Etiket » ben

İşimdeyim, gücümdeyim…

Yazar: Caner | 8 Åžubat 2010 Pazartesi 17:43
Kategori: YaÅŸam








Son zamanlarda siteyi biraz ihmal ettiğimin farkındayım, bunun için tüm okurlardan özür dilerim. Elimde yetiştirmem gereken işler var ve sabah akşam katalog, web sitesi, banner demeden tasarlıyorum da tasarlıyorum. Günde en fazla 5 saat uyuyorum ve bu yaşıma gelipte öğrendiğim bir şey varsa o da icra işlerine hiç bulaşmamak gerektiği, borç yapmayacan arkadaş sonradan toparlaması zor oluyor.

Netice olarak sitedeki rutin harekete geri dönebilmek için bir kaç gün daha gerekecek, bu esnada sizler de kandırmak için hızlı hızlı ekleyeceÄŸim konulara bakmanın yanı sıra, saÄŸ taraftaki anket bölümüne katılım gösterebilirseniz çok sevinirim, çünkü tam performansa döndüğümüzde bu anketin sonuçlarını büyük ölçüde dikkate alacağım. Hem o ayrı nasıl derler “Görüşleriniz bizim için önemlidir:)

Sevgili günlük…

Yazar: Caner | 31 Ocak 2010 Pazar 3:36








Aldığım Phlips marka her kulaklığın mutlaka ama mutlaka jak kısmının bozulduÄŸunun ve benim inatla yine de Philips kulaklık almaya devam ettiÄŸimin, netice itibariyle evde teknik servis açmaya yetecek kadar jakı bozuk kulaklık bulunduÄŸunun sen de farkında mısın? GeçmiÅŸimde yaptığım bir hatanın “Jaklarından yana kısmetsiz kalasın, kulaklık hayrı görmeyesin İnÅŸallah!” türü bir bedduayla peÅŸimi bırakmadığına inanıyorum, evet inanıyorum.

Bir de bir anımın diÄŸerini tutmaması meselesi var (“anı” deÄŸil “an”), 26 yaşına girmek üzere olduÄŸum ÅŸu sıralar psikopatlık derecesinde hızlı deÄŸiÅŸen ruh hallerine sahibim. Peki bu durum beni ruh hastası yapar mı? Bünyede barındırdığım hissiyatı (adı ne olursa olsun; sinir, neÅŸe vs) hep anlık olarak yaşıyorum ve iÅŸin kötüsü bu durum beni endiÅŸelendirmiyor, sen kıllan diye yazdım… Yazinin devamini okuyun »

Aklıma takılanlar

Yazar: Caner | 27 Ocak 2010 Çarşamba 23:16








Kulak kepçesi ile kafatasının birleştiği yerde (üst taraf) sivilce çıkması gaipten bir işaret midir? Böyle kuntin bir cümleyle başlayan bir yazıyı okuyacak olman, senin de bir kaç tahtanın eksik olduğu anlamına gelir mi?

Balçiçek Pamir” olmak zor mudur? Soyadının “Pamir” olması bile okul hayatının büyük bir kısmında alay konusu olmasına yetecekken “Balçiçek” de neyin nesidir? Ne tür zalim bir ana baba çocuÄŸuna böyle bir isim koyar? Çocukluk dönemlerinde camdan “Balçiçeeek hadi gel kızım, yemek yiycük…” diye seslenen annesi konu komÅŸu tarafından “Börtüböceek sen de gel yavrum…” gibisinden nidalarla protesto edilmiÅŸ midir?

Hayatının herhangi bir anında “İrfan 13-14 anahtarı uzat” gibi bir cümle kurmak isteyen kaç webmaster vardır?

Hangi Amerikan BaÅŸkanısın?” türü saçma sapan Facebook uygulamalarını yazan kimseler bile Voltran hesabı ortak bir iradeyle hareket edebiliyorken, güzel ülkemde neden hala vatandaÅŸlar arası birlik ve beraberlik için savaÅŸ verilmek zorundadır?

Her ÅŸeyi yapmak fakat hiç bir ÅŸey yapamamak çoÄŸu kiÅŸinin sıkça yaÅŸadığı anlardan mıdır? EÄŸer öyleyse bilinsin ki bazı ÅŸeylerin sadece bana özgü olmasını isterim; oturma odasında lastik yakma ve laptopu kapatırken ekranla tuÅŸ takımı arasına bir salkım brokoli koyma gibi (salkım mı artık ne deniyosa). Yazinin devamini okuyun »

Mutsuzluklar…

Yazar: Caner | 24 Ocak 2010 Pazar 23:00
Kategori: YaÅŸam







Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

Aslında o kadar küçük ÅŸeylerle mutlu olurum ki, beni tanıyan, hayatımda yer edinen kimseler inanıyorum ki “Caner’i mutlu etmek zor” gibi bir cümleyi akıllarından geçirmemiÅŸlerdir. Aslında 26 olacağım ÅŸu günlerde “Caner’i mutlu etmek” gibi bir eyleme giriÅŸme zahmetinde bulunacak bu kiÅŸilerin sayısı da bir elin parmaklarını geçmez.

Geride bıraktığım 26 basamaÄŸa şöyle bir bakıyorum da; bugün geriye dönüp o basamakları tekrar tırmanacak olsam aynı hataları yapmaktan çekinmezdim sanırım. Çünkü beni ben yapan ÅŸeylerin en başında hatalarım geliyor ve belki de hayata karşı elde ettiÄŸim ufacık bir direnç varsa yine hatalarım ve onlarla yüzleÅŸmek zorunda kaldığım anlar sayesinde. Yazinin devamini okuyun »

“O deÄŸil de…”

Yazar: Caner | 11 Ocak 2010 Pazartesi 3:50








Sizin hiç “o deÄŸil de” ci bir arkadaşınız oldu mu? Hani bunlar siz bambaÅŸka bir olaydan bahsederken lafın tam ortasında araya girip “o deÄŸil de ortak bizim köyün muhtarı ölmüş…” gibi bir cümleyle muhabbeti bambaÅŸka boyutlara taşırlar. Katlanılması zor, beyinlerinin sohbet ile ilgili kısmı geliÅŸimini tamamlayamamış kimselerdir bunlar. Hele ki uzay-zaman iliÅŸkisinden bahsedilen bir sohbet ortamında “ya o deÄŸil de yeni bi cep telefonu aldım ka beÅŸyüz i çözünürlük felan süper…” cümlesiyle araya girerler ve siz isteseniz de istemeseniz de bir sonraki “o deÄŸil de…” söylemine kadar mevzunuz artık cep telefonlarıyla ilgilidir, bu kiÅŸinin sizin anlattıklarınızı zerre kadar iplememiÅŸ olduÄŸunu anlamanız da yanınıza kâr kalan ayrı bir can sıkıntısı mevzusudur. Yazinin devamini okuyun »

PageRank sözcüğünden nefret ettirdin Google!

Yazar: Caner | 11 Ocak 2010 Pazartesi 3:10








Allah aÅŸkına lütfen biri çıkıp bana bunca zamandır (6-7 ay, artık kaç tane güncelleme geçtiyse bilmiyorum) Google’ın neden inatla Egonomik’in Pagerank deÄŸerini sıfır tuttuÄŸunu söylesin. Sıfır ulan hani 0, yuvarlak, boÅŸ, çember (abartma gebertirim). Hayır kıytırık sitelerde bile en azından 1-2 felan oluyor da biz Google’ın çocuÄŸunu mu öldürmüşüz de bunca zamandır böyle üvey evlat muamelesine maruz kalıyoruz. O ayrı sen hem akın akın ziyaretçi gönder hem de gözümüzün içine baka baka “sıfırsın sen, boÅŸsun, adam olmaz senden” de, e bizim de bi haysiyetimiz, bi izzet-i nefsimiz var ya ayıp deÄŸil mi… Yazinin devamini okuyun »

Turkticaret.net düzeltmesi hakkında

Yazar: Caner | 28 Aralık 2009 Pazartesi 21:00








Bugün öğlen saatlerinde Turkticaret.net ‘ten bir telefon aldım, telefondaki satış sonrası destek müdürü olduÄŸunu söyleyen hanımefendi sitemizde yayınlanan “Neden Turkticaret.net’ten alışveriÅŸ yapmamalıyız?” baÅŸlıklı yazı için rahatsız ettiÄŸini, bu yazının açıkca firma itibarını zedelediÄŸini ve barındırdığı mukayeselerin içerdiÄŸi negatif yönlü düşünceleri desteklemediÄŸini gayet nazik bir dille ifade etti, kendileri konuÅŸmaya devam ederken ben de aynı anda yazıyı tekrar gözden geçiriyordum ve gerçekten firmaya yönelik acımasız eleÅŸtiriler ile hakaret boyutuna varabilecek türden söylemler barındırdığını gördüm.

Telefon görüşmesi hukuki bir üsluptan çok dostane bir rica edasıyla gerçekleÅŸmiÅŸ olsa da “gerekeni yapacağımı” söyleyip telefonu kapattıktan sonra konu ile ilgili Resmi Gazete’de yayınlanan kanunun ilgili maddesini inceledim, 5651 sayılı “İnternet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla iÅŸlenen suçlarla mücadele edilmesi hakkındakanunun ilgili 9.Maddesi ÅŸu ÅŸekilde: Yazinin devamini okuyun »

Dr. Egonomik yanıtlıyor

Yazar: Caner | 28 Aralık 2009 Pazartesi 2:32







[Bu yazı ÅŸu müzik eÅŸliÄŸinde okunur] Ben de kendimi egoist sanardım, meÄŸer piyasada ne saykopatlar varmış. Dün aklımdaki yeni bir proje için göz önündeki bazı blogların hakkında ve footer kısımlarını inceledim de, len arkadaÅŸ blog dünyası küçük daÄŸları yaratan kimselerle doluymuÅŸ ya, bir de bize ukala diyorlar peh…

Neyse konumuza dönelim ve sözü fazla uzatmadan artık geleneksel hale gelen meşhur kullanıcı sorularını genel platformda yanıtlama olayına girişelim, elimde bu sefer öyle cevherler var ki hepsini büyük bir şevkle yanıtlayacağım.

Münih’te oturuyorum ve perde yaptırmayı düşünüyorum fakat uygun bir firma bulamadım bu konuda yardımcı olur musunuz?
Malesef sadece Zimbabve ve Belarus için (o da sadece bazı yörelerinde) perde firmaları konusunda yardımcı olabiliyoruz. Peki siz hangi kelimeler aracılığıyla bu siteye ulaştınız ve tüm içeriği görmezden gelerek direkt iletişim bölümüne yöneldiniz?

Merhaba, web sitenizle ilgileniyorum
EÄŸer bu “ilgilenme” eylemi sitemize cinsel anlamlar yüklediÄŸiniz veya montör karşısında mum ışığı eÅŸliÄŸinde kırmızı ÅŸarap tükettiÄŸiniz anlamına gelmiyorsa biz de sizi seviyoruz, ne diyelim. Yazinin devamini okuyun »

İnternetsiz geçen 2 günün ardından

Yazar: Caner | 25 Aralık 2009 Cuma 20:51








Hiç uslanmayacam ben, aynı ÅŸey kaçıncı defadır başıma geliyor ve ben hala galesiz hareket etmeye devam ediyorum. 2 Gün önce sabaha karşı saat 4 suları IP adresimi deÄŸiÅŸtirebilmek için aÄŸ ayarlarını biraz mıncıkladım, (yok aslında baya bi mıncıkladım) derken IP adresini deÄŸiÅŸtiremediÄŸim gibi internet baÄŸlantısının da kökten uçmasına sebep oldum ve biraz uÄŸraşıp baÄŸlanamayacağımı anladıktan sonra mecburen Uydunet çaÄŸrı merkezin aradım (gece 4′te), müşteri temsilcisi arkadaÅŸa henüz derdimi anlatmadan bana “beyefendi baÄŸlantınız borcunuzdan dolayı kesilmiÅŸ” dedi ve ÅŸu network iÅŸlerinden harbiden pek çakmadığımı bir kere daha hatırlamış bulundum (baÄŸlantıyı uçuracak kadar bile bir ÅŸey bilmiyormuÅŸum).

Neden hiç uslanmayacağıma gelince; bir Uydunet kullanıcısıysanız ve eÄŸer internet baÄŸlantınız borcundan dolayı kesilirse öyle “ben borcumu ödedim internetim hemen açılsın” gibi bir moda girme lüksünüz yok. O borç bankadan ödenecek, dekont ilgili birime fakslanacak, ödenen meblaÄŸ bildirilecek vesaire. Ben iÅŸte tüm bu olayları her 2-3 ayda bir yaÅŸayan bir borçzede olarak hala zamanında fatura ödeme alışkanlığı edinebilmiÅŸ deÄŸilim, hatta yer yer interneti bedava kullandığımı düşünmüşlüğüm bile vardır.  Yazinin devamini okuyun »

Ben ve incir çekirdeklerim

Yazar: Caner | 18 Aralık 2009 Cuma 21:53







dislanmak
Neden ben de Sezen Cumhur Önal gibi yahÅŸi cümleler kuramıyorum? Benim denemelerim niye hep “son baharı bekleyen yapraklar gibi titreyen yürekler ve paslanmaz çelik” gibi mantıktan hayli uzak oluyor da o güzelim cümlenin gidiÅŸatına bir “paslanmaz çelik” tabiri sokuÅŸturulup cümle katlediliyor? Hayır çeliÄŸin paslanmazlığını vurgulamak?!..

Bilgisayar” kelimesi ne güzel bir Türk Dil Kurumu icadıdır, keÅŸke aynı Türk Dil Kurumu bu terimi Güzel Türkçe’mize armaÄŸan ettikten hemen sonra icraatlarına son verseydi de VCD’ye GYT (görüntülü yoÄŸun teker), zapinge “geçgeç” önermelerinde bulunmasaydı. Peki ya bir annenin küçük çocuÄŸuna “yavrucum emmeçi açta mutfak kokmasın” dediÄŸini ve aslında emmeç tabiri ile aspiratörü ifade etmeye çalıştığını düşünebiliyor musunuz? Ne acı…

Kedi teri… Kediler için deodorant üretme düşüncesi aç kalmanız için yeterli bir sebep midir? Aha buldum billa da buldum benim sefaletimin sebebi kedi deodorantı üretme idealimden kaynaklanıyor, beÅŸ kuruÅŸsuzsam nedeni bu yeni icadımı insanlara kabul ettiremememden, patent alamamamdandır ama azimliyim…

Avakado ne pis bi meyvemsidir ya, resmen “ben çok zenginim o yüzden iÄŸrenç ÅŸeyler yerim” düşüncesinin tropik iklimlerden yurdumuza girmiÅŸ biçimidir. Önceki güne kadar daha önce hayatımda hiç avakado yememiÅŸtim ve Allah var kalan ömrümde de kendilerini “gıda” kisvesiyle tüketmeyi düşünmüyorum olursa kömür tutuÅŸturmak için, o da belki. Yazinin devamini okuyun »