Küçük işletmeler için 3 kolay dijital pazarlama stratejisi

Dijital pazarlama hayatımıza girdiği günden bugüne farklı ölçeklerdeki şirketlerin rekabet etme kabiliyetlerini birbirine oldukça yaklaştırdı. İnternetin hayatımızda olmadığı dönemlerde sadece belli bütçelere sahip olan şirketler geleneksel medya kanallarını kullanarak pazarlama faaliyetlerini yürütebiliyorlardı. Şimdi internet pazarlaması sayesinde çok daha düşük maliyetler ve daha yüksek dönüşüm oranlarıyla hedef kitlelerine ulaşabilmekteler.

Fakat her şeyde olduğu gibi dijital pazarlamada da dikkat edilmesi gereken bir takım detaylar ve izlenmesi gereken stratejiler var. Hatta “online marketing” o kadar geniş bir alanı kapsıyor ki, yapmanız gerekenleri bilmezseniz vaktinizi ve paranızı boşa harcamanız söz konusu. O yüzden Doktus Digital olarak sizler için bilhassa küçük işletmelerin çok fazla faydasını göreceği 3 adet dijital pazarlama stratejisini paylaşmak istedik. Keyifli okumalar dileriz.

1. Web sitenizi sadece arama motorları için değil, insanlar için de optimize edin.

SEO arama motorlarında yükselmek isteyen bütün web sitelerin yöneldiği bir alan ve artık bütün firmalar SEO’ya öncelik vermekteler. SEO ile ilgili olarak SEO 101 isimli yazıya göz atabilirsiniz. Fakat SEO hepimizin bildiği gibi arama motoru optimizasyonu anlamına gelir, yani web sitenizi arama motorlarına uygun bir hale getirir. Fakat web sitenizin arama motorlarına hitap ettiği kadar, hatta daha çok, onu kullanan insanlara hitap etmesi gerekir.

Örneğin, işletmenizin web sitesi hala 2000 öncesi web siteleri gibi görünüyor mu? Eğer öyleyse düzeltme zamanı. 2019 yılında artık müşterilerin ilgisini çeken trendler değişti. Hepimiz anında sonuç almak istiyoruz. Kısa odaklanma sürelerimiz var, bu nedenle web siteniz yeterince çekici değilse, yüklenmesi yavaş veya kullanması karışıksa, insanlar potansiyel birer müşteri olarak sizden ayrılıp daha hızlı ve daha anlaşılır çözümler sunan web sitelerine yönelekler.

Tüketiciler sitenizi kısa zamanda terk edeceğinden, web sitenizin hızlı bir şekilde yüklendiğinden emin olun. Sitenizde gezinmenin (navigasyon) kolay olduğundan emin olun. Müşteriye ne yapmaları gerektiğini söyleyen net harekete geçirme ifadeleri (Call-to-Action) eklemeyi unutmayın. Örneğin, ana sayfanızın başlığına “Hemen Al”, “Bugün Ara” veya “Şimdi Ulaşın” yazan bir düğme koyabilirsiniz.

Aynı şekilde mobil optimizasyon da son derece önemlidir. Google, mobil cihazlar için optimize edilmediyse web sitenizi kullanıcılarına göstermek istemez. Bu yüzden şirket web sitenizin telefon / tabletten giren kullanıcılar için yeterince kolay kullanılabilir olduğundan emin olun.

2. Online itibarınızı izleyin

İtibar yönetimi sadece en büyük markalar için değildir. Küçük işletmelerin de müşterilerinin onlar hakkında ne dediklerini bilmeleri gerekir.

İşletmeniz için bir Google uyarısı kurun. Google Alerts sayfasına giderek hangi kelime veya kelime öbekleri için bilgilendirilmek istediğinizi girin. Ardından sağdaki ayarlar bölmesinden ne sıklıkta ve günün hangi saatinde ileti almak istiyorsanız onları yazın. Böylece işletmenizden bahseden yeni yazıların ne zaman yayınlandığını öğrenin.

Sosyal medya izleme araçlarını da unutmayın. Mention.com bu anlamda tavsiye edebileceğimiz bir platformdur. İnsanlar ne zaman halka açık bir şekilde sizden ve markanızdan bahsederlerse veya şirketiniz ile ilgili yorum yaparlarsa size bildirirler.

Konuşmadan haberdarsanız, görüşmenin de bir parçası olabilir, ortaya çıkan sorunları çözebilir ve şirketinizin itibarını olabildiğince temiz tutabilirsiniz.
Ayrıca, firmanızı halka açık şikayetlerden korumayı denemek için müşterilerin diğer işletmelerden şikayet etme nedenlerinin farkında olmalısınız.

3. Dijital Reklamlardan Yararlanın

İnternet reklamcılığı geleneksel medya kanallarından çok daha fazla yatırım getirisi potansiyeline sahiptir. Bunun en büyük sebebi Google Adwords dahil bir çok dijital reklam platformunun hedef kitlenize direkt erişim imkanı vermesidir.

Bir televizyon veya dergi reklamı verdiğinizi düşünün. Bu tür reklamcılık faaliyetlerinde sizin hizmetlerinizle ilgilenmeyen binlerce insana da markanızı tanıtmış oluyorsunuz. Hedef kitlesi sınırlı olan sektörlerde bunun faydaları çok daha dolaylı ve minimal oluyor. Çoğu durumda sizin ürün ve hizmetlerinizi satın almak istemeyen insanlara firmanızı tanıtmak için para vermenin pek bir mantığı yok (bir televizyon kanalı sahibi arkadaşınız yoksa tabi).

Onun yerine sadece sizin ürünlerinizi arayan kullanıcıları hedefleyip ürünlerinizi onlara pazarlamak çok daha düşük maliyetli ve verimli bir yol. Bu bağlamda seçebileceğiniz en uygun platform Google Adwords olacaktır. Google’da reklam vermek için ise bir Google reklam ajansı ile anlaşabilir veya sistemi çözmek adına deneme yanılma yöntemiyle reklamlarınızı yayınlayabilirsiniz.

Unutmayın, sosyal medya her ne kadar hayatımızın büyük bir bölümünü kaplasa da insanlar hala arama motoru olarak Google’ı kullanıyor. İnternet aleminin bu devi hala işletmelerin dijital performanslarını belirleyen bir numaralı kurum. Özellikle küçük işletmelerin bu pastadan pay almaları reel sektördeki rekabeti aşmalarına yardımcı olacak bir numaralı öncelikleri olmalıdır.

Bu 3 maddeyi ıskalamadığınız takdirde firmanızın internetteki varlığını güçlendirmiş olacağınıza dair sizi temin edebiliriz. Küçük işletmelerin çoğunlukla dahili bir pazarlama departmanı olmadığını ve bütçelerinin kısıtlı olduğunu düşününce bu gibi ufak ve uygulanabilir stratejiler bu firmaların performansını ciddi ölçüde etkilemektedir.

Aklınıza takılanları yorum olarak aşağıda belirtirseniz yanıtlamaktan memnun oluruz.

Bu yazı konuk yazar Mustafa Tuna tarafından yazılmıştır

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Facebook Yorumları

1 Yorum

Uyarı: Yorumlarda link kullanmayınız. Link içeren yorumlar otomatik olarak spam kabul edilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir