Almanya’daki kasiyer kız ile aramızda geçen saçma olay

İş gezisi vesilesiyle gittiğimiz Almanya’da arkadaşım Mesut’la birlikte, yanlış hatırlamıyorsam Heidelberg’de keşif turları atıyorduk. Giyim mağazalarını, hediyelik eşya dükkanlarını dolaşıyorduk, arada da katedrallere, turistik mekanlara falan uğruyorduk. Bir ara birkaç şey almak için süpermarket gibi görünen bir yere girdik. Süpermarket gibi görünen diyorum çünkü içerideki alanın %80’i kozmetik ürünlerine ayırılmıştı. Anladığım kadarıyla alamanlar kozmetik ürünlerini baya ciddi biçimde kullanıyorlar zira içeride kola yoktu ve fakat ayak serçe parmağı tırnak altı bakım kürü isteseydik muhakkak birileri ona yakın bir şeyler getirirdi.

Bir de şu dikkatimi çekti, adamlar “Nasıl olsa bize günah değil, vur dibine” gibi bir mantıkla olsa gerek olur olmaz bütün ürünlerin içine alkol eklemek gibi bir huy edinmişler. Bizim aldığımız tüm masum görünümlü şeylerin içinden; sakızlardan, şekerlerden, eve hediye diye getirdiğim, “Baba oğul ve kutsal ruh belamı versin ki temiz” diye sattıkları çikolatadan bile istisnasız olarak alkol çıktı.

Neyse alacaklarımızı aldık. Aralarında, daha sonra içinde alkol olduğunu öğreneceğimiz sakız ve şekerlerin de bulunduğu ürünler kucağımızda olmak üzere kasaya geldik. Kasiyer kız benim ve Mesut’un ürünlerini dıt dıt diye kasadan geçirdikten sonra kulağa böyle çok garip gelen bir şeyler söyledi. Almancaya benzemiyordu, gerçi öyle olsaydı da ne söylediğini anlamazdık. Ben nazikçe “İngliş piliiz” diye cevap verdim. Kız hiç bozmadan yine aynı garip şeyleri tekrar etti. Lan dedim bu herhalde Finlandiya, Danimarka taraflarından göçmen bir hatun, bizi de memleketlisi zannetti, azıcık da olsa hasret gidermek için Danca mı neyse artık kendi dilinden konuşmaya çalışıyor. “Yok babam yok vi ar nat cörmın, vi ar Türkiş. Sipik İngiliş or Türkiş piliz!” dedim, Mesut’la birbirimize baktık, “Hayret bi’şey ya manyak mıdır nedir, çattık” anlamına gelen bakışlarla gülüştük. Kız oflayıp pufladıktan sonra ürünlerimizi paketledi, kasada yazan fiyatı eliyle gösterdi, vücut diliyle anlaştık, ödememizi yaptık ve marketten çıktık.

Bir müddet “Lan ne tuhaf insanlar var ya” diye konuşarak, kızın salaklığına gülerek yürüdük, sonra ne olduysa yavaş yavaş yüzlerimizdeki gülümseme kayboldu. Bir an durduk, Mesut’la birbirimize baktık, bana “Abi o kız ne dedi içerde biliyor musun?” dedi, ben de “Evet… ‘Birlikte mi ödeyeceksiniz?‘ diye sordu” dedim.

Koşarak oradan uzaklaştık.

Facebook Yorumları

7 Yorum

Uyarı: Yorumlarda link kullanmayınız. Link içeren yorumlar otomatik olarak spam kabul edilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir