Olimpiyat oyunları


Kendimi bildim bileli olimpiyat oyunlarının başlamasına yakın heyecandan yerimde duramam. Resmen gün sayarım. Koşucular, yüzücüler, altın madalyalar. Her biri hırsın, azmin ve zaferin canlı abideleri gibi. Tarihin tozlu sayfaları arasından günümüze uzanan büyülü bir dünya bu…

Elbette dalga geçiyorum. Birileri bana “Caner şu hayatta zerre umursamadığın bir şey söyle” dese direkt “olimpiyatlar” derim. O kadar ilgimi çekmiyor yani. Bir sineğin aerodinamik yapısı benim için orda oynanan oyunlardan ve skorlardan daha ilgi çekici, hani birinden birini tercih etmek zorunda kalsam oyunlar süresince sineğin yapısını düşünmeyi tercih ederim.

Yahu nereye elimi atsam karşıma bu mevzu çıkıyor, sanki dünyada kafa yoracak başka şey kalmamış bütün millet olimpiyatlar aşağı olimpiyatlar yukarı dedikodu yapıp duruyor.

Bu sefer sporcularımızdan da bir cacık çıkmamış, hiçbir dalda adam gibi dereceye girememişler. Benim ilgimi daha çok o sporcuların her ay takır takır aldığı maaşlar çekiyor. Adamlar en az 10.000 TL maaş alıyormuş ya… Kimse bana “Caner sen sabahtan akşama kadar eşekler gibi çalışıp kazancının bir kısmını devlete vergi olarak ödüyorsun ama biz bu vergilerle olimpik sporculara seninkinden kat kat fazla maaş ödesek hakkını helal eder misin?” diye sormadı, sorsalardı elbette etmezdim. Adam orda iki cirit atacak ben de ona binlerce lira maaş ödeyecem, ne için? İşte ülkemizi temsil etsin diye.

Hayır kimse de elin Antik Yunanlısının başlatıp batı medeniyetinin devam ettirdiği, bizim kimliğimizle uzaktan yakından alakası olmayan bir dünyada temsil edilmek isteyip istemediğimi sormuyor.

Olimpiyat oyunlarınız size hayırlı olsun, ben Kırkpınar’a yağlı güreş izlemeye gidiyorum.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Facebook Yorumları

8 Yorum

  1. remre

    içi çe geçmiş yuvarlakları görünce, bu işte bi pislik var demiştim ben de.. 🙂 şaka bir yana olimpiyat olum bunlar.. dünyanın yarıştığı spor organizasyonu.. git suriye ye sataş, ne istiyon elin sporcularından…

  2. ahmettatar

    Caner öyle bir yazmışsın ki aklıma H. Nihal Atsız’ın şu mısraları geldi…
    Ne kimsenin gelişine alkış..
    Ne de gidişine yas tutarım..
    Ağlatır bembeyaz ithal çiçekler..
    Kendi kaktüsüm güldürür beni..
    Elin bülbülüne kusasım gelir..
    Kendi baykuşuma ses katarım..
    Benden yana kahroluşa merhaba..
    Elden yana muhabbet öldürür beni..
    Üstad aynı sen gibi düşünmüş bu mısraları yazarken..

  3. nurkan

    olimpiyatları bilemem ama spor önemlidir.
    bizim ülkemizde boş gereksiz hatta serseri işi görülürdü ben ergenken. babam üniversite mezunu olmasına rağmen o bile derslerden artan vakitlerinde eğlen ama kendini kaptırma gibisinden cümleler kurardı. o nesil hep öyleydi okumuşu da okumamışı da sporu boş görürdü babamgilden bahsediyorum. Mühendisi de kapıcısı da önemsemezdi.

    şimdi bakıyorumda geçen o senelerime acıyorum. beden dersinde matematik yapan hocama daha bir içten sövüyorum. bana bir spor alışkanlığı kazandıramayan, çok ses çıkartmadan oyanyın beden eğitimi hocamı lanetliyorum…

    sporun ne kadar önemli olduğunu belki benim neslim belkide benden sonraki nesiller daha iyi anlayacaklar. spor bakanlığını boş bir bakanlık olarak görmeyecek daha idealist insanları getirecekler. trigonometrinin yada permütasyon yada fonksiyonların sporda daha önemli olmadığına inan okul yöneticileri gelecek diye ümit ediyorum.

    Çünkü spor ülkenin hayat kalitesini arttırır. öylesine geyik olsun diye söylemiyorum gerçekten inanarak söylüyorum. Delikanlı çağına o sıfatı vermelerinin nedeni fiziken hormonların en yoğun olma dönemine denk gelmesidir. Delikanlı bir şekilde o enerjiyi harcayacak birşeyler arar. Bunu sporla ıslak etmezseniz sağlıklı bireyler yetiştirmeniz pek mümkün olmaz.

    Düzenli bir spor alışkanlığı olan bireylerin beden ve ruh sağlıkları spor yapmayan bireylerden kat kat üstündür. hayat kalitesi de işte tam da budur. Belli bir yaştan sonra spor alışkanlığı kazanmak da zordur.

    Kendimden örnek veriyim ben 30 yaşındayım. ortaokul ve lise yıllarımda gerek ailem gerek okulum sporu boş zaman doldurma aracı gördüğünden beni spordan uzak tuttular. Futbol için yaşım geçmiş, kick box, karate serseri işi, yüzme hasta olursun. Şimdi sabahları koşmaya iştahım olmuyor. Su kayağına giidiyim dedim 2 ay gittim ayağım kesildi, yüzmeyi çok severim hadi yüzmeye gidiyim diyorum yok arabanın kliması arızalı bugün gitmiyim, arkadaş gelmiyor yarın giderim diye sürekli erteliyorum. kısacası olmuyor belli bir yaştan sonra alışkanlık kazanmak çok zor.

    Sonuç olarak spor tüm insanlar için, matematik ise bazıları için gereklidir.

  4. Mehmet Agah

    -Kimse bana ?Caner sen sabahtan akşama kadar eşekler gibi çalışıp kazancının bir kısmını devlete vergi olarak ödüyorsun ama biz bu vergilerle olimpik sporculara seninkinden kat kat fazla maaş ödesek hakkını helal eder misin?? diye sormadı, sorsalardı elbette etmezdim. Adam orda iki cirit atacak ben de ona binlerce lira maaş ödeyecem, ne için?-

    Resmen içindem geçenleri anlatmış duygularıma tercüman olmuşssun.
    Vergi vermek kutsaldır.:))Aldığın verginin hakkını vermen de kutsaldır.Ne kadar çok vergi o kadar çok maaş.Ödensin vergiler gelsin maaşlar.Aslanım be öteki tarafta hepsinin hesabını soracağız.
    Amq anca vergi almasını bilirsiniz.Başka bi taktan anladığınız yok.

  5. Atakan Kandemir

    Londra olimpiyatlarına götürülen oyuncuların hesaplarına Londra’ya gitmeden 40’ar bin lira yatırmışlar. Altın madalya alanlara da extra 2bin lira ödül varmış. 40 bini aldıktan sonra 2bin lira için madalyayı mı takarlar, ben de helal falan etmiyorum…

  6. Şenol Şengül

    Olimpiyat mesele değil aslında,önemli olan olimpiyatlar da başarıyı getirecek sporcuyu yetiştirmekte. Ama nerde? N.Yanıt 5’nci olmuş ona seviniyor,basketbol takımı nal toplamış,valeybol takımı havlu atmış hani nerde altın madalya. Olimpiyatlar bitecek bizde daha tık yok…

Uyarı: Yorumlarda link kullanmayınız. Link içeren yorumlar otomatik olarak spam kabul edilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir