UFO’ları aslında Naziler geliştirmiş


Sene 1939, günlerden bir gün Hitler’in sağ kolu Himmler, Viktor Schauberger isimli bir dehayı yanına çağırıyor. Bu amca hava ve su gibi doğal kaynakları kullanarak yüksek verimli enerji elde etme konusunda hiçbirimizin olmadığı kadar ihtisas sahibi. “Üstad” diyor, “Biliyorsun biz Naziler uçuk kaçık deneylerimizle ve yüksek teknolojimizle ünlüyüz. Roketi olsun, Vosvos’u olsun hepsini biz bulduk. Şu sıralar manyetik güç kullanarak yüksek hızda uçan yuvarlak cisimler üzerinde çalışıyoruz, el atıp geliştirilmesine yardımcı olursan kısmetse bir kaç seneye kadar dünyayı ele geçiririz” diyor.

Üstad (esir edilmiş olmasının da etkisiyle) teklifi kabul ediyor ve bir süre sonra dünyanın daha önce görmediği bu hava aracının deneme uçuşlarına başlıyorlar, ilk uçuşları Hauneburg isimli bir kentte yaptıkları için araca Haunebu ismini veriyorlar.

Hikayenin buraya kadarki kısmı beni oldukça heyecanlandırdı. Hatta şöyle bir kendimi tartınca “olabilir lan” dedim. Neticede insanlık tarihine bakınca teknoloji dediğimiz şeyin çoğunlukla askeri amaçlara hizmet için geliştirildiğini ve sivil insanlarla ancak çok uzun yıllar sonra paylaşıldığını görüyoruz (bkz. internet, teflon vs). Buna göre bundan 50-60 yıl önce uçabilen yuvarlak bir cisim yapılmış olabileceği düşüncesi pek de mantıksız gelmiyor.

Tam 4 farklı versiyonu üretilen Haunebu’nun ilk versiyonunun (Haunebu 1) 4.800 KM/Saat hıza ulaşabildiği söyleniyor. Son versiyon Haunebu 4 ise pratikte 7.000, teoride 40.000 KM/Saat hıza ulaşabiliyormuş. Manyakça değil mi? Günümüz teknolojisiyle üretilen F-16 jetlerinin azami 2.000 KM/Saat hıza ulaşabildiğini düşününce insan ister istemez “hadi lan ordan” diyor. Saatte kırk bin kilometre ne demek ya? Sayın Devlet Bahçeli’ye danışmak lazım.

Almanlar savaşı kaybettiklerinde bilimsel çalışmalarının bir kısmını imha ediyorlar, bilim adamları da çil yavrusu gibi dağılıyor ancak ABD ve Rusya çeşitli hamlelerle yok edilememiş projeleri ve bilim adamlarından bazılarını ele geçirmeyi başarıyor. Aya gönderilen uzay aracının roketini tasarlayan Wernher von Braun isimli şahıs da bunlardan biri, aslen bir Nazi S.S. subayı olan bu vatandaş NASA‘nın babası olarak tarihe geçiyor. İnsanoğlu kuş misali işte, bir gün S.S subayısın bir gün aslen mensubu olmadığın bir milletin milli kahramanı.

Alman teknolojilerinin araklanmasından çok kısa bir süre sonra işler ilginçleşmeye başlıyor. 1947 yılında ABD’nin New Mexico eyaletinin Roswell kentinde bazı görgü tanıkları havada manyak hızlarla uçan çeşitli diskler gördüklerini iddia ediyorlar. Bu ifadelerden bir kaç hafta sonra ise bugün Roswell UFO Kazası olarak anılan vaka meydana geliyor. ABD ordusunun “Meteoroloji balonu düştü” dediği olay bir çoklarına göre bariz bir UFO kazası. Bu görüşü savunanlar “Meteoroloji balonunun düştüğü yeri niye yasak bölge ilan edip sivilleri sokmadınız bre mendeburlar?” diyerek “UFO’lar gerçek, hükümet öğrenmemizi istemiyor” mitinin bugüne kadar canlı kalmasını sağlıyorlar.

İlginç değil mi? Devamı da var. Bu olaylardan bir süre sonra ABD ve Rusya süper güç olma yolunda kıran kırana bir mücadeleye girişiyor. Tüm dünya izlerken bunlar uzaya insan gönderme yarışları ve “Bizim teknolojimiz sizinkini döver” kapışmalarına girişiyorlar. Her ikisinin de Alman Nazi teknolojilerini devşiren ülkeler olması son derece manidar. Dahası soğuk savaş sırasında iki ülke de birbirlerini “Hava sahamızı tanımlayamadığımız uçan cisimler taciz edip duruyor. O kadar hızlı uçuyorlar ki size ait olup olmadıklarını tesbit edemiyoruz. Ama bir edersek aklınızı alırız” diye tehdit edip duruyor.

Benim konuya olan yüzeysel hakimiyetim bu kadar. Haunebu var mıdır yok mudur, ABD ve Rusya bu teknolojiyi kullanmış mıdır, olayın aslı astarı nedir gibi soruların yanıtlarını mümkünse Sirius UFO Uzay Bilimleri Araştırma Merkezi Başkanı Sayın Haktan Akdoğan‘dan bekliyoruz.

Sonuç itibariyle Haunebu projesi gerçek olsa da olmasa da, bundan bilmem kaç on yıl önce, dünyanın bir köşesinde hala elektriğin şeytan icadı olduğuna inanan insanlar varken adamlar disiplinli ve kararlı çalışmalar neticesinde roket teknolojisini geliştirmişler. Bu teknolojiden bir kaç on yıl sonra kendi binek otomobilini üretmeye yeltenip beceremeyen biz ise 2012 yılında “İran’ın 2.500 KM menzilli füzeleri varmış, hadi biz de yapalım” gibi bir mantıktan hareketle 200 KM menzilli SOM füzelerini üretmişiz. Evet 200 KM, nedeni ise bu füzeleri kontrol edebilecek uydumuzun bulunmaması. Buna göre füze gibi görünmeyen füzelerimizin amacına uygun biçimde çalışabilmesi için önce uzaya bir uydu göndermemiz, ardından uygun donanım / yazılım altyapısını geliştirmemiz gerekiyor. Bakıldığında bir şey mi? Evet, 1970 şartlarına göre harika bir şey. Aslında teröristlerle savaşmak için helikopter kaldırınca bütçe açığı veren bir ülke olduğumuzu düşününce böyle bir silah üretebilmiş olmamız bugün için de harika bir şey sayılabilir ama ne işimize yarayacak? Lazer silahıyla savaşan adamların arasına okla dalmış gibi olacağız ne bileyim.

Vakti zamanında o Alman bilim adamlarından bir iki tane de biz kapaydık iyiydi…

The Dökümanlar:
http://www.egonomik.com/wp-content/uploads/2012/09/nazi-ufolari-ve-teknolojik-sirlar.doc
http://discaircraft.greyfalcon.us/HAUNEBU.htm
http://discaircraft.greyfalcon.us/Drawings.html
http://fotoanaliz.hurriyet.com.tr/GaleriDetay.aspx?cid=39268&p=1&rid=4369
http://www.zamandayolculuk.com/cetinbal/htmldosya1/nazivrilteknolojisi.htm
http://en.wikipedia.org/wiki/Nazi_UFOs

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Facebook Yorumları

13 Yorum

  1. aorhan

    Töbe töbe ulan adamlar neler yapmış. Aslında ben yapacaktım baksana neyse modifiye edip farklı proje olarak ilerde sunarım. Daha uydu atılacak, aya ayak basacaz onlar yapılsın hele 😀

  2. nurkan

    hala tüm kamu kurumlarında hatta TSK da microsoft yazılımları kullanmamız bizim ülke vizyonumuzu gösteriyor.

    Biz bilim adamlarımıza formasyon verip öğretmen olmadıkça adam yerine koymayan bir milletiz.
    Biz akademik kariyeri okutman olmakla eşit tutan bir milletiz.
    Biz bilim adamı deyince beyaz önlük giyip eline deney tüpleri alan uçuk tiplerle eşleştiren bir milletiz.
    Biz gelişememenin nedenini komplo teorileriyle sürekli kendimiz dışında birilerine atan bir milletiz.
    Biz belkide başarısızlıklarımıza en hızlı bahane üreten bir milletiz.
    Biz çözümden çok sorunla uğraşan bir milletiz.
    ve son olarak garip ama biz bence cidden zeki bir milletiz…

  3. Korhan

    bi çizgi filmde duymuştum; “ortaya koyulan en kötü (iyinin zıttı anlamında değil, kalitesi beklenenin altında) bir iş bile, onun için yapılan eleştiriden iyidir” yani kendimi de kapsayarak derim ki; “hünelerlerinizi gösterin beyler”, beyinler çalışsın, güç üniteleri devreye girsin 🙂 yoksa altın günü kafası; “bla bla” ile ölüp gideceğiz

  4. Caner
    Yazar

    İyi diyorsun da Korhan ne yapalım? Oturup füze mi üretelim? Sinema eleştirmenleri film çekmez, futbol yorumcuları futbol oynamaz, gözlemler ve daha iyisi için fikir verirler. Biz de dilimizin döndüğünce fikir vermeye, kendi yorumlarımızla mevzuyu değerlendirmeye çalışıyoruz, bunun da bir itme gücü etkisi yaratması için dua ediyoruz.

    Senin çizgi filmin söylediğine göre bunu yapmak yerine oturup füze üretmeye başlamamız lazım. Hani füze olmasa da en azından havan falan, bodrumda yapabildiğimiz kadar 🙂

  5. kralizasyon

    Bu nazilerin ayın dünyadan görünmeyen tarafında üssü var diyorlar. Ve bazen dünyadan ufo görüntüleri çekiliyor nette paylaşılıyor hatta haberele dahi çıkıyor. Belki naziler aydan dünyaya ufoları ile gidip geliyorlardır 🙂

  6. Korhan

    Caner zaten bi “eleştiri” yazısı olarak görmedim konuyu, hatta “hadi artık bizde bişeyler yapalım, kimse bu hayatın profesyoneli değil, bizde yapabiliriz” duygularına vesile oldu. Ve bizim füze üretenlerimiz de gereken teknolojiye ulaşacaktır. Kamçılayıcı olarak söylediğinin farkındayım. Ama taşın altına eline sokanların da işi de kolay değil. Onu ayrıca belirtmekte fayda var.

    Özetle söylediklerim Caner e reddiye olarak anlaşılırsa, hakkını yemiş olurum :)) Bunu açıklayınca sanırım demek istediğimin füze olayına lokal bakışım olmadığı daha iyi anlaşılmıştır.

  7. Muhammet

    Ben boşuna mı “uzaylı kızları güzel midir, uzaylıları nasıl köleleştirebilirim, kanka olabilirler mi?” acep diye hayal kuruyordum ya? Meğerse bir kamera şakasıymış. 🙂

  8. Ensar Günel

    egonomik.com a tekrar aşık oldum. harika bir yazıydı .. şurası çok dokundu ” Aslında teröristlerle savaşmak için helikopter kaldırınca bütçe açığı veren bir ülke olduğumuzu düşününce ” yazık bize

  9. Kemal Ersin

    Bu cisimleri yaptıktan sonra uçtumu acaba hala anlamış değilim. Kim bilir belkide sadece teneke olarak hangarlarda hiç uçamadan kaldı

  10. ahmettatar

    Caner demişsin ya o Alman mucitlerden iki tanede biz kapaydık diye bizim Erbakan için Almanlar dünya savaşında onun gibi bir mühendisimiz olsaydı şu an süper güç olurduk demişler.. Biz de ne beyinler var da ortaya çıkmıyorlar bizim beyinler taze daha, sıfır km, kullanılmamış.. Trilyar tane yeni fikir üretebilecek kapasite de adamlar var ya elin herifi kitap okuma lambası gözlüğü yapıyor o da kendine mucit diyor çekiyor bankadan krediyi hemen patentini alıp seri üretime geçiyor.. Bizimkiler demirci Mustafa abiden tornacı Ali abiden tedarik ettikleri malzemelerle neler yapıyorlar ya biz de destekleyen yok onları.. Belki de dinleyen bile yok adamların kafalarında ki projeleri.. Bence Korhan haklı taşın altına elimizi koyalım herşeyi araştırmayı biliyoruz burda oturup füze nedir nasıl yapılır araştıralım konuşalım yapmasak bile öğrenmiş olalım gün gelir yapmaya niyet eden biri açar okur faydalanır ne güzel.. Bu hainebu olayına gelince aklında niye şüphe kalmış ki senin zaten bu yayınladığın resimler yaptıklarının kanıtı değil mi..? Ama madem ki bu hıza sahip teknoloji ABD ve Rusya’ da var o halde neden daha düşük teknolojiye sahip savaş uçakları hala kullanılıyor ki..?? Yani ekonomik bir strateji mi sence ufoları varken uçak kullanmaları..

  11. efekan

    Arkadaşlar siriusufo uzay bilimlerinde 2 sene çalıştım.. Medyatik bir kurum kötülemek istemiyorum …

    1947 roswell olayından sonra ters mühendislik ile ABD hükümeti UFO teknolojisine sahip olmuştur ve gökyüzünde görülen tüm cisimler ABD yapımı UFO’lardır.

    1970 yılına kadar gerçek UFO lar tabiki gözlemlenmiştir ama bundan sonraki gözlemlenen cisimler Uzaydan değil dünyadan çıkmadır.

    Bu gerçeği açıklamıyorlar çünkü işin içinde Realien gibi UFO tarikatları var bu gibi tarikatlar bu inanç sayesinde üyelerinden abonelik katkı payı vb gibi ücretlerle milyon dolarlar kazanıyor.

    İlluminati kollarından olan binlerce tarikat var bu sayede güçlerine güç katıyorlar.

    Bu tür kurumlar Realien mensubudur. Bilinenin aksine Dünya dışı varlıklar oyuncak ayı gibi sevimli ve hoşgörülü değildirler.

    Hawking in söylediklerine kimse kulak asmadı ama o gerçeği söyledi.

    İyi niyet zihniyetini oluşturarak bu tür varlıkları iyimiş gibi gösterip sempatik hale getiriyorlar bu düşünde algısından aklınızın gelemeyeceği uçuk paralar kazanıyorlar.

    konuyu hortlatmış olabilirim ama bildiklerimi paylaşmak istedim …

    gerçek UFO dosyaları ve bilgiler için uzayyolu.net e bekleriz Türkiye’de ilk defa 51. bölgenin gerçek resimlerini elde ettim ve gerçek gözlem raporları da elimde ve Allah ve bilgiden başka hiç birşeye hizmet etmiyorum.

    Bu gibi tarikatları bitirmeye ant içtim Müslüman mahallesinde salyangoz sattırmayız…

    saygılar.

Uyarı: Yorumlarda link kullanmayınız. Link içeren yorumlar otomatik olarak spam kabul edilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir