Matkabın hayatımızdaki yeri ve önemi

Matkap… Nerden baksanız yüzlerce yıllık tarihi olan, ilkel kabileler tarafından bile kullanılmış bulunan; hayatı kolaylaştırmak için vücut bulmuş mucizevi alet. Çoğumuzun evinde vardır, olmayanlar da eminim bir gün sahip olma hayalleriyle kendilerini avutuyorlardır zira matkap kullanmak keyiflidir, zevklidir. İrili ufaklı, darbeli, kırıcı etkili onlarca çeşit matkap bulunur ve bu matkaplardan herhangi biri ile herhangi bir yeri delmek bünyede yoga etkisi oluşturur. Çelik uçlar dönüp duvarları haşat ettikçe fani bedeninizden uzaklaşır, iç sesinize kulak vermeye başlarsınız, eğer bunu yeterince uzun süre yaparsanız ruhani açıdan tarifi mümkün olmayan bir doyuma ulaşırsınız.

Bu yazıyı tüm bunların bilincinde olarak yazıyorum. Evet, ben de herkes gibi matkap kullanmakan keyif alıyorum. İmkanım olsa her akşam işten eve geldiğimde elimi yüzümü yıkadıktan hemen sonra oturma odasının duvarlarına rastgele birkaç ufak delik açarım. Bunu alışkanlık haline getirir, düzenli olarak yaparım. Böyle bir şeyi kim istemez ki? Ama o iş öyle olmuyor işte. Ne yazık ki biz insanlar sosyal varlıklar olarak yazılı olan ve olmayan çeşitli kurallar bütünüyle birlikte yaşıyoruz ve yine ne yazık ki o kurallardan bazıları diyor ki “Bu mereti ancak diğer insanları ölümüne rahatsız etmediğin sürece, belli saatler içerisinde kullanabilirsin“. Hani hepimiz çırılçıplak soyunup sokaklarda bir o yana bir bu yana koşuşturmak isteriz ve fakat diğer insanlar bu durumdan hoşnut olmayabilirler diye yapmayız ya hah işte aynı nedenle matkabı da öyle canımız istediği zaman, günün herhangi bir saatinde kullanamayız. Kurallar bizden diğer insanların yaşamlarına, onların matkap sesi duymama özgürlüklerine saygı göstermemizi bekler. Biliyorum, can sıkıcı bir durum ancak an itibariyle bu kurallarla yaşıyoruz…

Arkadaş öldük öldük, canımız çıktı yemin billah ediyorum. Yan ofisimizde tadilat yapan adamlar bir haftadan uzun süredir dele dele doymadılar. Hayır bir insan bunca süre neyi deliyor olabilir harbiden aklım almıyor. Resmen duvarlar dile geldi artık “Ne olur bizi delmeyin ağbi…” diye yalvarıyorlar. En son bunları küçük el matkapları kesmemeye başladı, kapıya o asfalt kırmakta kullanılan sarı renkli traktör-vari havalı şeylerden dayadılar party hard biçimde delmeye başladılar. Hatta bu zımbırtıyla bir ara bizim su tesisatını falan patlattılar.

Vallahi biz anlayışsız insanlar değiliz, olacak, elbette tadilat yapılacak ama bu kadar uzun süre de kusura bakmasınlar kimsenin canı dayanmaz. Bilişim firmasıyız, çağrı merkezimiz var, telefondaki müşteriler dertlerini anlatmaya çalışırlarken arkadan şantiye sesleri duyuyorlar. Ne bizim kızcağızlar adam akıllı konuşabiliyorlar ne karşıdaki vatandaşlar konuşulandan bir şey anlıyorlar. Hele bizim development departmanı… Görseniz inanın halimize acırsınız, hepimiz gün boyu kulaklıklarla yüksek sesle müzik dinliyoruz ancak yine de kesmiyor çünkü olay sadece ses değil, hiper bir titreşim de söz konusu.

Bir gün iki gün anlaşılabilir de bunca zaman insanları rahatsız etmenin, beyinlerine darbe vurmanın bir anlamı yok. Hayır bulunduğumuz sitenin kuralları var bir de, sözde bu tür çalışmalar ancak saat 6’dan sonra yapılabiliyor ama bizim amcalara hak getire, kimsenin gelip uyardığı da yok kırlarda özgürce koşan yabani atlar misali bütün duvarları aralıksız deliyorlar.

Abarttığımı düşünen arkadaşları kendi elcağızlarımla kaydettiğim, farklı boy ve ağırlıklardaki matkaplara ait seslerden oluşan aşağıdaki dosyayı dinlemeye davet ediyorum. Bir yandan da sabah akşam susmayan bu seslerin arasında kod yazmanın nasıl bir şey olduğunu hayal etmeye çalışsınlar. İş verimimiz düştü, stres olduk, yorulduk yav… Bakü-Ceyhan petrol boru hattı inşaatının ortasında kod yazıyor gibiyiz resmen…

Facebook Yorumları

1 Yorum

  1. ahmettatar

    Caner bu seslerin matkap sesleri olduğuna eminsin mi? Çünkü daha çok tekstil atölyesi açmışlarda singer makina ile overlok makinası aynı anda çalışıyormuş gibi ses çıkıyor.. Sen bir çık kontrol et arkadaş üste kaçak kat mı çıkıyorsunuz ne bitmez tadilat lan bu de o sırada da bi kolaçan et dikiş makinaları varmı etrafta..

Uyarı: Yorumlarda link kullanmayınız. Link içeren yorumlar otomatik olarak spam kabul edilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir