Etiket » balık ekmek

İstanbul’dan Dönüş

Yazar: Caner | 30 Temmuz 2010 Cuma 0:30
Kategori: Yaşam






Bu yazı şu şarkı eşliğinde okunsa iyi olur: İstanbul Attack – İstanbul Geceleri

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

Biraz hesapsız oldu ama geçen hafta bir kaç görüşme -belki biraz da kafa dağıtmak- için İstanbul’a geçmem gerekti. Sürekli mobil halde bulunduğumdan sıkça internete girme şansım olmadı bu yüzden yanıtsız bıraktığım, geç cevapladığım e-mailler için eşten dosttan ve siz sevgili okurlardan özür dilerim.

Çok özlemişim be, nerden baksan 5-6 aydır uğramıyordum. Bazen günde iki kere duş almamı gerektirecek şekilde terlesem de (o ne sıcak öyle ya, Yalova’nın gözünü seveyim kendinden klimalıymış mübarek) İstanbul semalarında geçirdiğim her dakikadan fazlasıyla memnun kaldım.

Sevgili ekürim Ümit’ciğimle Asya yakasında başlayan maceram eskiden severek dinlediğim fakat müzik kariyerine artık sevilen şarkıcıların aranjörü olarak devam eden Ender Çabuker (bkz: Özgün – İstiklal, Nilüfer – Olmadı Gitti) ile görüşmemizle devam etti. Ender abi sağolsun bizi çok güzel ağırladı, ev stüdyosunda ays ti eşliğinde henüz kimsenin bilmediği sanatçıları/şarkıları dinlemek, daha doğrusu yıllar sonra bir vesile yine “müzik” ağırlıklı bir sohbet ortamında sevdiğim kimselerle birlikte bulunmak gerçekten çok iyi oldu. Benden duymuş olmayın ama Türkiye RnB & Pop & Hiphop tarzlarını sentezleyen yeni, listeleri sallayacak nitelikte şahane bir grupla tanışmak üzere :)

Daha sonra yine Ümit’le baya bir gezip dolaştık. Aslında aklımızda Eyüp’e geçip Pierre Loti manzarasıyla nargile tüttürmek veya Gülhane/Setüstü’nde bir demlik çay eşliğinde hoşbeş etmek vardı ama nasip olmadı. Çamlıca’ya çıkalım dedik ana baba günü gibi, arabayı koyacak yer bulamadık. Biz de sırf balık ekmek yemek için karşıya geçtik ama Eminönü son gördüğümden beri çok değişmiş be arkadaş. Balık ekmek satan kayıkları kaldırmışlar, iskeleyi değiştirmişler, etrafta bir şantiye havası, gereksiz bir hareketlilik. Aradığımı, daha doğrusu özlediğimi bulamadım yani. Neyse ayaküstü planlarla da olsa yine kendimizce farklı atraksiyonlara giriştik. Yazinin devamini okuyun »