Etiket » blog

Pagerank’ını da al git Google!

Yazar: Caner | 25 Temmuz 2010 Pazar 1:16






Çocukken hep Mikasa marka bir futbol topum olsun istemiştim (bizim mahallede Mikasa top denince akan sular dururdu vurmaya kıyamazdık, ne bilelim Çin malı olduğunu), pazar mamülü plastik (meşin bile değil) bir top almışlardı. Sega oyun konsolu istemiştim, kara kutu Atari’yle kandırmışlardı. BMX bisiklet istemiştim gidip Maraton marka ecük bücük bir şey almışlardı, vitesli bisikletim olmadı bile. Yani ne zaman 1. sınıf bir çocukluk hayaline göz diksem karanlık güçler hevesimi kursağımda bırakmak için her zaman iş başındaydı. Yahu krampon istemiştim gidip halı saha ayakkabısı almışlardı daha ne diyeyim…

Şimdi 14 yaşındaki kardeşime bakıyorum da, lisanslı (mı bandrollü mü nasıl deniyorsa artık) Fenerbahçe formasından tut slikon tekerlekli patenlere (bu nokta önemli: silikon tekerleki), en kaliteli basketbol topundan bilmem ne açılı kaykayına kadar adamın her şeyi birinci sınıf. Biz zamanında dos platformunda kıçı kırık oyunlar oynayabilmek için “belki bilgisayarı olan amcalardan birinin yanına gider” diye babamızın peşine takılırdık, herif oturduğu yerden Prince of Persia oynayabilme lüksüne sahip.

Varmak istediğim nokta şu azizim; kimilerimiz bazı konularda doğuştan bahtsız oluyor. Yahu aman aman olmasa da yine de iyi kötü bir blog açtık, üç beş bir şeyler karalayıp gönlümüzü şen eyliyoruz, peki bu ağzına tükürdüğümün Google’ı sümüklü mendil gibi sitelere bile bol keseden Pagerank dağıtırken bizim neyimiz eksik de hala üvey evlat muamelesi görüyoruz? Nerdeyse 1,5 yıl oldu ya el insaf, ha o güncellemede ha bu güncellemede derken haybeden hiç gerçekleşmeyecek olan bir PR yükselişinin yolunu gözler oldum. Hayır bu öyle sıradan bir olay değil benim için, artık şeytanın bacağını kırmanın bir göstergesi olarak algılıyorum. Gözüm öyle yükseklerde değil, bu sitenin Pagerank’ı 1 bile olsa makus talihimi yendim, vitesli olmasa bile en azından BMX bisikletim oldu diyeceğim ya… Aptal Google… Hayvan Google…

Takip edilesi 5 blog (Mim)

Yazar: Caner | 1 Temmuz 2010 Perşembe 23:45
Kategori: Yaşam, İnternet






Blog dünyasında “mimlemek” isimli sosyalleşmeye dayalı güzel bir paslaşma olayı var. Blog yazarları zaman zaman fikir paylaşmak bazen de sadece aksiyon olsun diye başka blogları mimliyorlar ve bloglar arasında dalga dalga yayılan bir konunun fitilini ateşlemiş oluyorlar.

Takip edilesi 5 blog” başlıklı mim de bana sevgili Tayfun, Mert ve Halis vesilesiyle geldi, hepsi kendi alanlarında gayet başarılı blogların sahipleri ve hepsine Egonomik’i “takip edilesi bloglar” arasında gördükleri için çok teşekkür ediyorum.

Aslında Türk blogküresinde takip edilmeye değer o kadar değerli ve başarılı blog var ki içlerinden 5 tanesini zikretmeye çalışmak gerçekten zor olacak. Ancak madem racon bu uymak gerek.

Fatih Hayrioğlu’nun Not Defteri
Şayet web tasarım ile ilgileniyorsanız Fatih Hayrioğlu’nun Not Defteri’ne sık sık göz atmanızda fayda var. Kendi üretimlerini ve internette karşısına çıkan faydalı ipuçlarını paylaştığı blogu tertemiz tasarımından içeriğine kadar bence Türkiye’nin sayılı web tasarım bloglarından biri.

Bigumigu
Aygül ve Yalçın Pembecioğlu çiftinin çoğunlukla reklamcılık dünyasındaki gelişmeleri takip ettikleri, zaman zaman teknolojik yeniliklerden bahsettikleri şirin mi şirin sitesi. “Sitesi” diyorum çünkü Bigumigu’yu blog diye zikretmenin doğru olup olmayacağından pek emin değilim.

Dmry.net
Yine web tasarımın incelikleri üzerine ihtisas yapmış bir arkadaşımızın uzun süredir yayında olan blogu. Kendisi bilmesede Egonomik’in şu anki çizgisiyle var olmasında ilham kaynağı olarak büyük katkısı olmuştur.

Ubenzer
Turuncu kafam, kısık gözlerle altından baktığım gözlüklerim (artık gözlük kullanmıyormuş) ve yerli yersiz çillerimle anladım ki bende bilgisayar mühendisi tipi var, e gideyim de okuyayım bari dedim. En büyük hobim de blogumda iğneleyici üslubumla sağa sola çatmaktır, buyrun beklerim.:)

320volt
İnanın bu blogda nelerden bahsedildiği konusunda en ufak bir fikrim yok. Bana soracak olursanız uzay gemisi üretme planları olan bir grup elektronik meraklısı bir araya gelmiş ve parça parça nasıl üretileceği konusunda fikir beyan ediyorlar. Şaka bir tarafa 320volt Türkiye’nin en başarılı elektrik / elektronik bloglarından biri. Tabi ben daha çok web tasarım bölümünü takip etmeye çalışıyorum.

Söylediğim gibi takip edilmeye değer olduğunu düşündüğüm ve isimlerini her platformda sürekli zikrettiğim daha onlarca blog var ancak mim “5 blog” diyor, bu açıdan kimseyi küstürmemiş olmayı diliyorum.

Egonomik Alexa dünya sıralamasında ilk 100.000′de!

Yazar: Caner | 13 Nisan 2010 Salı 0:01






Demek bir blog sahibi olarak bugünleri de görmek nasip olacakmış sayın seyirciler :) Egonomik’in, Alexa’nın Dünya sıralamasındaki yerinin 6 basamaklı ifadelerden kurtulup an itibariyle 99,538 olarak anılmaya başlandığını duyurmaktan kıvanç duyarım.

99 bin tehlikeli rakam aslında, listeye tam böyle ucunda bir giriş olmuş. Şöyle iki ziyaretçi bir kaç gün takip etmeyi bıraksa direkt yüz binlerin üzerine geri çıkar gibi duruyor ama olsun. Hani şöyle meclislerde “ya benim Alexa’da ilk 100.000′in içinde sitem var” desem derim. Diyeyim hatta: “ya benim Alexa’da ilk 100.000′in içinde sitem var“.

1. yaş günü kutlamalarını (hani hediyeli yarışmalı olan) işten güçten ötürü yapamadık ama Alexa sağolsun yaşgünü hediyemizi unutmadı. Belki bu olay Google’ın da dikkatini çeker de siteye şöyle beşi bir yerde Pagerank takar (yok ya hakkatten bana da gına geldi bu mevzudan, telaffuzu bile bi tuhaf “peycrenk”). Yazinin devamini okuyun »

Site Tanıtım: Haliselciman.com

Yazar: Caner | 26 Mart 2010 Cuma 15:50






Haliselciman.com özgün tasarımından yola çıkarak, alanında gayet başarılı olduğunu söyleyebileceğim, Halis Elciman isimli bir webmaster kardeşimizin blogu. Hakkında sayfasından öğrendiğim kadarıyla Pamukkale Üniversitesi Denizli MYO Bilgisayar Teknolojisi ve Programlama bölümünü bitirmiş ve kişisel birikimiyle okulda öğrendiklerini internet alemi üzerinde harmanlamaya çalışıyor.

WordPress altyapılı bloguna uğrayacak olursanız dikkatinizi çekecek olan ilk şey muhtemelen tasarımı olacaktır. Kendi tasarladığı ve “Zaman” ismini verdiği gözalıcı teması bir çok profesyonel blogcuyu imrendirecek özelliklere sahip. Yazinin devamini okuyun »

2010 Blog ödülleri başlıyor!

Yazar: Caner | 5 Mart 2010 Cuma 21:01






Türkiye’nin blog yazarlarını bağlayan ve bu sene üçüncüsü düzenlenecek olan tek blog yarışmaBÖ! (Blog Ödülleri) için geri sayım başladı. Başvurular 10 Mart 2010 Çarşamba günü kabul edilmeye başlanacak ve blog sahipleri 30 Mart 2010 tarihine kadar ilgili kategorilere başvuruda bulunabilecekler.

Kullanım koşullarına uygun olan ve yarışmaya kabul edilen bloglar için 10-30 Nisan tarihleri arasında bir halk oylaması gerçekleştirilecek. Dereceye giren bloglar 2-6 Mayıs arasında jüri değerlendirmesinden geçecek ve kazananlar 8 Mayıs 2010 tarihinde Fenerbahçe Faruk Ilgaz Tesisleri’nde gerçekleştirilecek olan ödül töreniyle açıklanacak. Yazinin devamini okuyun »

İroni

Yazar: Caner | 2 Mart 2010 Salı 18:02






Ama yine de bu resim burda olmalıydı :)

Uçan Bebek

Yazar: Caner | 28 Şubat 2010 Pazar 0:04






Bu yazının esas var olma amacını samimi biçimde ifade edeyim de sen de boşu boşuna okumaya başlama; şindi blogun Pagerank değeri zaten sıfırlanmış gitmiş, işi Alexa’dan götürüyoruz, 137 binlere tırmanmışız felan. Tabi bu öyle kolay bir iş değil, sürekli tırmanmak için bloga günübirlik yazı girmek gerekiyor, ben de ne yazsam ne yazsam diye düşünerek böyle freestyle bir olaya giriştim. Açıkcası sonunun nereye bağlanacağını ben bile bilmiyorum.

Şimdi sen “haaa” diyeceksin “demek ki sen hit kaygılı bi blogcusun” ben de sana “heee” diyecem “demek sen de para kazanmak için çok çalışıyorsun“… Aynı etkiyi bırakmıyor kabul ediyorum… Yok yok bu kitlelerce “zekice laf soktu” denebilmesi için yeterli etkide bir cümle olmadı, daha yaratıcı bir şeyler lazım bana… Heh buldum: saa ne laayn bloğk benim deel mi? Hani istesem sitenin orta yerine şöyle kocaman bir tezek resmi bile koyabilirim. Ana! Düşününce ne de süper bi şey ya, ufacıkta olsa bi güç var elimde. Yüzlerce kişinin girdiği bir sitenin orta yerine kocaman bir tezek resmi koyabilirim ve kimse de beni yargılayamaz…

O değil de şu “hit kaygısı taşıma” şeysini hangi lavuk çıkarmış? Dur bak cümle içinde kullanalım; “ben sadece kendim için yazarım, asla hit kaygısı taşımadım, kimin okuyup okumadığı umrumda bile değil…” e mübarek madem öyle git evinde defter günlük tut ne artizlik yapıyon. Hayır keşke benim siteme zirilyarlarca hit aksa, ne için geldikleri umrumda bile olmaz yeminle, sadece gelsinler istatistik kaydımda artı bir rakam olarak görünsünler yeter, yalana dolana ne lüzum var Allah aşkına… Yazinin devamini okuyun »

Blog yazarken para kazanmak ister misiniz?

Yazar: Caner | 10 Şubat 2010 Çarşamba 20:04






Evet, hem de yazacağınız her makale için 20 TL kazanabilirsiniz. Eğer internet teknolojileri konusunda donanım sahibiyseniz ve bu donanımı ufak bir uğraşla nakite çevirme fikri aklınıza yatıyorsa, vakit kaybetmeden şu adrese göz atın derim.

Detaylı cPanel kullanımından alan adı yönetimine kadar sitede altı çizilen konular hakkında yazacağınız her makale için 20 TL ücret ödeniyor, yani eğer 5 makale yazarsanız ve bu makaleler kabul görürse 2-3 gün içerisinde banka hesabınızda 100 TL’lik bir ödeme görmeniz mümkün.

Ayrıca sitede istediğiniz kadar yazı yazabileceğiniz söyleniyor, sadece ürettiğiniz içeriğin özgün ve en az 700-1.000 kelimeden oluşuyor olması gerekli. Yazinin devamini okuyun »

WordPress – W3 Total Cache ile sitenizi hızlandırın

Yazar: Caner | 6 Ocak 2010 Çarşamba 12:06






Blogunuz yaşlandıkça ve ziyaretçi kitlesi genişledikçe ihtiyaçları da aynı oranda artmaya başlar. Önceleri siz blogunuz için bir şeyler istiyorken bir de bakarsınız isteyen taraf o olmaya başlamıştır (ete kemiğe bürünüyo şerefsizler). Başlarda siz “şöyle şekilli bi mp3 player plug-ini kurayım, sosyal medya ikonları ekleyeyim, daha iyi bir ziyaretçi deneyimi için şunu yapayım” derken bir süre sonra bakarsınız ki blog çıkıp “Fatal error: Out of memory, Internal Server Error” türü ifadelerle “bırak çiçeği böceği serverın canı çıktı bi el at” demeye başlar.

WordPress her ne kadar piyasadaki en süper blog yazılımı olarak ifade ediliyor olsa da siteniz belirli bir tekil kullanıcı düzeyine eriştiğinde (sunucuyu meşgul eden çok sayıda plug-in içerdiğini varsayıp 1.000+ diyelim) en süper sunucu düşmanı blog yazılımı olmaya başlar. Gerçi durumu sadece WordPress ile ifade etmemek lazım, bünyesinde bu kadar çok işlev ve veritabanı sorgusu bulunduran her yazılım kullanıcı sayısı arttıkça sunucuyu yormaya başlar.

Sistem kaynakları tüketimi

Siteniz için kullandığınız yazılıma bağlı olarak kullanıcı sayınız, hosting firmanızın size sunduğu özellikler ile idare edebilecek düzeydeyken durum kabaca şöyledir:

Kullanıcılar sitenize bağlanır, sunucu sitenizdeki sorguları her kullanıcı için ayrı ayrı çalıştırıp sonuçları yine her kullanıcı için ayrı ayrı anlık olarak döndürür. Yani kullanıcı bir yazıyı okumak için tıkladığında o yazının başlığı, tarihi, içeriği ve kaç kere okunduğu bilgileri depolandığı yer olan veritabanından anlık olarak çekilir. Bu işlemin kaç kullanıcıya kadar yapılabileceği hosting firmanızın sizin için ayırdığı hafıza ve işlemci limitlerine bağlıdır, eğer shared (paylaşımlı) bir hosting sahibiyseniz siteniz sizinki gibi onlarca farklı sitenin bulunduğu bir sunucuda barınıyor demektir ve işlemci ile hafıza kullanım limitleriniz en iyi ihtimalle toplam işlemci/hafıza limitlerinin %10- 15′i kadar ayarlanmıştır. Yazinin devamini okuyun »

Biz ve küçük sosyal dünyamız

Yazar: Caner | 3 Ocak 2010 Pazar 5:17






Ulan harbiden hepsini ve hatta daha fazlasını kullanıyor olduğumu düşündüm de bu gittiğimiz yol yol değil anasını satayım…