10,119 yorum yapıldı
RSS Aboneliği
Friendfeed
Youtube
E-posta

Sanat

Asla sahip olamayacağınız bir ev: Hopen Place House

Yazar: | 2 Mayıs 2012 Çarşamba 1:21


Hopen Place House isimli bu saray yavrusunu -üzerinize afiyet- Whipple Russell adında bir hayvan yapmış. Kaliforniya’nın en güzel tepelerinden birine kondurup “şehrin gürültüsünden, kaostan uzaklaşıp huzur bulabileceğiniz bir mekan” diye de tanımlamış. Yani “Olum madem paranız var gelin pis fakirler metrobüslerde birbirlerini yiyedursunlar, kafa rahatlığını, huzuru satın alın” demek istemiş. Onun ben zeminden ışıklı çizim masasına kedi kakası koyayım.

Bir kere evin kendine ait bir ismi var lan. Allah aşkına hangi birimizin evinin ismi var? Benimkine bakıyorum olsa olsa Abdulbaki olur, onu da bizim ev sahibi Ömer Amca harcını falan kendi kararak yapmış, hiçbir dekorasyon dergisine malzeme olmaz yani.

Teyzeoğlumun demo hayatlar süren biz fakirler için güzel bir benzetmesi var, “Bizler kavanozun içindeki hamam böcekleriyiz, kavanozdan yukarı tırmanmaya çalışarak ömrümüzü tüketirken esas hayatı o kavanozun dışındakiler yaşar” der. Aslında böyle yazınca essahtan hepsini tek bir seferde gayet karizmatik bir edayla uzaklara bakarken söylüyormuş gibi oldu ama öyle değil, ben anafikri alıp düzgün bir cümle haline getirdim.

Bu arada başlıkta fazla iddialı olmadım değil mi? Hani okurlar arasında bu eve sahip olabilecek güçte birileri varsa söylediklerimin hiçbiri onlar için geçerli değil bilsinler. Şeyse hani şu bizim Hamilton Pool sponsorluğu olayını konuşabiliriz. Karşılık olarak ben de link veririm. Böyle adamın kendisine link veririm. Yazinin devamini okuyun »

Bal kabağından heykeller yapmak

Yazar: | 11 Mart 2012 Pazar 0:48
Kategori: Sanat, Yaşam


Ray Villafane isimli bir sanatçının bal kabakları ile yaptığı heykellere rastladım çok hoşuma gittiler. Ne yalan söyleyeyim böyle yetenekli insanlar gördükçe kıskançlık duygularım kabarıyor.

Resim galerisine aşağıdaki adresten ulaşabilirsiniz:
http://villafanestudios.com/gallery/the-pumpkins-2

35 yılda tamamlanan kürdandan San Francisco heykeli

Yazar: | 21 Ocak 2012 Cumartesi 4:41
Kategori: Sanat, Yaşam


Scott Weaver isimli sanatçı bu heykeli dünyanın dört bir ucundan gelen 100.000 kürdanı kullanarak tam 35 yılda tamamlamış. Eski dönemlerde yaşıyor olsaydık ve bu herif padişahın karşısına çıksaydı kendisine söylenecek söz belliydi: “40 kese altın verile, 40 kırbaç vurula!” hani bu kadar yetenekli olduğu fakat bu yeteneğini incir çekirdeğini doldurmayacak uğraşlara harcadığı için. Harbiden ama, bu titizlikle 35 yıl biyolojiyle uğraşsaydı belki de kanserin tedavisini bulacaktı lavuk. Yazinin devamini okuyun »

İnanılmaz kumdan heykeller (40 resim)

Yazar: | 23 Ağustos 2011 Salı 22:35
Kategori: Sanat, Yaşam


Her “inanılmaz” başlığıyla yayınladığım yazıda şuna daha çok inanmaya başlıyorum: Bir konuda yetenekli olduğunuzu düşünüyorsanız hemen kendinizi ezik hissetmeye başlayabilirsiniz, çünkü emin olun dünyanın herhangi bir yerinde o konuda sizden milyonlarca kat daha yetenekli insanlar var. Lanet olsun bu heyat.

Tabi bazılarımız bu tür şeylerin fotoşop marifeti olduğunu düşünüp insanların bu denli yetenekli olabileceklerine inanmayı reddedebiliyor, tercih sizin. Yazinin devamini okuyun »

İnanılmaz karakalem çizimleri

Yazar: | 21 Ağustos 2011 Pazar 22:35
Kategori: Sanat, Yaşam


Uzun süredir kendime muazzam yetenekleri olan insanları kıskanmamam gerektiğini söyleyip dururum ancak henüz bu sözüme itibar gösterebilmiş değilim, şu resimlere baksanıza Allah aşkına ya.

O değil de yazıyı yayınlarken “Sanat” kategorisini iki saat arayıp durdum, ne kadar az kullanıyorsam mübareği.
Yazinin devamini okuyun »

El çizimi olduğuna inanamayacağınız resimler

Yazar: | 7 Ocak 2011 Cuma 15:44
Kategori: Sanat, Yaşam

Akıl almaz mikroskobik heykeller

Yazar: | 7 Kasım 2010 Pazar 19:31
Kategori: Sanat, Yaşam


Willard Wigan isimli sanatçı “iğne deliğinden geçecekheykeller yapmasıyla ünlü. Nasıl bir teknik veya ne tür malzemeler kullandığını bilmiyorum ancak işi bazen o kadar abartıyormuş ki sadece mikroskop yardımıyla görülebilen (ortalama bir kan hücresinden daha küçük) heykeller yapıyormuş. Şayet saltanat döneminde yaşıyor olsaydık padişah kendisi için muhtemelen “40 altın, 40 kırbaç*” gibi bir emir buyururdu. Yazinin devamini okuyun »

Kendinizi “dev” gibi hissetmenizi sağlayan fotoğraflar

Yazar: | 7 Kasım 2010 Pazar 18:16
Kategori: Sanat, Yaşam

Tilt-shift Photo
Tilt-shift isimli yeni ve popüler bir teknikle çekilen bu fotoğraflar resmen algınızı dumura uğratıyor. Hepsi gerçek mekanlarda çekilmiş olmalarına rağmen minyatür bir oyun alanına bakıyormuşsunuz gibi hissetmenizi sağlıyorlar.

Aslında kullanılan teknik oldukça basit; resimlere uygun yerlerinden blur efekti uygulamak ve renkleri canlandırmak yeterli, hatta bu iş için özel üretilen kamera filtreleri bile var. Ama işlem ne kadar basit olursa olsun ortaya çıkan eserler oldukça keyif verici. Yazinin devamini okuyun »

Sanat yaptım ben

Yazar: | 25 Ekim 2010 Pazartesi 0:48


Evet yaptım, hem de öyle fotoşopla, paintşopla felan değil, kardeşimin dokanmatik telefonundaki abidik çizim programıyla. Yahu meğer nasıl da sanata açmışım, çağlamayı bekliyormuşum mübarek. Sanki telefonun bilmem kaç inçlik ekranı tual, o kürdan gibi dokanma zımbırtısı fırça, ben de pikassoymuşum gibi çizdim de çizdim, o küçücük pikseller arasında resmen kendimi kaybettim… Netice olarak ortaya yukarıdaki şey çıktı (eserimin adı “Şey” bu arada, “thing” hesabı).

Resme bakaraktan “bu ne lan?” diyebilirsiniz, demeyin. Her sanatçı gibi benim de eserime yüklediğim çok derin manalar var. Ne bileyim gözlerin öyle derin bakıyor (veya bakmıyor) olması, boyundaki kesiklik efekti, çenenin yamukluğu felan hep çok acaip, algı üstü olayları temsil ediyor. Yorumlayabilmek için resim okumayı bilmek lazım azizim, önyargılı olmayın lütfen.

İşin özüne gelecek olursak; bendeniz çöp adam bile çizemem dostlar. Laf olsun diye söylemiyorum valla çizemem, mutlaka kafası felan yamuk olur. Geçenlerde kardeşimin telefonuyla oynarken (ki son zamanlarda yatmadan önce yapmaktan en çok hoşlandığım şey bu oldu) süperize bir program keşfettim, ismi “magic painter” gibi bir şey. Herifler öyle şahane bir program yapmışlar ki, o dokundurgaç zımbırtısını ekrana değdirmek yetiyor, resim harbiden sihirli bir şekilde ekranda kendi kendine oluşuyor. Bunca yıldır grafik programlarını mıncıklarım PC platformu için yapılmış buna benzer bir program daha görmedim. Siz yukarıdaki hilkat garibesine bakmayın, her ne kadar sanattan anlıyor geçincen şu entel kesime “10 kaplan gücünde sanat eseri” şeklinde yutturulacak potansiyele sahip olsa da, ben ciddi ciddi temiz yüzlü bir herif çizmeye çalışıyordum. Yazinin devamini okuyun »

1900′lü yıllardan renklendirilmiş resimler

Yazar: | 13 Eylül 2010 Pazartesi 16:00
Kategori: Sanat, Yaşam
Renklendirilmiş Tarihi Resimler Renklendirilmiş Tarihi Resimler Renklendirilmiş Tarihi Resimler Renklendirilmiş Tarihi Resimler Renklendirilmiş Tarihi Resimler Renklendirilmiş Tarihi Resimler Renklendirilmiş Tarihi Resimler Renklendirilmiş Tarihi Resimler Renklendirilmiş Tarihi Resimler Renklendirilmiş Tarihi Resimler Renklendirilmiş Tarihi Resimler Renklendirilmiş Tarihi Resimler Renklendirilmiş Tarihi Resimler Renklendirilmiş Tarihi Resimler Renklendirilmiş Tarihi Resimler Renklendirilmiş Tarihi Resimler Renklendirilmiş Tarihi Resimler Renklendirilmiş Tarihi Resimler

Albert Kahn müzesi arşivinden; Arabistan’dan Hindistan’a, Amerika’dan Mısır’a ve Afrika’ya kadar 1900′lü yıllarda çekilmiş ve günümüz teknolojisiyle renklendirilmiş onlarca resim. Hepsi bambaşka bir yaşama, hepsi bambaşka bir hikayeye ait. Yazinin devamini okuyun »