Etiket » caner

Çok iş var

Yazar: Caner | 1 Nisan 2010 Perşembe 18:57






Hem de baya bir var, bizim kurumsal sayılabilecek hosting nedense problem çıkarttığı için müşteri sitelerini yükleyemiyorum (dns’lerden olsa gerek). Yayına verilecek 2 adet yeni sitemiz var iki ayrı yerden de yeni tasarımlar için telefon bekliyorum. Ümit’cağızımın bir adet mobilya kataloğu (haftasonu için söz verdim ama her an yan çizebilirim :D ), hosting sponsorumuz Turhost’un bir adet banneri var ve ben bu esnada bir tane tam sayfa dergi reklamını aradan çıkarttım -ki bu reklamın sahibi sevgili Zafer Abimin de sitesine baya uzun süredir el atmıyormuşum yeni farkettim, şu işleri aradan çıkaralım da ona da yeni, sıfır kilometre bir tasarım hazırlayalım. Yazinin devamini okuyun »

İşimdeyim, gücümdeyim…

Yazar: Caner | 8 Şubat 2010 Pazartesi 17:43
Kategori: Yaşam






Son zamanlarda siteyi biraz ihmal ettiğimin farkındayım, bunun için tüm okurlardan özür dilerim. Elimde yetiştirmem gereken işler var ve sabah akşam katalog, web sitesi, banner demeden tasarlıyorum da tasarlıyorum. Günde en fazla 5 saat uyuyorum ve bu yaşıma gelipte öğrendiğim bir şey varsa o da icra işlerine hiç bulaşmamak gerektiği, borç yapmayacan arkadaş sonradan toparlaması zor oluyor.

Netice olarak sitedeki rutin harekete geri dönebilmek için bir kaç gün daha gerekecek, bu esnada sizler de kandırmak için hızlı hızlı ekleyeceğim konulara bakmanın yanı sıra, sağ taraftaki anket bölümüne katılım gösterebilirseniz çok sevinirim, çünkü tam performansa döndüğümüzde bu anketin sonuçlarını büyük ölçüde dikkate alacağım. Hem o ayrı nasıl derler “Görüşleriniz bizim için önemlidir:)

Sevgili günlük…

Yazar: Caner | 31 Ocak 2010 Pazar 3:36






Aldığım Phlips marka her kulaklığın mutlaka ama mutlaka jak kısmının bozulduğunun ve benim inatla yine de Philips kulaklık almaya devam ettiğimin, netice itibariyle evde teknik servis açmaya yetecek kadar jakı bozuk kulaklık bulunduğunun sen de farkında mısın? Geçmişimde yaptığım bir hatanın “Jaklarından yana kısmetsiz kalasın, kulaklık hayrı görmeyesin İnşallah!” türü bir bedduayla peşimi bırakmadığına inanıyorum, evet inanıyorum.

Bir de bir anımın diğerini tutmaması meselesi var (“anı” değil “an”), 26 yaşına girmek üzere olduğum şu sıralar psikopatlık derecesinde hızlı değişen ruh hallerine sahibim. Peki bu durum beni ruh hastası yapar mı? Bünyede barındırdığım hissiyatı (adı ne olursa olsun; sinir, neşe vs) hep anlık olarak yaşıyorum ve işin kötüsü bu durum beni endişelendirmiyor, sen kıllan diye yazdım… Yazinin devamini okuyun »

Mutsuzluklar…

Yazar: Caner | 24 Ocak 2010 Pazar 23:00
Kategori: Yaşam





Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

Aslında o kadar küçük şeylerle mutlu olurum ki, beni tanıyan, hayatımda yer edinen kimseler inanıyorum ki “Caner’i mutlu etmek zor” gibi bir cümleyi akıllarından geçirmemişlerdir. Aslında 26 olacağım şu günlerde “Caner’i mutlu etmek” gibi bir eyleme girişme zahmetinde bulunacak bu kişilerin sayısı da bir elin parmaklarını geçmez.

Geride bıraktığım 26 basamağa şöyle bir bakıyorum da; bugün geriye dönüp o basamakları tekrar tırmanacak olsam aynı hataları yapmaktan çekinmezdim sanırım. Çünkü beni ben yapan şeylerin en başında hatalarım geliyor ve belki de hayata karşı elde ettiğim ufacık bir direnç varsa yine hatalarım ve onlarla yüzleşmek zorunda kaldığım anlar sayesinde. Yazinin devamini okuyun »

Geri geldim!

Yazar: Caner | 13 Aralık 2009 Pazar 2:19
Kategori: Yaşam





superman-return
[Bu yazı şu müzik eşliğinde okunur] Bir İstanbul kaçamağını daha geride bıraktık, gecenin bir yarısı sessizce Yalova’ya gelip kapının önünden “hadi kuzen atla gidiyoruz” diye beni apar topar alıkoyan Ümit kardeşime ve vapurla 30 dakikada karşıya geçmek yerine tüm İzmit körfezini dolaşma düşüncesini destekleyen, yol boyunca o şen muhabbetlerini bizlerden esirgemeyen Ersin ve Samet kardeşlerime ayrıca teşekkür ediyorum.

Bu seferki eylemin yapı itibariyle iş ile herhangi bir alakası yoktu ve zaten söylediğim gibi biraz “kaçamak” oldu. Dostlarımla birlikte hoşça vakit geçirdim, gezdim tozdum eğlendim, Ümit’le biraz web tasarladık biraz işlerden konuştuk, ayrıca İstanbul’da uzun zamandır görmediğim arkadaşlarımla da (Alios, Hatice) görüşme fırsatı yakaladığım için ekstra şen oldum. Bu tip hareketler bünyede bazen tahmin edilenden öte bir rahatlama sağlayabiliyor ve sanırım ben de uzun süredir ruhumda biriken negatif enerjiyi biraz da Ümit’in zoruyla İstanbul semalarına akıtmış bulundum, daha taze bir ruh haliyle evime döndüm çok şükür.  Yazinin devamini okuyun »

Bir Caner’in egosu nasıl tatmin edilir?

Yazar: Semih | 1 Aralık 2009 Salı 16:34





caner-cuzdan
Caner…Caner…Caner… Anlatmakla bitiremezsiniz kendisini. Dostları iyi bilir ne demek istediğimi. Ne desek boş, ne desek basit kalıyor çoğu zaman. Daha fazla uzatmaya gerek yok video size herşeyi anlatacak. İsveçli dostlarımızın katkılarıyla yaptığımız SüperEGOnomik çalışmayı izleyerek insanlık için Caner’in varlığının ne kadar önemli olduğunu bir kere daha anlayacaksınız. Yazinin devamini okuyun »

Caner’in telefonu

Yazar: Caner | 23 Kasım 2009 Pazartesi 11:03





ctrl-esc

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

Belki biraz meşguul, belki dee telefonun sesini duymuyooor
Belki bir toplantıdaa belki dee mışıl mışıl uyuyorrr…

Caneer, Caneeer, Caner’in telefonuu düdü düt düdü düdüü!…

Evet egomanyağım ben, bu da telefon melodim :) Ayrıca yazılarıma alakasız konu resimleriyle giriş yapıp gayesiz subliminal mesajlar vermeyi severim, eyoo!

Bu download da tüm Caner’lere gelsin:
Caner’in telefonu Mp3

Ben de kısa film çekerim ne var?

Yazar: Caner | 11 Ağustos 2009 Salı 1:13





Konya’ya iş yapmak için giden fekat bekar evinde can sıkıntısından pineklerken ellerinde bir dijital fotoğraf makinası olduğunu farkeden 30′una merdiven dayamış iki herif (kuzen) ne yapar? Elbette Konya Usulü Star Wars!..

Yazinin devamini okuyun »