Yıllardır kanayan yaramız: PKK


Bugün kendimi tartıyorum da içimde an gelipte karşı koyamayacağımı düşündüğüm bir öldürme, intikam alma dürtüsü büyüdüğü için endişe ediyorum. Akıl mantık sahibi, eğitimli biri olarak, birileri ansızın o kıvılcımı yaksa, “Hadi şu terörist partilerin binalarını yakıp içlerindeki herkesi öldürüyoruz” diye ayaklansa “Durun ne yapıyorsunuz” diye onları durdurmaya çalışma erdemini gösterebilir miyim emin olamıyorum. Zaman zaman nefretim mantığıma baskın geliyor ve bu beni korkutuyor. Öte yandan, tüm bu terör eylemlerinin zaten böyle hissedip mantıksız hareket etmemiz istendiği için vuku bulduğunu düşününce kendimi içinden çıkılmaz bir cenderede buluyorum.

PKK nedir, neyi amaçlıyor?

PKK, ABD ile İsrail bir tarafa, sınır komşularımız ve –inanması güç ama– dünyanın öbür ucundaki, haritada yerini bile gösteremeyeceğimiz ülkeler tarafından finanse edilen bir terör örgütüdür. Her ne kadar söz hakkı tanınmış siyasi uzantıları bu örgüte mensup olanların “terörist” değil “gerilla” olduklarını savunma cüretini gösterebiliyor olsalar da, Gaziantep’te olduğu gibi (#1 #2) onlarca suçsuz günahsız insanın, çocuğun hem de bayram günü canına kastetmek hangi kitaba bakarsanız bakın terördür. Benim kitabıma göre anne mesleği tahmini içeren başka biçimlerde de tanımlanabiliyor ama bunu şimdilik kendime saklayayım.

Uyuşturucu ve silah kaçakcılığından yol kesip haraç almaya kadar envai çeşit illegal yöntemle para kazanan, diğer devletlerin Türkiye üzerindeki siyasi amaçlarına hizmet için kiralayabildikleri, kullanabildikleri bir çeşit kiralık katil olan PKK’nın her şeyin farkında olan yönetim kadrosu, örgütün alt kademesini oluşturan, yoksulluk, işsizlik ve cehalet içinde kaybolmuş insanları; Kürdistan, özgürlük gibi sözde “ulvi” misyonlara hizmet ettiklerine inandırarak kullanıyor. Bunu yaparken bizim memleketimizin de içerisinde bulunduğu coğrafyanın uzun yıllardır sahip olduğu kargaşa halinin devam etmesini, dikkatlerin sürekli dağınık kalmasını sağlıyor. Öyle ki insanlarımız teknoloji, girişim ve dünya gündemi gibi konulardan uzak kalabilsinler.

Peki neden yıllardır bu beladan kurtulamadık?

Bunu kelimelerimi özenle seçmeye çalışarak ifade edeyim: Çünkü hem korkak hem de güçsüzüz. Bunu kıraathane siyaseti olsun diye değil, gerçekten öyle olduğumuz için söylüyorum. Yıllar boyu gelip geçen yönetimlerimiz şu veya bu sebeplerle memleketimizi gerek ekonomik gerek askeri gerekse sosyal anlamda ve “globalleşme” gereği diğer ülkelere göbekten bağlamışlar. Netice olarak yapacağımız her hareket bir sonuç doğuracağı için ince eleyip sık dokumadan karar alamaz, aldığımız kararları göbek bağımız olanlara danışıp işlerine geldiğinden emin olmadan hayata geçiremez olmuşuz. Bize para, silah ve hammadde verenler iç ve dış politikalarımızda söz sahibi olmaya başlamışlar. Bir çokları bunu “dışa bağımlılık” olarak nitelendiriyor, ben de yakın bir geçmişe kadar bu ifadeyi kullanıyordum ancak ordumuzun en tepesindeki isim olan Genelkurmay Başkanımız çıkıp “Kandil’e operasyon yapabilmemiz için ABD’den izin almamız gerek” (#1 #2 #3) dedikten sonra o köprünün altından çok sular geçtiğini tam anlamıyla kavramış bulundum.

Çözüm için ne yapmamız gerekiyor?

Eğer PKK’nın eylemlerini topyekün Kürtlere mal edecek kadar cahilseniz hemen kocaman bir kaya bulup kafanızı sertçe vurun. Böylelikle ilk paragrafta bahsettiğim “ansızın o kıvılcımı yakacak” kişilerden biri eksilmiş olur. An itibariyle bütün kırmızı çizgilerimizin geçildiği, bıçağın o kemiği paramparça ettiği ve sabrımızın tam anlamıyla tükendiği aşikar. Zincire bağlı olduğu halde sürekli çomakla dürtülüp kızdırılmış bir pitbul gibiyiz. An gelecek ve bizi tutan o zincir kırılacak, ondan sonra yaşanabilecekleri aklımın ucundan bile geçirmek istemiyorum. Son derece tehlikeli bir noktadayız. Şimdi, hiç olmadığımız kadar soğukkanlı ve mantıklı olmamız gerekiyor çünkü bizi çomakla dürtenlerin istediği şey zaten o zinciri kırıp gözü dönmüş biçimde önümüze gelene saldırmamız. Bunu daha önce defalarca kez yaptılar ve işe yaradığını gördüler, sağcı-solcu diye kutuplaşıp özbeöz kendi insanlarımıza düşman olabilecek, birbirimizi katledebilecek potansiyele sahip olduğumuzu biliyorlar.

Yukarıda da bahsettiğim üzere büyüklerimiz çaresiz olduklarını söylüyorlar. 30 yıldır da aralarından kelleyi koltuğa alıp göbek bağımız olanlara rest çekecek bir babayiğit çıkmamış. O zaman bu memleketin insanları olarak taşın altına elimizi koymamızın vakti geldi demektir. Bulduğumuz her fırsatta Kürtlerin düşmanımız olmadığını, esas düşmanlarımızın gölgeler arkasına saklanarak bu insanları bize karşı kışkırtan “dostlarımız” olduğunu söylemeliyiz. Bu düşüncenin ışığında Trabzon’dan Kars’a kadar sağlıklı bir kamuoyu bilinci oluşması için çaba sarfetmeli, insanlarımızın galeyana gelip saldırganlaşmamaları için elimizden geleni yapmalıyız. Sonra başımızdakilere baskı yapmaya başlayabiliriz. Bu insanları oraya biz çıkardık, gerekirse aynı şekilde indirecek güce sahip olduğumuzu önce kendimize sonra onlara hatırlatmalıyız. Gerekirse memleketçe sokaklara dökülüp “Siz siyasetten bizden daha iyi anladığınızı söylediğiniz için oradasınız, o zaman üzerinize düşeni yapın ve oyalanmayı, korkmayı bırakıp bu soruna en kısa yoldan bir çözüm üretmeye çalışın” demeliyiz. Eğer Suriye’den veya Irak’tan gerçekten bir farkımız olduğuna inanıyorsak yapmamız gereken şey bu. Bebek katillerini durdurmak için bebek öldürmeyi göze almak, “çivi çiviyi söker” diye düşünüp çağlayıp gürlemek yapılacak en ahmakça şey olacak ve zaten bunu amaçlayan düşmanlarımızın ekmeğine yağ sürecektir.

Son bir not olarak: Yahudiler 2. Dünya Savaşı’ndan yıllar sonra, sadece ve sadece savaşta yaşadıklarının intikamını almak için gizli bir Nazi avlama teşkilatı kurdular. Tek amaçları savaştan sonra tüm dünyaya dağılıp saklanarak yaşayan Nazi subaylarını ve devlet erkanını öldürmek olan bu teşkilat hakkında bugün National Geographic’ten bile detaylı bilgi alabilirsiniz. Yani bu tür olaylar sadece filmlerde olmuyormuş.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Facebook Yorumları

16 Yorum

  1. yemre

    Objektif bir bakış açısıyla, gerçekleri güzel anlatmışsınız. Şu yazıyı da herkesin okumasını çok isterim.

    Zaten tek istedikleri bizi birbirimize düşürmek.
    İnsan beynine hakaret edercesine açıklamalarda bulunanlar, tepkiler verenler işte sizin de tabir ettiğiniz gibi kafalarını serçe taşa vurmalı. Biz daha kendi içimizde şu terör olayına karşı bile birlikte olamamışken, siyasi çıkarlar peşinde koşanlar her şehit haberinden sonra ” acaba buradan nasıl bir oy kazancı sağlarım ” düşüncesinde olduktan sonra daha çok stratejiler planlar geliştiririz.

    Taktir edersiniz ki herşeyi devletten beklemek; bozuk düzenin, ahmaklığın, cehaletin ta kendisidir. 

    Ellerinize sağlık.

  2. Mustafa

    Son kelimesine kadar katılıyorum ve görüyorum. Umarım bizi yönetenler bunları görebilecek kadar zeki değillerdir, aksi durumda hepsi birer vatan haini olurdu… 

  3. papazyan

    Ağzına sağlık Caner harika yazmışsın yine.
    Çözüm olarakta birşeyler yazsaydın keşke.
    Değiştirebilecek gücün olsaydı, çözüm için neler yapardın.
    Ben dış kaynaklarının nasıl engellenebileceğini, hatta iç kaynaklarının bile alenen ortada olduğu bir sistemin nasıl çözülebileceğini anlamış değilim.
    İşim gereği doğunun heryerine seyahat ediyorum.Adeta benim memleketim değil bambaşka bir dünya oralar.Dediğin gibi her kürt asla pkklı değildir.Çok çok iyi saf insanları var.
    Ama oralar adeta türkiye değil. Tamamen terkedilmiş.Pkk rahat rahat cirit atıyor.Bırak sınır korumayı içte zaten çok rahat görebiliyorsun.
    Mesela tunceli yolunda kışın km başına akrep koyuyorlar. Gerçekten ben o insancıkların orada neden durduklarını anlamış değilim.Adeta hedef oluşturuyorlar.Oralarda yapılan şantiyeleri basıyorlar, çünkü rahatlar ellerini kollarını sallıyarak geziyorlar

  4. Caner, son yorumunda “ne alaka” sorusuyla nasıl bir dumur yaşadığının farkındayım ama, şimdi bu kerem ışık yerine koydum kendimi , evet caner, “o vatandaşlar öldüğünde blogunda yer verdin mi” diye sorasım var. benim o 34 kişi de asıl mevzum dirisine sahip çıkamayan devletin ölüsüne de sahip çıkamamasıydı. çaputların tabutlarına serilip eller üstünde taşınmasıydı asıl acıtan. her neyse kerem ışık yukarıdaki söylemiyle saldırıyı da üstlenmiş oluyor diğer taraftan. 

  5. Caner
    Yazar

    Hayır ben burda bakın bunlar kaka şeyler gelin cümleten adam olalım, kendimizi bilelim diyorum adam çıkıp “sen şuna şuna tepki göstermemiştin öyleyse bu tepkinin de bir kıymeti yok” demeye getiriyor, burdan hareketle objektif olmadığımı vurgulamaya çalışıyor. Her gün onlarca şehit haberi alıyoruz onlara da sitede yer vermiyorum e o zaman vatan haini mi oluyorum ben? Bu kadar basit bir yargılama biçimi olabilir mi ya.

  6. selim sırcı

    şundan emin olun her kürt içinde bir devlet kurmanın umudunu yaşatır.
    biraz sert bir giriş yaptım ama bu gerçeği yazımın uslubü değiştirmeyecektir. 31 yaşındayım askerde işde sosyal çevremde onlarca kürt arkadaşım oldu. bunlardan bazıları eğitim durumu düşük bazılarının ise benden de yüksekti. Örneğin askerde avukat olan bir kürt arkadaşıma olanları görüyorsun cahil değilsin senin yorumun ne diye sorduğumda topraklarda bulunan haklarından bahsetti. Yurt dışında bulunan doktor bir arkadaşıma açık açık sordum dedim ki bir kürt devleti kurulması ne demek senin için adamın cevabı ruhum okşanır hoşuma gider oldu. 

    Anlayacağınız kürtler gerçekten onlara devlet kurulacağını zannediyorlar okumuşu da okumamışı da bunun umuduyla yaşıyor. israilin kıçlarına tekme vurması vurmaması umurlarında değil istedikleri şey bir devlet ve bayrak ama burda ikinci sorun ortaya çıkıyor yurdun geri kalanı… kürtler tüm türkiye de hak idda ediyorlar 

    Bu sorunun çözülmesinin tek yolu kürtleri kesmektir demeyeceğim ama benim çözümüm nerdeyse buna yakın. Türkiyenin etnik sorunlarla uğraşmasını isteyen ülkeler azınlıklara ne yapıyorsa türkiye de öyle yapsın en basit çözüm bu. Ben kürtüm kürtçe eğitim istiyıorum diyeni sınırdışı etsin. 

    ilköğretini kürtçe eğitim alan üniversitede almak zorunda üniversiteyi kürtçeyle bitiren kamuda da kürtçe isteyecek kafatasçı diyebilirsiniz ama çoğu kürtün zazalarla dil olarak bile birbirini anlamadığını varsayarsak asıl kafatasçı kürtlerdir.

  7. selim sırcı

    uluderede ölen kürt genci cümlesi çok dramtik geliyor kulağa  bir de cümleyi şöyle kurun
    uluderede ölen; üzerlerinde sözde terör örgütü bayrağı olan pkk sempazitanı kaçakçılar.sözde 
    o itlerin neden kaçakçılık yaptığını hepinizi biliyorsunuz ben de güneydoğuda askerlik yaptım medya gibi ülkeyi satanları öldürmenin adaletinden bahsetmeyin!

  8. ahmet

    @Kerem Işık @Selim Sırrı arkadaşlar çok yanlış yerde duruyorsunuz.
    Yukarıdaki yazıyı en çok sizin okumanız gerekiyor, okuyup anlamıyorsanız çözüme çok uzağız demektir..

  9. selim sırcı

    @ahmet yanlış yerde durduğumu doğru yerde durduğunu düşündüğün için söylüyorsun. Bu güzel birşey ama verdiğin cevap tamamen politik. yıllardır uzlaşmadan bahsedilip durdu ki anladığım kadarıyla senin de görüşün bu.

    Uzlaşılacak bir durum yok neden?

    Kürtler Türkiye’de azınlık olarak görülmüyorlar ve Türklerin tüm haklarına sahipler. Kürtlerin yaptığı tek şey mikromilliyetçiliktir ki bunun nedeni açıktır Türkiyeyi bölmek.
    Türkiyeyi bölmek isteyen bir etnik grupla, eline silah alıp toprak isteyen itlerle neyin demokrasisi neyin uzlaşmasından bahsedebilirsin?

    madem açılım istiyorsınuz açalım o zaman

    hangi sırayla yapalım kürt açılımından sınra; l laz açılımı? çerkez açılımı? arnavut açılımı? zaza açılımı? gürcü açılımı? roman açılımı? zerduşi açılımı ? süryani açılımı?

    bu insanlar neden anadillerinde eğitim alamasın dağa çıkmaları mı gerekiyor? asker öldürmeleri mi gerekiyor? köpek gibi çiftleşip 20 tane çocuk yapıp istanbula göndermeleri o çocukların yasadışı işlerle para toplayıp devlete silah çekmeleri sonra meclise mi girmeleri gerekiyor. olur bekleyelim.

    Önce şuna açıklık getirelin dünyada yaşayan her topluluğun bir ülkesi yoktur. Eğer böyle bir hak verilirse avrupada hatta geçin amerikada toprak kalmaz…Türkiyede yaşayan insanlar bu bayrak ve bu marşla yaşamak zorundadır.

  10. Emre

    Bu ülkedeki tüm pis iş ve davranışların arkasında kürtler çıkıyor, 
    vergi vermeme onlarda
    elektrik parası ödememe onlarda
    küçük kızla evlenme evlendirme kadına şiddet onlarda
    mafya, adam öldürme adam kaçırma onlarda
    ot, toz, uyuşturucu onlarda
    pavyon, bar, gece kulübü, kadın ticareti onlarda
    kıroluk, görgüsüzlük, onlarda
    pislik, kokarcalık ne varsa onlarda
    ağalık, ağaya kölelik, birbirine köpeklik onlarda
    şu ülke ne çektiyse doymak bilmeyen kürtlerden çekti
    amaaaaa
    asıl göremediğiniz asıl sorun millet olmayı kaybeden Türkler de, batı ülkelerinde bu olayların zirilyarda biri olsa halk tepkisi dehşet olurken bizde bir alışkanlık bir tepkisizlik var. Bunu farkeden kürtlerde azdıkça azıyor,
    beni asıl endişelendiren Türk ocaklarında gizliden gizliye hazırlanan, Kuran Bayrağa el bastırılarak yemin ettirilen ve silahlandırılan gençler ne zaman harekete geçecek, tüm anlattıklarım gerçek ve gözlerimle gördüm. Devlet bahçeli ha bire ülkücü gençliğe sakin olun diyor ama Canerin dediği gibi biri kıvılcımı çaksa asıl o zaman Türkleri kim durduracak mümkün değil. Kendi görüşüm, kardeşim kürt Türk kardeş falan değildir, kız alıp vermişiz deniyor, bizde verdik belanın teki, zor aldık kızı. ben kabul etmiyorum kürt Türk kardeşi. isteyen kardeş olsun. Sorun bakalım onlara Türk kürt kardeşimi, bi bizim bazı salaklar kendince söz olsun diye uydurmuşlar, biz kardeş değiliz aslanım. Bakın tarihinize Yavuz sultan selim ne demiş kürtler için.

  11. @Emre arkadaşın bahsettiği yazı, Yavuz Sultan Selim’in 28 Ağustos 1516’da Ridaniye seferine giderken susuzluk çeken halkı görünce askere emir verir ve tam 12 musluklu büyük bir hayrat olarak muş’ta bir çeşme yaptırır. Sultan Selim giderken yaptırdığı çeşmeyi dönüşte suyu kesilmiş ve harap vaziyette bulunca ; tekrar eskisi gibi inşaa eder ve üzerine de aşağıdaki mısraları,bizzat kendisi kaleme aldırarak yazdırır.

    kürd’e fırsat verme yarab,
    dehre sultan olma’sın,
    ayağı’nı çarık sıksın,
    gönlü huzur bulma’sın.

    vur sopa’yı al haracı,
    karnı bile doyma’sın,
    ol çeşme’den gavur içsin,
    kürd’e nasip olma’sın
    vasiyet’im oldur kim,
    kürd bin kerre yalvar’sın,
    inan’ma kan’ma,
    yakana bit,kapı’na kürd dadandır’ma.

    Kaynak: Evliya Çelebi, Seyehatname, Zuhuri Danışman derlemesi,
    c.3, s.80

    NOT:Bir rivayete göre sultan selim sefer sırasında Muş’ta bu bölgeye geldi askerin su ihtiyacını gidermek için lakin su vermedi aşiret. Sultan selim o aşiret reisini asmak istedi ama İslami hukuka göre bu olay neticesinde asmaya hüküm yoktu. Bunun üzerine oraya bir çeşme yaptırdıktan sonra sefere gitti. Sefer sonrası dönüşte o çeşmeden suyunu içen Sultan Selim çeşmeye o yazıların yazılmasını emretti…

    Muş?ta yaptırdığı çeşmenin Safevileri destekleyen bir Kürt aşireti tarafından tahrip edilmesi üzerine bu şiiri kaleme almıştır.

  12. Emre

    Bu saatten sonra PKK yı bitirmenin tek yolu agresif siyasettir. 
    istediğiniz siyasi kültürel hakkı verin doymayan kürtlerin derdi bunlar değil, gözü sadece ve sadece toprak koparıp güneyde kuzey ırak batıda suriye kuzeyi ile birleşip hiçbir zaman sahip olamadıkları bir kürt devleti kurmaktır. Bunuda alenen ilan etmektedirler. Bakınız osman baydemir Ramazandaki konuşmaları. 
    durum böyle olunca bu problem isteklerini alıncaya kadar bitmeyecekdir.
    YANİ YA BÖLECEKLER YADA CİNAYETLERE DEVAM EDECEKLER.
    soru şu
    bu ülkeyi böldürecekmiyiz?
    cevap evetse, hiç şehit vermeye gerek yok, TBMM karar verecek ve güneydoğuyu vereceğiz, tabi gözleri doyarsa sorun bitecek
    cevap hayırsa, şu anki yol yol değil. hükümet belki iyi niyetle çabalıyor ama çözüm bu değilki, 
    acı ama tarihe bakın, bulgaristan nasıl elimizden çıkmış, aynısı. ayaklanmalar, sonu bitmeyen istekler, şu anki gibi terbiyesizce davranışlar ve güçsüz devlet. 
    Bu devletin göbeği kimseye bağlı değil aslanım, SİYASİLERİN GÖBEĞİ BAĞLI.
    Çözüm: kandil e, hakurk a vs kamplara bir gece nükleer bomba atacaksın. tüm ele başlarına askeri operasyon yapacaksın. tüm siyasilerini kimsenin bilmediği yere götürüp, ülke içinde ayaklananlara bir daha ayaklanamayacak şekilde ayaklarını kıracaksın. 
    Şimdi bana piskopat diyeceksin. ama bunu ingiltere yaptı, ABD yaptı, Rusya yaptı, (Rusya bir gecede 300.000 asker ile yaptı) TÜRKİYE YAPTI. ne zaman diye sorarsan, sadece 56 askeri ile erenköyde anzaklara karşı (8000 asker) savaşan Türk askeri yaptı, Biz istersek herşeyi yaparız. 
    bana biri çıkıpta bunlarla oturarak konuşarak şunları şunları vererek ama tek karış toprak vermeyerek ve askeri müdahele etmeden barış sağlarım PKK yı bitiririm desin istiklal caddesinde herkese öptürmessem şerefsizim.

  13. hereIm

    Her kelimesine katıldığım bir yazı olmuş, elinize sağlık.
    Kontrolümüzü kaybetmemezin, gözümüzün dönmemesinin, dağları yırtıp enginlere sığmadan durmamızın zor olduğu bir dönemdeyiz. Onlarca yıldır kökleşmiş, Türkiye’nin bir parçası olmuş, bu sorunun çözümünün bir yılda iki yılda olmayacağı aşikar. Biz doğduğumuzda kendini kürtlerin temsilcisi, kurtarıcı olarak ilan eden bir grup terörist, askerimizi polisimizi (evladlarımızı, eşlerimizi, kardeşlerimizi ) öldürüyordu, hala öldürmeye, şehid etmeye devam ediyor. İişin lojistik ve maddi destek tarafı bir yana onlarca yıldır, tanıtımı, halka lansmanı “kürtler” olarak yapılan ve ya ima edilen bir grup var. Böyle bir ortamda yetişen gençliğin nefes alan her kürt’e düşman olması ve bir kıvılcımla galeyane gelmesi hiç de zor değil. (tabi tersi de geçerli öldürülmeyi çoktan haketmiş olsalar da teröristin de ailesi bu şekilde yetişmiş, dağdan kardeşinin cenazesinin gelen bir çocuk gibi, ). işin çözümünde zor olan da önce birbirimize olan bu bakış açısını değiştirimesi. hiçbir türk, tüm kürtler ile kardeşçe, dostça yaşamak zorunda da değil, asıl mesele birbirine minimum saygıyı gösterebilmekte. Bunu engelleyen unsurları ortadan kaldırırken, suçsuzlar, suçlular ve teröristleri birbirinden ayırıp temizlemek gerek. Tabi bu sistemde batıdaki suçluyu suçsuzu zor ayırırken, doğudakileri nasıl ayıracağız bir de içinden teröristi seçeceğiz ayrı mesele. Tabi bu arada bir de dışarıdaki ve ya içerideki lojistik destekleri de engellemek lazım ki ben yazarken karnıma ağrı girdi, fiilen yönetmeyi düşünemedim. Allah bu işi çözmeye çalışanlara yardım etsin.

  14. kenan

    Türkiye nin doğusu.Evet kanayan bir yaradır.Türkiye Cumhuriyeti kuruldu kurulalı kanayan bir yara.İşin aslına gelince MHP Milletvekili Yusuf Hallaçoğlu’ nun bir açıklamasını belirtmek istiyorum.Bunu belki bileniniz vardır.Türkiye de yaklaşık 3000 ermeni ailesi (Dikkat edin aile diyorum) yarısı alevi tabakasına ,yarısı kürt tabakasına geçmiştir.Bunlar kendilerini gizlemek,Türk ‘lerden intikam almak ,sözde kendi yaptıkları soykırımı ve kalleşliği örtmek maksadıyla bu yolu seçmiş ve kinlerini içlerinde saklamışlardır.1940 lardan sonra yavaş yavaş kabuklarını kırmışlar,içimize sokulmuşlar ve dişlerini göstermeye başlamışlardır.12 Eylül öncesi gençlerin beyinlerni yıkayarak sen sağcı ben solcu politikalarını güdmüşler,bu konuda çok üniversite hocaları yetiştirmişler,Müslüman gençleri adeta kobay tahtası gibi kardeşi kardeşe babayı oğula düşman etmişlerdir.İçerde bunlar yaşanırken dışarıda asala denen aşağılık bir örgüt kurarak birçok Türk diplomatını şehit etmişlerdir.Bu sürede de pkk nın başlangıcını da hazırlamışlardır.Zaten örgüt kurucularına ve baştakilerine bakılırsa hepsinin ermeniden dönme aleviolduğunu göreceksiniz.Gerçek alevi vatandaşları bu konunun tamamen dışında olduğunu belirtmek isterim.Bunların yaptığı zaten kürdü ve Türk ü birbirine düşürüp her ikisinden de intikam almaktır.Yani pkk nın kürt özgürlğü diye bir kavramı olmadığı gibi tamamen kendilerine karşı çıkan ve zulüm yaptıkları 2 toplumu birbirine düşürmeyi amaçlamaktadırlar.Zaten pkk nın varlık gösterdiği bölgelere bakarsanızda daha evvel ermenilerin yoğunlukta yaşadığı bölgeler olduğunu görebilirsiniz.Şunu da önemle eklemek isterim ki Kılıçtaroğlu ve Bahçeli nin de kökenini araştırın ve Hallaçoğlunun açıklamalarından sonra neden MHP den aday gösterildiğini de anlayacaksınız.

Uyarı: Yorumlarda link kullanmayınız. Link içeren yorumlar otomatik olarak spam kabul edilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir