Vodafone beni nasıl düdükledi?

Yalan olmasın nereden baksanız 8-10 küsür senedir, henüz Telsim olarak anıldığı günlerden beri sadık bir Vodafone kullanıcısıyım (daha doğrusu kullanıcısıydım). Ondan önce ise Avea kullanıyordum.

Hiç unutmuyorum, bir gün acil bir işlemi halletmek üzere bankamın internet şubesine giriş yapmaya çalışıyordum. Bin kere denememe rağmen cep telefonuma giriş onay SMS’i bir türlü ulaşmıyordu. Bu işte bir terslik olduğunu düşünüp Avea müşteri temsilcisini aradım, “Faturanızın son ödeme günü 1 gün geçmiş, ödeme yapmadığınız için hattınız dışarıdan SMS alamayacak şekilde kısıtlanmış” türü bir açıklama ile dumura uğradım. Param olmadığı için değil, o sıralar yeni açtığımız dükkanın işleriyle çok meşgul olduğum için faturayı tamamen unutmuş ve ödemesini 1 gün geciktirmiştim. “Yahu tamam aramayı kapatın da SMS alımını kısıtlamak nedir? Şu anda banka şubeme giriş yapamıyorum. Açın, hem faturamı ödeyeyim hem de işimi halledeyim” dedim ve fakat müşteri temsilcisinin ağzından “nuh” duydum “peygamber” duyamadım. O gün tey ebesinin hörekesindeki banka şubesine gitmek zorunda kaldım, buna rağmen işimi halledemedim. “Allah belanı versin Avea” diyerek ertesi gün Vodafone’a geçtim ve bir daha faturalı hat kullanmaya tövbe ettim.

O günden beri ön ödemeli, başka bir deyişle kontörlü hat kullanıyordum. Bu tür saçma bir kısıtlamayla bir daha karşılaşmamak için, kontrolün benim elimde olduğunu hissetmek için böyle bir karar almıştım ve bir süre öncesine kadar da halimden son derece memnundum.

Hepimizin bildiği üzere GSM operatörleri müşterilerini kaybetme konusunda ciddi bir paranoyaya sahipler. Kontörlü hat kullanan müşterilerine potansiyel kaçak gözüyle bakıyorlar. Her gün arıyorlar, her Allah’ın günü arayıp “Gel şu 24 aylık taahüte imzayı bas, olmadı 12 aylığa bas ki kaçıp gideceksin diye tırsmaktan kurtulalım” anlamına gelen “Size özel çok daha cazip bir teklifimiz var” türü cümleler sarfediyorlar. “İstemiyorum, teşekkürler” dediğiniz her müşteri temsilcisi “Ama şu anki tarifeniz Allah bilir ne zaman biter, hiçbir garantisi yok. Faturalıya geçmezseniz günün birinde dut gibi ortada kalırsınız valla…” türü tehditlere başvurduğunda, tutunduğunuz o kibar tavrı yavaş yavaş kaybediyor, “Valla benim de o zaman sizin operatörünüzü kullanacağımın bir garantisi yok. Basar giderim başkasını kullanırım, memlekette operatör mü yok nedir yani?” diyerek tüm salvoları savuşturuyorsunuz.

Vodafone bu şekilde yıllarca uğraşmasına rağmen bana o lanet olasıca taahütü imzalatamayacağını, beni faturalı hatta geçiremeyeceğini anlayınca bana geçirme temalı yeni bir taktik uygulamaya başladı.

Tam altın” isimli bir tarife kullanıyordum. Buna göre tüm Vodafone’lularla sınırsız, diğer operatörlerle 650 dakika mı ne konuşma, 2GB veya 3GB da internet kullanım hakkım vardı, buna da aylık 28 TL gibi bir ücret ödüyordum. Ek olarak 5 TL karşılığı her ay yenilenen 1GB’lık internet paketi almıştım. Yani toplamda 33 veya 35 TL gibi bir meblağ karşılığında tam olarak ihtiyaç duyduğum iletişim hizmetine sahip oluyordum. Mutluydum, memnundum. İşin aslı Vodafone bir gün çıkıp “Bu paket bundan kelli 45 TL oldu” deseydi “Hayhay” der başka bir şey demezdim, kafam rahattı çünkü.

Bir ara cep telefonuma “-10 TL bakiyeniz kaldı, yükleme yapın” türü mesajlar gelmeye başladı. Önceleri saf saf “Yükledim sandım da unuttum herhal” diye düşünüyordum. Her ay istisnasız olarak “-7 kaldı, -9 kaldı, ohoo hiç kalmadı yükle, hemen yükle şimdi yükle” mesajları gelmeye başlayınca ise kıllandım.

Dediğim gibi öyle üçün beşin hesabını yapan bir adam değilim. Tek isteğim hak ettiğim hizmeti hak ettiği meblağ karşılığında almak. Bu halde daha yeni 20 TL, 30 TL yüklemişken, bakiyemin hiçbir sebep yokken eksilere düşmesini kabul etmem mümkün değildi.

Müşteri hizmetlerini aradım. Bana yazılımda hata olduğunu, konu ile ilgili ticket oluşturduklarını, bakiyelerin suya düştüğünü, inek içip dağa kaçtığını falan söylediler. Elle tutulur hiçbir yanıt alamadığım, hiçbir somut aşama kaydedemediğim gibi yüklediğim liralar leblebi gibi koltuğun altına kaçmaya devam ediyordu. Tüm bunlar yaşanırken “Gel faturalıyaaa, bas imzayı 24 ayaaa…” dayatmaları da ısrarlı biçimde artış göstermişti. 30 yüklüyordum -5 oluyordu, 40 yüklüyordum -7 oluyordu. En son bu yok oluşlardan birinde tepem attı, bu işi çözmeden o telefonu kapatmayacağım diyerek kararlı bir şekilde müşteri hizmetlerini tekrar aradım.

– Sistemde arıza var… Ticket oluşturmuş muyduk? Sorununuz neydi?
– Yahu kardeşim geç bunları, benim paramı niye hiç ediyorsunuz?
– Haşa! Asla öyle bir şey yok. Suç sizde, siz, tarifeniz henüz yenilenmemişken kullanım yapıyorsunuz ondan öyle oluyor.
– Nasıl yani tarifem “henüz yenilenmemişken“? Ne demek bu?
– İşte sizin ayın 3’ünde yenilenme oluyor ya, – ki bu 5’i de olabilir, 7’si de olabilir bilemezsiniz- hah işte o gün “sistem” önceki ayın tarifesini bitiriyor amaaa, yeni ayın tarifesine geçene kadar o boşlukta siz arama yapıyorsunuz internet kullanıyorsunuz. Bu kullanımlarınız da tarife dışı olduğu için, nasıl tarif etsem… Heh “kürek sapı“…
– Höh?.. Bu ne saçma bir uygulama ya?.. Hattımda zaten para yüklü iken niye yenileme yapmıyor bu “sistem“? Hemen yenilesin o zaman?
– İşte öyle olmuyor. O arada ben diyeyim 15 dakka, siz deyin yarım saat bir boşluk oluyor, mecbur… Sistem çünkü…
– Yahu daha önce yoktu bu boşluk yeni mi oluştu?.. Hayır bakiyem var param var, o sistem ya tarifeyi yenilesin ya da durdursun hiç kullandırtmasın. Mantıklı olanı da bu değil mi?
– Ah bir de sistem müsade etse buna. Öyle olmuyor işte, o aradaki boşluk ille olacak ille olacak…
– Ya sabır… O zaman hangi saatte yenileme yapılıyor onu söyleyin, ben de o saatte interneti falan durdurayım bari.
– Hahah ilahi (ağzında oynadığı sakızı çekiştirerek) onu zaten söyleyemiyoruz. Sabah da olabilir akşam da. Ansızın yeniler sistem, biz bilemeyiz.
– Ne yapayım ulan o zaman ben?..
Yenileme günü gelince kapatın telefonu kullanmayın
– Nas… Nasıl yani telefonu kapatayım?..
– Ne demek nasıl yani beyefendi? No tuşuna uzun basın, gücü kesin, adaptörü prizden çıkarın, pili sökün, şalterleri indirin. Kapatın telefonu ka-pa-tın. Haa! Yok ben böyle şeylerle uğraşmak istemiyorum diyorsanız onun da formülü var…
– Hanan… Havrad… Neymiş o formül?
Faturalı hatta geçmek. Gelin 12 ay taahüt verin tüm bu dertlerden kurtulun, kıps 😉
– &#?%@!!!

Evet, yeminle söylüyorum bana yenilenme günü gelince telefonu kapat, kullanma dediler. Faturalı hatta geçersem tüm dertlerimdem kurtulurmuşum. Bu konuda üzerimde kurmaya çalıştıkları baskı ancak çirkef bir kadının mahalle kavgası sırasında rakibi üzerinde kurduğu baskı ile kıyaslanabilir.

Soru: Vodafone’un internet sitesinden aldığımız aşağıdaki ekran görüntüsünü incelediğimizde, bir tarifenin sadece “duran” özelliğe sahip olması durumunda normalden daha yüksek biçimde ücretlendirildiğini görüyoruz. Bu ücretlendirme farkının sebebi ne olabilir?

vodafone-tarifeler

Cevap: Vodafone, müşterilerin yanlışlıkla kullanımlarından doğacak olan haksız kazanç açığını bu şekilde peşin biçimde kapatmak, minimum düzeyde telafi etmek istiyor olamaz. Hiçbir firmanın bu kadar adi bir satış stratejisi izlemeyeceğini biliyoruz. Dolayısıyla bu sorunun gerçek cevabını araştırıp öğrenmek ödevimiz olsun.

Hani derler ya el mi yaman bey mi yaman diye, ben de o hesap inat ettim anasını satayım, yılmadım. Tüm iletişim imkanlarını kullanarak derdimi gerçekten dinleyip çözüm üretecek birilerine ulaşmaya çalıştım. Alabildiğim en hatrı sayılır cevap “Tamam tamam ağlama 7 liranı iade edelim de rüzgar yapma” tadında oldu. Oysa ben yedi liranın derdinde değildim. Sağılmayı, sistemli biçimde hakkımın yenmesini kabul edemiyordum.

Derken tüm nezaketimle sosyal medya kanallarını kullanmaya çalıştım. Mesajlarımı görmezden geldiler, sildiler, takibi bırakıp ulaşamamamı sağladılar. Tam o sırada aşağıdaki yazışmada da görebileceğiniz üzere konuya Turkcell dahil oldu.

turkcell-vodafone-twitter

Bana gidecek en kral faturalı tarifeniz hangisi?” diye sordum, “Şu şu tarife” dediler. “Aga” dedim “Gizli gizli geçiriyor musunuz?“, “Allah taş yapar, 49 TL aylık sabit.” dediler. “SMS engelleme, mağdur etme?“, “Tövbeler olsun, duymamış olalım“. “Muhakkak vardır bir şeyler?” dedim, “Kadı kızında da var. Normalde tüm dünyada ücretsiz olan kim aramış kim sormuş bilmem ne etmiş hizmetlerden biz para alırız. Ama ne alırsak, ne alacaksak delikanlı gibi söyleriz” dediler.

O gün “Gelin la” dedim ve Turkcell’e geçtim. Şu anda mobil uygulamadan takip ettiğim kadarıyla gelecek ay gerçekten de 49 TL fatura ödeyecek gibi görünüyorum. Voda’ya 1 TL verip sınırsız faturalı hattına geçmektense 150 TL verip Turkcell’e geçmeyi tercih eder hale geldim. Birkaç kez tekrar ettiğim üzere, benim derdim üçün beşin peşine düşmek değil, parasını ödediğim hizmetin karşılığını kıvırtmadan, delikanlı gibi almak. Hakkım neyse onu istiyorum, ne azını ne de fazlasını.

Bütün ailemi zamanında Vodafone’lu yapmıştım. Şimdi birkaç ay daha bu şekilde deneyeceğim, bir pisliğe şahit olmazsam hepsini Turkcell’e geçireceğim. Dahası tanıdığım bildiğim ve hatta “Merhaba” dediğim herkesi Vodafone’u bırakmaya ikna etmek için özel çaba göstereceğim.

Facebook Yorumları

8 Yorum

  1. Kaan

    Turkcell farklı bir şey mi sanki :))
    O da aynı nanenin mor renkli olanı 🙂
    Bimcell’deyim.
    Memnunum 🙂

  2. Yobaz Adam

    Turkcell vodafona göre bir tık daha iyi bu tür konularda.
    Kapsama alanı konusunda ticket açtım 2 günde bir arıyorlar hala bakıyoruz ha

  3. Muhammet ŞAFAK

    Vodafone banada benzeri bir kazık geçirmişti. Faturalı olduğum için bana kazık değilde fabrika sokmaya kalktılar. Turkcell’i kontürlü kullanıyordum. Vodafone’u kapatıp, 24 ay taahhüt verip Turkcell’i faturalı yaptım. O bitti, bir şikayetim olmadı. Taahhüt bitmesine 1 ay kalınca tekrar aradılar 12 aylık daha bir kampanya için taahhüt süresini 12 ay daha uzattım. Şuan aylık 60 lira ödüyorum her yöne 500 dakika, 500 sms ve 6GB internet kullanıyorum. Kim aramış gibi ekstra hizmetler ile fatura aylık 69 lira oluyor ama gizli ücretler olmuyor.

  4. Eser

    Tüm opertörleri denemiş biri olarak hepsini aynı kefeye koyuyorum. Adam soymaya gelince tıkır tıkır yapıyorlar işlerini. Bende kazık ufukta göründümü hangisi karlı ise ona geçiş yapıyorum..

  5. Şafak Çalışkan

    Turkcell diğerleri gibi değil. açık açık herşeyi sorabilirsin, uygulamasından analizlerini yapabilirsin
    benim internetim yetmiyor diye 4gblık paketi 6 gb a çıkarıp, 60 liradan 49 liraya düşürdüler. 1000 sms 500 konuşma mis gibi tarifem oldu.

  6. Ali Çömez

    Yılların vodafone kullanıcısıyım herhangi bir problem yaşamadım, ama dediğiniz gibi sigara böreği gibi inceden geçiriyorlar doğrudur :))

  7. Engin

    Turkcell candır ya. Müşteri hizmetlerini ara ‘Selamun aleyküm gardaş’ de, ‘aleyküm selaaam Engin bey hoş geldiniz gününüz nasıl geçiyorrr vs’ bunları duyupta nasıl kızacan bunlara

  8. efe

    Sevgili Blogger; senin başına gelenlerin aynısı hatta daha fazlası benim de başıma geldi. Yaklaşık 3 yıl oldu BİMCELL e geçtim ve tüm dertlerim son buldu. Beni müşteri hizmetlerinden arayan dahi olmadı bu süre içerisinde. Bimcellin sayfasını incele ve deiğerleri ile bir karşılaştır. Ne kadar fahiş fiyatlardan aynı hizmeti verdiklerini göreceksiniz.
    Ben bir tüketiciyim, hiç bir GSM şirketi ile organik ya da inorganik bağım yok, öyleyse neden aynı hizmet için daha fazla ödeme yapayım.

Uyarı: Yorumlarda link kullanmayınız. Link içeren yorumlar otomatik olarak spam kabul edilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir