksınız. Biz ne millete ne Yaradana çıkar ilişkisiyle bağlanmadığımız için bugün öyle yarın böyle demeyiz. Ama bu vatanın aklı selim insanları kurtuluş yıllarında Atatürk’ü vatan haini ilan eden şeyhülislamı da unutmadı. 5 değil 55 vakit alnı secdeye değen insanlar kendi insanını bugün bile dünyanın bi ucundan zulmünü her yana salan ülkelere satmıştı. Aynı sözde Müslüman ırkı bugün yüzsüzlükle millete yalan söylüyor. Herşeyi unutup tek soruya cevap verin kardeşim: Başbakan tüm imkanlarına rağmen kasetlerin montaj olduğunu neden ispatlayamıyor?

  23. ramazan

    “Cahil insandan daha tehlikelisi cahil olduğunun farkında olmayan insandır”
    Bu sözün üstüne AK PARTİ harici diğer cahiller neden çenelerini yoruyorlar anlamıyorum…
    Biz boş lafa değil İCRAATE bakarız… Sonuna kadar RTE!

Uyarı: Yorumlarda link kullanmayınız. Link içeren yorumlar otomatik olarak spam kabul edilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir