temizlik-gorevlisi

Mahallemizdeki güler yüzlü temizlik görevlisi abinin bana öğrettikleri

Aslında “temizlik görevlisi” değil “çöpçü” denir de biz insanları meslekleri ve hatta fiziki kusurları vesilesiyle aşağılamayı çok seven bir toplum olduğumuz için kendi kendimize bu tür zorluklar çıkarıyoruz işte. Kulağı duymayan insanlara işitme engelli, gözü görmeyenlere de görme engelli diyoruz, kontrolsüz geçmişimizde sağır ve kör ifadelerini hakaret amaçlı kullanacak kadar dingil olmasaydık bugün böyle jargonlarla uğraşmak zorunda kalmazdık. Çöpçü de öyle bir şey, “Okumayacaksın da çöpçü mü olacaksın?” diye soran anneler, “Kızım seni çöpçüye veririm” diyen babalar sağolsunlar bütün topluma çöpleri temizleyen insanların örnek alınmaması gereken kimseler olduklarını öğrettiler. Çok değil, iki gün mahallelerindeki çöpler temizlenmese ortalığı velveleye verecek olanlar yine onlardır oysa, nihayetinde kendi çocukları yapmasa bile birilerinin muhakkak temizlik işlerini üstlenmesini beklerler.

Neyse, fotoğrafını bilgisi olmadan çektiğim için yüzünü göstermenin doğru olmayacağını düşündüğüm bu güzel abimiz bizim mahallemizin temizlik görevlisi. Yani her sabah kaldırımları yolları aşındırıp çeri çöpü temizliyor, belediyenin daha temiz bir Kocaeli misyonuna varlığı ve emeğiyle katkı sağlıyor. 1.5 küsür senedir bazı sabahlar işe giderken kendisiyle karşılaşıyorum.

Ben sabahları, özellikle yataktan kalkmamın üzerinden çok fazla zaman geçmemişse lanet bir bir herif oluyorum. Hayattan, kuşlardan, böceklerden nefret ediyorum, işyerine varıp ofisimizin açık gökyüzüne bakan terasında çayımı yudumlayana kadar şehir hayatını terk edip, sabahtan akşama, akşamdan sabaha kadar kesintisiz biçimde uyuyabileceğim ahşap bir dağ evine yerleşme kararını bin kere vermiş oluyorum. Bir seferinde duraktan hemen kaçma derdindeki otobüsün kaportasına vurup durdurmuşluğum, tam kartımı basarken “Öndeki arabaya niye binmedin birader?” diye artizlik yapan şöföre “Sana ne lan hangi arabaya bineceğimi sana mı soracam?” diye çıkışmışlığım var. Toplu taşıma aracı şöförleri böyle durumlarda adamı çok pis döverler, o eleman ise hiç ses çıkarmamıştı. Pek iç açıcı bir yüz ifadesine sahip değildim sanırım.

Bu yeni mahalledeki hayattan nefret ettiğim ilk sabahımı yaşarken bir yerlerden “Günaydın” diye bir ses duydum. Bakınca temizlikçiyi gördüm, böyle yüzünde kocaman bir gülümsemeyle bana sesleniyordu. Birine benzetti herhalde diye düşündüm, yarım ağızla “Günahy…” diye cevap verdim. Birkaç gün sonra yine rastladım “Kolay gelsin, hayırlı işler” dedi. Hani kurumların belli bir özürlü çalıştırma kotaları falan olur ya, kendimden utanarak itiraf ediyorum ki bu abinin belediyenin öyle bir kadrosunda falan çalıştığını düşündüm. “Meczup herhal” dedim, “Sağol sana da hayırlı işler” diye karşılık verdim.

Gel zaman git zaman durakta beklediğim süre zarfında bu abiyi gözlemlemeye başladım, baktım ki bir yandan yerleri temizliyor bir yandan da başını kaldırıp gelip geçen insanlara “Günaydın, iyi haftalar, iyi günler” diyor. Esnafa hayırlı işler diliyor, yüzündeki o içten gülümseme de hiç eksik olmuyor. Sonra anladım ki esas sorun bu güzel abide değil bendeymiş.

Ben işe giderken yolda gördüğüm herkesi boğazlamayı düşünüyorum. Ofise adımımı atınca departmandaki arkadaşlara ağız ucuyla bir “Selamunaleykhm…” diyorum -ki onlar da zaten adam akıllı karşılık vermek yerine “Mhhm…” türü sesler çıkarıyorlar. Bu halde bizim temizlikçi abinin çöpleri temizlerken çevresine iyi dilekler, gülücükler, pozitif enerjiler dağıtıyor olması benim devrelerimi yaktı sevgili dostlar. Ne bileyim bizler çöp toplayan insanların asık bir suratla yere bakmalarını, ara sıra yerlere izmarit atanlara söylenmelerini ve genel olarak hayata küsmüş bir ruh hali içerisinde bulunmalarını bekleriz, onlar öyle olmalıdırlar ki çocuklarımıza “Bak okula gitmezsen bu adam gibi olursun haa” diyebilelim.

Eğer bir çocuğum olsaydı ona bu abiyi örnek göstermekten hiç çekinmezdim. “Evladım bak olacaksan bu amca gibi ol. İnsanları meslekleriyle kategorize eden kimselere kulak asma, gerçek statünü belirleyen şeyin yaptığın işle değil o işi yaparken nasıl bir insan olduğunla alakalı olduğunu unutma” derdim.

Facebook Yorumları

8 Yorum

  1. bakalım

    kısa bir anıda ben anlatayım, firmanın arabasını mecburen çöp yığınının olduğu yere çekmek zorunda kalmıştım, aracın bir kısmıda çöp bidonundan taşan çöplerin üzerine çıkmıştı, işimi hallettikten sonra arabanın yanına yaklaşırken çöpleri toplayan ve yerleri temizleyen bir kişiyi uzaktan görmüş ve araca doğru yaklaşırken adamın arabaya zarar vermeden altındaki çöpleri temizlediğini farketmiştim. arabaya yaklaştım firmanın promosyon kalemlerinden birini çıkarıp adama verdim ve kusura bakma yer bulamadım böyle oldu kolay gelsin dedim. adam kalemi alınca çocuklar gibi sevinmiş ve bana dua ediyordu, bende senin canın sağ olsun deyip yoluma devam ederken aklımdan iki şey geçiyordu, bu işe bile girmek için torpile ihtiyacın var, ikinciside kalemi dahıtıpda teşekkür bile etmeden yüzüme mal mal bakan tipler.

  2. srp

    Hayata her daim pozitif olan insanlar idolüm, ben de sınavlara giderken hep şoförleri izlerim. o kadar kalabalık oluyor ki bir de her kapıdan giren okul soruyor, binip okulu sorup arkasından gelenin de aynı okulu sormasına bazen ben bile tahammül edemiyorum mesela (: çoğu şoför de bu hengameden bezmiş oluyor zaten trafiği, kalabalığı, sıkış tıkış insanları falan… Sınava hep stresli gidiyordum. Bir gün bi abimize denk geldim herkese efendimli kibar güzel cümleler kuruyor, telefondaysa biri bir şey sorduysa telefonu kapatınca çok özür dilerim diyip cevabını veriyor falan… Cama yapışmak zorunda olanları güzel espirili bir dille uyarıyor sağına soluna gülücük saçıyor… Hiç sıkış tıkış gittiğimi hissettirmemişti, iç huzur çok önemli (:

  3. Sezer

    Hayattan harika bir kesit olmuş. Düşünsenize, toplumun büyük çoğunluğu böyle insanlardan oluşsa, bu ülkede kavgalar, dövüşler, cinayetler olur muydu? Ve üzülerek söylemeliyim ki Avrupa’da bu insanlardan çok var. Dolayısıyla sokakta huzur var. Görüp yaşayana kadar ben de inanmıyordum ama böyle.

  4. Seyhan Yüksel

    Martin Luther King’in şu lafını hatırlattı bu abi bana Caner.

    “Eğer sizden sokakları süpürmeniz istenirse, Michelangelo’nun resim yaptığı, Beethoven’in beste yaptığı veya Shakespeare’in şiir yazdığı gibi süpürün. O kadar güzel süpürün ki gökteki ve yerdeki herkes durup ‘Burada işini çok iyi yapan, dünyanın en iyi çöpçüsü yaşıyormuş.’ desin.”

  5. Gökhan

    Ne mutlu size yüzünden gülümseme eksik olmayan o sıcak insanı keşfedebilmişsiniz, keşke herkes o temizlik görevlisi abi gibi sıcak ve samimi olsa Dünyada ne savaş olur , ne hırsızlık olur insanlar paylaşmasını öğrenir,öğretir.

Uyarı: Yorumlarda link kullanmayınız. Link içeren yorumlar otomatik olarak spam kabul edilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir