10,120 yorum yapıldı
RSS Aboneliği
Friendfeed
Youtube
E-posta

İnternet

Ücretsiz program ve oyun indirme sitesi: Veindir.com

Yazar: | 17 Mayıs 2012 Perşembe 13:00


Veindir.com Google Chrome, Bearshare, Ares gibi daha bir çok popüler programı ve ayrıca oyunu tek bir merkezden indirebileceğiniz, indirmeyi düşündüğünüz programların kendi alanlarındaki alternatiflerine kolaylıkla ulaşabileceğiniz bir program indirme sitesi.

İster masaüstü ister mobil işletim sistemi kullanıyor olun, site sayesinde ihtiyaç duyduğunuz tüm programlar hakkında detaylı açıklamalara, değerlendirmelere ve kullanıcı yorumlarına ulaşabilir, beğendiğiniz veya hoşnut kalmadığınız programlar hakkında düşüncelerinizi diğer kullanıcılarla paylaşabilirsiniz.

Programlar ve oyunlar hakkında en güncel haberlere ulaşmak, dilediğiniz programı hemen indirmek için www.veindir.com adresini mutlaka favori siteleriniz arasına kaydetmelisiniz. Yazinin devamini okuyun »

Türkiye’nin Telekom firmasını eleştiremezsiniz!

Yazar: | 16 Mayıs 2012 Çarşamba 23:21


Yoksa günün birinde posta kutunuzda kırmızı puntolarla yazılmış bilmem kaç A4′lük ve “sitenizdeki o yazıları 3 gün içinde kaldırıp dediklerimizi harfiyen yerine getirmezseniz sitenizi kapatacağımız gibi uğradığımız zararı(!) size tazmin ettirir, elimizdeki bütün gücü kullanarak sizi sinek gibi ezeriz” özetli bir tehdit mesajıyla karşılaşabilirsiniz.

Size de en çok hiçbir şekilde hakaret içermeyen, tamamen başınızdan geçenleri çarpıtmadan anlattığınız yazılarınızın “marka telif hakkı ihlali” maskesi altına saklanılarak, zorla yayından kaldırtılması koyar. Yani adamlar size gelip mertçe “Yaptığımız yanlışları ifade ettiğin hakkımızdaki bu yazıyı sevmedik, yayından kaldır” demezler çünkü hukuken buna hakları yoktur, onlar da hukuku başka biçimde kullanıp “Yaptığımız yanlışları ifade ettiğin hakkımızdaki bu yazıyı ismimizi kullanarak yayınlayamazsın, ağzına ederiz” diyebilirler.

Ayrıca onlar için bu kadarı da yeterli olmayabilir, “Bu yazıların arama motorlarındaki indexlerini de kaldır” gibi akıl dışı taleplerle sizi olabildiğince zor durumda bırakmaya çalışabilirler.

Ne kadar güzel değil mi? Onlar size her türlü adaletsizliği yapabilirler fakat siz bu adaletsizliklerden duyduğunuz hoşnutsuzluğu bir avuç insana anlatmaya çalıştığınızda yumruklarını masaya vurup kafanızı ezebileceklerini söyleyebilirler, çünkü onlar güçlüdürler.

Günün sonunda sizin için olumlu sayılabilecek tek gelişme iki yazı ile kocaman bir firmanın itibarını zedeleyebilecek güçte(!) bir blog yazarı olduğunuzu öğrenmiş olmak olur.

Bu yazıda sözü geçen tüm olay, kişi ve kurumlar hayal ürünüdür. Gerçek hayattaki olay, kişi ve kurumlarla ilgili olası benzerlikler rastlantıdan ibarettir.
Arama Terimleri: karikatür anne kız (2), renk verici alet (1)

Kudret Çayıroğlu’nun blogu

Yazar: | 26 Nisan 2012 Perşembe 2:34


Kudret Çayıroğlu, özel ilgi alanı olan fotoğrafçılıktan sinemaya, sosyal medyadan internet dünyasındaki gelişmelere kadar “objektifine” takılan ilgi çekici içerikleri okurlarıyla paylaşan, siyah-beyaz seven (çok seven) ve sadelikten fazlasıyla hoşlandığını tahmin ettiğim değerli bir blog yazarı arkadaşımız.

Eğer “takip edilmeye değer kişisel bloglar” listenize eklemek üzere kendi içeriğini üreten, özgün bloglar arıyorsanız ve fotoğrafçılığa az biraz da olsa merakınız varsa http://www.kudretcayiroglu.com adresini mutlaka ziyaret etmelisiniz. Yazinin devamini okuyun »

Ubuntu One ile dosyalarınız ve müzikleriniz her zaman yanınızda

Yazar: | 4 Nisan 2012 Çarşamba 2:24


Sıkı bir Windows kullanıcısı olarak Linux’e (her ne kadar ulvi bir düşünceye hizmet ediyor olsa da) oldum olası ısınamamışımdır. Ne var ki Ubuntu’nun da bende her zaman ayrı bir yeri olmuştur. Ben bir işletim sisteminde sahip olduğu işlevler kadar görselliğe de önem veririm, zaten işim görsellik. Kara kara ekranlara bakıp konsollarda zaman geçirecek olsaydım DOS kullanırdım.

Ubuntu, bana göre arkasındaki kurumsal gücü hissettirebilen yegane Linux sürümlerinden biri. Ayrıca yakın bir gelecekte çıkcak olan yeni sürümü tam anlamıyla oturmuş, Windows’a bile taş çıkaracak nitelikte görünüyor.

Geçenlerde yine son sürüme ait videoları izlemek üzere sitelerine girdim ve Ubuntu One ile tanıştım. “Adamlar yapmışlar” dedim. Sözüm meclisten dışarı, güzel memleketimin bazı dev tekel kuruluşları 1 GB depolama alanı verip, dalga geçer gibi “istediğiniz kadar dosya depolayın” demeye devam ededursun, Ubuntu One 5 GB‘lık sebil gibi bir alanı ücretsiz olarak kullanımınıza sunuyor, hem de tüm mobil cihazlarınızdan erişebileceğiniz şahane bir senkronizasyon imkanıyla. Yazinin devamini okuyun »

Twitter’da sizi kimlerin takip etmeyi bıraktığını öğrenin (Uygulamasız)

Yazar: | 27 Mart 2012 Salı 23:41


Böyle ince hesaplardan oldum olası tiksinmişimdir, gerçi ben bizzat Twitter’dan ve onun gibi popüler kültüre hizmet eden diğer bilimum oyuncaklardan da tiksiniyorum. Bana göre bunlar iletişim araçları olmaktan çok insanları yok yere zaman öldürmeye teşvik eden, iş gücünü örseleyen, verimliliği düşüren faydasız icatlar. Arada devrim falan yapmak için kitlesel iletişim araçları olarak kullanılıyor olmaları zarardan çok fayda sağladıkları anlamına gelmiyor.

Konumuza gelecek olursak: Twitter’ı, 30 yaşına gelmiş olmasına rağmen ergenlikten çıkamamış bir çok insanın aksine özlü söz paylaşmak için değil, sitemi daha çok insana ulaştırmak için kullanıyorum. Bir nevi reklam platformu gibi yani. Hal vaziyet böyleyken ve bu camiada henüz acemiyken sağdan soldan duyduğum “takip edeni takip ederim, kimlerin sizi takibi bıraktığını öğrenin” türü cümlelere acaip ifrit olurdum. “Ulan altı üstü iki sıçmık söz yazıyorsun, on kişi fazla beş kişi eksik okusa ne olur?” diye düşünürdüm. Lakin zamanla öğrendim ki kazın ayağı öyle değilmiş.

Evet, işin içinde yine ince hesaplar varmış fakat bu seferkiler tam olarak benim bam telime dokunan türdenmiş. Uyanık geçinen bazı denyo bireyler ve kurumsal Twitter hesaplarını yöneten bazı sosyal medya uzmanları (!) hızlı bir şekilde insanları takibe alıp kendilerini de takip etmelerini sağlıyor ve bir süre sonra sırayla hepsini takip etmeyi bırakıyorlarmış. Böylelikle ortaya “Sadece 3 kişiyi takip ediyor olmasına rağmen binlerce kişi tarafından takip edildiğine göre bu firma/birey harbiden çok sağlam olmalı” türü bir imaj çıkıyormuş. (Ne kadar çok “takip” dedim değil mi? Evet, benim de midem bulandı).

Yani bu Hattori Hanzo’lar aslında Facebook sayfalarını daha çok insanın beğenmesi için kıçını yırtan, türlü cambazlıklar yapan dev kurumsal firmalarla aynı amaçlar için çalışıyorlarmış: Marka olmak, marka bilinirliğini arttırmak ve değerini yükseltmek. Yazinin devamini okuyun »

Şahane bir ücretsiz grafik / tema paylaşım sitesi: Xooplate.com

Yazar: | 23 Mart 2012 Cuma 22:02


Bu tür siteleri keşfettiğimde inanılmaz mutlu oluyorum. Adamlar yapmışlar, arayüz elemanlarından hazır site şablonlarına, ikonlardan arkaplan resimlerine ve hatta WordPress temalarına kadar onlarca içeriği son derece nezih bir ortamda bir araya getirip kamu hizmetine sunmuşlar. Hem de öyle dandik dundik değil, Themeforest’ta satılan tasarımları aratmayacak nitelikte işler var.

Xooplate.com bence her tasarımcının alet çantasında bulunması gereken sitelerden biri.

Yandex Türk televizyonlarında reklam yayınlamaya başlamış

Yazar: | 17 Mart 2012 Cumartesi 2:37
Kategori: İnternet, Video


Her ne kadar anasayfa tasarımını 90′lardan kalma buluyor olsam da Yandex‘e tanıştığımız günden beri açıklayamadığım bir sempati duyuyorum. Vaktiyle sağladığı hizmetleri tek tek incelemiş, e-posta hesabımı almış ve hatta Android uygulamasını indirmiş, fakat hiçbiini düzenli olarak kullanmaya başlayamamıştım. Bu reklam filmiyle hatırladığım iyi oldu.

Yandex’in sağladığı hizmetlerden haberiniz var mı bilmiyorum. Google hala Eyfel Kulesiyle, Tayms Meydanıyla oynayıp bize üvey evlat muamelesi yapmaya devam ededursun, adamlar Türkiye’ye gelir gelmez sokakları karış karış dolaşıp panoramik sokak görünümü özelliği içeren harita hizmeti sunmaya başlamışlar.

Keza e-posta hizmetinde de yeni bir “sığır” açmışlar. Gmail bana an itibariyle “%62 dolu – 7690 MB kotanızın 4811 MB kadarını kullanıyorsunuz” deyip ruhuma huzursuzluk aşılıyorken Yandex 2 GB’lık dev dosyaları tek seferde gönderebilme özelliğine sahip sınırsız e-posta hesapları veriyor.

Webmaster araçları, çeviri, haritalar derken adamların “alternatif” sözcüğünü gerçekten ciddiye aldıklarını söyleyebilirim. Siz de alışkanlıklarınızdan bir an olsun sıyrılmaya hazırsanız Yandex’in bu geniş dünyasına mutlaka bir şans tanıyın.

Egonomik Türkiye’nin ilk 1.000 sitesinden biri

Yazar: | 4 Mart 2012 Pazar 15:20


Vay arkadaş ya… Bu ne ara böyle oldu ben de anlayamadım. Düşünsenize Facebook var, Google var, gazete siteleri, banka siteleri derken 925 tane site var, ardından Egonomik geliyor.

Bilmiyorum ama benim gibi adamların eline böyle bir güç verilmemeli. Yani ne bileyim şimdi tutsam sayfanın orta yerine kocaman bir at resmi koysam kimse tutup bana “vay efendim niye böyle yaptın” diyemez, yapabileceğim diğer şeyleri varın siz hesap edin.

Tabi şöyle de bir olay var, siteleri trafik değerlerine göre ölçümleyen Alexa, söz konusu benim sitem olunca nedense “güvenilmez” oluyor. Aynı şekilde PageRank önemsiz, sayfa gösterim ve ziyaretçi sayıları şişirilmiş, istatistik programları dandik oluyor. Ben de veri şişirme konusunda öyle uzman bir adamım ki bu sözleri sarfedenlerin hiçbiri kendi sitelerinin verilerini benimki gibi şişiremiyor.

Haydi o zaman oturmaya mı geldik millet!

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

Okurlarınıza 2 TL karşılığı yalan söyler misiniz?

Yazar: | 26 Şubat 2012 Pazar 12:58


Bumads (Bumerang) Hürriyet’in internet üzerinde iştirak gösteren, blog yazarlarını ve okurlarını hedefleyen bir reklam platformu. Ağına dahil olan blog sahiplerine çok cüzi ücretler karşılığı reklam yayınlatmak gibi bir misyonu var ve izlenimlerime göre bu işte oldukça başarılı.

Bumads’cılar bana da zaman zaman reklam kampanyalarıyla ilgili çeşitli teklifler gönderiyorlar, henüz bu tekliflerden hiçbirini değerlendirip bloguma yansıtmış değilim çünkü bu memleketin kaliteli içerikler üreten, ayağa düşmemiş bloglara da ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.

Hal vaziyet böyleyken az önce posta kutuma yeni bir reklam teklifi daha gönderdiler. Benden “Ece Sükan” isimli bir vatandaşın blogumu incelediğini ve bana en çok yakışacak bilgisayar renginin turuncu olduğuna karar verdiğini yazmamı istiyorlar, buna karşılık bana 2 TL vereceklermiş. Yazının başlığını ve içeriğini de benim yerime harfi harfine belirlemişler, oysa gerçekte ben ne Ece Sükan’ı tanırım ne de birileri gelip bana böyle böyle bir konudan bahsetti.

İşte bunlar benim zerre hazzetmediğim olaylar. Adamlara göre benim okuyucularıma gözümü kırpmadan yalan söylememin, pardon, halihazırda söylenmiş bir yalanı copy-paste etmemin bedeli 2 TL.

Daha fazla yorum yapmayacağım, buyrun samimiyetine güvenerek her gün takip ettiğiniz blog yazarların bu konudaki tutumunu kendiniz gözlemleyin: http://goo.gl/J36T3 (blog yazarları darılmasın gücenmesin, bu doğru bir şey değil).

Ücretsiz kısa mesaj (SMS) gönderme sitesi: Yublu.com

Yazar: | 2 Şubat 2012 Perşembe 3:57


Evet sayın seyirciler, sizlere Türk beleşcilerinin yok edici gücünü tam anlamıyla analiz edemediğine inandığım, çok yakın bir gelecekte insanüstü bir ergen akımına uğrayacağına, reklam gelirlerinin giderleri karşılamayacağı için cavlağı çekeceğine neredeyse kesin gözüyle baktığım bir siteden bahsedeceğim: Yublu.com

Bu siteyi yapan adamlarda henüz bozulmamış, kirlenmemiş bir şeyler olduğunu seziyorum. Oturmuşlar tüm iyi niyetleriyle “ücretsiz sms gönderme sitesi yapalım para kazanırız, belki ilerde ücretli yapar daha çok para kazanırız, ne güzel.” demişler ve daha ilginci birbirlerini bu fikre gerçekten inandırmışlar. Oysa bu memleketin beleş sms deyince gözleri faltaşı gibi sökülen ergenleri ne Netbullpower’ları, ne Click1Sms’leri bir kaç ayda tarihe gömdü haberleri yok.

Hadi sivilceli gençlik, bu yazıyı sonuna kadar okumaya sabrının kalmadığını, dizlerinin heyecandan tıkır tıkır masaya vurduğunu biliyorum. Git, git ve tanışmamın üzerinden 24 saat geçmiş olmasına rağmen hala yayında olduğunu şaşkınlıkla gözlemlediğim bu siteyi kendin gibi sms bağımlısı arkadaşlarına “slm nbr xD” türü gereksiz şeyler yazmak pahasına tarihin tozlu sayfalarına göm: Yublu.com Yazinin devamini okuyun »