Hayata dair çok güzel bir kısa film “Alike”

Dünya üzerinde bu kadar çok aynı fikirde insan bulunmasına rağmen hala bazı şeyleri değiştiremiyor olmamız ne acı. Ben de lise ikinci sınıfta sözel bölüme “kaldığım” için hoplaya zıplaya, sevinç içinde eve gitmiştim. Annem bu bölümde okursam bir b*k olamayacağımı söyleyip kıyameti koparmıştı. Akabinde öğretmen olan babamın girişimleriyle sayısal bölüme yazdırılmıştım.

O karardan sonra hiç okumadım, zerre okumadım ama. Psikolojide, edebiyatta, felsefede, tarihte veya müzikte çok iyi olmamın kimse için zerre anlamı yoktu. Sonuçta mühendis veya doktor olamayacaktım. İçinde sayısal işlemler bulunan derslere girmedim, haliyle liseyi zar zor bitirebildim. Çok şükür annemin korktuğu gibi aç kalmadım, açıkta kalmadım. Bilakis okulun insanları eğitmekten çok ehlileştiren kurumlar olduğu bilincine ulaştım.

Hani derler ya, ben büyüdükçe hayallerim küçüldü diye, hah işte, çocuklar da doktor olmayı diğer insanların hastalıklarına çare bulmak için isterler. Mühendis olmak istediklerinde amaçları hayatı insanlar için daha yaşanılabilir kılmaktır. Ebeveynlerin etkisiyle bu düşünceler zamanla sabit gelirli, sigortalı iş sahibi olma beklentisine dönüşür. Kapitalizmin istediği de budur. Bu sistemin düzgün işleyebilmek için iyilik, güzellik veya sanatsal amaçlar peşinde koşan yararsızlara değil, düzgün hesap yapabilen makinalara ihtiyacı vardır. Ben olsam, çocuğumu bu hapishanenin mümkün olduğunca ötesini görebilecek şekilde yeiştirirdim.

Facebook Yorumları

Uyarı: Yorumlarda link kullanmayınız. Link içeren yorumlar otomatik olarak spam kabul edilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir