40 Euro’luk EFT’den 15 Euro kesen vicdansız Garanti Bankası

garanti-bankasi-eft-ucreti
Konu resmi biraz büyükce oldu ama günün anlam ve önemine binean pek bir anlamlı, pek bir yerinde oldu. Hatta bu resmi gördükten sonra Garanti Bankası’nı yaptığı hunharca eylemler yüzünden suçlamaktan vazgeçmeyi bile düşündüm zira adamlar, biz müşterilerine nasıl bir muamele yapmayı amaçladıklarını resimde gayet açık bir şekilde ifade etmişler. Kadını diyorum ya, “Güvenerek paranızı emanet ettiğiniz, memleketin en büyük bankalarından biri olarak sizi öyle ilginç uygulamalara maruz bırakacağız ki bu kadın gibi şaşıracaksınız” mesajını vermek üzere oraya yerleştirmişler sanki. Aklınıza başka bir şey gelmesin.

Birkaç gündür yurt dışından 40 Euro’luk bir EFT (mi havale mi artık ecnebistandan gelen para transferlerine ne deniyorsa) bekliyordum. Öyle yurt dışından her gün para alan biri olmadığım için muhatabıma Garanti Bankası’ndaki TL hesabımın IBAN bilgilerini gönderdim. Kendileri de bir güzel bu hesaba transfer emri geçtiler ve karşılıklı beklemeye başladık. İki üç gün geçtikten sonra, paranın hesabıma aktarılmasının gecikmesi üzerine Garanti Bankası’nın müşteri hizmetlerini aradım. Müşteri temsilcisi beyefendi bana Türk Lirası hesaplarına döviz girişi gibi bir uygulamalarının bulunmadığını, bu işlemin ancak aynı para birimi hesapları arasında yapılabileceğini söyledi -ki ben de zaten bunu tahmin ettiğim için görüşmeden önce internet şubesi aracılığıyla bir Euro hesabı açtırmıştım. Elemana durumu izah ettim, bekleyen meblağın Euro hesabıma aktarılmasını rica ettim, olumsuz yanıt verdi. O zaman dövizi o anki kur üzerinden TL’ye çevirip TL hesabıma aktarmalarını söyledim, bunun da katiyetle mümkün olmadığını belirtti. “E şimdi ne olacak peki?” diye sorunca havuzda bekletilen paranın bir süre sonra gönderene iade edileceğini söyledi.

Bunun üzerine yurt dışındaki muhattabıma durumu izah ettim, kendilerine yeni bir IBAN numrası ileteceğimi, bu seferki Euro hesabıma ait olacağı için benzer bir sorunla karşılaşmayacağımızı söyledim. Düşüncem, hesap işletim ücretleri gibi müşteriye külfet getiren can sıkıcı konuları ortadan kaldırdığı için pek bir sempatik bulduğum Enpara.com’daki Euro hesabımın IBAN numarasını iletmekti. Ne olur ne olmaz, işi “garantiye” almalı diyerek Enpara.com müşteri hizmetleriyle iletişim kurdum. Telefondaki hanım kız güzel güzel her şeyi izah etti, herhangi bir sorunla karşılaşmayacağımın teminatını verdi ve tam telefonu kapatırken “Yalnız şunu hatırlatmamda fayda var: Yurt dışından gelen transferlerde 15 TL gibi bir kesinti uyguluyoruz” dedi. Bunun üzerine tekrar Garanti Bankası’nı aradım, telefondaki hanıma “Durum böyleyken böyle, siz yurt dışından gelen transferlerde kesinti uyguluyor musunuz?” dedim, “Tabi canım dedesinin hörekesi kadar hem de” dedi.

Bir önceki elemanla olan görüşmeme istinaden rahattım. Malum para hiçbir hesabıma geçmeden iade edilecekti, eleman gayet kesin ifadelerle bunun altını çizmişti sonuçta.

Ardından yurt dışındaki muhatabıma ulaşarak “Bizim burdaki bankalar biri yurt dışından para gönderse de üzerine çöreklensek diye fırsat kolluyorlar. Siz en iyisi iade işlemi gerçekleşince meblağı benim PayPal hesabıma gönderin, başımız ağrımasın” dedim, “Hayhay” dediler. Bu görüşmeden kısa bir süre sonra posta kutuma şu hatırlatma e-postası geldi. İçeriği görünce çok şaşırdım zira “Şu şu hesabınıza 25 Euro gelmiştir. Şu anki bakiyeniz şu kadar Euro‘dur” yazıyordu. Kafam karıştı çünkü belirttikleri hesap TL hesabı olduğu gibi “Bakiyeniz şu kadar Euro’dur” derken bakiyem esasen o kadar TL idi. Yani parayı Euro hesabıma değil (zaten Euro hesabımda hiçbir hareket yoktu/yok), TL hesabıma ve Türk Lirası’na çevirerek yatırmışlardı, tabi kesinti yaptıktan sonra.

Bunun üzerine müşteri temsilcisi eleman kesinkes olmaz demiş olduğu halde Türk Lirası hesabıma Euro transferi yapıldığına mı şaşırayım, havuzda bekletilen paranın geri gönderilme olayının yalan olduğuna mı yoksa beklediğim meblağın neredeyse yarısının düdüklenip hava gazına dönüştürüldüğüne mi yanayım bilemedim.

Yasal dayanakları vardır, tüm eylemlerini bir şekilde kitabına uyduruyorlardır bir şey diyemem ama yıllardır bu bankayla çalışan bir birey olarak ben şu anda Garanti Bankası’nın bana yalan söylediğine inanıyor ve kendi ağzıyla böyle bir şeyin mümkün olmayacağını söylemiş olmasına rağmen usulsüz bir işlem gerçekleştirip akabinde parama kesinti uyguladığı için üzüntü duyuyorum. Kendileriyle yaptığım bütün görüşmelerin kayıtları, kendi ifadeleriyle “Benim güvenliğim açısından” ellerinde mevcut, dinlesinler durumun nasıl göründüğüne kendileri karar versinler.

Bu durumdan duyduğum rahatsızlığı Twitter üzerinden kendilerine iletince bana “Merhaba, ürün ve hizmetlerimizle ilgili ücretleri http://bit.ly/QuIwbF adresinden inceleyebilirsiniz.” türü mekanik bir cevap verdiler, dolayısıyla sorun onlar açısından çözülmüş bulundu.

Ben 15 Euro’nun, 40 Euro’nun peşinde değilim. Siz tüketici kisvesiyle bugün herhangi bir bankaya gidipMerhaba, biliyorum havale ve EFT işlemlerinden (atıyorum) 5 TL ücret alıyorsunuz. Ancak benim durumum pek müsait değil, öğrenci evladıma para göndereceğim, bu seferlik 5 TL değil de 3 TL alsanız olur mu?” deseniz, o işlemi sırf usul dışı olduğu için yapmazlar. 10 bankanın 8’i –ifademi mazur görün– kıçınızı bile yırtsanız size bu güzelliği yapmaz. Veya 1.020 TL’lik kredi kartı borcunuzun 1.000 TL’sini ödeyip 20 TL’sini geciktirseniz, o meblağı size bırakmamak için icra takip işlemi başlatmaktan asla çekinmezler. Avukata havale ederler siz onunla uzlaşmaya çalışırsınız. Öte yandan söz konusu bankanın çıkarları olduğunda, orta sınıf müşteri için en katı biçimde uygulanan kurallar anlam veremediğiniz biçimde esneklik kazanır.

Alın size tam yerinde bir örnek: 2011 yılında “Garanti Bankası haksız yere parama el koydu ve muhatap bulamıyorum” başlıklı bir yazı yayınlamıştım. Adamlar tamamen kendi sistemlerinden kaynaklanan bir sorun yüzünden sanal kartıma yüklediğim 19 TL‘yi gasp etmişlerdi. Kesinlikle öyle bir durum bulunmamasına rağmen “Bizim sistemimizde sizin üzerinize haciz bulunduğu görünüyor bu yüzden paranızı vermiyoruz” deyip durdular. Kaç kişiyle konuştum, kaç kişiye dil döktüm, merkezle mi görüşmedim şubedeki muhasebe görevlisine mi ulaşmadım ne yaptıysam netice alamadım ve adamlar o 19 TL’nin üzerine yıllarca paşa paşa yattılar. 19 TL için 119 TL telefon faturası ödedim ama ödedim. Çünkü olay 19 TL olayı değildi. Benden şubeye gidip tekmil vermemi istediler, avukattan alınmış, faks ile gönderdiğim “borcu yoktur” kağıdını yeterli bulmadılar, bizzat ayaklarına gitmemi istediler ben de inat ettim gitmedim. Çünkü ensesi kalın kodamanların tüm işlemlerini tek bir telefon ile hallederlerken, orta sınıf bir müşteri olan Caner Öncel’e 2. sınıf insan muamelesi yapmalarını hazmedemedim. Sonuç olarak o 19 TL’yi mevzudan yaklaşık 2.5 sene sonra, önceki gün alabilmeyi başardım.

Takdiri bu yazıyı okuyan insanların vicdanlarına bırakıyor, bankaların nasıl zengin olduklarını bir kere daha düşünmelerini rica ediyorum.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Facebook Yorumları

13 Yorum

Uyarı: Yorumlarda link kullanmayınız. Link içeren yorumlar otomatik olarak spam kabul edilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir