Devrim Arabaları

devrim-arabalari-poster-afisTürkler film yapamaz!” bu film de böyle düşünenlere kapak olsun, ben dahil. Zaten ilgimi çeken bir konuydu Devrim, çocukluğumda adını hep “yürümeyen Türk arabası… 100 metre bile gidemedi…” gibi söylemlerle duyardım, kısa süren üniversite yaşamımda yaptığım araştırmalar ise beni önünde saygıyla eğilinmesi ve iftahar edilmesi gereken bir mühendislik harikasıyla karşılaştırdı. 

Çünkü Türkiye’de hiç bir başarı cezasız kalmaz…

Uzmanlık alanı (haliyle) tren ve demiryolu olan TCDD mühendisleri elde avuçta hiç bir şey olmadan, doğru düzgün elektrik kaynağı bile bulunmayan bir atölyede motor yatağından far çerçevelerine kadar sıfırdan iki tane araba üretecekler ve bunu yapmak için sadece 4.5 ay gibi kısa bir zamanları var, tabiki bu iş için ayrılan bütçenin komikliğinden bahsetmeye bile gerek yok. Basitçe bir kıyas yapacak olursak; aynı dönem devlet at yetiştiriciliği için 20 milyon TL gibi bütçe ayırıyorken ilk Türk yapımı otomobil için sadece 1.4 TL ayrılıyor, üretim süreci başladıktan çok kısa bir süre sonra da zaten bu bütçe üçte bir oranında düşürülüyor, fakat buna rağmen bütün basın Devrim projesini “Milletin parasını çöpe atıyorlar!  3 Ay ve binlerce liradan sonra ortaya çıkan şey işte bu külüstür…” şeklinde karalamalarla Devrim’in derme çatma gösterildiği fotoğraflar yayınlamaktan geri kalmıyor. Sadece bu bilgiye dayanarak bile kendimize şunu sorabiliriz; bugün Türk Otomobil Endüstrisi ne alemdeyken at yetiştiriciliği alemde?

Anlamıyorum, Paşa zaten diğer arabaya binip kutlama alanına hareket etmedi mi? Gazeteler neden Devrim Yolda Kaldı diye yazıyorlar?..
– Bu saatten sonra farketmez evlat, diğer araba yürüse de bundan 50 yıl sonra bu araba hakkında Yürümeyen Türk Arabası diye bahsedecekler…

ILK TURK OTOMOBILI DEVRIM

Düşünüyorum da, acaba yalaka ve rüşvetçi basınımız o gün de bugün yediği bokların aynısını yemeseydi ve 1961 yılında şeytan işi bir komployla benzin deposu boş olan, boş olduğu mühendisler tarafından son anda farkedilen fakat anlık bürokrasi yüzünden doldurulamadığı için çaresizce Cemal Paşa’nın bindirildiği siyah araba için “ilk otomobilin benzini 100 metre yürüdükten sonra bitti fakat paşa hazretleri ikinci otomobile bindirildi ve tören alanına doğru yoluna devam ediyor, işte bu Türk Sanayisi için büyük bir Devrim!” gibi bir manşet kullansalardı ne olurdu? 

Eskişehir’de üretilen arabalar 29 Ekim kutlamaları için Ankara’ya trenle sevkedilirken olası bir tehlikenin önüne geçmek için depolarındaki benzin boşaltılıyor, sadece manevra yapmalarına olanak tanıyacak kadar bir benzin bırakılıyor. Araçlar tren istasyonundan Köşk’e transfer edilirken durumdan haberi olmayan teknisyenler haliyle herhangi bir benzin ikmalinde bulunmuyor ve arabalar Köşk’ün önüne boş depoyla getiriliyorlar. Söz konusu ihmal ancak Köşk’e varıldığında farkediliyor, mühendisler her ne kadar alelacele benzin bulup depoları doldurmaya çalışsalar da Cemal Paşa’nın makam aracı konumundaki siyah arabanın deposunu dolduracak kadar vakitleri olmuyor.

devrim-arabalari-03

Sadece bir kaç ufak motor elemanından başka aklınıza gelebilecek tüm parçalar Türkiye’de ve Türk mühendisleri/işçileri tarafından üretiliyor. Bu arabada kullanılan/kullanılması düşünülen teknikler aslında o dönem için teknolojik birer yenilik, geliştirilen (veya geliştirilmesi hedeflenen) bir direksiyon mekanızması projenin “çöpe atılmasından” yaklaşık iki sene sonra ünlü Amerikan Otomobil Firması Chrysler tarafından kullanılmaya başlanıyor.

devrim-arabalari-05Devrim Arabası projesi kapsamında 10 adet 4 silindirli motor ve 4 adet araba üretildiği söyleniyor. Proje rafa kaldırıldıktan sonra ise 1 araba hariç diğer tüm arabalar hurdaya çıkarılıyor, çalışmalar yok ediliyor.

Devrim Hakkında Ansiklopedik Bilgi
Motor modeli eski bir 6 silindir Chevrolet motorundan değiştirilmiştir. İki silindiri kesilip dört silindire indirilmiş, daha sonrada bundan kalıp yapılarak, üretilen yerli yapım diğer arabalara monte edilmiştir.

İki farklı renk otomobil götürülmüştür. Bej renk Devrim ve Siyah (Makam Aracı modeli) Devrim. Siyah olana Cemal Gürsel bindirilmiş ve 100 metre gidebilmiştir. Geçen sürede bej renkli olanın benzin ihtiyacı karşılanıp, Cemal Gürsel siyahtan indirilerek bej renkliye bindirilmiş ve o gün belirlenen tüm güzergahları ve izleyen gunlerdeki makam otosu görevlerini başarıyla tamamlamışlardır.

devrim-arabalari-07Devrimin o dönemde makine mühendisliği ve yerli ağır üretim endüstrisi alanında Türkiye için gerçekten bir devrim başlangıç unsuru olabileceği düşünülüp adı bu yüzden Devrim konulmuştur. Projenin, bağımsız ulusal ordu kara tasima, hava ve zırhlı savaş araç kademeli üretim sanayilerine kıvılcım olabileceği hususunda başarılı bir yetenek ispatı aşamasından hemen sonra neden aniden rafa kaldırıldiğı halen açıklık kazanmamıştır. Eğer Devrim dört arabayla kalmasaydı, şu anda Türkiyenin dünyanın en büyük makine sanayilerinden birini kurmuş olabileceği yönünde fikirler mevcuttur. Devrim’in önemi, Türk elinden ilk üretilen araba olması ve Türk mühendisliğinin bir şeyler yapabileceğini, başarabileceğini göstermiş olmasıdır. Ayrıca benzin, yağ, hız gibi göstergelerin Türkçe ikazlarla belirtilmesi de buna eklenebilir.

Bej renkli bir kopyası Eskişehirde TÜLOMSAŞ bahçesinde özel bir müzede sergilenmekte ve hala çalışır halde tutulmaktadır. Projeden beş yıl sonra, 1966 da Anadol, Ford ve Koç Holding ortaklığı Otosan tarafından üretilerek pazara sürülmüştür.
Kaynak: Wikipedia

Düşünüyorum da acaba devlet eliyle girişilen bu eşsiz projeye halk tarafından sahip çıkılsaydı veya birileri “durun kardeşim ne cahil adamlarsınız, alt tarafı benzini bitti…” deseydi ne olurdu? Bana kalırsa en azından bugün %100 yerli üretim bir arabamız olduğunu göğsümüz kabararak söylerdik veya ne bileyim Şahin, Doğan gibi konserve kutusu kökenli malzemelerden üretilen ve aslen İtalyan firması FIAT’a ait arabaları “ahada Türk arabası, başparmağınla kaputu eğersin birader…” diye lanse etmezdik. 50 yıl önce Devrim’i karalamak yerine onunla iftahar edilseydi bugün “Otomobil Sanayiimizin” içerisinde bulunabileceği konumu tahmin bile etmek istemiyorum.

Tam 50 yıl sonra bugün geriye kalan tek Devrim hala yürümektedir ve ben tam 50 yıl sonra bugün bir çoğu hayatta olmayan ve yaşadıkları dönemde hakettikleri itibarı görememiş siz aziz Türk mühendisleri ve işçilerinin önünde saygıyla eğiliyorum.

devrim-arabasinin-ozellikleri

Devrim - TÜLOMSAŞ Müzesi

– Ne oldu?
– Benzin bitti Paşam…
– Garp kafasıyla otomobil yaptık ama Şark kafasıyla içine benzin koymayı unuttuk…
(Cemal Gürsel, Mühendis Rıfat SERDAROĞLU)

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Facebook Yorumları

Uyarı: Yorumlarda link kullanmayınız. Link içeren yorumlar otomatik olarak spam kabul edilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir