Asla GIGABYTE marka laptop almayın!

Eğer Gigabyte marka bir laptop almak üzereyseniz, cihaz ve markanın sağladığı destek konusunda araştırma yapıyorsanız, bir Gigabyte mağduru olarak sizi olabildiğince açık bir dille uyarmak istiyorum:

gigabyte-notebook

Neden diye soracak olursanız dilim döndüğünce anlatmaya çalışayım.

Pek çoklarına göre daha sık bilgisayar değiştiren bir kullanıcıyım. Hayatımın büyük bir kısmı hem iş hem de eğlence amaçlı bilgisayar başında geçtiği için yüksek performanslı cihazları tercih ediyorum. Hani insan ofisinin veya evinin imkanlar dahilinde güzel olmasını ister ya, o hesap. Gündüzleri kod yazdığım bilgisayarla geceleri oyun oynuyorum, film izliyorum. Şimdiye kadar pek çok farklı markaya ait cihazı kullanma imkanım oldu. Gigabyte P25K modelini ise hibrit disk yapısını ve diğer performans cihazlarına göre çok daha hafif olmasını cazip bulduğum için satın aldım. Zaten bir anakart üreticisi olan markanın tecrübelerini güzel bir cihaz üretmek için kullanacağını tahmin ettim ve bu tahminimde yanılmadım, bir müddet dişe dokunur bir sorun çıkmadan (ekranın orta yerinde beliren ve fakat nazar boncuğu olsun diye üzerine düşmediğim ölü pikseli saymazsak), şikayet etmeden bilgisayarımı kullandım.

Ne var ki mutluluğum uzun sürmedi ve işler Windows 10’un yayınlanmasıyla birlikte değişti.

Malum beleş güncellemeyi yaptıktan sonra kendimi, Gigabyte’ın resmi sitesi üzerinde sürekli F5 yaparak Windows 10 uyumlu sürücülerin çıkmasını beklerken buldum. Böyle birkaç hafta o sayfada takıldıktan sonra bu işte bir gariplik olduğunu düşündüm ve Gigabyte’ın gavuristandaki destek merkezi ile iletişim kurmaya karar verdim. Uyumlu sürücülerin ne zaman çıkacağını sorduğumda bana “Cihazınız eski olduğu için destek vermeyi bıraktık, resmi sürücü çıkarmayacağız. Çok sevdiyseniz, ille de kullanmak istiyorsanız donanım üreticilerinin (NVIDIA, Intel) çıkaracağı sürücüleri deneyin, çalışmazlarsa gidin Windows 8.1’e downgrade yapın” dediler.

Nasıl şok oldum anlatamam. Adamlar bana henüz geçen sene (2014) çarşaf çarşaf reklamları yapılan, inceleme videoları yayınlanan “süper hiper, yeni çıktı” diye tanıtılan, hala çok satanlar listesinde bulunan ve üzerinde işletim sistemi olmadan 3.500 küsür TL‘ye satın aldığım, garanti kapsamındaki cihazın bir anlamda çöpe dönüştüğünü o kadar rahat söylediler ki şaşırırsınız. Yapacağınız işe sövdürmeyin, HP, MSI, Packard Bell onları geçtim eski toprak BenQ bile böyle bir şerefsizlik yapmadı. Senelerce sürücü desteği veren markalar biliyorum, siz benim elimdeki cihazı nasıl oluyor da bu kadar kolay ıskartaya çıkarabiliyorsunuz diye sordum, sesim boşlukta yankılandı, “Taam len artizlik yapma tükkanın önünü de kapatma” tadında hazır ve donuk yanıtlarla geçiştirildim.

Tabi insan kıymet verdiği, sempati duyduğu bir markadan bu tür yaklaşımlar beklemiyor, harbiden gücüme gitti. Şansımı bir de Türkiye merkezi ile deneyeyim dedim ve fakat iletişim sayfalarında okuduğum “Aga biz sadece anakart ve ekran kartı olaylarına bakıyoruz, diğer mevzular için başımızı ağrıtmayın” ifadesi şevkimi kırdı. Akabinde taşeron teknik servisi aradım. Arkadaşlar gayet samimi biçimde “He lan bize de talimat geldi bu P25K’lara Windows 10 falan yüklemeyin dendi o yüzden biz de bir şey yapamıyoruz” bilgisini ilettiler. İşimin sosyal medyaya kaldığını anladım. Koskoca markaları dize getirmeye, bir tivitle, bir feysbuk yorumuyla aranıp “Pardon ya size kuzenimiz ipnelik yapmış, derdiniz neyse yardımcı olalım siz de o yorumu silin” muamelesine alıştığımız ortam…

Yemedi ya la… Ne feysbuk bıraktım ne Tivittır, yaldır yaldır bütün ortamlarda haykırdım, derdime derman aradım. Bir Allah’ın kulu da çıkıp “La ne oluyo ortalığı velveleye verdin?” demez mi? Demediler. Rüyadaki o bağırmak isteyip de bağıramamak, koşmak isteyip de koşamamak hislerini yaşadım. İplenmedim, ne yurtdışından ne memleketten tek bir kişi bile beni adam yerine koyup cevap vermedi.

Son çare olarak, 30 Ağustos 2015 tarihinde Gigabyte Türkiye’ye aşağıdaki sitem dolu e-postayı gönderdim:

Merhaba,

Yurtdışı ve yurtiçi bütün imkanları kullanarak Gigabyte ile sağlıklı bir iletişim kurmaya çalıştım. Ancak yaşadığım sorun muhataplarım tarafından anlaşıldığında ilginç bir şekilde herkes sessizliğe bürünmeyi tercih etti.

Yurtdışı destek merkeziniz ise “O iş öyle olmaz, böyle yap” diyerek konuyu kestirip attı.

Ben bir Gigabyte P25K notebook kullanıcısıyım. Sitenizde notebooklarla ilgilenmediğinizi belirtmişsiniz ancak şu anda elimden size bu e-postayı göndermekten daha iyi bir şey gelmiyor.

Elimdeki 1.5 yıllık garanti kapsamındaki, geçen sene Mart ayında bile hala reklamları dolaşan, tanıtım videoları yayınlanan cihaz Windows 10’un çıkmasıyla birlikte üst sınıf bir çöpe dönüşmüş durumda. Firmanız yeni kabul edilebilecek bu ürüne artık destek vermeyi planlamadığını belirtiyor, güncel sürücüleri beklememem gerektiğini, dilersem Windows 8.1 ile kullanmaya devam edebileceğimi söylüyor.

Ben MSI, HP, Asus, Samsung ve Acer gibi markalara ait pek çok notebook kullanmış, 15 senelik profesyonel bir kullanıcıyım. Saydığım bu markaların istisnasız olarak hepsi ileriye yönelik uzun süreli destek sağlıyorlarken sizin nispeten yeni kabul edilebilecek bir cihazdan, muhtemelen beklenen satış rakamlarını yakalamadığı için bu kadar çabuk vazgeçmiş olmanız kelimenin tam anlamıyla büyük bir hayal kırıklığı yarattı. Kullanıcılarınızla iletişim konusundaki başarısızlığınız da cabası.

Şu anki mevcut tabloya göre Gigabyte; kullanıcılarına her sene yeni bir notebook almalarını öneriyor. Profesyonel bir yazılımcı olarak ne yazık ki benim böyle bir gücüm, imkanım bulunmuyor. Her sene ortalama 3.500 – 4.000 TL harcayarak yeni bir notebook alamam. Dolayısıyla “Ürünü sattım bitti” şeklinde düşünmeyen, satış sonrası desteği, müşteri ilişkileri güçlü firmaları tercih etmem gerekiyor. Bana eğer Gigabyte’ın böyle bir firma olmadığını söylerseniz bunu sahip olduğum iletişim kanallarını kullanarak müşteri adaylarınızla paylaşmaktan memnuniyet duyarım.

Sizden, severek kullandığım ve uzun süre kullanmayı planladığım cihazım için resmi Windows 10 sürücü desteği sağlamanızı, eğer böyle bir imkan bulunmuyorsa, ürünü faturasıyla birlikte kutulayarak tarafınıza iade edebilmem için adres bilgisi iletmenizi rica ediyorum. Mağduriyetimin giderilmesi konusundaki diğer bütün önerilerinize açık olduğumu da belirtmek istiyorum.

Cevabınızı sabırsızlıkla bekliyorum, ilginiz için şimdiden teşekkür ederim.

Bana 28 Eylül 2015 tarihinde, yani bir ay sonra aşağıdaki yanıtı döndüler:

Caner bey,

Call Center servisimiz, server sistemi değişikliği sebebiyle bir süre hizmet verememiştir.
Mailiniz ilgili birime iletilmiştir. En kısa zamanda size cevap verilecektir.

Call Center numaramız değişmiştir, yeni numaramız : 0 212 288 52 96

Konuyu teknik servisimize ilettik, notebook bölümü ile görüşerek dönüş yapacaklar.

Akabinde, bu e-postadan bir gün sonra benimle gerçekten ilgilendiklerini hissettirmek için olsa gerek bir e-posta daha gönderdiler:

Caner bey,

Teknik servisimiz üzerinden merkezimiz ile irtibata geçilmiştir.

Size bilgi geldiğin de hemen dönüş yapacağız.

Bir an içimde böyle ufak umut filizleri yeşermeye başladı. Lan dedim hani bir şey yapmayacak olsalar bile en azından gazımı alacaklar, iki pışpışlayacaklar ben yine elde avuçta bir şey olmadan ama en azından marka tarafından zoraki biçimde gönlüm alınarak boktan bilgisayarımı kullanmaya devam edeceğim…

An itibariyle takvimler 14 Ekim 2015 tarihini gösteriyor ve hiçbir şey olmadı, ne arayan var ne soran. En son sitelerinde aynı seriden P25X’e dahi destek verdiklerini görünce cinlendim, sırf içim soğusun diye kendilerine şunu gönderdim:

gigabyte-windows10-driver

Tahmin edebileceğiniz üzere yine üzerine alınan olmadı…

Sonuç olarak Gigabyte piyasaya sürdüğü bir cihaz için en azından belli ölçüde destek vermek zorunda mı? Eğer ortada bir beyanat veya sözleşme yoksa elbette hayır, pek tabi diğer markalar kadar delikanlı olmak zorunda değiller. Peki biri size “Birader şimdi sen bu cihazı satın alıyorsun ama iki gün sonra olur da beklediğimiz satış rakamlarına ulaşamazsak direkt eskidi der sallarız” dese, siz mevzu bahis o cihazı satın alır mısınız? Valla bana böyle bir şey söylenseydi ben almazdım.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Facebook Yorumları

10 Yorum

Uyarı: Yorumlarda link kullanmayınız. Link içeren yorumlar otomatik olarak spam kabul edilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir