Kategori » Eğlencelik

İncir çekirdeklerim

Yazar: Caner | 31 Ağustos 2010 Salı 23:14






Facebook, Friendfeed gibi sitelerin insanı her açıdan bilgisayar ve internet bağımlılığına ve dolayısıyla asosyalliğe itiyor olmalarına rağmen “sosyal ağlar” olarak nitelendirilmeleri gerçekten saçma değil mi? Gün gelecek hepimiz tüm hayatını bilgisayar başında yaşayan bitkiler olacağız (gerçi ben şu anda da öyle sayılırım ama olsun, maksat serzeniş olsun)…

Hiç elleriniz ıslakken ve etrafta herhangi bir kesici alet bulunmuyorken nescafe 3′ü 1 arada paketi açmaya çalıştınız mı? Bence kahve bağımlılarına uygulanabilecek harika işkence çeşitlerinden biri (yahu şu birilerine işkence yapma olayı neden hayatın her anında hep aklımda?).

Artık “referandum” kelimesi duyunca kusacak gibi oluyorum. İşin en kötü tarafı bu olayın milletçe ayarımızı bozmuş olması, “iki kiloya tamamlayayım mı abla?” diye soran kasaba kıvırmadan cevap veremez olduk çünkü insanlar artık oy rengini (bu da yeni öğrendiğimiz tabirlerden biri) karşıdaki vatandaş hakkında önyargı sahibi olmak için kullanıyor, “evet desem şimdi kötü biri olduğumu düşüncekler, hayır mı desem… Iııhh hayır evladım, çünkü iki kilo et kayısı üreticisine yaramıyor…

Ben referandumda ne mi diyeceğim? Kedi… Evet, ülkedeki tek “kedi” oyu benden çıkacak. Hatta bu iş için özel bir kedili damga bile hazırlayabilirim, kağıdın tam ortasına çotanak diye basacam ondan sonrasını oyları sayan amcalar düşünsün “bu herif ne demek istemiş” diye… Yazinin devamini okuyun »

Canın çıksın Mynet

Yazar: Caner | 30 Ağustos 2010 Pazartesi 3:56






Böyle haber görseli mi olur ulan!..

Bir başka Angelina Jolie

Yazar: Caner | 28 Ağustos 2010 Cumartesi 20:30






Angelina abla yeni filmi Salt için bu hale gelmiş. Çok fena olmuş yahu.

Ctrl+X, Ctrl+V, Ctrl+Z

Yazar: Caner | 27 Ağustos 2010 Cuma 22:09
Kategori: Eğlencelik






Şimdi evin içerisinde kaybettiği bir eşyasını ararken eli hayali bir “Ctrl+F” kombinasyonuna gidenler el kaldırsın.

Airbag ile yapılan eşek şakası

Yazar: Caner | 27 Ağustos 2010 Cuma 21:56






Bu Ruslar harbiden psikopat herifler, dikkat ettimde internette dolaşan bütün ruh hastası şaka videoları hep bu adamlardan çıkıyor.
Yazinin devamini okuyun »

Dünyanın kaç bucak olduğunu öğrendim

Yazar: Caner | 27 Ağustos 2010 Cuma 21:25






2 bucakmış…

Takdir edersiniz ki yaklaşık 1 haftadır ortalıklarda yokum sevgili okurlar. Daha önce hiç yaşamadığım türden sağlık problemleriyle uğraşıyordum. Öyle bir ara durduk yere bir başım dönmeye başladı ve dönüş o dönüş, toparlanıp yeniden dengeme kavuşabilmek için 3-4 gün aralıksız dinlenmem gerekti. Yattığım yerde başımı sağa veya sola çevirmenin bedelini dayanılmaz kusma güdüleriyle ödedim. Diyorum ya dünya 2 bucakmış diye, insan ayakta duracak şekilde dengesini sağlayamadıktan sonra her şey boşmuş. Olay aşırı yorgunluk ve strese dayalıymış, son zamanlarda bünyeyi fazla zorladık herhalde.

Anladım ki kendine çok fazla güvenmemek gerekiyormuş, hiç umulmadık bir anda sigorta öyle bir yerden atıyor ki resmen dünyanın kaç bucak olduğunu öğreniyorsunuz. Benim için an itibariyle kahve + sigara + çay üçlüsü ve iki üç saatlik uykularla bilgisayar başında tıkır tıkır çalışma dönemleri bitmiştir.

Kanuni söylemiş ama kime söylemiş, hep bir kulağımızdan girmiş diğerinden çıkmış:
Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi

Bu arada tüm işlerim öyle yarım yamalak ortalıkta kaldı tabi, işin doğrusu telefona cevap verecek mecalim de olmadığından kapalıydı. İşlerini yetiştiremediğim ve üstüne üstlük yanıtsız bıraktığım herkesten özür dilerim. Ayrıca arayıp soran, geçmiş olsun dileklerini ileten herkese çok teşekkür ederim.

Sağlıklı günler dilerim.

Akıllı köpek

Yazar: Caner | 22 Ağustos 2010 Pazar 22:12






Bayılıyorum böyle eğitimli hayvanlara, şuna baksanıza insan gibi her sözü dinliyor, akıllı köpek işte. Kaka yapmayan modelleri çıktığı zaman mutlaka bir tane alacağım. Yazinin devamini okuyun »

Yiğit Özgür – İngilizce Kursu

Yazar: Caner | 22 Ağustos 2010 Pazar 21:41
Kategori: Eğlencelik





1970 yapımı “Otomodül”: L’automodule

Yazar: Caner | 22 Ağustos 2010 Pazar 21:31






Teknolojinin geçiş dönemlerinde ortaya çıkan abuk subuk icatlara bayılıyorum. 1970 yapımı L’automodule de bu “geçiş dönemi” icatlarından biri. Jean Pierre Ponthieu isimli Fransız mühendisin imzasını taşıyan araç, 2 metre 48 cm uzunluğunda ve saatte 45 km hıza ulaşabiliyor. İşin en güzel tarafı da elektronik kontrollü (bu nokta önemli: elektronik kontrollü) hidrolik süspansiyonu sayesinde tekerleklerinin robot gibi hareket edebiliyor olması. 40 yıl önce tasarlanan ve sanki Jetgiller’den fırlamış gibi duran bu aletin neden seri üretime geçmediğini gerçekten merak ediyorum, bir de otomodülümüz olurdu fena mı? Yazinin devamini okuyun »

Bu şarkının hikayesini bilen var mı: “David Bowie – Yassassin”?

Yazar: Caner | 18 Ağustos 2010 Çarşamba 1:48






David BowieYassassin (Turkish for “Long Live”)

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

Evet, ben de herhangi bir sinema filminde Türklerle alakalı bir kelam edildiğinde “aha Türk dediler!” diye irkilen, Mavi Jeans’in New York Times meydanındaki mağazasını “bakalım bizim oğlanların tükkan ne kadar büyükmüş” diye Google Maps’te bulmaya çalışan, yurtdışından gelen “Türk döner büfesini kapattılar, mangal yaptırtmıyor şerefsizler” haberlerini esefle kınayan, “İstanbul” denildiği anda aklında “since 1453…” ifadesi canlanan, yani kompleks sahibi sayılmak için gerekli tüm karakteristik özelliklere sahip bir bireyim.

Gelelim şarkıya; Van kedisi misali bir gözü mavi diğeri yeşil bu vatandaş (David Bowie) bir zamanlar ciddi ciddi çok ünlüymüş, o kadar ünlüymüş ki kendisine şövalyelik ünvanı bile teklif edilmiş (reddetmiş orası ayrı). Şimdi soru şu; bu amca ne diye tutup 1979 yılında Türk oryantal ezgileriyle bezeli “Yaşasın (Turkish for “Long Live”)” isimli bir şarkı yapmış ve bu şarkı sadece Hollanda ve Türkiye’de single olarak dağıtılmış?

Bazı kaynaklara göre David amca Berlin’de bulunduğu sıralarda duvarın birinde “Yaşasın devrimci gençlik” gibi bir slogan görmüş ve sadece “yaşasın” sözcüğünün Türkçe anlamını öğrendikten sonra mest olup böyle bir şarkı yapmaya karar vermiş.

Ben anlamam hacı, çok ünlü bir herif zamanında “Türk” demiş, şimdi övünecek miyiz dövünecek miyiz birileri bir açıklık getirsin lütfen… Hayır şarkı sözlerinden de pek bir mana çıkmıyor ki… Yazinin devamini okuyun »